Diyanet İşleri
Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Nûh suresi
Nûh suresi, 2. ayet. قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
ḳâle yâ ḳavmi innî leküm neẕîrum mübîn.
Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un gönderilişi ve daveti Nûh 1–4 3
Şüphesiz biz Nuh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.
Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 2–4. ayetler için yazılmıştır.
2. Nûh aleyhisselam da bu emre riâyet edip Yüce Allah’ın emrini yerine getirmek için elini çabuk tuttu ve “(kavmine) dedi ki: Ey kavmim! Şüphesiz ben sizin için apaçık uyarıcıyım.” Benim sizi korkutup uyarışım çok açık ve ortadadır. Çünkü onun kendisi ile korkutup uyardığı hususu, neden korkutup uyardığını ve kurtuluşun ne ile gerçekleşeceğini açıkça onlara bildirmişti. O, bütün bu hususları en ufak bir kapalı taraf kalmayacak şekilde onlara açıklamıştı.
3-4. Onlara kurtuluşun esasını bildirip gereğini yerine getirmelerini emretmek üzere şunları söylemişti: “Allah’a ibadet edin, O’ndan korkup sakının.” Bu ise yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmek, O’nu tevhid etmek, şirkten, şirk yollarından ve şirk vesilelerinden uzak durmakla olur.
Allah’tan korktukları takdirde Allah da günahlarını bağışlar. Günahları bağışlandı mı onlar azaptan kurtulurlar ve mükâfata nail olurlar.
"Ve sizi belli bir vadeye kadar ertelesin.” Bu dünya yurdunda sizi faydalandırsın ve belli bir süreye kadar helâki sizden uzaklaştırsın. Yani dünyada Allah’ın kaza ve kaderi gereğince belli bir süreye kadar kalışı takdir eden O’dur. Ebediyen dünyadan yararlanmak söz konusu değildir. Çünkü ölüm kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
“Çünkü Allah’ın takdir ettiği vade geldi mi artık ertelenmez. Keşke bilseydiniz!” Ama siz Allah’ı inkâr ettiniz ve O’na karşı inatlaştınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nûh kavmine şöyle dedi: “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için Allah’a tövbe etmemeniz halinde sizi bekleyen azaba karşı uyarısı apaçık olan bir uyarıcıyım.''
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
(Nuh) "Ey kavmim!" dedi, "Ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım".
(Nuh) "Ey halkım!" diye seslendi, "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım,
(Nuh) dedi ki: "Ey halkım; kesinlikle size gelmiş apaçık bir uyarıcıyım!"
O da dedi ki: "Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım."
Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, apaçık uyaran bir kimseyim.
Dedi ki: "Ey toplumum! Aslında, ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım!"
- Nuh, onlara şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!"
Dedi ki, "Ey halkım, ben size apaçık bir uyarıcıyım."
Dedi ki, 'Ey halkım, ben size apaçık bir uyarıcıyım.'
Dedi ki: "Ey kavmim, haberiniz olsun, ben size açık bir uyarıcıyım!
Dedi ki: ey kavmım! Haberiniz olsun ben size açık bir nezirim
"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.
"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.
"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.
O da dedi ki: "Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım."
Dedi ki: Ey kavmim, muhakkak ki ben sizi (başınıza gelecek azabdan) apaçık korkutan bir peygamberim".
Dedi ki: Ey kavmim; şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
(1-4) Biz Nuh’u kavmine “kavmini onlara acıtıcı bir azap gelmeden evvel uyar” diye gönderdik , dedi ki Ey kavmim ben size apaçık bir uyarıcıyım , Allah’a ibadet edin, O’ndan sakının ve bana uyun, sizi günahlarınızdan bağışlasın sizi belli bir süreye kadar ötelesin / tehir etsin , Muhakkak ki Allah’ın süresi geldiğinde tehir edilmez, Ah keşke biliyor olsaydınız dedi.
Dedi ki: "Ey kavmim! Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.''
"Ey kavmim, dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım."
Nuh şöyle dedi: "Ey halkım! Ben sizin için açık bir uyarıcıyım: dipnot 1
Onlara şöyle dedi: "Ey halkım! Ben size doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.
Ey kavmim, dedi. Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.
-Ey kavmim, dedi. Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.
O dedi ki: "Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Nuh said to them: "My people I am sent to you as a spectacle and a warning to caution you in clear and plain words of impending danger and misfortunes".
And so he said, ‘My people, I am here to warn you plainly.
He said: "O my People! I am to you a Warner, clear and open:
Noah said: "My people, I have certainly been sent as a clear warner to you,
He said, ‘My people, I am a clear warner to you.
He said: "O my people! Verily, I am a plain warner to you,
He said, ‘O my people! Indeed I am a manifest warner to you.
He said, `O my people! I am a plain Warner to you.
He said, 'O my people, I am unto you a clear warner,
Noah said: "My people, God has sent me to plainly relay His message to you. "
Said he, 'O my people! verily, I am to you an obvious warner,
He said, "My people, I am to you a clear warner."
Noah said, O my people, verily I am a public warner unto you;
He said, "O my people! Surely I am a plain Warner to you:
He said, "O my people, surely I am to you an evident warner,
He said: O my people! Lo! I am a plain warner unto you
He said: "O my people, I warn you clearly
[And Noah] said: "O my people! I am but a plain warner to you, [sent to tell you]
Noah proclaimed, "O my people! I am truly sent to you with a clear warning:
He said: "My people, I am to you a clear warner. "
He said, "O my people, I am a manifest warner to you.
He said, "O my people, indeed I am to you a clear warner,
He said: “O my people: I am to you a clear warner:
He said, "O My people! Behold, I am a plain Warner to you.
He said: "O my people! Verily, I am an open warner to you:
He said, "O my people, I openly warn you
He said: "My people, I am to you a clear warner."