Nisâ suresi

Nisâ suresi, 136. ayet

Nisâ suresi, 136. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû âminû billâhi verasûlihî velkitâbi-lleẕî nezzele `alâ rasûlihî velkitâbi-lleẕî enzele min ḳabl. vemey yekfür billâhi vemelâiketihî vekütübihî verusülihî velyevmi-l'âḫiri feḳad ḍalle ḍalâlem be`îdâ.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 133–139 · surenin 136. ayeti / 176

Konu Adaletle şahitlik; kâfirleri dost edinenler Nisâ 135–141 3

  1. Nisâ 133

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

  2. Nisâ 134

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  3. Nisâ 135

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  4. 136

    Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

  5. Nisâ 137

    İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

  6. Nisâ 138

    Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.

  7. Nisâ 139

    Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

136. Şu bilinmelidir ki emir, ya herhangi bir şeyin kapsamına girmeyen ve o şeyin hiçbir niteliğini taşımayan kimselere yöneltilir ki o takdirde böyle birisine verilen bu emir, o şeyin kapsamına girmesi için verilmiş olur. Mesela mü’min olmayan bir kimseye iman etmesini emretmek böyledir. Yüce Allah’ın şu buyruğunda olduğu gibi: “Ey kendilerine kitap verilenler, beraberinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz (kitaba) iman edin.” (en-Nisa, 4/47) Yahut da emir, bir şeyin kapsamı içerisinde olan kimseye yöneltilir ki o takdirde bu emir, ona o konudaki hatalarını düzeltmek ve eksiklerini tamamlamak için yöneltilmiş olur. İşte Yüce Allah’ın bu âyet-i kerimede mü’minlere iman etmelerine dair verdiği bu emir de bu türdendir. Bu emir, onların ihlâs, doğruluk, imanı ifsad edici şeylerden uzak durmak ve eksiltici her bir husustan tevbe etmek gibi imanlarını doğrultma özelliğine sahip olan hususları yerine getirmelerini emretme anlamındadır. Aynı şekilde bu emir, mü’minin sahip olmadığı iman bilgilerine sahip olması ve yerine getirmediği imani amelleri yerine getirmesi emrini de içerir.

Zira mümine her ne zaman bir nas ulaşır o da onun anlamını kavrayıp ona itikat ederse işte bu, ona emredilen imana dahildir. Yine zahir ve batın bütün amellerin durumu da böyledir, hepsi de imandandır. Nitekim pek çok nas buna delildir ve ümmetin selefi de bunu icma ile kabul etmiştir. Ayrıca ölünceye kadar bu şekilde devam edip sebat göstermek de buna dahildir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve ancak müslümanlar olarak ölün.” (Ali İmran, 3/102)

Burada Yüce Allah; kendisine, peygamberlerine, Kur’ân-ı Kerîm’e ve daha önce indirilmiş bulunan kitaplara imanı emretmektedir. Bütün bunlar ise kişinin, tafsilatı kendisine ulaşmamış olan hususlarda icmali olarak, tafsilatı ulaşmış olanlarda da tafsili olarak iman etmedikçe mü’min olamayacağı vacip iman kapsamındadır. İşte kim bu şekilde emrolunduğu imanı yerine getirecek olursa hidayet bulmuş ve başarıya ulaşmış olur. Ama “Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkar ederse o, hiç şüphesiz uzak bir sapıklığa düşmüştür” Dosdoğru hidayet yolunu terk edip can yakıcı azaba ulaştıran yolu izleyen kimsenin sapıklığından daha büyük bir sapıklık olabilir mi? Şunu bilmek gerekir ki, sözü geçen bu hususlardan herhangi birisini inkar etmek, hepsini inkar etmek gibidir. Çünkü bunlar birbirlerinden ayrılmazlar, bir bölümüne iman edip de diğer bir bölümüne iman etmeyerek mü’min olmak mümkün değildir.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey İman edenler! Allah’a, resulüne, peygamberine indirdiği Kur'an'a ve daha önceki peygamberlere indirdiği kitaplara olan imanınızda sebat gösterin. Kim Allah’ı, kitaplarını, peygamberlerini, kıyamet gününü inkâr ederse, dosdoğru yoldan çok büyük bir mesafeyle uzaklaşmış olur.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. ءَامِنُوا۟ aminu inanın kök: امن
  5. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  6. وَرَسُولِهِۦ ve rasulihi ve Elçisine kök: رسل
  7. وَٱلْكِتَـٰبِ velkitabi ve Kitaba kök: كتب
  8. ٱلَّذِى llezi o ki
  9. نَزَّلَ nezzele indirdi kök: نزل
  10. عَلَىٰ ala
  11. رَسُولِهِۦ rasulihi Elçisine kök: رسل
  12. وَٱلْكِتَـٰبِ velkitabi ve Kitaba (inanın) kök: كتب
  13. ٱلَّذِىٓ llezi o ki
  14. أَنزَلَ enzele indirdi kök: نزل
  15. مِن min
  16. قَبْلُ ۚ kablu daha öncekilere kök: قبل
  17. وَمَن ve men ve kim
  18. يَكْفُرْ yekfur inkar ederse kök: كفر
  19. بِٱللَّهِ billahi Allah'ı kök: اله
  20. وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ ve melaiketihi ve meleklerini kök: ملك
  21. وَكُتُبِهِۦ ve kutubihi ve Kitaplarını kök: كتب
  22. وَرُسُلِهِۦ ve rusulihi ve elçilerini kök: رسل
  23. وَٱلْيَوْمِ velyevmi ve gününü kök: يوم
  24. ٱلْـَٔاخِرِ l-ahiri ahiret kök: اخر
  25. فَقَدْ fekad muhakkak
  26. ضَلَّ delle sapıtmıştır kök: ضلل
  27. ضَلَـٰلًۢا delalen sapıklıkla kök: ضلل
  28. بَعِيدًا beiyden uzak bir kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba (vahiylere) iman edip güvenin! dipnot 1 Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve son günü (ahiret gününü) inkâr ederse elbette uzak bir sapma ile sapmıştır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette imanla ilgili iki kelime geçtiği, ilkinde hitap "ey iman edenler" şeklinde belirlendiği için ikincisine "inanıp güvenin" veya "imanda devamlı olun" anlamı verilmelidir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! İman edin Allah'a, O'nun Elçisi'ne, O'nun Peygamberi'ne peyderpey indirdiği ilahi kelama ve daha önce indirdiği mesaja! Zira kim Allah'ı, meleklerini, vahiylerini, peygamberlerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse, işte o derin bir sapıklığı boylamış olur.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Sımsıkı sarılın Allaha ve Peygambere olan inancınıza ve Onun Peygamberine safha safha indirdiği vahye: Zira Allahı, meleklerini, vahiyleri, peygamberleri ve Ahiret Gününü inkar eden, gerçekten şiddetli bir sapıklığa düşmüştür.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, "B" harfinin işaret ettiği anlam ile iman edin Allah'a, O'nun Rasulüne, Rasulüne inzal ettiği (El Esma mertebesinden bilincine) gibi daha öncekilere de inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine. . . Kim Esma'sıyla her şeyi yaratmış olan Allah'a, O'nun melaikesine (Esma'nın işaret ettiği manaların açığa çıkan kuvvelerine), O'nun Kitaplarına (inzal etmiş olduğu hakikat bilgisine), O'nun Rasullerine ve gelecekteki sonsuz yaşam sürecine kafirlik ederse (inkar ederse), gerçekten çok uzak bir inanç bozukluğuna sapmıştır.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkar ederse, son derece büyük bir sapıklığa düşmüş olur.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a, O'nun elçisine, elçisine indirdiği Kitap'a ve daha önce indirdiği Kitap'a inanın. Allah'ı, O'nun meleklerini, O'nun kitaplarını, O'nun elçilerini ve Sonsuz Yaşam Günü'nü kim inkar ederse, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır. dipnot 95

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 95
    Bu ayetle birlikte 2:177,285 ve 42:15 gibi çok sayıda ayette, Allah'ın tüm kitaplarına inanılmasının zorunlu olduğu bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberi'ne, ona indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkar ederse tam anlamıyla sapıtmıştır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'a, elçisini, elçisine indirdiği kitabı ve daha önceden indirdiği kitabı onaylayın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! ALLAH'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitaplara inanın. Kim ALLAH'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse büsbütün sapıtmış olur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba, daha önce indirdiği kitaba da iman edin! Kim Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanmazsa, pek derin bir sapıklığa saplanıp gitmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne de, Resulüne tenzil buyurduğu kitaba da, daha evvel inzal buyurduğu kitaba da iyman getirin, her kim Allaha ve meleklerine ve kitablarına ve resullerine ve ahiret gününe kafirlik ederse uzak pek uzak bir dalal ile sapmış, sapmış gitmiştir.

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş Kitaplara iman edin dipnot 1 . Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde ayete "Ey İman Edenler, iman edin" şeklinde anlam verilmektedir. Bu doğru değildir: ayette iman edenlere, nelere iman edecekleri bildirilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a, Resul'üne ve Resul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara iman edin dipnot 1 . Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resullerini ve Ahiret Günü'nü küfrederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayete "Ey iman edenler, iman edin" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir; ayette iman edenlere, iman edecekleri şeyler bildirilmektedir

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a, Rasul'üne ve Rasul'üne indirdiği Kitap'a ve daha önce indirilmiş kitaplara inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, rasullerini ve Ahiret Günü'nü inkar ederse; o, çok derin bir sapkınlığa düşmüştür.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'ya, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba inanın. Kim Tanrı'ya, meleklerine, kitaplarına, elçilerine ve ahiret gününe küfrederse, şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapıtmıştır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allaha, Onun peygamberine ve gerek o peygamberine ayet ayet indirdiği kitaba, gerek daha evvel indirdiği kitaba iman (da sebat) edin. Kim Allahı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkarederek kafir olursa o, muhakkak ki (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapıb gitmişdir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba inanın. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitablarını, peygamberlerini, ve ahiret gününü inkar ederse; şüphesiz derin bir sapıklığa düşmüştür.

Mehmet Alagaş

(135-140) Ey iman edenler ölçülü olmak konusunda kendiniz yahut ana babanız ve de akrabanız dahi olsa sağlam / mukavim durun, zengin de olsa fakir de olsa sağlam durun. Her ikisine de Allah, daha yakındır. Den kliği sağlama da / adaleti sağlama da keyfinize uymayın, eğer yüz çevirirseniz ve kaçınırsanız, Allah kesinlikle yaptıklarınızdan haberi olandır. Ey iman edenler Allah’a, Resulüne ve Resulüne indirdiği kitaba iman edin. Sizden önce indirilmiş olan kitaba iman edin. Her kim Allah’ı Meleklerini, kitaplarını, Resul lerini ve ahiret gününü tanımazsa kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmıştır. Muhakkak ki iman edenler ve sonrasında kafir olanlar sonra yine iman edenler sonra yine kafir olanlar sonra da kafirliğinde derinleşenleri, Allah onları bağışlayamayacaktır ve onları yola iletmeyecektir. Münafıkları, acıtıcı bir azap onlar içindir diye müjdele. Onlar müminlerin dışında kafirleri dost ediniyorlardı, saygınlığı onların yanında mı arıyorlar? Saygınlığın tümü Allah’ındır. (Onun yanında arayın) Kitapta size şu kesinli kle in di, eğer ki Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar diğer bir söze geçinceye kadar onlarla beraber oturmayın , o vakit sizler de onlar gibi olursunuz, muhakkak ki Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini birden cehennemde toplayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, şüphesiz uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'a, Elçisine, Elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirmiş bulunduğu kitaba inanın. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse o, uzak bir sapıklığa düşmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar eder/ görmezden gelirse derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Allah'a, Elçisine, o Elçi'ye indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara dipnot 1 inanıp güvenin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü görmezlik eder de kafir olursa işte o, gerçekten iyice sapıtmış demektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    el-Kitab = الْكِتَابِ kelimesi tekli olduğu halde kitaplar diye çoğul meal verilmiştir. Çünkü başındaki el takısı cins içindir. Allah'ın indirdiği cinsten bütün kitapları ifade eder. Allah Teala her nebiye kitap verdiği için kelimeye başka anlam vermek uygun olmaz.

Şaban Britch

Ey iman edenler, Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe küfrederse, muhakkak uzak bir sapıklığa düşmüştür.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü tanımaz/inkar ederse, muhakkak derin bir sapıklığa düşmüştür.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'a, onun resulüne, resulüne indirmiş olduğu Kitap'a, daha önce indirmiş olduğu Kitap'a inanın. Kim Allah'ı, O'nun meleklerini, kitaplarını, resullerini ve ahiret gününü inkar ederse geri dönüşü olmayan bir sapıklığa gömülmüş olur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Believe in Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, and acknowledge His Messenger and give credence to the Book He has sent down to him- the Quran- and to the Book He sent down before. And he, who denies Allah, His angels, His Books, His Messengers and the Day of Resurrection, shall have erred and strayed far deep in the maze of error.

Abdul Haleem

You who believe, believe in God and His Messenger and in the Scripture He sent down to His Messenger, as well as what He sent down before. Anyone who does not believe in God, His angels, His Scriptures, His messengers, and the Last Day has gone far, far astray.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Believe in Allah and His Messenger, and the scripture which He hath sent to His Messenger and the scripture which He sent to those before (him). Any who denieth Allah, His angels, His Books, His Messengers, and the Day of Judgment, hath gone far, far astray.

Abul A'la Maududi

Believers! Believe dipnot 1 in Allah and His Messenger and in the Book He has revealed to His Messenger, and in the Book He revealed before. And whoever disbelieves dipnot 2 in Allah, in His angels, in His Books, in His Messengers and in the Last Day, has indeed strayed far away.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    To ask believers to believe might at first seem strange. The fact is, however, that belief as used here has two meanings. First, belief denotes that a man has preferred to acknowledge the soundness of true guidance, to distance himself from the fold of those who disbelieve, and to join the camp of the believers. Second, belief denotes faith, a man's believing in the truth with all his heart, with full earnestness and sincerity. It denotes man's sincere determination to mould his way of thinking, his taste and temperament, his likes and dislikes, his conduct and character, his friendship and enmity, and the direction of his efforts and striving, in conformity with the creed which he has resolved to embrace. This verse is addressed to all those who are 'believers' in the first sense of the term, and they are asked to change themselves into true believers, i.e. believers in the second sense.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kufr has two meanings. One signifies categorical rejection. The other signifies that pretence of belief even when either one's heart is not convinced or one's conduct is flagrantly opposed to the demands of one's belief. Here the term Kufr conveys both meanings, and the verse aims at impressing upon people that whichever kind of Kufr they adopt in respect of the fundamental beliefs of Islam, it will only alienate them from the Truth, and lead them instead to falsehood, and ultimately to their tragic failure and destruction.

Aisha Bewley

You who have iman! have iman in Allah and His Messenger and in the Book He sent down to His Messenger, and the Books He sent down before. Anyone who rejects Allah and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day has gone very far astray.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Believe in Allâh, and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and the Book (the Qur’ân) which He has sent down to His Messenger, and the Scripture which He sent down to those before (him); and whosoever disbelieves in Allâh, His Angels, His Books, His Messengers, and the Last Day, then indeed he has strayed far away.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Have faith in Allah and His Apostle and the Book that He has sent down to His Apostle and the Book He had sent down earlier. Whoever disbelieves in Allah and His angels, His Books and His apostles and the Last Day, has certainly strayed into far error.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! maintain faith in Allâh and in His Messenger and in this perfect Book which He has revealed to His perfect Messenger and in the Scripture He revealed before. And whoso denies Allâh and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day, he has indeed strayed far away (from the truth).

Arthur John Arberry

O believers, believe in God and His Messenger and the Book He has sent down on His Messenger and the Book which He sent down before. Whoso disbelieves in God and His angels and His Books, and His Messengers, and the Last Day, has surely gone astray into far error.

Bijan Moeinian

As a believer, you must believe in God, His Prophet, this Qur’an which is revealed to your Prophet and the Scriptures which was revealed to the previous Prophets. The one who denies God, His angles, His Books His Prophets and the Day of Judgment is indeed in absolute darkness.

E. Henry Palmer

O ye who believe! believe in God and His apostles, and the Book which He hath revealed to His Apostle, and the Book which He sent down before; for whoso disbelieves in God, and His angels, and His Apostle, and the last day, has erred a wide error.

Edip-Layth

O you who acknowledge; acknowledge God and His messenger, and the book which was sent down to His messenger, and the books that were sent before. Whoever rejects God, and His controllers, and His book, and His messengers, and the Last day; then he has strayed a far straying.

George Sale

O true believers, believe in God and his apostle, and the book which he hath caused to descend unto his apostle, and the book which He hath formerly sent down. And whosoever believeth not in God, and his angels, and his scriptures, and his apostles, and the last day, he surely erreth in a wide mistake.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Believe in Allah and His Messengers, and the Book (Scripture) which He hath revealed to His Messenger, and the Book (Scripture) which He sent down before you; for whoever disbelieves in Allah, and His angels, and His Messenger, and the last day, has strayed far into error.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, believe in Allah and His Messenger, and the Book which He has been sending down on His Messenger, and the Book which He sent down earlier. And whoever disbelieves in Allah, and His Angels, and His Books, and His Messengers, and the Last Day, then he has readily erred into far error.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Believe in Allah and His messenger and the Scripture which He hath revealed unto His messenger, and the Scripture which He revealed aforetime. Whoso disbelieveth in Allah and His angels and His scriptures and His messengers and the Last Day, he verily hath wandered far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, believe in God and His Messenger and the Book He has revealed to His Apostle, and the Books revealed before. But he who believes not in God and His angels and the Books and the prophets and the Last Day, has wandered far away.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Hold fast unto your belief in God and His Apostle, and in the divine writ which He has bestowed from on high upon His Apostle, step by step, as well as in the revelation which He sent down aforetime: for he who denies God, and His angels, and His revelations, and His apostles, and the Last Day, has indeed gone far astray.

Mustafa Khattab

O believers! Have faith in Allah, His Messenger, the Book He has revealed to His Messenger, and the Scriptures He revealed before. Indeed, whoever denies Allah, His angels, His Books, His messengers, and the Last Day has clearly gone far astray.

Progressive Muslims

O you who believe; believe in God and His messenger, and the Scripture which was sent down to His messenger, and the Scripture that was sent before. And whoever rejects God, and His Angels, and His Scriptures, and His messengers, and the Last Day; then he has strayed a far straying.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall believe in GOD and His messenger, and the scripture He has revealed through His messenger, and the scripture He has revealed before that. Anyone who refuses to believe in GOD, and His angels, and His scriptures, and His messengers, and the Last Day, has indeed strayed far astray.

Sahih International

O you who have believed, believe in Allah and His Messenger and the Book that He sent down upon His Messenger and the Scripture which He sent down before. And whoever disbelieves in Allah, His angels, His books, His messengers, and the Last Day has certainly gone far astray.

Sam Gerrans

O you who heed warning: believe in God and His messenger and the Writ that He has sent down upon His messenger, and the Writ that He sent down before; and whoso denies God and His angels, and His Writs, and His messengers, and the Last Day: he has strayed far away.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! (and call yourselves Muslims)! Believe in Allah and His Messenger, and the Book He has revealed to His Messenger, and ( the fact that He revealed) the Scripture before. (Belief to the point of Conviction can only be attained through reason and not as a birth right (12:108)). One who denies Allah, and His Angels, and His Books, and His Messengers, and the Last Day, has gone far astray.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Believe in Allah and His Messenger (Muhammad), and the Book (the Quran) that He has sent down to His Messenger (Muhammad) and the Scripture (the Message) that He sent down to those before (him). Any (person) who denies Allah, His angels, His Books, His messengers, and the Day of Judgment, then indeed he has gone far, far astray.

Taqi Usmani

O you who believe, do believe in Allah and His Messenger and in the Book He has revealed to His Messenger and in the Books He has revealed earlier. Whoever disbelieves in Allah and His angels and His Books and His Messengers and the Last Day has indeed gone far astray.

The Monotheist Group

O you who believe; believe in God and His messenger, and the Book which was sent down to His messenger, and the Book which was sent before. And whoever rejects God, and His angels, and His Books, and His messengers, and the Last Day; then he has strayed a far straying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 136. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 136. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 136. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩