Nisâ suresi

Nisâ suresi, 75. ayet

Nisâ suresi, 75. ayet. وَمَا لَكُمْ لَا تُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلْوِلْدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهْلُهَا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا

vemâ leküm lâ tüḳâtilûne fî sebîli-llâhi velmüstaḍ`afîne mine-rricâli vennisâi velvildâni-lleẕîne yeḳûlûne rabbenâ aḫricnâ min hâẕihi-lḳaryeti-żżâlimi ehlühâ. vec`al lenâ mil ledünke veliyyâ. vec`al lenâ mil ledünke neṣîrâ.

Diyanet İşleri

Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 72–78 · surenin 75. ayeti / 176

Konu Savaş, münafıkların tutumu; iyilik ve kötülük Nisâ 71–84 3

  1. Nisâ 72

    Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, "Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.

  2. Nisâ 73

    Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

  3. Nisâ 74

    O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

  4. 75

    Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?

  5. Nisâ 76

    İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.

  6. Nisâ 77

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

  7. Nisâ 78

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır" derler. Onlara bir kötülük gelirse, "Bu, senin yüzündendir" derler. (Ey Muhammed!) De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75. Bu buyruğu ile Yüce Allah, mü’min kullarını yolunda savaşmaya teşvik etmekte ve cihad duygularını harekete geçirmektedir. Çünkü cihad artık onlar için farz-ı ayın halini almıştır. Cihadı terk etmeleri dolayısı ile de artık büyük bir kınamayı hak etmiş duruma gelmişlerdir. O bakımdan şöyle buyurmaktadır: “Size ne oluyor ki Allah yolunda… savaşmıyorsunuz?” Yani hiçbir kurtuluş çaresi bulamayan, hiçbir çıkar yol bilmeyen, bununla birlikte düşmanları tarafından en büyük zulme uğratılmış bulunan, zayıf düşürülmüş (mustazaf) erkek, kadın ve çocuklar varken size ne oluyor da Allah yolunda savaşmıyorsunuz? Ki bu zayıf düşürülmüş kimseler, Yüce Allah’a halkı zalim olan bu ülkeden kendilerini kurtarması için dua etmektedirler. Bu zalimler, küfür ve şirk ile kendi nefislerine; eziyet, işkence, Allah’ın yolundan alıkoymak, dinlerine davetten ve hicretten engellemek sureti ile de mü’minlere zulmederler. İşte bu mustazaflar, kendilerine bir dost, bir yardımcı, kendilerine sahip çıkacak birini göndermesi ve onun kendilerini halkı zalim olan bu şehirden kurtarması için Yüce Allah’a dua ederler.

O halde sizin bu tür bir cihadınız, bizzat kendi ailenizi, çoluk çocuğunuzu ve namuslarınızı kurtarıp himaye etmek için savaşmak kabilindendir. Çünkü kâfirleri ele geçirmek kastı ile cihad, her ne kadar büyük bir fazilete sahip ise de ve böyle bir cihaddan geri kalan kimse en ileri derecede kınamayı hak etse de içinizden mustaz’af olan kimselerin kurtarılması kastı ile yapılan cihadın ecri daha çoktur, faydası da daha büyüktür. Çünkü böyle bir cihad, düşmanı defetme kabilindendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Allah’ın kelimesi en yüce olsun diye O'nun yolunda cihat etmenize ve aciz erkek, kadın ve çocukları kurtarmanıza ne engeldir? Ki onlar Allah'a şöyle seslenerek dua ederler: "Ey Rabbimiz! Ahalisi Allah'a şirk koşarak ve kullarına saldırarak zulmettiği için bizi bu Mekke’den çıkar. Bize senin katından bizim gözetim ve koruma sorumluluğumuzu yüklenecek ve bizden zararı def ederek yardımcı olacak birini gönder."

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ne oldu?
  2. لَكُمْ lekum size
  3. لَا la
  4. تُقَـٰتِلُونَ tukatilune savaşmıyorsunuz kök: قتل
  5. فِى fi
  6. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  7. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  8. وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ velmusted'afine ve zayıf kök: ضعف
  9. مِنَ mine (uğrunda)
  10. ٱلرِّجَالِ r-ricali erkekler kök: رجل
  11. وَٱلنِّسَآءِ ve nnisa'i ve kadınlar kök: نسو
  12. وَٱلْوِلْدَٰنِ velvildani ve çocuklar kök: ولد
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  14. يَقُولُونَ yekulune diyorlar kök: قول
  15. رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz kök: ربب
  16. أَخْرِجْنَا ehricna bizi çıkar kök: خرج
  17. مِنْ min
  18. هَـٰذِهِ hazihi şu
  19. ٱلْقَرْيَةِ l-karyeti kentten kök: قري
  20. ٱلظَّالِمِ z-zalimi zalim kök: ظلم
  21. أَهْلُهَا ehluha halkı kök: اهل
  22. وَٱجْعَل vec'al ve ver kök: جعل
  23. لَّنَا lena bize
  24. مِن min
  25. لَّدُنكَ ledunke katından kök: لدن
  26. وَلِيًّۭا veliyyen bir koruyucu kök: ولي
  27. وَٱجْعَل vec'al ve ver kök: جعل
  28. لَّنَا lena bize
  29. مِن min
  30. لَّدُنكَ ledunke katından kök: لدن
  31. نَصِيرًا nesiran bir yardımcı kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş)

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar; bize tarafından bir dost ver; bize katından bir yardımcı ver!" diyen zayıf düşürülmüş (zavallı) erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet müslümanların sadece kendileriyle değil, zulüm gören herkesle ilgili fedakârlıkta bulunmaları gerektiği hükmünü içermektedir. Allah yolunda, O'nun davası için zalimlerle mücadele edilmesini de dahası zayıf düşürülmüş insanlar için de savaşılmasını hükme bağlamıştır.

Mustafa İslamoğlu

Size ne oluyor da, Allah yolunda "Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalım olan şu beldeden kurtar ve rahmetinle bize sahip çıkacak bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder!" diye yalvaran güçsüz erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyormusunuz?

Muhammed Esed

Nasıl olur da Allah yolunda savaşmayı ve "Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtar(ıp özgürlüğe kavuştur) ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder!" diye yalvaran çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmayı reddedersiniz?

Ahmed Hulusi

Size ne oluyor da Allah yolunda, "Rabbimiz, halkı zalim olan şu yöreden bizi kurtar, ledünnünden bize bir veliyy meydana getir ve ledünnünden bir zafer oluştur" diye yakaran düşkün erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

Ali Bulaç

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?

Ali Özek ve heyeti

Size ne oldu da Allah yolunda ve «Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!» diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!

Ali Rıza Safa

Size ne oluyor da "Efendimiz! Halkı haksızlık yapan bu kentten bizi çıkar!" ve "Senin katından, bize bir dost gönder!" ve "Senin katından, bize bir yardımcı gönder!" diyerek yakarışlarda bulunan, umarsız erkekler, kadınlar ve çocuklar için, Allah'ın yolunda savaşmıyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

Nasıl olur da, Allah yolunda savaşmayı ve "Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtarıp özgürlüğe kavuştur ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olarak bir yardımcı gönder" diye yalvaran çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmayı reddedersiniz?

Edip Yüksel

Size ne oldu ki "Efendimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden kurtar, bize sahip çık, bize yardım et" diye feryat eden ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklara rağmen hala ALLAH yolunda savaşmıyorsunuz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size ne oldu ki 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden kurtar, bize sahip çık, bize yardım et,' diye feryad eden ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklara rağmen hala ALLAH yolunda savaşmıyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem size ne oluyor da Allah yolunda ve: "Ey bizim Rabbimiz, bizleri halkı zalim olan bu memleketten çıkar, tarafından bize bir sahip gönder ve yine tarafından bize bir yardımcı gönder." diye yalvarıp duran o ezilmiş erkekler, kadınlar ve yavrular uğrunda çarpışmıyorsunuz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem siz neyinize çarpışmayasınız? Allah yolunda ve o zebun edilmiş erkekler, kadınlar, yavrular uğurunda ki "yarebbena, bizleri bu ahalisi zalim memleketten çıkar, tarafından bize bir sahib gönder, tarafından bize bir yardımcı gönder!" diye yalvarıb duruyorlar.

Erhan Aktaş

Size ne oluyor da Allah yolunda ve: "Ey Rabb'imiz! Bizi halkı zalim olan bu beldeden çıkar, katından bize bir veli dipnot 1 ver, bize katından yardım edecek kimseler ver." diyen mustaz'af dipnot 2 erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 4:45. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size ne oluyor da Allah yolunda ve: "Ey Rabb'imiz! Bizi halkı zalim olan bu beldeden çıkar, katından bize bir veli dipnot 1 ver, bize katından yardım edecek kimseler ver" diyen mustaz'af dipnot 2 erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28)
  2. metne dön, dipnot 2
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size ne oluyor da Allah yolunda ve: "Ey Rabb'imiz! Bizi halkı zalim olan bu beldeden çıkar, katından bize sahip çıkacak ve yardım edecek kimseler gönder." diyen mustaz'af dipnot 1 erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çaresiz, zayıf düşürülmüş, kimsesiz.

Gültekin Onan

Size ne oluyor ki, Tanrı yolunda ve "Rabbimiz, bizi ehli zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?

Hasan Basri Çantay

Size ne oluyor ki Allah yolunda - ve acz-ü ıztırab içinde bırakılıb: "Ey Rabbimiz, bizi ahalisi zaalim olan şu memleketden (kurtarıb) çıkar, bize tarafından bir saahib gönder, bize katından bir yardımcı yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda düşmanla çarpışmıyorsunuz?

İbni Kesir

Siz ne oluyor da: Rabbımız, halkı zalim olan şu şehirden bizi kurtar, katından bize bir sahib gönder, bir yardımcı yolla, diyen; zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?

Mehmet Alagaş

(71-79) Ey iman edenler, hazırladıklarınızı alın ve ayrı ayrı yahut topluca sefere çıkın , sizden ağır davrananlar olacaktır , eğer, size bir musibet isabet ederse (hezimet katliam) derler ki Allah bana nimette bulundu da onlarla beraber şehit olmadım. Eğer ki size bir fazilet isabet ederse de (fetih, ganimet) o zaman sizinle onun arasında herhangi bir sevgi olmadığı halde diyecek ki keşke onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı başarsaydım. Dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar ise artık Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut yenerse / galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. Size ne oluyor ki Allah yolunda ve zayıf bırakılan adamlar kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz, ki onlar şunu diyorlar; Rabbimiz bizi halkı zalim olan bu memleketten çıkar, bizim için katından bir dost yap, bizim için katından bir yardımcı yap, iman edenler Allah yolunda savaşırlar, kafirler ise Tağut yolunda savaşırlar, şeytanın dostları ile savaşın, muhakkak ki şeytanın kurgu ladığı tuzak zayıftır. Onlara ellerinizi savaştan çekin, namaz kılın, zekâtı verin dendiğini görmedin mi? Ne zaman ki kendilerine savaş yazılırsa da onlardan bir bölüm, Allah ’tan tedirgin olduğu gibi hatta daha şiddetli bir tedirginlik ile insanlardan tedirgin olurlar, Rabbimiz bize niye savaş yazdın ki derler, yakın bir vakte kadar erteleseydin / tehir etseydin derler, dünyanın geçimlikleri azdır, sakınanlar için ise ahiret daha hayırlıdır, kıl kadar dahi, zulmedilmezsiniz. Ölüm sizin için nerede olursanız olun, hatta sağlam kaleler de dahi olsanız bilinir hale / idrak edilir hale gelir. Onlara bir güzellik isabet ederse, işte bu Allah’ın yanındandır, eğer onlara bir kötülük gelirse de bu sendendir derler de ki hepsi Allah’ın yanındandır , bu kavme ne oluyor ki, anlatılanı anlamaya yanaşmıyorlar , sana güzel olarak ne isabet etmişse Allah’tandır, sana kötü olarak ne isabet etmişse de o da kendindendir, biz seni insanlara elçi olarak gönderdik, şahit olarak Allah yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Size ne oluyor da "Ey Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan şu memleketten çıkar ve bize katından bir veli, bir yardımcı gönder." diyen zayıf bırakılmış erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda savaşmıyorsunuz?

Süleyman Ateş

Size ne oldu ki Allah yolunda ve "Rabbimiz bizi şu, halkı zalim kentten çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı ver!" diyen zayıf erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı

Size ne oluyor ki Allah yolunda ve ezilen erkekler, kadınlar, çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz! dipnot 1 Onlar şöyle yalvarıp durmaktalar: "Rabbimiz! Halkı zalim olan bu ülkeden bizi çıkar, katından bize sahip çıkacak birini gönder, bize katından bir yardımcı gönder."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müslümanların savaşmaları gereken durumlar şunlardır: 1- Dinleri sebebiyle kendilerine savaş açılması (Bakara 2/190). 2- Yurtlarından çıkarılmaları. 3- Çıkarılmalarına destek verilmesi (Tevbe 9/13, Hac 22/39, Mümtahine 60/8-9). 4- Ezilen toplumların çağrısı. 5- Barış antlaşmasının bozulması (Tevbe 9/13). 6- Barış antlaşması yapılmış bir toplumun antlaşmayı bozacağından delile dayalı olarak endişe edilmesi (Enfal 8/58). 7- Savaşan iki mümin grubun aralarının düzeltilmesine rağmen onlardan birinin saldırılarına devam etmesi (Hucurat 49/9).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah yolunda ve güçsüz bırakılmış çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda savaşmamak için ne gerekçeniz olabilir? Onlar(ezilenler) "Rabbimiz! Halkı yanlışlar içinde olan bu şehirden bizi çıkar, bize katından bir lider (veli) gönder, bize katından bir yardımcı gönder." diye yalvarıp dururlar.

Şaban Britch

Size ne oluyor da "Ey Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan şu memleketten (Mekke'den) çıkar, bize katından bir sahip yardımcı gönder" diyen, çaresiz adamlar, kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda savaşmıyorsunuz?

Şaban Piriş

Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Rabbimiz bizi, idarecileri zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli gönder bize katından bir yardımcı yolla!" diyen çaresiz adamlar, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?!

Yaşar Nuri Öztürk

Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz bizi, halkı zulme sapmış şu kentten çıkar; katından bize bir dost gönder, katından bize bir yardımcı gönder!" diye yakaran mazlum ve çaresiz erkekler, kadınlar, yavrular için savaşmıyorsunuz!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And why should you not fight in the cause of Allah when the helpless and the oppressed among the men, the women and the children give voice to their emotion and appeal to Allah for aid; they pray: "We pray and beseech you, O Allah, our Creator, to deliver us out of this City (Macca) whose inhabitants are espoused to tyranny and oppression, and confer on us Your tutelage and afford us Your help".

Abdul Haleem

Why should you not fight in God’s cause and for those oppressed men, women, and children who cry out, ‘Lord, rescue us from this town whose people are oppressors! By Your grace, give us a protector and give us a helper!’?

Abdullah Yusuf Ali

And why should ye not fight in the cause of Allah and of those who, being weak, are ill-treated (and oppressed)?- Men, women, and children, whose cry is: "Our Lord! Rescue us from this town, whose people are oppressors; and raise for us from thee one who will protect; and raise for us from thee one who will help!"

Abul A'la Maududi

How is it that you do not fight in the way of Allah and in support of the helpless - men, women and children -who pray: 'Our Lord, bring us out of this land whose people are oppressors and appoint for us from Yourself, a protector, and appoint for us from Yourself a helper'? dipnot 1 .

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to those wronged, persecuted men, women and children of Makka and of the other tribes in Arabia who had embraced Islam, but were able neither to emigrate nor to protect themselves from the wrongs to which they were subjected. These helpless people suffered many forms of persecution, and prayed for deliverance from oppression.

Aisha Bewley

What reason could you have for not fighting in the Way of Allah – for those men, women and children who are oppressed and say, ‘Our Lord, take us out of this city whose inhabitants are wrongdoers! Give us a protector from You! Give us a helper from You!’?

Al-Hilali & Khan

And what is wrong with you that you fight not in the Cause of Allâh, and for those weak, ill-treated and oppressed among men, women, and children, whose cry is: "Our Lord! Rescue us from this town whose people are oppressors; and raise for us from You one who will protect, and raise for us from You one who will help."

Ali Quli Qarai

Why should you not fight in the way of Allah and the abased men, women, and children, who say, ‘Our Lord, bring us out of this town whose people are wrongdoers, and appoint for us a guardian from You, and appoint for us a helper from You’?

Amatul Rahman Omar

What (excuse) have you (to offer) that you would not fight in the cause of Allâh and for (the rescue of) the weak and the down-trodden men and women and the children who all say, `Our Lord! take us out of this town of which the people are tyrants, and grant us a defender who comes from You and a helper by Your Own grace. '

Arthur John Arberry

How is it with you, that you do not fight in the way of God, and for the men, women, and children who, being abased, say, 'Our Lord, bring us forth from this city whose people are evildoers, and appoint t us a protector from Thee, and appoint to us from Thee a helper'?

Bijan Moeinian

How is it possible that one refrain from fighting in the cause of God while hearing that the helpless and oppressed men, women and children [who can not migrate to the only safe island for Muslims, i. e., Medina at the time and] implore God: "Lord, rescue us from these oppressors and send us a protector out of your grace."

E. Henry Palmer

What ails you that ye do not fight in God's way, and for the weak men and women and children, who say, 'Lord, bring us out of this town of oppressive folk, and make for us from Thee a patron, and make for us from Thee a help?'

Edip-Layth

Why do you not fight in the cause of God, when the oppressed amongst the men and women and children say, "Our Lord, bring us out of this town whose people are wicked, and grant us from Yourself a Supporter, and grant us from Yourself a Victor!"

George Sale

And what ails you, that ye fight not for God's true religion, and in defence of the weak among men, women, and children, who say, O Lord, bring us forth from this city, whose inhabitants are wicked; grant us from before thee a protector, and grant us from before thee a defender.

Hamid S. Aziz

What ails you that you do not fight in Allah's way, and for the weak (oppressed) men, women and children, who cry, "Lord, rescue us from this town of oppressive people, and raise for us from Thee a Patron (or protecting friend), and raise for us from Thee a help?"

Mahmoud Ghali

And what is it with you, that you do not fight in the way of Allah, (the way) and of the ones deemed weak among the men, women and newborns, who say, "Our Lord, bring us out of this town (i. e. Makkah, where Muslims were persecuted after Hijrah) whose population is unjust, and set for us a constant patron from very close to You, and set for us from very close to You a ready vindicator."

Marmaduke Pickthall

How should ye not fight for the cause of Allah and of the feeble among men and of the women and the children who are crying: Our Lord! Bring us forth from out this town of which the people are oppressors! Oh, give us from thy presence some protecting friend! Oh, give us from Thy presence some defender!

Mohamed Ahmed - Samira

What has come upon you that you fight not in the cause of God and for the oppressed, men, women and children, who pray: "Get us out of this city, O Lord, whose people are oppressors; so send us a friend by Your will, and send us a helper. "

Muhammad Asad

And how could you refuse to fight in the cause of God and of the utterly helpless men and women and children who are crying, "O our Sustainer! Lead us forth [to freedom] out of this land whose people are oppressors, and raise for us, out of Thy grace, a protector, and raise for us, out of Thy grace, one who will bring us succour!"

Mustafa Khattab

And what is it with you? You do not fight in the cause of Allah and for oppressed men, women, and children who cry out, "Our Lord! Deliver us from this land of oppressors! Appoint for us a saviour; appoint for us a helper—all by Your grace."

Progressive Muslims

And why do you not fight in the cause of God, when the weak amongst the men and women and children Say: "Our Lord, bring us out of this town whose people are wicked, and grant us from Yourself a Supporter, and grant us from Yourself a Victor!"

Rashad Khalifa

Why should you not fight in the cause of GOD when weak men, women, and children are imploring: "Our Lord, deliver us from this community whose people are oppressive, and be You our Lord and Master."

Sahih International

And what is [the matter] with you that you fight not in the cause of Allah and [for] the oppressed among men, women, and children who say, "Our Lord, take us out of this city of oppressive people and appoint for us from Yourself a protector and appoint for us from Yourself a helper?"

Sam Gerrans

And why should you not fight in the cause of God, and of the oppressed among the men, and the women, and the children who say: “Our Lord: take Thou us out of this city whose people are wrongdoers; and give Thou us from Thyself an ally; and give Thou us from Thyself a helper”?

Shabbir Ahmed

What has happened to you that you fight not in the Cause of Allah? Defenseless men, women, and children are being oppressed and crying, "Our Lord! Rescue us from this town whose people are oppressors, and raise for us protectors and helpers. " It is not the Law of Allah that He comes and fights in person, or sends His armies or angels physically (22:39)

Syed Vickar Ahamed

And what is wrong with you (believers) not to fight in the cause of Allah, those (believers) who, are weak, the ill-treated (and oppressed)? Men, women, and children, the cry is: "Our Lord! Rescue us from this town, whose people are oppressors; And from You give us a guardian who will protect; And from You give us one who will help!

Taqi Usmani

What has happened to you that you do not fight in the way of Allah, and for the oppressed among men, women and children who say, "Our Lord, take us out from this town whose people are cruel, and make for us a supporter from Your own, and make for us a helper from Your own."

The Monotheist Group

And why do you not fight in the cause of God, when the weak among the men and women and children say: "Our Lord, bring us out of this town whose people are wicked, and grant us from Yourself a supporter, and grant us from Yourself a victor!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩