Diyanet İşleri
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Alay edenler ve hüküm günü Sâffât 12–21 3
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 16–17. ayetler için yazılmıştır.
16-17. Yine hayret edilecek bir başka husus da onların, yerin ve göklerin Rabbi olan Allah’ın kudretini bütün yönleri ile eksik ve aciz bulunan Ademoğlunun kudretine kıyas etmeleri ve öldükten sonra dirilişi çok uzak bir ihtimal görerek ve hatta inkâr ederek şöyle demeleridir: “Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltileceğiz? Geçmiş atalarımız da mı?” Onların ileri sürecekleri en büyük delil ve nihai bilgileri bu sözden ibaret olduğu için Yüce Allah, Rasûlüne onları uyarıp korkutma anlamı içerecek şekilde şöyle cevap vermesini emretmiştir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Biz; ölüp toprak, çürümüş parçalanmış kemikler haline geldiğimiz zaman biz ondan sonra yeniden mi diriltileceğiz? Şüphesiz mümkün değil." dediler.
Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"
Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"
Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm
Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz ölüp de toprak ve kemik hâline gelmişken mi, biz mi diriltileceğiz?
ne yani, biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?
"Ne? Ölüp toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra sahiden yeniden dirilecek miyiz?
"Öldüğümüz, toprak ve kemikler olduğumuzda, gerçekten biz ba's olunacak mıyız?"
"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"
Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı , diriltileceğiz ?
"Öldüğümüz ve toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı? Gerçekten, bize yeniden yaşam mı verilecek?"
"Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı diriltileceğiz?"
"Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmişiz?"
'Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı, biz mi diriltilecekmişiz?'
Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecek mişiz?
Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı? Biz mi ba'solunacakmışız?
"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"
"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"
"Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?"
"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"
"Biz olub de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mı, saahiden biz mi mutlakaa diriltilmiş olacağız"?.
Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuzda mı, biz mi, diriltileceğiz?
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?
"Yani biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi diriltilecek mişiz?"
Ölüp de toprak ve kemikler haline geldikten sonra, gerçekten tekrar diriltilecek miyiz?
Yani ölüp de toprak ve kemikler haline geldikten sonra, gerçekten tekrar kalkacak mıyız?
Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?
Ölüp, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz yeniden diriltileceğiz?!
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı? Biz gerçekten diriltilecek miyiz?"
Maintaining the false dictum, they add: "How can we be raised after death and be restored to life after we have been reduced to dust and disintegrated bones!"
‘What! After we have died and become dust and bones, shall we really be raised up again,
"What! when we die, and become dust and bones, shall we (then) be raised up (again)
Is it ever possible that after we die and are reduced to dust and (a skeleton of) bones, we will be raised to life?
When we are dead and turned to dust and bones will we then be raised up again alive?
"When we are dead and have become dust and bones, shall we (then) verily be resurrected?
‘What! When we are dead and have become dust and bones, shall we be resurrected?
`Well (can it be possible that) when we are dead and reduced to dust and bones we shall be raised to life (again)?
What, when we are dead and become dust and bones, shall we indeed be raised up?
They say: "This is nonsense ….
What! when we are dead, and have become earth and bones, shall we then be raised?
"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected?"
After we shall be dead, and become dust and bones, shall we really be raised to life,
"What! When we are dead and have become dust and bones, shall we then certainly be raised,
When we die and are dust and bones, will we surely be made to rise again indeed?
When we are dead and have become dust and bones, shall we then, forsooth, be raised (again)?
When we are dead and turned to dust and bones, how can we be raised again,
Why - after we have died and become mere dust and bones, shall we, forsooth, be raised from the dead? –
When we are dead and reduced to dust and bones, will we really be resurrected?
"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected"
"After we die and become dust and bones, do we get resurrected?
When we have died and become dust and bones, are we indeed to be resurrected?
“When we are dead and are dust and bones, will we be raised?
"What! When we are dead and have become dust and bones, shall we then be raised again?
"What!" (they ask), "When we are dead, and become dust and bones, shall we (then) be resurrected (raised up again)?
Is it when we have died and become dust and bones, that we shall be raised again,
"Can it be that after we die and become dust and bones, that we are resurrected?"