Nisâ suresi

Nisâ suresi, 129. ayet

Nisâ suresi, 129. ayet. وَلَن تَسْتَطِيعُوٓا۟ أَن تَعْدِلُوا۟ بَيْنَ ٱلنِّسَآءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَمِيلُوا۟ كُلَّ ٱلْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَٱلْمُعَلَّقَةِ وَإِن تُصْلِحُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

velen testeṭî`û en ta`dilû beyne-nnisâi velev ḥaraṣtüm felâ temîlû külle-lmeyli feteẕerûhâ kelmü`alleḳah. vein tuṣliḥû vetetteḳû feinne-llâhe kâne gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 126–132 · surenin 129. ayeti / 176
  1. Nisâ 126

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.

  2. Nisâ 127

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere adil davranmanıza dair, size okunmakta olan ayetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

  3. Nisâ 128

    Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

  4. 129

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

  5. Nisâ 130

    Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 131

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

  7. Nisâ 132

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

129. Yüce Allah kocaların kadınlar arasında tam bir adalet gösteremeyecekleri ve esasen bunun güçleri çerçevesinde de olmadığını haber vermektedir. Çünkü adalet, kadınlara karşı eşit sevgiyi, eşit ilgiyi ve onlara olan kalbi meylin de eşit olmasını sonra da buna uygun amelde bulunmayı gerektirmektedir. Bu ise imkânsız bir şeydir. O bakımdan Yüce Allah güç yetirilemeyen adaletsizlikleri bağışlamış, imkan dâhilinde olanlarını şu buyruğu ile yasaklamıştır: “Bari (birine) büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın” yani farz olan haklarını yerine getirmeyecek şekilde adaletten sapmayın. Aksine adalet hususunda güç ve imkânınız çerçevesinde olan işleri yapın. Nafaka, giyim, günlerin paylaştırılması ve benzeri hususlarda kadınlar arasında adalet sağlamakla görevlisiniz. Sevgi, ilişki ve benzeri hususlar ise böyle değildir.

Koca, hanımının hak ettiğini yerine getirmeyi terk edecek olursa, bu sefer kadın askıdaymış gibi iki arada bir derede kalır. Kocası yok değildir ki rahata erip evlenmeye hazırlansın, kocası haklarını yerine getirmez ki evli bir kadın gibi olsun.

“Eğer arayı düzeltir” yani eşlerinizle aranızı düzeltirseniz, demektir. Bu da ecrini bekleyerek ve zevcenin haklarını yerine getirmek arzusu ile nefislerinizi hoşlanmadıkları şeyleri yapmaya mecbur etmek sureti ile olur. Aynı şekilde kendiniz ile sair insanlar arasındaki ilişkileri de düzeltir, yine anlaşmazlığa düştükleri konularda diğer insanların arasını düzeltecek olursanız... demektir. Bu da önceden de geçtiği gibi mutlak olarak barış yoluna götüren her bir şeyin teşvikini içermektedir. “ve sakınırsanız” emrolunduğunuz şeyleri yapmak, yasak kılınmış şeyleri de terketmek sureti ile takvâ sahibi olur ve gücünüz çerçevesinde olan şeylere de sabredecek olursanız “şüphe yok ki Allah Ğafûrdur, Rahîmdir” sizden sadır olan günahları ve yerine getirmeniz gereken haklar hususundaki kusurlarınızı bağışlar. Eşlerinize şefkat ve merhamet gösterdiğiniz gibi o da size rahmet buyurur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey kocalar!- Ne kadar gayret etseniz de eşlerinize karşı kalbinizin meyletmesinde, sizin kontrolünüzün dışında olan sebeplerden ötürü tam bir şekilde adil davranarak adaletli olmayı başaramazsınız. Öyleyse sevmediğiniz hanımınızı tamamıyla bırakıp ondan uzaklaşmayın. Onu, ne ihtiyaçlarını yerine getirecek bir kocası olan, ne de kocası olmayıp evlenmeyi bekleyen bir kadın gibi askıda kalmış olarak bırakmayın. Hanımınızın hakkı olup sizin yapmak istemediğiniz şeyler için kendinizi zorlayarak aranızı düzeltir, hanımınız hakkında Allah'tan korkarsanız, şüphesiz Yüce Allah sizi bağışlayandır ve merhamet edendir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَن velen
  2. تَسْتَطِيعُوٓا۟ testetiu ve yapamazsınız kök: طوع
  3. أَن en
  4. تَعْدِلُوا۟ tea'dilu (tam) adalet kök: عدل
  5. بَيْنَ beyne arasında kök: بين
  6. ٱلنِّسَآءِ n-nisa'i kadınlar kök: نسو
  7. وَلَوْ velev ne kadar
  8. حَرَصْتُمْ ۖ harastum isteseniz de kök: حرص
  9. فَلَا fela
  10. تَمِيلُوا۟ temilu öyle ise meylemeyin kök: ميل
  11. كُلَّ kulle (birine) tamamen kök: كلل
  12. ٱلْمَيْلِ l-meyli yönelişle kök: ميل
  13. فَتَذَرُوهَا fe tezeruha ötekini bırakmayın kök: وذر
  14. كَٱلْمُعَلَّقَةِ ۚ kalmuallekati askıda (kocasızmış) gibi kök: علق
  15. وَإِن ve in eğer
  16. تُصْلِحُوا۟ tuslihu arayı düzeltir kök: صلح
  17. وَتَتَّقُوا۟ ve tetteku sakınırsanız kök: وقي
  18. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  19. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  20. كَانَ kane kök: كون
  21. غَفُورًۭا gafuran bağışlayandır kök: غفر
  22. رَّحِيمًۭا rahimen esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka)…

  • Aynı kök: ميل (6 geçiş)

    Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

  • Aynı kök: ميل (6 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

  • Aynı kök: حرص (5 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya asla güç yetiremezsiniz; dipnot 1 (eşlerinizin birisine) tamamen yönelip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın! Kendinizi düzeltir ve takvâlı (duyarlı) davranırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj Nisâ 4:3. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ne kadar arzu etseniz de, eşleriniz arasında adaleti tam gerçekleştiremeyeceksiniz. Hiç değilse, sadece birine yönelerek diğerini boşluktaymış gibi bırakıp dışlamayın. Eğer arayı bulur ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak (içlerinden sadece) birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve Ona karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Ne kadar isterseniz isteyin eşleriniz arasında adaletli davranamazsınız! (Hiç olmazsa) birine aşırı ilgi gösterirken diğerlerini boşlukta bırakmayın! Eğer aralarında adaletle davranır ve de korunursanız, muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.

Ali Rıza Safa

Ne denli uğraşsanız da kadınlar arasında adaleti sağlamayı asla başaramazsınız. Öyleyse tümüyle birine ilgi gösterip, diğerini boşlukta gibi bırakmayın. Arayı düzeltir ve sorumluluk bilinci taşırsanız, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam adalet yapamazsınız. Öyleyse, birine tamamen meyledip ötekini askıda kocasızmış gibi bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Çok evlilik için öngörülen koşullar için 4:2-3 ayetine bakınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip erdemli olursanız ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız yine güç yetiremezsiniz. Bari birisine büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kadınlarınız arasında her veçhile adil davranmıya ne kadar hırs besleseniz yine muktedir olamazsınız, bari büsbütün meyledib de ötekini askıda kalmış gibi bırakmayın, ve eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphe yokki Allah gafur, rahim bulunuyor

Erhan Aktaş

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında dipnot 1 tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aranızdaki anlaşmazlık konusunda. (Bir önceki ayette ortaya çıkan nuşuz/geçimsizlik, ihmal konusu.)

Gültekin Onan

Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Kadınlar arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize ne kadar hırs gösterseniz, asla güc yetiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledib de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda) askılı gibi bırakmayın. Eğer (nefsinizi) İslah eder, (haksızlıkdan) sakınırsanız şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Ne kadar isteseniz; yine de kadınlar arasında adalet yapamazsınız. Bari bir tarafa tamamen meyletmeyin ki; öbürünü askıdaymış gibi bırakmayasınız. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız; şüphesiz ki Allah; Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Alagaş

(127-130) Senden kadınlar hakkında kanaatini soruyorlar / fetva soruyorlar, de ki Allah, o kadınlar hakkındaki kanaatini söylüyor; Yetim kızlar hakkında size kitapta okunmuş olan ayetler var, ki o ayetler kendileri ile nikahlanmayı istemediğiniz o yetim kadınlar hakkındadır, o yetimlere yazılmış olup ta kendilerine vermedikleriniz hakkındadır, çocuklardan zayıf bırakılmışlar / mustazaf olanlar hakkındadır, yetimlerde ölçülü olmayı ayağa kaldırmak hakkındadır, içinizden kim iyilik yaparsa Allah onu kesinlikle bilendir. Kadın kocasının, hırçınlaşmasından yahut yüz çevirmesinden korkarsa, her ikisinin de aralarını bir sulh ile ıslah etmelerinde günah yoktur, ıslah hayırlıdır, kişi / nefis bencilliğe hazır haldedir, eğer güzel davranırsanız ve sakınırsanız Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Kadınlar arasında denk davranmaya / adil davranmaya gücünüz / kapasiteniz yetmez. (Eşit davranmak denk / adil davranmak değildir) Öyleyse hırslanıp, bütün ilginizi diğerlerine verip, onlardan birini askıda bırakmayın / muallakta bırakmayın , eğer düzelirseniz ve sakınırsanız Allah kesinlikle bağışlayıcıdır esirgeyendir. Eğer ayrılırsanız da Allah, bolluğundan her ikinizi de zenginleştirir , Allah geniştir ve hakimdir (Katolikler de ayrılık / boşanmak yoktur)

Rowwad Tercüme Merkezi

Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki, Allah affedici ve merhametlidir.

Süleyman Ateş

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlamaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini askıda bırakmayın. Eğer uzlaşır ve yanlış yapmaktan sakınırsanız (bilin ki) Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur.

Şaban Britch

Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında (sevgide) eşit davranamazsınız. O halde büsbütün birine meyledip de diğerlerini askıda (kocasızmış gibi) gibi bırakmayın. Eğer (amellerinizi) düzeltir ve (haksızlıktan) sakınırsanız bilin ki Allah, affedici ve merhametlidir.

Şaban Piriş

Kadınlarınız arasında sevgide eşitlik yapmaya hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer nefsinizi düzeltip ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah, affedici ve merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You shall never be able to do equity and justice to women in case of plurality of wives however much you wish, in good conscience, to do so. Therefore, do not disincline yourselves altogether from any of them acting upon your volition or upon a stronger volition than your own to keep her in suspense and mental anguish. And if you set estranged persons at one again and bring them back into concord and entertain the profound reverence dutiful to Allah, you shall find that Allah has always been ever Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

You will never be able to treat your wives with equal fairness, however much you may desire to do so, but do not ignore one wife altogether, leaving her suspended [between marriage and divorce]. If you make amends and remain conscious of God, He is most forgiving and merciful,

Abdullah Yusuf Ali

Ye are never able to be fair and just as between women, even if it is your ardent desire: But turn not away (from a woman) altogether, so as to leave her (as it were) hanging (in the air). If ye come to a friendly understanding, and practise self-restraint, Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

You will not be able to treat your wives with absolute justice not even when you keenly desire to do so. (It suffices in order to follow the Law of Allah that) you incline not wholly to one, leaving the other in suspense. dipnot 1 If you act rightly and remain God-fearing, surely Allah is All-Forgiving, All-Compassionate. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that it is not possible for a man to accord complete equality of treatment to two or more wives under all circumstances and in all respects. It is possible that one is ugly, the other beautiful; one is old, the other young; one is permanently sick, the other healthy; one is irritable, the other good-tempered. These and other differences are likely to make a person less attracted to one and more to the other. In such circumstances, the Law does not demand that one should necessarily maintain absolute equality between the wives in respect of love, emotional attachment and sexual relationship. What it does demand is that if a husband does not repudiate the marriage despite aversion for his wife, either because of his own desire or out of consideration for the desire of his wife, he should at least maintain a good relationship short of which his wife begins to feel as if she is without a husband. In such circumstances, while it is natural that a person should prefer one wife to the other, this should not go to the extent that the woman remains, as it were, in a state of suspension, as if she were without a husband at all. Some people point out that in this verse the Qur'an in one breath stipulates justice as the necessary condition for plurality of wives and in the other breath declares it to be impossible. On this ground they conclude that the Qur'an has itself revoked the permission to marry more than one wife. There is, however, absolutely no justification for such an inference. Such an inference would have been justified had the Qur'an merely said that 'You will not be able to treat your wives with (absolute) justice.' But this statement has been followed by the directive: ' ... do not allow yourselves to incline wholly to one, leaving the other in suspense.' This leaves no grounds at all for the blind followers of Christian Europe to force an interpretation of their liking on the verse.
  2. metne dön, dipnot 2
    If a man does not deliberately inflict any wrong and tries earnestly to be just in his dealings God will pardon whatever minor shortcomings take place.

Aisha Bewley

You will not be able to be completely fair between your wives, however hard you try. But do not be completely partial so as to leave a wife, as it were, suspended in mid-air. And if you make amends and have taqwa, Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

You will never be able to do perfect justice between wives even if it is your ardent desire, so do not incline too much to one of them (by giving her more of your time and provision) so as to leave the other hanging (i.e. neither divorced nor married). And if you do justice, and do all that is right and fear Allâh by keeping away from all that is wrong, then Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

You will not be able to be fair between wives, even if you are eager to do so. Yet do not turn away from one altogether, leaving her as if in a suspense. But if you are conciliatory and Godwary, Allah is indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

It is not within your power (as far as natural feelings of love and devotion are concerned, ) to maintain perfect balance between wives (and to treat them with equal justice) even though you be ever so eager; but do not incline with a total inclination (towards one so that you completely sever your relations with the other) so as to leave her like some thing suspended (as virtually deserted). And if you keep things right and guard against evil, then surely Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

You will not be able to be equitable between your wives, be you ever so eager; yet do not be altogether partial so that you leave her as it were suspended. If you set things right, and are godfearing, God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

You can never treat your wives in an equal manner, even if you do your best. But this does not mean that you can leave a wife of yours in limbo (not having a real marital relationship with her nor divorcing her so that she may find a better relationship.) It will be ideal to establish a peaceful marital relationship in order to please the Lord as God [will take it into consideration and you will find that the Lord] is Merciful and Forgiving.

E. Henry Palmer

Ye are not able, it may be, to act equitably to your wives, even though ye covet it; do not however be quite partial, and leave one as it were in suspense; but if ye be reconciled and fear, then God is forgiving and merciful;

Edip-Layth

You will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. If you reconcile and be aware, then God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Ye can by no means carry your selves equally between women in all respects, although ye study to do it; Therefore turn not from a wife with all manner of aversion, nor leave her like one in suspense: If ye agree, and fear to abuse your wives, God is gracious and merciful;

Hamid S. Aziz

It may be that you will not be able to act equitably to your wives, even though you ardently desire to. But do not turn away from her, leaving her in suspense. If you come to a friendly understanding and avoid evil, then Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

And you will never be able to do justice between (your) wives, (Literally: women) even if you are (so) eager; yet do not incline away completely (Literally: incline away all inclining) (from one), so that you leave her (behind) as if she were suspended. And in case you (do) righteousness and are pious (to Allah), then surely Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Ye will not be able to deal equally between (your) wives, however much ye wish (to do so). But turn not altogether away (from one), leaving her as in suspense. If ye do good and keep from evil, lo! Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Howsoever you may try you will never be able to treat your wives equally. But do not incline (to one) exclusively and leave (the other) suspended (as it were). Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.

Muhammad Asad

And it will not be within your power to treat your wives with equal fairness, however much you may desire it; and so, do not allow yourselves to incline towards one to the exclusion of the other, leaving her in a state, as it were, of having and not having a husband. But if you put things to rights and are conscious of Him - behold, God is indeed much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

You will never be able to maintain ˹emotional˺ justice between your wives—no matter how keen you are. So do not totally incline towards one leaving the other in suspense.[1] And if you do what is right and are mindful ˹of Allah˺, surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And you will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. And if you reconcile and do right, then God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

You can never be equitable in dealing with more than one wife, no matter how hard you try. Therefore, do not be so biased as to leave one of them hanging (neither enjoying marriage, nor left to marry someone else). If you correct this situation and maintain righteousness, GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And you will never be able to be equal [in feeling] between wives, even if you should strive [to do so]. So do not incline completely [toward one] and leave another hanging. And if you amend [your affairs] and fear Allah - then indeed, Allah is ever Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And you will not be able to deal equally between wives, though you be desirous; but turn not entirely away leaving one as if suspended. And if you do right and are in prudent fear, God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Men who have been permitted a second wife for post-war exigencies (4:3) must understand that: You will not be able to deal equally between your wives however much you wish. But turn not altogether away from one, leaving her as if in suspense between having and not having a husband. Fulfill the rights of each one of them and be mindful of Allah. Verily, Allah is ever Forgiving, Merciful. (Your effort is seen 53:40, and He is the Absolver of your imperfections).

Syed Vickar Ahamed

You are never able to be (totally) fair and just between women, even if it is your true (and sincere) wish: So do not turn away (from a woman) altogether, so as to leave her hanging (without support). If you come to a friendly understanding, and practice self-restraint, then Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

You shall never be able to maintain real equality between wives, even though you are eager to. So, do not lean totally (towards one) and leave the other as suspended. If you act righteously and fear Allah, then, Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And you will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. And if you reconcile and do right, then God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 129. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 129. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 129. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩