Diyanet İşleri
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
Ra'd suresi
Ra'd suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ
veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike vece`alnâ lehüm ezvâcev veẕürriyyeh. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. likülli ecelin kitâb.
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik Ra'd 38–43 3
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanların sonudur. İnkar edenlerin sonu ise ateştir.
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur'an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkar edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır."
Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O'nun yanındadır.
Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.
Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O'nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. “Andolsun ki biz senden önce de peygamberler göndermiş” yani insanlara ilk gönderilen peygamber sen değilsin ki senin peygamberliğini garip karşılasınlar “ve onlara eşler ve evlâtlar vermişizdir.” O bakımdan düşmanların -senden önceki diğer peygamber kardeşlerinin eşleri ve zürriyetleri olduğu gibi- senin de olduğu için seni ayıplamasınlar. Onlar senden önceki peygamberlerin de bu durumda olduklarını bildikleri halde seni bundan dolayı ne diye ayıplıyorlar? Bunun tek sebebi, hevâlarına ve kötü maksatlarına uymalarıdır.
Eğer onlar, kendilerinin teklif ettikleri bir mucize göstermeyi senden isteyecek olurlarsa, şunu bilmeliler ki senin bu konuda hiçbir yetkin yoktur. Zira “Allah’ın izni olmaksızın bir peygamberin herhangi bir mucize getirmesi mümkün değildir.” Allah da böyle bir şeye ancak kader ve kazası ile tayin ettiği vakti gelince izin verir. “Her vadenin (yazılmış olduğu) bir kitap vardır.” Ne ondan önceye alınır ne de sonraya kalır. Onların, mucizelerin çabucak gelmesini istemeleri yahut azabın hemen indirilmesini beklemeleri, Yüce Allah'ın sonradan olacağını takdir ettiği bir şeyi öne almasını gerektirmez. Ayrıca O, ne dilerse onu yapar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Ant olsun ki senden önce de insanlardan resuller gönderdik. Sonradan ortaya çıkan tek resul değilsin. Onlara da diğer insanlar gibi eşler ve evlatlar verdik. Onları, melekler gibi evlenmeyen ve çocuğu olmayan kimseler kılmadık. Sen de beşer olup evlenen ve çocuk edinen o resullerden birisisin. Neden müşrikler senin böyle olmana şaşırıyorlar? Allah'ın izni olmaksızın bir resulün kendiliğinden bir mucize getirmesi mümkün değildir. Allah'ın takdir ettiği her iş bir kitapta zikredilmiştir. Ecel ne öne gelir ne de gecikir.
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Ecel
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına…
Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.
Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)
"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen…
Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik ve onlara da eşler ve çocuklar vermiştik. Allah'ın izni olmadan hiçbir elçi için bir ayet (mucize) getirme imkânı yoktur. Her sürenin yazıldığı bir kitap (yasa) vardır.
Doğrusu, senden önce de elçiler göndermiş, onlara da eşler ve çocuklar vermiştik. Allah'ın izni olmaksızın bir peygamberin (kendiliğinden) bir mucize getirmesi olacak şey değildir; (kaldı ki) her dönemin, (kendine has) bir mesajı vardır.
Hiç şüphesiz, senden önce de elçiler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik; Allah'ın izni olmadıkça hiçbir peygamberin bir mucize göstermesi düşünülemez. Her çağa özgü vahyi bir mesaj vardır:
Andolsun, biz senden önce de Rasuller irsal ettik ve onlara eşler ve zürriyet verdik. . . Bir Rasulün, Allah'ın izni (Bi-iznillah) dışında, delil olarak gelmesi mümkün değildir. . . Her hükmün oluşması için takdir edilmiş bir süre vardır!
Andolsun, senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek olacak iş değildi. Her ecel (tesbit edilmiş süre) için bir kitap (yazı, hüküm, son) vardır.
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.
Gerçek şu ki, senden önce de elçiler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadıkça, bir elçinin mucize getirmesi olacak şey değildir. Belirlenmiş her süre için bir Kitap vardır.
Andolsun, biz senden önce de peygamberler gönderdik; onlara da eşler ve çocuklar verdik. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça herhangi bir mucize getiremez. Her ecel için bir yazı/belirlenmiş bir vakit vardır.
Senden önce elçiler gönderdik ve onlara eşler ve çocuklar verdik. ALLAH'ın izni olmadan hiçbir elçi bir mucize getiremez. Her dönemin bir yazgısı vardır.
Senden önce elçiler gönderdik ve onlara eşler ve çocuklar verdik. ALLAH'ın izni olmadan hiç bir elçi bir mucize getiremez. Her dönemin bir yazgısı vardır.
Andolsun ki, Biz senden önce de peygamberler gönderdik; onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadıkça bir mucize getirmek, hiçbir peygamberin haddi değildir. Her ecel için bir yazı vardır.
Kasem olsun ki biz senden evvel de Resuller gönderdik, onlara da hem zevceleri verdik hem zürriyyet, hiç bir Resulün ise Allahın iznine iktiran etmedikçe bir ayet getirmek haddi değildir, her ecel için bir yazı vardır
Ant olsun ki senden önce de Resuller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Bir Resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet dipnot 1 getirmesi mümkün değildir. Her ecelin dipnot 2 bir kitabı dipnot 3 vardır.
Ant olsun ki senden önce de resuller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Bir resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet dipnot 1 getirmesi mümkün değildir. Her ecelin dipnot 2 bir kitabı dipnot 3 vardır.
Ant olsun ki senden önce de rasuller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Bir rasul için Allah'ın izni olmadan bir ayet dipnot 1 getirmesi mümkün değildir. Her ecelin dipnot 2 bir kitabı dipnot 3 vardır.
Andolsun senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik. Tanrı'nın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayet getirmek olacak iş değildi. Her ecel için bir kitap [yazı, hüküm, son] vardır.
Andolsun ki biz senden önce de peygamberler göndermişiz, onlara da zevceler ve evladlar vermişizdir. Allahın izni olmadıkça her hangi bir ayeti (bir mu'cizeyi) getirmek hiçbir peygamberin haddi değildir. Her zamanın (kulların maslahatlarına göre) yazılmış hükmü vardır.
Andolsun ki; senden önce nice peygamberler gönderdik. Onlara eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiç bir peygamber bir ayet getiremez. Herkesin süresi yazılıdır.
(35-43) Sakınanlara vaat edilen cennetin örneği / misali şöyledir , altlarından nehirler akar, yemişleri de gölgeleri de süreklidir / daimidir, bu sakınanların sonudur / akıbetidir, kafirlerin sonu / ukbâsı ateştir. Kitap verdiğimiz kişiler sana indirilenle rahatlıyorlar / ferahlıyorlar , taraflardan bazıları onu belirsiz hale / tanınmaz hale getiriyorlar / inkâr ediyorlar. De ki muhakkak ki ben Allah’a ibadet etmekle emrolundum , ona ortak koşmamakla emrolundum, O’na çağrıda bulunurum / dua ederim, dönüp gelişim O’nadır. Böylece O’nu arabi bir hüküm olarak indirdik , eğer ki sana bilgi / ilim geldikten sonra onların keyflerine uyarsan, senin Allah’a karşı ne dostun ne de kurtarıcın yoktur. Kesin olan şu ki, s enden önce de resuller gönderdik, onlara eşler / zevceler ve soy sop verdik, Allah’ın izni dışında Resullerin ayet getirmeleri olmaz, her süre / her ecel yazılıdır. Allah istediğini yok eder / imha eder istediğini de sabitler, ana Kitap O’nun yanındadır. (Allah ana kitaptan diğer kitaplara müdahale edebilir) Onlara vaat ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de yahut seni vefat ettirsek de senin üzerine düşen bi lgilendirmektir / tebliğdir (tebligat) hesap sormak bizim üzerimizdedir. Arza geldiğimizi, onun uçlarından / etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Allah karar veriyor / hükmediyor, O’nun hükmünün peşine düşecek / takip edecek yoktur, O, çabuk / seri hesap görendir. Onlardan öncekiler de tuzak / düzenek kurguladılar, t üm tuzaklar Allah’ındır. (Gerçekleşmesi O’nun elindedir) Her kişinin / her nefsin ne yapacağını bilir , kafirler ileride son yurdun / akıbet yurdunun kimin olacağını bilecekler, kafirler diyorlar ki sen gönderilen değilsin de ki Allah’ın ve yanında kitaba dair bilgisi olanların, benimle sizin aranızda ki şahitliği yeterlidir.
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.
Andolsun, biz senden önce de elçiler gönderdik, onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir elçi, bir ayet (mu'cize) getiremezdi. Her sürenin bir yazısı vardır (herşeyin zamanı yazılıp tesbit edilmiştir).
Biz senden önce de elçiler gönderdik. Onlara eşler ve evlatlar verdik. Hiçbir elçinin Allah'ın izni olmadan bir ayet /bir mucize getirmesi mümkün değildir dipnot 1 . Her ecelin yazılı bir kaydı vardır dipnot 2 .
Senden önce de elçiler gönderdik. Onlara eşler, evlatlar vermiştik. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir ayet (belge, mucize) getiremez. Her çağın (dönemin) bir Kitap'ı vardır.
Senden önce de rasûlleri göndermiştik; onları eş ve çocuk sahibi kılmıştık. Allah’ın izni olmadan hiçbir rasûlün bir ayet getirmesi mümkün değildir. Her ecel (süresi) yazılmıştır.
Senden önce de peygamberler göndermiştik; onları eş ve çocuk sahibi kılmıştık. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir ayet getirmesi mümkün değildir. Her ecel bir yazgıdır.
Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik, onlara da eşler ve evlatlar verdik. Hiçbir resul, Allah'ın izni olmadıkça herhangi bir mucize getiremez. Her süre için bir yazı vardır.
We sent Messengers before you O Muhammad who were human and We entered them into matrimony and We gave them a progeny, and it was not for any of them to work a miracle of his own, their miracles were worked and Authorized by Allah and were imparted to them as He ordained. Every period of time has its divine Book and appropriate constitution.
We sent messengers before you and gave them wives and offspring; no messenger was given the power to produce a miracle except with God’s permission. There was a Scripture for every age:
We did send messengers before thee, and appointed for them wives and children: and it was never the part of a messenger to bring a sign except as Allah permitted (or commanded). For each period is a Book (revealed).
We indeed sent many Messengers before you and We gave them wives and children; dipnot 1 and no Messenger had the power to produce a miraculous sign except by the command of Allah. dipnot 2 Every age has its own (revealed) Book.
We sent Messengers before you and gave them wives and children. Nor was any Messenger able to bring a Sign except by Allah’s permission. There is a prescribed limit to every term.
And indeed We sent Messengers before you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) and made for them wives and offspring. And it was not for a Messenger to bring a sign except by Allâh’s Leave. (For) every matter there is a Decree (from Allâh). [Tafsir Al-Tabari]
Certainly We have sent apostles before you, and We appointed for them wives and descendants; and an apostle may not bring a sign except by Allah’s leave. There is a written [schedule] for every term:
And most surely, We sent before you many Messengers and We gave them wives and children. Yet it was not possible for a Messenger to bring a sign but by Allâh's command. For everything that has an appointed term, there is a (divine) law (to regulate it).
And We sent Messengers before thee, and We assigned to them wives, and seed; and it was not for any Messengers to bring a sign, but by God's leave. Every term has a Book.
I have sent many Messengers before you and (in spite of those who think that the Prophets had to do nothing with the carnal desire) they were married and had children (it is therefore possible that, as some Christians believe, Christ was married and had children. ) No Prophet can come up with a miracle without the Lord’s permission as predetermined by God (for a specific purpose and occasion.)
And we sent apostles before thee, and we made for them wives and seed; and no apostle could bring a sign save by God's permission;- for every period there is a book.
We have sent messengers before you and We have made for them mates and offspring. It was not for a messenger to come with any sign except by God's leave, but for every time there is a decree.
We have formerly sent apostles before thee, and bestowed on them wives and children; and no apostle had the power to come with a sign, unless by the permission of God. Every age hath its book of revelation:
And verily, We sent Messengers before you, and We appointed for them wives and offsprings; and it was not given to any Messenger that he should bring a sign save by Allah's permission. For every period there is a Book revealed (or Law decreed or Decree established).
And indeed We have already sent Messengers even before you, and We made for them spouses and offspring; and in no way was it for a Messenger to come up with a sign except by the permission of Allah. Every term has a Book.
And verily We sent messengers (to mankind) before thee, and We appointed for them wives and offspring, and it was not (given) to any messenger that he should bring a portent save by Allah's leave. For everything there is a time prescribed.
We sent many apostles before you, and bestowed on them wives and children, but it was not for any apostle to come up with a miracle unless by the leave of God. For every age there is a law.
And, truly, We sent forth apostles before thee, and We appointed for them wives and offspring; and it was not given to any apostle to produce a miracle save at God's behest. Every age has had its revelation:
We have certainly sent messengers before you ˹O Prophet˺ and blessed them with wives and offspring. It was not for any messenger to bring a sign without Allah’s permission. Every destined matter has a ˹set˺ time.
And We have sent messengers before you and We have made for them mates and offspring. It was not for a messenger to come with any sign except by God's leave, but for every time there is a decree.
We have sent messengers before you, and we made them husbands with wives and children. No messenger can produce a miracle without GOD's authorization, and in accordance with a specific, predetermined time.
And We have already sent messengers before you and assigned to them wives and descendants. And it was not for a messenger to come with a sign except by permission of Allah. For every term is a decree.
And We sent messengers before thee. And We appointed for them wives, and progeny; and it was for a messenger to bring a proof only by the leave of God. For every term is a writ.
And verily We sent Messengers before you, and We appointed for them wives and children as well. (They all were mortal human beings and they conveyed Allah's Revelation as commanded). It was not given to any Messenger that he could bring a Sign (the requital they hastened for), but it came according to Allah's Law of Respite. For every rise and for every fall, there is a Written Law. (7:34).
And indeed, We (Allah) did send messengers before you, and gave them wives and children: And it was never the duty of a messenger to bring a Sign except as Allah permitted (or ordered, for) each period is a Book (revealed).
We have sent messengers before you, and gave them wives and children. It is not for a messenger to bring a verse without the will of Allah. For every age there are some rules prescribed.
AndWe have sent messengers before you and We have made for them mates and offspring. It was not for a messenger to come with any sign except with the permission of God; for each period there is a Book.