Nisâ suresi

Nisâ suresi, 5. ayet

Nisâ suresi, 5. ayet. وَلَا تُؤْتُوا۟ ٱلسُّفَهَآءَ أَمْوَٰلَكُمُ ٱلَّتِى جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمْ قِيَٰمًا وَٱرْزُقُوهُمْ فِيهَا وَٱكْسُوهُمْ وَقُولُوا۟ لَهُمْ قَوْلًا مَّعْرُوفًا

velâ tü'tü-ssüfehâe emvâlekümü-lletî ce`ale-llâhü leküm ḳiyâmev verzüḳûhüm fîhâ veksûhüm veḳûlû lehüm ḳavlem ma`rûfâ.

Diyanet İşleri

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 2–8 · surenin 5. ayeti / 176

Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3

  1. Nisâ 2

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

  2. Nisâ 3

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

  3. Nisâ 4

    Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

  4. 5

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  5. Nisâ 6

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

  6. Nisâ 7

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

  7. Nisâ 8

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Sefih”, deli, bunak vb. kimselerde olduğu gibi akıl yetersizliği yahut da küçük ve reşit olmayan çocuklarda olduğu gibi olgunluğa erişmemiş olmak gibi nedenlerden dolayı malda gereği gibi uygun tasarrufta bulunamayan kimse demektir. İşte Şanı Yüce Allah, velilere böylelerine mallarını vermelerini yasaklamaktadır. Çünkü mallarını ifsad ve telef etmelerinden korkulur. Halbuki Yüce Allah malları, kullarının din ve dünya maslahatlarını ayakta tutmaya sebep kılmıştır. Böyleleri ise mallarını gereği gibi idare edip koruyamazlar. O bakımdan Yüce Allah bu kimselere mallarının verilmemesini, bunun yerine o mallardan onların yiyeceklerinin ve giyeceklerinin temin edilmesini, dini ve dünyevi zorunluluklarla ihtiyaçlarını ilgilendiren harcamaların yapılmasını emretmektedir. Bir de onlara güzel söz söylenmesini, yâni mallarını isteyecek olurlarsa, onlara reşid olmalarından sonra mallarını kendilerine vereceklerini vaadederek ve benzeri uygun sözler söyleyerek gönüllerini hoş etmek maksadı güzel karşılık vermelerini emretmektedir.

Allah Teala’nın malları velilere izafe etmesinde onların, sefihlerin mallarını koruma, onlarda tasarrufta bulunma ve onları tehlikelerden koruma konusunda onlarda kendi malları gibi muamele etmeleri gerektiğine işaret vardır.

Bu ayette delinin, küçük çocuğun ve reşit olmayanların nafakasının -şâyet kendilerine ait malları varsa- kendi mallarından karşılanacağına delil vardır. Çünkü Yüce Allah: “Onlara bu (mal)lardan yedirin ve giydirin” buyurmaktadır. Yine bu buyrukta velinin makul harcama ve giyim masrafları ile ilgili yaptığını iddia ettiği masraflara dair sözünün kabul edileceğine delil vardır. Çünkü Yüce Allah velileri bu gibi kimselerin malları üzerinde emin kabul etmiştir. O bakımdan emin kabul edilen kimsenin sözünün de kabul edilmesi gerekmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Veliler!- Malları hakkında gerekli tasarrufta bulunmayı bilmeyenlere mallarını teslim etmeyin. Allah bu malları, kullarının ihtiyaçlarını gidermesi ve hayatlarını idame ettirmesi için vermiştir. Onlar, mallarını idare edip koruyacak kimseler değildirler. O mallardan onlara infak edin, onları giydirin. Onlara güzel söz söyleyin. Yetişkin olup mallarını kullanmada doğru tasarrufta bulunacakları duruma gelince, onlara mallarını teslim edeceğinizi güzel bir şekilde vadedin.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تُؤْتُوا۟ tu'tu vermeyin kök: اتي
  3. ٱلسُّفَهَآءَ s-sufeha'e aklı ermezlere kök: سفه
  4. أَمْوَٰلَكُمُ emvalekumu mallarınızı kök: مول
  5. ٱلَّتِى lleti ki
  6. جَعَلَ ceale yapmıştır kök: جعل
  7. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  8. لَكُمْ lekum sizin için
  9. قِيَـٰمًۭا kiyamen bir geçim kaynağı kök: قوم
  10. وَٱرْزُقُوهُمْ verzukuhum ve onları besleyin kök: رزق
  11. فِيهَا fiha onunla
  12. وَٱكْسُوهُمْ veksuhum ve giydirin kök: كسو
  13. وَقُولُوا۟ ve kulu ve söyleyin kök: قول
  14. لَهُمْ lehum onlara
  15. قَوْلًۭا kavlen söz kök: قول
  16. مَّعْرُوفًۭا mea'rufen güzel kök: عرف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: سفه (11 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara…

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كسو (5 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: سفه (11 geçiş)

    Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar…

  • Aynı kök: سفه (11 geçiş)

    Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (muhakemesi henüz gelişmemiş olanlara) vermeyin! Onlarla (kendi mallarıyla) onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları, muhakeme yeteneği zayıf olan (mal sahiplerinin) eline terk etmeyin! Fakat bu mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara (duruma) münasip bir dille izah edin!

Muhammed Esed

Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları muhakeme yeteneği zayıf kimselere emanet etmeyin; ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.

Ahmed Hulusi

Allah'ın size yönetme hakkı verdiği mallarınızı sefihlere (anlayışı sınırlı, fazla düşünmeden yaşayanlara) vermeyin, teslim etmeyin. Ancak o mallardan onları besleyin, giydirin ve onlara yararlı öğütler verin.

Ali Bulaç

Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Ali Rıza Safa

Allah'ın size geçim kaynağı yaptığı mallarınızı, aklı ermeyenlere vermeyin. Bunlarla, onlara geçimlik sağlayın, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermeyenlere vermeyiniz; o mallarla onları besleyiniz, giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.

Edip Yüksel

ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları (yetimleri) besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Onları o malla besleyin, giydirin ve onlara güzel öğütler verin.

Elmalılı Hamdi Yazır

maamafih Allahın sizi başına diktiği mallarınızı sefihlere vermeyin de bunlarda yapacağınız tasarruf ile onları besleyin ve geydirin ve kendilerine güzel güzel nasıhat edin

Erhan Aktaş

Allah'ın, sizi kaim kıldığı dipnot 1 malların idaresini aklı ermezlere dipnot 2 bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korumanız için sorumluluğunuza verdiği.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kendi malını yönetecek olgunluğa ermemiş olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, sizi kaim kıldığı dipnot 1 malların idaresini aklı ermezlere dipnot 2 bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korumanız için sorumluluğunuza verdiği.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kendi malını yönetecek olgunluğa ermemiş olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, sizi kaim kıldığı dipnot 1 malların idaresini aklı ermezlere dipnot 2 bırakmayın. O mallarla, onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korumanız için sorumluluğunuza verdiği.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kendi malını yönetecek duruma gelmemiş olan.

Gültekin Onan

Tanrı'nın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.

Hasan Basri Çantay

Allahın sizi başına dikdiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendilerine bunlardan yedirin, giydirin, onlara güzel söyleyin (iyi nasıyhatlar edin).

İbni Kesir

Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendileribi bunların geliri ile rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Mehmet Alagaş

(2-6) Yetimlere mallarını verin , temizi pisle değiştirmeyin , onların mallarını mallarınızla birlikte yemeyin , muhakkak ki o büyük bir suçtur / (hubtur) . Eğer yetimler hakkında ölçülü olamayacağınızdan korkarsanız, size hoş gelen kadın olanlarından ikişer üçer dörder nikahlayın, eğer adil olamayacağınızdan / dengeli olamayacağınızdan korkarsanız, tek kadın veya elinizin altında mevcut olanlar, işte bu dur um dengeli olmak için daha uygundur. Kadınlara sadakalarını / mehirlerini gönül hoşluğu ile / seve seve verin , eğer ki kendileri o sadakadan istekleri ile geri verirlerse o sadakayı, rahat bir şekilde ve afiyetle yiyin. Allah’ın sizin için dayanak olarak yaptığı / sizi ayakta tutan mallarınızı aklı ermezler e / sefihlere vermeyin, onları, o mallardan rızıklandırın , onları giydirin, onlara normal olan / norma dayalı / örfe dayalı sözler söyleyin, nikahlanacak duruma geldiklerinde, yetimleri deneyin , eğer ki onlarda bir erişmişlik / rüşt sezerseniz, mallarını onlara iade edin , O mallar, büyüyecekler diye israf üzere, a celeye getirip yemeyin , her kim zenginse iffetli davransın / ona hiç dokunmasın, fakir olan ise normal bir şekilde onu yesin , onların mallarını geri iade ederken de karşılarına şahit koyun, hesap görücü olarak Allah yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı sefihlere vermeyin. Fakat o maldan onlara yedirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Süleyman Ateş

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın, hayatınızı sürdürmeniz için verdiği mallarınızı akli olgunluğu yetersiz olanlara vermeyin. O mallarla onları yedirin, içirin ve giydirin. Onlara marufa dipnot 1 uygun sözler söyleyin. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maruf, bilinen demektir. Bu bilgi ya Kur'an'dan ya da ona aykırı olmayan gelenekten elde edilir. Zıttı 'münker'dir. "Marufa uygun söz", her bakımdan doğru olan sözdür.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, akılsızlara vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Şaban Britch

Allah’ın sizin idarenize verdiği malları (lüzumsuz, faydasız yerlere harcayan) sefihlere vermeyin. Fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.

Şaban Piriş

Allah'ın sizin idarenize verdiği malları geri zekalı kimselere vermeyin fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın sizin için ayakta durma aracı yaptığı mallarınızı kendini bilmez beyinsizlere vermeyin, o mallar içinden onlara rızık ayırın, onları giydirin ve onlara tatlı ve işe yarar bir söz söyleyin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when time is ripe to hand over the property, with which you are entrusted, to the orphans who now come of age, make sure they are not characterized by a disordered mind; this property is in fact the trust of the community but held in trust by a particular individual. If they are incapable, then exempt them from this responsibility but gently and with kindness. And the property shall serve as the source from which you sustain them and clothe them. And let your dissertation with them be a sweet discourse.

Abdul Haleem

Do not entrust your property to the feeble-minded. God has made it a means of support for you: make provision for them from it, clothe them, and address them kindly.

Abdullah Yusuf Ali

To those weak of understanding Make not over your property, which Allah hath made a means of support for you, but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.

Abul A'la Maududi

Do not entrust your properties - which Allah hasmade a means of support for you - to the weak of understanding, but maintain and clothe them out of it, and say to them a kind word of admonition. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse covers a very wide spectrum of meaning. It emphasizes to the community of believers that wealth is one of the main supports of human life. It should not be left, therefore, at the mercy of those who are incompetent to handle it properly. By misusing wealth such people might destroy the bases of social and economic life and wreck the moral foundations of human society. The right to private property is not so absolute; if a person is incapable of exercising this right properly and if he might cause grave social harm by wanton expenditure then his right may be forfeited. The necessities of such a person's life should always be provided for. But so far as the exercise of his proprietary rights is concerned, due restrictions should be placed on it in order that the owner is restrained from spending his resources in brazen disregard of the dictates of morality, collective welfare and economic interests of the community. According to the directive embodied in the verse, anyone who entrusts his property to someone else's care should satisfy himself that the latter is capable of making good use of it. At a higher level, it is incumbent upon an Islamic state to take over the management of the properties of those who either lack totally the capacity for good management or cause social damage by misuse. In such cases the state is responsible for providing these people with their livelihood.

Aisha Bewley

Do not hand over to the simple-minded any property of theirs for which Allah has made you responsible, but provide for them and clothe them out of it, and speak to them correctly and courteously.

Al-Hilali & Khan

And give not unto the foolish your property which Allâh has made a means of support for you,[1] but feed and clothe them therewith, and speak to them words of kindness and justice.

Ali Quli Qarai

Do not give the feeble-minded your property which Allah has assigned you to manage: provide for them out of it, and clothe them, and speak to them honourable words.

Amatul Rahman Omar

And do not make over to the weak of understanding your property which Allâh has made a means of subsistence for you, but provide for them (their maintenance) and clothe them out of its profits and speak to them words of kind advice.

Arthur John Arberry

But do not give to fools their property that God has assigned to you to manage; provide for them and clothe them out of it, and speak to them honourable words.

Bijan Moeinian

Do not give immature (and crazy) orphans their properties which God has entrusted with you as guardians; feed and cloth them from it and treat them kindly to please your Lord.

E. Henry Palmer

But do not give up to fools their property which God has made you to stand by; but maintain them from it, and clothe them, and speak to them with a reasonable speech.

Edip-Layth

Do not give the immature ones your money, which God has entrusted to you. Spend on them from it and clothe them, and speak to them nicely.

George Sale

And give not unto those who are weak of understanding, the substance which God hath appointed you to preserve for them; but maintain them thereout, and clothe them, and speak kindly unto them.

Hamid S. Aziz

But give not unto the weak-minded the property which Allah has entrusted to you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak words of kindness and justice to them.

Mahmoud Ghali

And do not bring the foolish ones your riches that Allah has made for keeping you up, (i. e., as a means of support) and provide for them out of it, and give them raiment, and speak to them beneficent words.

Marmaduke Pickthall

Give not unto the foolish (what is in) your (keeping of their) wealth, which Allah hath given you to maintain; but feed and clothe them from it, and speak kindly unto them.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not entrust (their) property God has given you to maintain (On trust), to those who are immature; but feed them and clothe them from it, and speak to them with kindness.

Muhammad Asad

And do not entrust to those who are weak of judgment the possessions which God has placed in your charge for [their] support; but let them have their sustenance therefrom, and clothe them, and speak unto them in a kindly way.

Mustafa Khattab

Do not entrust the incapable ˹among your dependants˺ with your wealth which Allah has made a means of support for you—but feed and clothe them from it, and speak to them kindly.

Progressive Muslims

And do not give the immature ones their money that God has entrusted to you, and spend on them from it and clothe them, and speak to them in goodness.

Rashad Khalifa

Do not give immature orphans the properties that GOD has entrusted with you as guardians. You shall provide for them therefrom, and clothe them, and treat them kindly.

Sahih International

And do not give the weak-minded your property, which Allah has made a means of sustenance for you, but provide for them with it and clothe them and speak to them words of appropriate kindness.

Sam Gerrans

And give not the foolish your wealth which God gave you as sustenance, but feed them and clothe them out of it; and speak to them a fitting word.

Shabbir Ahmed

Do not let the immature orphans manage their property that Allah has entrusted with you as guardians, until they are able to make sound financial decisions. Feed and clothe them decently, take care of all their needs and interact with them kindly.

Syed Vickar Ahamed

Do not give away the property, which Allah has made as a means of support for (all of) you, to those weak of understanding (and the unwise), but feed and clothe them with it, and speak to them words of kindness and justice.

Taqi Usmani

Do not give the feeble-minded your property that Allah has made a means of support for you, and do feed them from it, and clothe them, and speak to them in fair words.

The Monotheist Group

And do not give the immature ones your money for which God has made you overseers, and spend on them from it and clothe them, and speak to them in goodness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩