Nisâ suresi

Nisâ suresi, 3. ayet

Nisâ suresi, 3. ayet. وَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تُقْسِطُوا۟ فِى ٱلْيَتَٰمَىٰ فَٱنكِحُوا۟ مَا طَابَ لَكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ مَثْنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ فَوَٰحِدَةً أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَلَّا تَعُولُوا۟

vein ḫiftüm ellâ tuḳsiṭû fi-lyetâmâ fenkiḥû mâ ṭâbe leküm mine-nnisâi meŝnâ veŝülâŝe verubâ`. fein ḫiftüm ellâ ta`dilû fevâḥideten ev mâ meleket eymânüküm. ẕâlike ednâ ellâ te`ûlû.

Diyanet İşleri

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 1–6 · surenin 3. ayeti / 176

Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3

  1. Nisâ 1

    Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.

  2. Nisâ 2

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

  3. 3

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

  4. Nisâ 4

    Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

  5. Nisâ 5

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  6. Nisâ 6

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “Eğer yetim kızlara (onlarla evlendiğiniz takdirde) adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız” Yâni himayeniz ve velâyetiniz altında bulunan yetim kızlar hakkında adaleti sağlayamayacağınızdan, onları sevmediğinizden ötürü haklarını yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, onları bırakın ve “size helâl olan beğendiğiniz” başka “kadınlardan... nikâhlayın” Yâni dine bağlılık, mal, güzellik, mevki ve neseb sahibi olmak ve bunun dışında onları nikâhlamanızı gerektiren diğer özelliklere sahip olan kadınlardan beğendiklerinizle evlenin. Kendi görüşünüze göre tercihte bulunun. Bunlar arasında tercihe değer en güzel özellik ise dindar olmadır. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in de şöyle buyurmuştur: “Kadın dört şey dolayısı ile nikâhlanır: Malı, güzelliği, konumu ve dinine bağlılığı dolayısı ile. Sen dindar olanını nikâhlamaya bak!.”

Bu âyet-i kerimede insanın nikâhtan önce seçimde bulunması gerektiği belirtilmektedir. Hatta Şar’î evlenmek istenilen kadına bakmayı da mubah kılmıştır. Tâ ki evlenecek kişi kiminle evleneceği konusunda basiret sahibi olsun.

Daha sonra Yüce Allah nikâhlanması mubah olan kadınların sayısını söz konusu ederek: “İkişer, üçer, dörder olmak üzere...” buyurmuştur. Yâni iki hanım almak isteyen alsın, üç hanım almak isteyen alsın, dört hanım almak isteyen alsın. Ancak bundan fazlası ile evlenemez. Çünkü âyet-i kerime ilâhi lütfu beyan etmek için zikredilmektedir. O bakımdan Yüce Allah’ın belirlediği bu sayıdan fazlası ile evlenmek icmâ ile câiz değildir. Çok evliliğin sebebine gelince, kişinin arzusu kimi zaman tek bir kadın ile karşılanamaz. O bakımdan dörde ulaşıncaya kadar ona evlenmek mubah kılınmıştır. Çünkü dört kadın -çok nadir kimseler dışında- herkese yeterli gelir.

Bununla birlikte birden fazla kadınla evlenmenin mubah olması kişinin haksızlık ve zulüm yapmayacağından emin olması, her birinin haklarını gereği gibi yerine getireceğine güvenmesi halinde mubahtır. Eğer herhangi bir şekilde zulümden korkar yahut haklarnı yerine getirmekten yana kendisine güvenemeyecek olursa ya tek bir kadın ile evlenmekle yetinmelidir yahut da sahip olduğu cariyeleri ile yetinmelidir. Çünkü cariyeler hakkında hür kadınlar hakkındaki kadar mükellefiyet yoktur.

“Bu” yâni tek bir kadınla yahut cariye ile yetinmek “haksızlık yapmamanız” zulme düşmemeniz “için daha uygundur.” Buna göre kul eğer zulüm ve haksızlık yapmaktan, görevini yerine getirememekten korktuğu bir iş ile karşı karşıya kalırsa -yapacağı iş mubah olsa bile- böyle bir işi yapmaya kalkışmamalıdır. Aksine o işten uzak kalmayı ve esenlik yolunu seçmelidir. Çünkü esenliğe kavuşmak, kula ihsan edilen şeylerin en hayırlısıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer, velisi olduğunuz yetim kızlar ile evlenip onların hakkı olan mehiri az vermek yada onlara kötü muamele etmek gibi davranışlarla adaletsizlik etmekten korkarsanız, onları bırakın ve onların dışında diğer temiz (namuslu) kadınlarla evlenin. Eğer isterseniz iki, üç ya da dörde kadar evlenin. Eğer bunlar arasında adil davranamamaktan korkarsanız bir kadın ile yetinin. Veya sahip olduğunuz cariyelerden istifade edin. Çünkü onların hakkı hür kadınların hakkı gibi değildir. Gelen ayette yetimlerin durumları hakkında ve bir kadınla evlenerek yetinmek ya da cariyelerden faydalanmanın zulüm etmemenize ve birine meyletmemenize daha yakın bir davranış olduğu bildirilmiştir.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنْ ve in şayet
  2. خِفْتُمْ hiftum korkarsanız kök: خوف
  3. أَلَّا ella
  4. تُقْسِطُوا۟ tuksitu adaleti sağlayamıyacağınızdan kök: قسط
  5. فِى fi hakkında
  6. ٱلْيَتَـٰمَىٰ l-yetama öksüz(kızlar) kök: يتم
  7. فَٱنكِحُوا۟ fenkihu alın kök: نكح
  8. مَا ma olan
  9. طَابَ tabe helal kök: طيب
  10. لَكُم lekum size
  11. مِّنَ mine -dan
  12. ٱلنِّسَآءِ n-nisa'i kadınlar- kök: نسو
  13. مَثْنَىٰ mesna ikişer kök: ثني
  14. وَثُلَـٰثَ vesulase ve üçer kök: ثلث
  15. وَرُبَـٰعَ ۖ verubaa ve dörder kök: ربع
  16. فَإِنْ fein yine
  17. خِفْتُمْ hiftum korkarsanız kök: خوف
  18. أَلَّا ella
  19. تَعْدِلُوا۟ tea'dilu adalet yapamayacağınızdan kök: عدل
  20. فَوَٰحِدَةً fevahideten bir tane (alın) kök: وحد
  21. أَوْ ev yahut
  22. مَا ma şeyle (yetinin)
  23. مَلَكَتْ meleket malik oldukları kök: ملك
  24. أَيْمَـٰنُكُمْ ۚ eymanukum yeminlerinizin kök: يمن
  25. ذَٰلِكَ zalike budur
  26. أَدْنَىٰٓ edna en uygun olan kök: دنو
  27. أَلَّا ella
  28. تَعُولُوا۟ teulu haksızlık etmemeniz için kök: عول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: قسط (25 geçiş)

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: ثني (29 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş)

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarını gözetememekten korkarsanız beğendiğiniz (size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın! Adil olamamaktan korkarsanız bir tane ile veya sahip olduğunuzla (yetinin)! Bu (davranış), adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Nisâ 4:129. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer yetimlere, adil davranamamaktan korkuyorsanız, o zaman size helal olan diğer kadınlardan biriyle evlenin; (hatta) ikisi, üçü ve dördüyle; ama onlara da adil davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir taneyle ya da meşru olarak sahip olduklarınızla (yetinin)! Bu, altına girdiğiniz sorumluluğu ihlal etmemeniz açısından daha uygundur.

Muhammed Esed

Eğer yetimlere karşı adil davranamamaktan korkuyorsanız, o zaman, size helal olan (diğer) kadınlardan biri ile evlenin -(hatta) ikisi, üçü veya dördü (ile); ama onlara adil bir tarafsızlıkla muamele edemeyeceğinizden korkarsanız, o zaman (sadece) bir tane ile- yahut meşru şekilde sahip olduklarınız ile (evlenin). Bu, doğru yoldan sapmamanız için daha uygundur.

Ahmed Hulusi

Eğer yetimler (kadınlar) konusunda haklarını vermede korkunuz yoksa, o zaman sizin için temiz olan (şirk ehli olmayan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Eğer (aralarında) adaletle davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir tane ile veya ellerinizin maliki ile (yetinin). (Nikahsız {evlilik anlaşmasız} birlikte yaşamayın. ) Zulmetmemeniz için bu en ehven olanıdır.

Ali Bulaç

Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır.

Ali Özek ve heyeti

Eğer yetim kızlar hakkında âdil davrânamamaktan korkarsanız, (onların yerine) sizin için uygun olan kadınlarla ikiye, üçe ve dörde kadar evlenin. Eğer (aralarında) adaletli davranamamaktan korkarsanız, bir tane ile yahut elinizin altındaki (cariyeler) le yetinin; bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir.

Ali Rıza Safa

Yetimler konusunda adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, sakınca olmayan Kadınlardan, ikişer, üçer, dörder evlenin. Eğer adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir taneyle veya yanınızda size bağlı olanla yetinin. Haksızlık yapmamanız için, böylesi daha uygundur. dipnot 80

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 80
    Erkeklerin dört kadınla evlenmelerine izin verildiği tartışmalarına konu olan Kur'an ayeti budur. Yetimleri gözetmek amacıyla verilen bu izin, önceki ve sonraki ayetlerle de ilişkili olarak bildirilen koşullar içindir. "Yanınızda size bağlı olan" tanımlaması konusunda, 23:6 ayetinin dipnotunda bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Şayet yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan başka kadınlardan ikişer, üçer, dörder alınız. O kadınlar arasında da adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, bir tane alınız; yahut ellerinizin altında bulunanlarla yetininiz. Zulüm ve haksızlık etmemeniz için en uygun olan budur.

Edip Yüksel

Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz. Onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları ile yetinin. Sapmamanız için en uygunu budur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * 4:3, 24; 25, 36 ve 24:33; 24:58 ayetlerinde geçen "ma meleket eymanukum" ifadesini "Yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları" biçiminde çevirmeliyiz. Zira "eYMaN" kelimesi "YeMYN" kelimesinin çoğulu olup, çoğul biçimiyle Kuran boyunca "sözler/anlaşmalar anlamında kullanılır (Bak: 4:33 5:89; 9:12; 16:91; 2:224-225; 16:92, 94; 30:28; 66:2; 5:53; 6:109;...). * Kuran'daki bu kullanılışa bakılınca EYMAN kelimesinin "sağ el" anlamına gelen "YeMYN" kelimesinin çoğulu olarak kullanılmadığına tanık oluyoruz. Tıpkı "AYET" kelimesinin tekili ve çoğulu arasında yapılan fark gibi. İslam'a girmeden önce veya cahiliye dönemindeyken nikah kıymadan birlikte hayat yaşayan insanlar bu ifadede anlatılan sınıfa girer. Kuran, Müslüman olmaya karar verdikten sonra bu insanların aralarındaki yemini ve anlaşmayı bozup birbirlerinden ayrılmalarını istemiyor. İki kız kardeşle evlenmiş olanların da bu hatayı işledikten sonra ayrılmalarını istemediği gibi... (4:23). * Ortada nikahsız birlikteliğe bir teşvik yok. Sadece mevcut bir problemi daha da büyütmemek ve insanların Müslüman olmalarının önüne engeller çıkarmamak amacını gütmektedir. Özellikle savaş anlarında dul kalan kadınlara ve yetimlere ekonomik ve psikolojik yardım sağlamak amacıyla sadece dul kadınlarla çok evliliğe izin verilir. (Ayrıca bakınız 4:127). * Kuran'ı onaylayan ve uygulayan Muhammed peygamberin poligami pratik etmesi bu amaç doğrultusunda olmalı. Kuşkusuz, dul kadınların "güzellikleri" ve diğer nitelikleri onlarla evlenme konusunda faktör olabilir. Çok kadınla evlenme cesaretini gösterenler onlara eşit davranmaya çalışmalı. * Nitekim 4:129 ayeti, bu ideal tavra ulaşmanın imkansızlığını ifade eder. Böylece, çok evliliğin, teşvik edilen bir aile biçimi olarak değil, zaruret için başvurulan ayrıcalıklı bir durum olduğu anlaşılır. Erkeklerin genelde kendilerinden bir kaç yıl genç olan kadınlarla evlenmeleri nüfusu çoğalan ülkelerde kadınlar aleyhine bir durum ortaya çıkarmaktadır: çok sayıda kadın evlenme veya evli kalma şansını kaybeder.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz. Onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklari ile yetinin. Sapmamanız için en uygunu budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

eğer yetimlerin haklarını gözetemiyeceğinizden korkarsanız size halal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikah edin ve eğer bu surette adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız o zaman bir tane veya milkiniz cariye alın, ağmamanız için bu daha muvafıktır

Erhan Aktaş

Eğer yetimler dipnot 1 konusunda hakkaniyetli olamayacağınızdan korktuysanız, o zaman hoşnut etmek, sevindirmek istediğiniz dipnot 2 o kadınlardan dipnot 3 ikişer, üçer, dörder nikahlayın. dipnot 4 Eğer o takdirde de adaleti gözetemeyeceğinizden korktuysanız, o zaman bir tanesini ya da yeminle dipnot 5 hak sahibi olduğunuzu dipnot 6 nikahlayın. Haksızlık etmemek için en uygun olan budur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakmak durumunda kaldığınız yetim çocuklar ve dul kadınlar. Yetim, tek başına, yalnız kalmış kişi demektir. Araplarda; yetim, yalnızca babası ölmüş olanlara değil aynı zamanda kocası ölüp dul kalan kadına da denmektedir. Ayetteki yetimler kelimesi, dul kadınları da kapsamaktadır. Çocuklarda yetimlik: akıl baliğ/buluğ çağına erişinceye kadar olan süredir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tabe kelime anlamı olarak; mutlu etmek, hoşnut etmek, sevindirmek, gönlünü yapmak, tatlı, güzel, sevimli, leziz demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    O yetim kadınlarından.
  4. metne dön, dipnot 4
    Evlendirin. Bkz. 24:32'de aynı kelime, başkası ile evlendirin anlamında kullanılmaktadır.
  5. metne dön, dipnot 5
    Antlaşma ile.
  6. metne dön, dipnot 6
    Kelimesi kelimesine, "Ma melaket Eymanukum." Bu terkip, yeminle (antlaşma yoluyla) hak sahibi olduğunuz ve sağ elinizle (güç yoluyla) sahip olduğunuz anlamlarına gelmektedir. "Eyman" sağ el ve yeminler (sözleşmeler) anlamına gelen bir kelimedir. "El" kelimesinin anlamlarından biri de "güç"tür. Bu anlamlar dikkate alındığına bu terkip için şu anlamlar verilebilir: "Güç yolu" ile üzerinde söz sahibi olduğunuz veya "antlaşma yoluyla" sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, himayeniz altında olanlar. O günün toplumsal gerçekliğinin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını kapatarak ortadan kaldırmıştır. "Verili durumun" tasfiye edilmesi süreci olan uygulamalarda cariye ve kölelikten söz edilmiş olması sanki bir tasvipmiş gibi değerlendirilmesi cehalet değilse iftiradır. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak görmektedir. Kur'an'a göre "nikahsız her birliktelik" zinadır. * Çok eşlilik (taaddüd-ü zevcat): Dört eşe kadar evlenme kuralı bu ayete dayandırılmaktadır. Oysaki bu ayetin konusu çok eşlilik değildir. Ayetin konusu, yetim çocukların ve dul kadınların himayesidir. Ayet, yetimlerin hak ve hukukunu düzenleyen bir ayettir; yani çok eşliliği düzenleme ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Ayrıca, "ikişer, üçer, dörder" terkibi, belli bir sayıyı değil, çokluğu ifade etmektedir. O nedenle geleneksel inanç mensuplarının iddia ettiği gibi evliliği dört eşle sınırlamakla bir ilgisi yoktur. Ayetin bağlamı, yetimler ve onların hak ve hukukları ile ilgilidir. Allah, evliliklerin tek eşli mi çok eşli mi olması hususunda bir düzenleme ve bir sınırlamada bulunmamıştır. Çok veya tek eşlilik konusu Kur'an'ın konusu değildir. Bu bireylerin ve toplumların tercihlerine bırakılmış bir konudur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer yetimler dipnot 1 konusunda hakkaniyetli olamayacağınızdan korktuysanız, o zaman uygun olan dipnot 2 o kadınlardan dipnot 3 ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Eğer o takdirde de adaleti gözetemeyeceğinizden korktuysanız, o zaman bir tanesini ya da Yeminle dipnot 4 hak sahibi olduğunuzu dipnot 5 nikahlayın. Haksızlık etmemek için en uygun olan budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakmak durumunda kaldığınız yetim çocuklar ve dul kadınlar. Yetim, tek başına, yalnız kalmış kişi demektir. Araplarda; yetim, yalnızca babası ölmüş olanlara değil aynı zamanda kocası ölüp dul kalan kadına da denmektedir. Ayetteki yetimler sözcüğü, dul kadınları da kapsamaktadır. Çocuklarda yetimlik, akıl baliğ/buluğ çağına erişinceye kadar olan süredir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Size helal olan.
  3. metne dön, dipnot 3
    O yetimlerin kadınlarından. Dul kalmış, yetimlerin birinci dereceden yakını olan kimseler: anne, teyze, hala, abla vb.
  4. metne dön, dipnot 4
    Antlaşma ile.
  5. metne dön, dipnot 5
    Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır. * Çok eşlilik (taaddüd-ü zevcat): Dört eşe kadar evlenme kuralı bu ayete dayandırılmaktadır. Oysaki bu ayetin konusu çok eşlilik değildir. Ayetin konusu yetim çocukların ve dul kadınların himayesidir. Ayet, yetimlerin hak ve hukukunu düzenleyen bir ayettir; yani çok eşliliği düzenleme ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Ayrıca, "ikişer, üçer, dörder" terkibi, belli bir sayıyı değil, çokluğu ifade etmektedir. O nedenle geleneğin iddia ettiği gibi evliliği dört eşle sınırlamakla bir ilgisi yoktur. Ayetin bağlamı, yetimler ve onların hak ve hukukları ile ilgilidir. Allah, evliliklerin tek eşli mi çok eşli mi olması hususunda bir düzenleme ve bir sınırlamada bulunmamıştır. Çok veya tek eşlilik konusu Kur'an'ın konusu değil, bireylerin ve toplumların tercihlerine bırakılmış bir konudur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer yetimler dipnot 1 konusunda hakkaniyetli olmaktan korktuysanız, o zaman uygun olan o kadınlardan dipnot 2 ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Eğer o takdirde de adaleti gözetemeyeceğinizden korktuysanız, o zaman bir tanesini ya da sağ ellerinizin sahip olduğunu dipnot 3 nikahlayın. Haksızlık etmemek için uygun olan budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakmak durumunda kaldığınız yetim çocuklar ve dul kadınlar. Yetim, tek başına, yalnız kalmış kişi demektir. Arap toplumunda; yetim, yalnızca babası ölmüş olana denmemekte, aynı zamanda kocası ölüp dul kalan kadına da denmektedir. Yani, ayetteki yetimler sözcüğü, dul kadınları da kapsamaktadır. Çocuklarda yetimlik, akıl baliğ/buluğ çağına erişinceye kadar olan süredir.
  2. metne dön, dipnot 2
    O yetimlerin kadınlarından. Dul kalmış, yetimlerin birinci dereceden yakını olan kimseler: anne, teyze, hala, abla vb.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Sağ elinin sahip olduğu", deyimi "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, "güç" demektir. Bu deyim; güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Çok eşlilik(taaddüd-ü zevcat): En çok dört eşle evlenme kuralı bu ayete dayandırılmaktadır. Oysaki bu ayete, çok eşliliği düzenleyen veya çok eşliliğe değinen, ona izin veren bir ayet olarak anlam verilmesi kesinlikle doğru değildir. Ayetin ana konusu yetim çocukların ve dul kadınların himayesidir. Diğer bir anlatımla bu ayet, yetimlerin hak ve hukukunu düzenleyen bir ayettir; yani çok eşliliği düzenleme ile bir ilgisi yoktur. Ayrıca, "ikişer, üçer, dörder" terkibi, belli bir sayıyı değil, çokluk ifade etmektedir. O nedenle evliliği, dört eşle sınırlamakla bir ilgisi yoktur. Zaten ayetin evlenilecek kişi sayısı ile bir ilgisi yoktur. Ayetin bağlamı, yetimler ve onların hak ve hukukları ile ilgilidir. Allah, evliliklerin tek eşli mi çok eşli mi olması hususunda bir düzenleme ve bir sınırlamada bulunmamıştır. Çok veya tek eşlilik konusu, tamamen bireylerin ve toplumların tercihlerine bırakılmış bir husustur.

Gültekin Onan

Eğer yetim (kız)lar konsunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır.

Hasan Basri Çantay

Eğer yetim kızlar hakkında (adaleti yerine getiremeyeceğinizden) korkarsanız sizin için helal olan (diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikah edin. Şayed (bu suretle de) adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz o zaman bir (dane ile), yahud malik olduğunuz cariye (ile iktifa edin). Bu (tek zevce veya cariye) sizin (Hakdan) eğrilib sapmamanıza daha yakındır.

İbni Kesir

Eğer yetim kızların haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız; size helal olan diğer kadınlardan ikişer, üçer ve dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet aralarında adalet yapamayacağınızdan endişe ederseniz; o zaman, bir tane. Veya sağ ellerinizin sahip oldukları. Bu adaletten sapmamanıza daha uygundur.

Mehmet Alagaş

(2-6) Yetimlere mallarını verin , temizi pisle değiştirmeyin , onların mallarını mallarınızla birlikte yemeyin , muhakkak ki o büyük bir suçtur / (hubtur) . Eğer yetimler hakkında ölçülü olamayacağınızdan korkarsanız, size hoş gelen kadın olanlarından ikişer üçer dörder nikahlayın, eğer adil olamayacağınızdan / dengeli olamayacağınızdan korkarsanız, tek kadın veya elinizin altında mevcut olanlar, işte bu dur um dengeli olmak için daha uygundur. Kadınlara sadakalarını / mehirlerini gönül hoşluğu ile / seve seve verin , eğer ki kendileri o sadakadan istekleri ile geri verirlerse o sadakayı, rahat bir şekilde ve afiyetle yiyin. Allah’ın sizin için dayanak olarak yaptığı / sizi ayakta tutan mallarınızı aklı ermezler e / sefihlere vermeyin, onları, o mallardan rızıklandırın , onları giydirin, onlara normal olan / norma dayalı / örfe dayalı sözler söyleyin, nikahlanacak duruma geldiklerinde, yetimleri deneyin , eğer ki onlarda bir erişmişlik / rüşt sezerseniz, mallarını onlara iade edin , O mallar, büyüyecekler diye israf üzere, a celeye getirip yemeyin , her kim zenginse iffetli davransın / ona hiç dokunmasın, fakir olan ise normal bir şekilde onu yesin , onların mallarını geri iade ederken de karşılarına şahit koyun, hesap görücü olarak Allah yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil) size helâl olan (başka) kadınlardan iki, üç, dörde kadar evlenin. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir.

Süleyman Ateş

Şayet öksüz(kızlarla evlendiğiniz takdirde on)lar hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. O(kadı)nlar arasında da adalet yapamayacağınızdan korkarsanız bir tane alın; yahut ellerinizin altında bulunan(cariye)lerle yetinin. Cevr (ve haksızlık) etmemeniz için en uygun olan budur.

Süleymaniye Vakfı

(Reşit olan) Yetim kızlar konusunda hakka uygun davranamayacağınızdan korkarsanız (onları değil) dipnot 1 hoşunuza gidenlerden iki, üç veya dört kadına kadar nikahlayın. dipnot 2 Eğer adaleti yerine getirememekten korkarsanız dipnot 3 bir tek kadını veya hakimiyetiniz altında olan bir esir kadını nikahlayın. dipnot 4 (Maddi manevi) sıkıntıya düşmemeniz için en uygun olan budur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir erkek, bakımını üstlendiği yetim kıza miras kalan malı elinden çıkarmamak için ona evlenme teklifinde bulunabilir. Kız da gerçek niyetini bilmediği için bu teklifi kabul edebilir (Nisa 4/127). Erkek, malı için evlenmek istediği kıza gereken değeri verememekten endişe ederse bu ayet, onunla değil hoşuna giden bir başka kadınla evlenmesini tavsiye etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tam tercüme, "ikişer, üçer ve dörder nikahlayın" şeklindedir. Bunun anlamı, muhatabın tekil veya çoğul olmasına göre değişir. Muhatap tek bir erkek olsaydı ayet, dörtten fazla kadınla evlenebileceği şeklinde anlaşılabilirdi. Hitap birden fazla erkeğe olduğu için bir erkek dörtten fazla kadınla evlenemez. Örneğin bir kişinin önüne bir kasa elma konsa ve "bunlardan ikişer, üçer ve dörder tane al" dense, 18 taneye kadar alabilir. Bu söz, birden fazla kişiye söylenirse hiçbiri dörtten fazla alamaz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kişinin birden fazla kadınla evlenmesi durumunda maddi ve manevi yükleri artacak, eşleri arasında adaleti sağlaması zorlaşacaktır (Nisa 4/129).
  4. metne dön, dipnot 4
    Burada, iki şeyden sadece birinin olabileceğini ifade eden "veya" bağlacının kullanılmış olması son derece önemlidir. Çünkü erkeğin ya esir ya da hür eşi olabilir, ikisi ile aynı anda evli olamaz (Nisa 4/25, Müminun 23/5-6, Mearic 70/29-30). Hür kadınla nikahsız ilişki nasıl yasaksa esir kadınla da yasaktır (Nisa 4/25, Nur 24/32-33). Bu ayette "ma meleket eymanukum (ما ملكت أيمانكم) hakimiyetiniz altında olan" ifadesi veya (أو) edatı ile vahideten (واحدة) kelimesi üzerine atfedilmiştir. Vahideten sözünün amili mukadder "inkihu (انكحوا) nikahlayın" emri olduğu için ona atfedilen, hakimiyetiniz altında olan (ما ملكت أيمانكم) sözünün amili de "nikahlayın" emri dışında bir şey olamaz. Çünkü matuf ile matufun-aleyhin amilleri yani yüklemleri aynı olmak zorundadır. Ayete doğru anlam verilse, hiç kimse bir cariye ile nikahsız ilişkiye giremez. Ama Arap dili açısından kabul edilemez bir çarpıtma yapılarak ayette geçmeyen "yetinin" ifadesi tefsir ve meallere eklenmiş, esir kadınlarla evlilik dışı ilişkinin yolu açılmış ve Allah'ın uzak durulmasını emrettiği zina meşrulaştırılmıştır (En'am 6/151, İsra 17/32, Necm 53/31-32)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer (evlenmek istediğiniz için mallarını teslim etmediğiniz) yetim kızlara karşı görevinizi yerine getirememekten korkarsanız, dipnot 1 hoşunuza giden kadınlardan ikisini, üçünü, dördünü nikahlayın. Aralarında adaleti yerine getirememekten korkarsanız bir tek kadını dipnot 2 veya hakimiyetiniz altında olanı (bir esir kadını) dipnot 3 nikahlayın. Sıkıntıya düşmemeniz için en uygun olanı budur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: Onlarla ilgili fetvayı size Allah verir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz için hakları olan mallarını vermediğiniz yetim kadınlara, güçsüz çocuklara ve bütün yetimlere hakka uygun davranmanızla ilgili ayetler zaten bu Kitapta okunup durmaktadır. Yaptığınız her hayrı Allah bilir." (Nisa 4/127)
  2. metne dön, dipnot 2
    "Çok kararlı olsanız bile kadınlarınız arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur." (Nisa 4/129)
  3. metne dön, dipnot 3
    Esir durumunda bile olsa bir kadınla ancak nikahlanılması (evlenilmesi) durumunda karı koca ilişkisi mümkündür. Diğer çeviri çalışmalarının neredeyse tamamında ayetin Arapça metninde olmayan "yetinmek" fiili manaya sokuşturulmuş ve ayet tahrif edilmiştir.Arapça bakımından bu ayette buradakinden başka anlam vermek mümkün değildir. ''ma meleket eymanukum (مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ)'',''hakimiyetiniz altında olan kişi, esir statüsündeki kişi ''anlamına gelir. Bu şekliyle bahse konu kişi kadın veya erkek olabilir. Ancak ayette nikahlanmak yükleminin öznesi erkek olduğundan parantez içinde ‘cariye' olduğu özellikle belirtilmiştir. Özgür bir kadın da esir durumda ki bir erkekle nikahlanabilir (Bkz.:Bakara 2/221 ve Nur 24/32).

Şaban Britch

Eğer, yetim kızlara adil davranamamaktan korkarsanız, (onları değil) sizin için uygun olan başka kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenin. Adil olamayacağınızdan korkarsanız bir tane ile veya sahip olduğunuz cariyeler ile evlenin. Bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir.

Şaban Piriş

Eğer, yetim kızlara adil davranamamaktan korkarsanız, (onları değil) sizin için uygun olan başka kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenin. Adil olamayacağınızdan korkarsanız bir tane ile veya sahip olduğunuz cariye ile evlenin. Bu, haksızlık etmemeniz için daha elverişlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

(a) Should you have an uneasy sense of the probability of an unjust action against the orphans' interest consequent on volition stronger than your own viz. marriage for selfish motive principles, age incompatibility, inappropriate dower, marriage against their wish then make for them other arrangements.

Abdul Haleem

If you fear that you will not deal fairly with orphan girls, you may marry whichever [other] women seem good to you, two, three, or four. If you fear that you cannot be equitable [to them], then marry only one, or your slave(s): that is more likely to make you avoid bias.

Abdullah Yusuf Ali

If ye fear that ye shall not be able to deal justly with the orphans, Marry women of your choice, Two or three or four; but if ye fear that ye shall not be able to deal justly (with them), then only one, or (a captive) that your right hands possess, that will be more suitable, to prevent you from doing injustice.

Abul A'la Maududi

If you fear that you might not treat the orphans justly, then marry the women that seem good to you: two, or three, or four. dipnot 1 If you fear that you will not be able to treat them justly, then marry (only) one, dipnot 2 or marry from among those whom your right hands possess. dipnot 3 This will make it more likely that you will avoid injustice.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Commentators have explained this in the following ways:(i) There is the view of 'A'ishah who says that men tended to marry orphan girls who were under their guardianship out of consideration for either their property, beauty or because they thought they would be able to treat them according to their whims, as they had no one to protect them. After marriage such men sometimes committed excesses against these girls. It is in this context that the Muslims are told that if they fear they will not be able to do justice to the orphan girls, then they should marry other girls whom they like. (This interpretation seems to be supported by (verse 127 )of this surah.)(ii) The second view is that of Ibn 'Abbas and his disciple 'Ikrimah who expressed the opinion that in the Jahiliyah period there was no limit on the number of wives a man could take. The result was that a man sometimes married as many as ten women and, when expenses increased because of a large family, he encroached on the rights either of his orphan nephews or other relatives. It was in this context that God fixed the limit of four wives and instructed the Muslims that they may marry up to four wives providing they possessed the capacity to treat them equitably.(iii) Sa'id b. Jubayr, Qatadah and some other commentators say that while the Arabs of the Jahiliyah period did not approve of subjecting orphans to wrong, they had no concept of justice and equity with regard to women. They married as many women as they wanted and then subjected them to injustice and oppression. It is in this context that people are told that if they fear perpetrating wrongs on orphans they ought to be equally worried about perpetrating them on women. In the first place they should never marry more than four, and of those four, they should marry only as many as they can treat fairly.Each of the three interpretations is plausible and all three may possibly be correct. Moreover, the verse could also mean that if a person does not find himself able to treat orphans in a fair manner, then he might as well marry the women who are looking after those orphans.
  2. metne dön, dipnot 2
    Muslim jurists are agreed that according to this verse the maximum number Of wives has been fixed at four. This conclusion is also supported by traditions. It is reported that when Ghaylan, the chief of Ta'if, embraced Islam he had nine wives. The Prophet (peace be on him) ordered him to keep only four wives and divorce the rest. Another person, Nawfal b. Mu'awiyah, had five wives. The Prophet (peace be on him) ordered him to divorce one of them. (For the relevant traditions see the comments of Ibn Kathir and Qurtubi on this verse - Ed.)This verse stipulates that marrying more wives than one is permissible on the condition that one treats his wives equitably. A person who avails himself of this permission granted by God to have a plurality of wives, and disregards the condition laid down by God to treat them equitably has not acted in good faith with God. In case there are complaints from wives that they are not being treated equitably, the Islamic state has the right to intervene and redress such grievances.Some people who have been overwhelmed and overawed by the Christianized outlook of Westerners have tried to prove that the real aim of the Qur'an was to put an end to polygamy (which, in their opinion, is intrinsically evil). Since it was widely practised at that time, however, Islam confined itself to placing restrictions on it. Such arguments only show the mental slavery to which these people have succumbed. That polygamy is an evil per se is an unacceptable proposition, for under certain conditions it becomes a moral and social necessity. If polygamy is totally prohibited men who cannot remain satisfied with only one wife will look outside the bounds of matrimonial life and create sexual anarchy and corruption. This is likely to cause much greater harm than polygamy to the moral and social order. For this reason the Qur'an has allowed those who feel the need for it to resort to polygamy. Those who consider it an evil in itself may certainly denounce it in disregard of the Qur'an and may even argue for its abolition. But they have no right to attribute such a view to the Qur'an, for it has expressed its permission of polygamy in quite categorical terms. Indeed, there is not the slightest hint in the Qur'an that could justify the conclusion that it advocates abolition of polygamy. (For further elaboration see my book, Sunnat k A'iniHaythiyat, Lahore, 3rd edition, 1975, pp. 307-16.)
  3. metne dön, dipnot 3
    This expression denotes 'slave-girls', i.e. female captives of war who are distributed by the state among individuals. The purpose of this verse is to tell men that if their financial circumstances do not permit them to support a free woman as their wife then they may marry a slave-girl (see verse 25 below); if they consider it necessary to have more than one wife and it would be difficult for them to treat their free wives equitably they may resort to slave-girls, for here the burden of obligations is lighter by comparison. (For further injunctions regarding slave-girls seen. 44 below.)

Aisha Bewley

If you are afraid of not behaving justly towards orphans, then marry other permissible women, two, three or four. But if you are afraid of not treating them equally, then only one, or those you own as slaves. That makes it more likely that you will not be unfair.

Al-Hilali & Khan

And if you fear that you shall not be able to deal justly with the orphan-girls then marry (other) women of your choice, two or three, or four; but if you fear that you shall not be able to deal justly (with them), then only one or (the slaves) that your right hands possess. That is nearer to prevent you from doing injustice.

Ali Quli Qarai

If you fear that you may not deal justly with the orphans, then marry [other] women that you like, two, three, or four. But if you fear that you may not treat them fairly, then [marry only] one, or [marry from among] your slave-women. That makes it likelier that you will not be unfair.

Amatul Rahman Omar

And if (you wish to marry them and) you fear that you will not be able to do justice to the orphan girls then (marry them not, rather) marry of women (other than these) as may be agreeable to you, (you may marry) two or three or four (provided you do justice to them), but if you fear that you will not be able to deal (with all of them) equitably then (confine yourselves only to) one, or (you may marry) that whom your right hands possess (- your female captives of war). That is the best way to avoid doing injustice.

Arthur John Arberry

If you fear that you will not act justly towards the orphans, marry such women as seem good to you, two, three, four; but if you fear you will not be equitable, then only one, or what your right hands own; so it is likelier you will not be partial.

Bijan Moeinian

An if your common properties are mixed up in such a way that it is difficult to distinguish what belongs to who, then you may marry them (or their mothers) up to four woman at a time, if such an arrangement reduces your financial burden.

E. Henry Palmer

But if ye fear that ye cannot do justice between orphans, then marry what seems good to you of women, by twos, or threes, or fours; and if ye fear that ye cannot be equitable, then only one, or what your right hands possess. That keeps you nearer to not being partial.

Edip-Layth

If you fear that you cannot be just to fatherless orphans, then marry those whom you see fit from the women, two, and three, and four. But if you fear you will not be fair then only one, or whom you already have contract with. So that you do not commit injustice and suffer hardship.

George Sale

And if ye fear that ye shall not act with equity towards orphans of the female sex, take in marriage of such other women as please you, two, or three, or four, and not more. But if ye fear that ye cannot act equitably towards so many, marry one only, or the slaves which ye shall have acquired. This will be easier, that ye swerve not from righteousness.

Hamid S. Aziz

But if you fear that you cannot do justice by orphans, then marry women who seem good to you, two, three, or four; and if you fear that you cannot be equitable to them, then only one, or what your right hands possess (captives, slaves). This is more likely to keep you from injustice.

Mahmoud Ghali

And, in case you fear that you will not act equitably towards the orphans, then marry such women as is good to you, two, three, four, (Literally: in twos and threes and fours) then, in case you fear that you will not do justice, then one (only), or what your right hands possess. That (way) is likelier you will not be in want (Or: you will have too many dependents).

Marmaduke Pickthall

And if ye fear that ye will not deal fairly by the orphans, marry of the women, who seem good to you, two or three or four; and if ye fear that ye cannot do justice (to so many) then one (only) or (the captives) that your right hands possess. Thus it is more likely that ye will not do injustice.

Mohamed Ahmed - Samira

If you fear you cannot be equitable to orphan girls (in your charge, or misuse their persons), then marry women who are lawful for you, two, three, or four; but if you fear you cannot treat so many with equity, marry only one, or a maid or captive. This is better than being iniquitous.

Muhammad Asad

And if you have reason to fear that you might not act equitably towards orphans, then marry from among [other] women such as are lawful to you - [even] two, or three, or four: but if you have reason to fear that you might not be able to treat them with equal fairness, then [only] one - or [from among] those whom you rightfully possess. This will make it more likely that you will not deviate from the right course.

Mustafa Khattab

If you fear you might fail to give orphan women their ˹due˺ rights ˹if you were to marry them˺, then marry other women of your choice—two, three, or four. But if you are afraid you will fail to maintain justice, then ˹content yourselves with˺ one[1] or those ˹bondwomen˺ in your possession.[2] This way you are less likely to commit injustice.

Progressive Muslims

And if you fear that you cannot be just to the orphans, then marry those whom you see fit from their mothers, two, and three, and four. But if you fear you will not be fair, then only one, or whom you are already betrothed to. This is best that you do not face financial hardship.

Rashad Khalifa

If you deem it best for the orphans, you may marry their mothers - you may marry two, three, or four. If you fear lest you become unfair, then you shall be content with only one, or with what you already have. Additionally, you are thus more likely to avoid financial hardship.

Sahih International

And if you fear that you will not deal justly with the orphan girls, then marry those that please you of [other] women, two or three or four. But if you fear that you will not be just, then [marry only] one or those your right hand possesses. That is more suitable that you may not incline [to injustice].

Sam Gerrans

And if you fear that you will not do justice by the fatherless, then marry what pleases you of women: two or three or four. But if you fear that you will not do justice, then one — or what your right hands possess; that is more likely that you will not deviate.

Shabbir Ahmed

If you fear that the society shall not be able to do justice with orphans, (as may happen in times of war and political turbulence, the government shall announce a state of Emergency). In order to accommodate widows and orphans, men of sound finances and character shall be encouraged to marry these widows; two, three, and four (4:127). If you fear that you shall not be able to deal justly, then you must not take additional wives, and may continue with what you already have (4:129). This will prevent injustice and financial hardship. (Second marriage during peace time is a FRANK violation of the Qur'an).

Syed Vickar Ahamed

If you fear that you shall not be able to act justly with the orphan (girls), then marry (other) women of your choice, two, or three, or four; But if you fear that you will not be able to deal justly (with them), then marry one, or (a captive) that your right hands possess. That will be more suitable, to prevent you from doing injustice.

Taqi Usmani

If you fear that you will not do justice to the orphans, then, marry the women you like, in twos, in threes and in fours. But, if you fear that you will not maintain equity, then (keep to) one woman, or bondwomen you own. It will be closer to abstaining from injustice.

The Monotheist Group

And if you fear that you cannot be just to the orphans, then you may marry those who are agreeable to you of the women: two, and three, and four. But if you fear you will not be fair, then only one, or whom you maintain by your oaths. This is best that you do not face financial hardship.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩