Sâffât suresi

Sâffât suresi, 13. ayet

Sâffât suresi, 13. ayet. وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

veiẕâ ẕükkirû lâ yeẕkürûn.

Diyanet İşleri

Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 10–16 · surenin 13. ayeti / 182
  1. Sâffât 10

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

  2. Sâffât 11

    (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

  3. Sâffât 12

    Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

  4. 13

    Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

  5. Sâffât 14

    Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

  6. Sâffât 15

    (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

  7. Sâffât 16

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Yine hayret edilecek bir husus da şudur ki “onlara öğüt verildiğinde” fıtrat ve akılları ile bildikleri, kavradıkları bir husus hatırlatılıp ona dikkatleri çekilecek olsa dahi ondan “öğüt almazlar.”

Eğer cahilliklerinden ötürü bunu yapıyor iseler şüphesiz bu, onların çok ileri derecede ahmak olduklarına dair en büyük delildir. Çünkü onlara fıtratta yer etmiş, akıl ile kesin olarak bilinebilecek ve herhangi bir karışıklığı olmayan bir husus hatırlatılmaktadır. Eğer bilmezlikten gelerek, inat ile bunu yapıyorlarsa bu, daha hayret edilecek ve daha garip bir şeydir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu müşriklere öğüt verildiği zaman kalplerinin katılığından dolayı ondan öğüt alıp faydalanmazlar.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve ne zaman
  2. ذُكِّرُوا۟ zukkiru öğüt verilse kök: ذكر
  3. لَا la
  4. يَذْكُرُونَ yezkurune öğüt almazlar kök: ذكر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine (gerçekler) hatırlatıldığı zaman (gerçeği) hatırlamazlar.

Mustafa İslamoğlu

hatırlatıldığı zaman da öğüt almazlar;

Muhammed Esed

ve (hakikat) kendilerine hatırlatıldığında onu kavramaya yanaşmazlar;

Ahmed Hulusi

Onlar hatırlatıldıklarında da hatırlayıp düşünmezler!

Ali Bulaç

Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik öğreti verildiğinde öğüt almıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine öğüt verilse, öğüt almıyorlar.

Edip Yüksel

Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Uyarıldıklarında da düşünmüyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

İhtar edildiklerinde de düşünmüyorlar

Erhan Aktaş

Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.

Gültekin Onan

Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine (Kur'an ile) va'z edilince düşünüb de öğüt kabul etmezler,

İbni Kesir

Kendilerine öğüt verildiğinde ise öğüt dinlemezler.

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.

Süleyman Ateş

Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğru bilgiye vurgu yapıldığında o bilgiyle ilgilenmiyorlar.

Şaban Britch

Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

Şaban Piriş

Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşünüp taşınmaya çağrıldıklarında düşünmüyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when exhorted to acknowledge Allah's Oneness, Uniqueness, Omnipotence and Omniscience, they pay no heed.

Abdul Haleem

take no heed when they are warned,

Abdullah Yusuf Ali

And, when they are admonished, pay no heed,-

Abul A'la Maududi

and when they are admonished, they pay no heed;

Aisha Bewley

When they are reminded they do not pay heed.

Al-Hilali & Khan

And when they are reminded, they pay no attention.

Ali Quli Qarai

and [even] when admonished do not take admonition,

Amatul Rahman Omar

When they are admonished they pay no heed;

Arthur John Arberry

and, when reminded, do not remember

Bijan Moeinian

While the believers are at awe [with God’s creative power], the disbelievers making fun [of the possibility of Resurrection. ]

E. Henry Palmer

and when they are reminded they will not remember;

Edip-Layth

When they are reminded, they do not care.

George Sale

When they are warned, they do not take warning;

Hamid S. Aziz

And when they are reminded, they mind (heed) not,

Mahmoud Ghali

And when they are reminded, they do not remember.

Marmaduke Pickthall

And heed not when they are reminded,

Mohamed Ahmed - Samira

And when they are warned they pay no heed.

Muhammad Asad

and when they are reminded [of the truth], they refuse to take it to heart;

Mustafa Khattab

When they are reminded, they are never mindful.

Progressive Muslims

And when they are reminded, they do not care.

Rashad Khalifa

When reminded, they take no heed.

Sahih International

And when they are reminded, they remember not.

Sam Gerrans

And, when they are reminded, bear not in mind

Shabbir Ahmed

They take not to heart the wonders of Nature when reminded.

Syed Vickar Ahamed

And when they are reminded, they pay no attention—

Taqi Usmani

And when any advice is given to them, they pay no heed to it.

The Monotheist Group

And when they are reminded, they do not care.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩