Diyanet İşleri
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ
ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Alay edenler ve hüküm günü Sâffât 12–21 3
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."
Onlara, "İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “De ki: Evet” Sizler de gelip geçmiş atalarınız da öldükten sonra diriltileceksiniz. “Hem de zelil bir halde” Allah’ın kudretine karşı koyma ve itaatsizlik söz konusu olmaksızın, zillet içinde, hor ve hakir olarak diriltileceksiniz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Muhammed! Onlara cevap olarak de ki: "Evet! Toprak ve çürümüş kemikler olduktan sonra tekrar diriltileceksiniz ve önceden gelip geçmiş atalarınız da diriltilecekler. Sizler hepiniz hor ve hakir olarak diriltileceksiniz."
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını…
Aynı kök: دخر (4 geçiş)
Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Evet hem de hor ve değersiz olarak (diriltileceksiniz)."
"Evet" de, "Hem de rezil rüsva bir halde!"
De ki: "Elbette, hem de en perişan ve zavallı şekilde!"
De ki: "Evet! Siz de boyun bükmüş zavallılar olarak (ba's olunacaksınız). "
De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).
De ki: "Evet! Üstelik aşağılanmış olarak!"
De ki: "Evet, siz hem de aşağılanarak diriltileceksiniz."
De ki: "Evet, hem de horlanarak."
De ki, 'Evet, hem de horlanarak.'
Deki: "Evet! Hem de çok aşağılanmış olarak!"
De ki: evet, hem siz çok hor, hakir olarak
De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."
De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."
De ki: "Evet, aşağılanmış olarak."
De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz)."
Sen de ki: "Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak".
De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak.
(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.
De ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
De ki: "Evet siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!"
De ki: "Evet! Hem de boyun bükmüş olarak dipnot 1 "
De ki: "Evet! Hem de siz alçaltılmış bir halde olacaksınız.
De ki: Evet! Hem de hor ve hakir olarak!
De ki: -Evet, hem de hor ve hakir olarak!
De ki: "Evet! Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak."
Say to them O Muhammad: "Yes indeed, and you shall be incensed with multiplied wrongs and humiliation.
Say, ‘Yes indeed, and you will be humiliated.’
Say thou: "Yea, and ye shall then be humiliated (on account of your evil)."
Tell them: "Yes; and you are utterly helpless (against Allah)." dipnot 1
Say: ‘Yes, and you will be in a despicable state. ’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Yes, and you shall then be humiliated."
Say, ‘Yes! And you will be utterly humble. ’
Say, `Yes, and you shall then be disgraced. '
Say: 'Yes, and in all lowliness. '
They jokingly ask: "How about our ancestors?"
Say, 'Yes, and ye shall shrink up,
Say, "Yes, and then you will be humiliated."
Answer, yea: And ye shall then be despicable.
Say, "Aye! And you shall be abject (humiliated). "
Say, "Yes, and you will be (utterly) abject. "
Say (O Muhammad): Ye, in truth; and ye will be brought low.
You say: "Yes; and you will be lowly made. "
Say: "Yea, indeed - and most abject will you then be!" –
Say, "Yes! And you will be fully humbled."
Say: "Yes, and then you will be humiliated. "
Say, "Yes, you will be forcibly summoned."
Say, "Yes, and you will be [rendered] contemptible. "
Say thou: “Yea, and you will be abased.”
Say, "Yes, indeed. And you will be brought low."
You say: "Yes, then you shall (also) be put to shame (because of your evil). "
Say, "Yes, and you shall be disgraced (too)!"
Say: "Yes, and you will be humbled."