Sâffât suresi

Sâffât suresi, 57. ayet

Sâffât suresi, 57. ayet. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

Diyanet İşleri

"Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 54–60 · surenin 57. ayeti / 182

Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3

  1. Sâffât 54

    Konuşan o kimse, yanındakilere, "Bakar mısınız, hali ne oldu?" der.

  2. Sâffât 55

    Kendisi de bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

  3. Sâffât 56

    Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."

  4. 57

    "Rabbimin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de cehenneme konulanlardan olmuştum."

  5. Sâffât 58–59

    (58-59) "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"

  6. Sâffât 60

    Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 50–59. ayetler için yazılmıştır.

50-53. Yüce Allah, cennetliklerin yiyecekleri, içecekleri, güzel eşleri, güzel meclisleri ile doruk noktasına ulaşmış nimetlerini, sevinçlerinin mükemmelliğini söz konusu ettikten sonra kendi aralarındaki konuşmalarını, geçmişe dair konular açmalarını da nakletmekte ve onların bu sohbetlerinin ve karşılıklı soru sormalarının, içlerinden birisinin şu sözleri söyleyecek noktaya kadar ulaşacağını bildirmektedir:

“Gerçekten benim” dünyada iken “bir arkadaşım vardı.” Ve o, öldükten sonra dirilişi inkâr ediyor, beni de öldükten sonra dirilişi tasdik edişim dolayısı ile kınıyor ve: “diyordu ki: Sen de mi (dirilişe) inananlardansın? Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltilip hesaba çekileceğiz?” ve amellerimizin karşılıklarını göreceğiz? Yani sen, bu son derece garip ve gerçekleşme ihtimali oldukça uzak olan böyle bir şeyi nasıl tasdik edersin? Bizler parçalanıp dağıldıktan, toprak ve kemik kırıntıları haline geldikten sonra tekrar diriltilecek ve yeniden hayata döndürülecek, sonra da amellerimiz dolayısı ile hesaba çekilip amellerimizin karşılığını göreceğiz öyle mi?!

Böylece cennetteki kişi, kardeşlerine şunları söyleyecek: İşte benim size anlattığım olay budur. Benimle arkadaşımın başından bunlar geçti. Ancak ben, iman ve tasdikimi muhafaza ettim. O ise öldükten sonra dirilişi yalanlamaya devam etti. Nihâyet öldük ve ölümden sonra diriltildik. İşte ben, sizin gördüğünüz ve peygamberlerin bize haber verdiği bu nimetlere ulaştım. O ise hiç şüphesiz azaba uğramış bulunuyor.

54. “(Devamla): “Ona” durumunu görmek için “bakmak ister misiniz?” der.” Böylelikle içinde bulunduğumuz halle daha bir sevinelim ve daha bir memnun olalım. Ve bunu gözlerimizle görmüş olalım.

Cennet ehlinin durumundan, onların birinin diğeri ile sevinmesinden ve birbirlerine muvafakat edeceklerinden açıkça anlaşıldığına göre onlar da onun bu isteğini kabul edecekler ve arkadaşının durumunu görmek için onunla birlikte gidecekler.

55. “Sonra da bakar ve onu” yani arkadaşanı “cehennemin ortasında görür.” Azabın ortasında, azap her tarafını kuşatmış, dört bir yanından çevresini sarmış halde onu görür.

56. Arkadaşı, hali dolayısı ile onu kınayarak, Yüce Allah’a da onun hile ve tuzaklarından kendisini koruduğu için şükrederek ona “der ki: Vallahi, az kalsın beni de helâk edecektin.” Beni karşı karşıya bırakmak istediğin şüpheler dolayısıyla ve kendi asılsız iddialarınla nerede ise beni de helâk edecektin.

57. “Eğer Rabbimin” İslâm üzere bana sebat vermek şeklindeki “nimeti olmasaydı ben de” seninle birlikte azap içine “konanlardan olurdum.”

58-59. “Artık biz, hiç ölmeyeceğiz, değil mi? İlk ölümümüzden başka… Hem bize azap da edilmeyecek.” Bu mü’min, bu sözleri cennet ehline hitaben, orada ebediyen kalacakları ve azaptan kurtuldukları için Allah’ın nimeti ile sevinç duyma ve bunu itiraf etme anlamında soru üslubunda dile getirecektir.

(Ellinci âyet-i kerimede geçen): “Onlardan bir kısmı diğerlerine yönelip birbirlerine soru sorarlar” buyruğunda neyi sordukları belirtilmemiştir. Onlardan bahsedilen husus ise lezzet ve sevinçleridir. Bu da onların, söz konusu edilmesi lezzet verecek türden olan her bir şeyi birbirlerine soracaklarına, dünyada iken anlaşmazlık konusu olan ve içinden çıkılamayan meseleleri dile getireceklerine delildir. Bilindiği gibi ilim ehlinin zevki, ilme dair sorular sormak ve onun hakkında araştırmalar yapmaktır. Bu ise dünya hayatındaki konuşmalarda görülegelen zevkin çok üstünde olacaktır. Cennetlikler, bu kabilden en yüksek ve üstün noktaya sahip olacaklardır. Cennette ilmi hakikatler onlar için ifade edilmesi mümkün olmayacak şekilde açıklık kazanmış olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Eğer Allah'ın iman etmeye ve onda beni muvaffak kılma hidayeti olmasaydı, mutlaka ben de senin gibi cehennem azabına getirilenlerden olurdum."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْلَا velevla ve olmasaydı
  2. نِعْمَةُ nia'metu ni'meti kök: نعم
  3. رَبِّى rabbi Rabbimin kök: ربب
  4. لَكُنتُ lekuntu şimdi ben de olurdum kök: كون
  5. مِنَ mine
  6. ٱلْمُحْضَرِينَ l-muhderine (oraya) getirilenlerden kök: حضر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Ortak kavram: Nimet

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olacaktım.

Mustafa İslamoğlu

Eğer Rabbimin yardımı olmasaydı, ben de burada tutulanlardan olmuştum!

Muhammed Esed

Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de (şimdi) (azaba) uğratılanlar arasında olurdum!

Ahmed Hulusi

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, kesinlikle (cehennem) kapısına zorunlu getirilenlerden olurdum. "

Ali Bulaç

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, muhakkak ben de (azab yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım.

Ali Özek ve heyeti

Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.

Ali Rıza Safa

"Efendimin nimeti olmasaydı, kesinlikle ben de toplananlar arasında olurdum!"

Bayraktar Bayraklı

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de seninle birlikte orada olanlardan olacaktım."

Edip Yüksel

"Efendimin nimeti olmasaydı, ben de şimdi seninle birlikte olurdum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de şimde seninle birlikte olurdum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbimin nimeti olmasaydı ben de buraya celbedilmişlerden olacaktım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbımın ni'meti olmasa idi ben de bu ihzar edilenlerden olacaktım

Erhan Aktaş

"Eğer Rabb'imin nimeti dipnot 1 olmasaydı, ben de Cehennem'e atılanlardan olurdum."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru gösteren vahyi. Lütfu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer Rabb'imin nimeti dipnot 1 olmasaydı, ben de Cehenneme atılanlardan olurdum."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru gösteren vahyi. Lütfu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Rabb'imin nimeti dipnot 1 olmasaydı, ben de Cehenneme atılanlardan olurdum.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru gösteren vahyi. Lütfu.

Gültekin Onan

"Eğer rabbimin nimeti olmasaydı, muhakkak ben de (azab yerine getirilip) hazır bulundurulanlardan olacaktım."

Hasan Basri Çantay

"Eğer Rabbimin ni'meti olmasaydı ben de (seninle beraber cehennemde) haazır bulundurulanlardan olacakdım".

İbni Kesir

Rabbımın lutfu olmasaydı, ben de oraya götürülenlerden olacaktım.

Mehmet Alagaş

(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)

Rowwad Tercüme Merkezi

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum."

Süleyman Ateş

"Rabbimin ni'meti olmasaydı, şimdi ben de (oraya) getirilenlerden olurdum."

Süleymaniye Vakfı

Rabbimin nimeti olmasaydı kesinlikle ben de oraya getirilenlerden olurdum!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbimin iyiliği olmasaydı kesinlikle ben de yaka paça oraya götürülürdüm"

Şaban Britch

Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum, dedi.

Şaban Piriş

Eğer Rabbi'min nimeti olmasaydı, ben de hüsrana uğrayanlardan olacaktım.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbimin nimeti olmasaydı, kesinlikle ben de şurada toplananlar arasına girmiş olacaktım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Had it not been", he will say, "for Allah's mercy and grace l would have been among those dragged and hauled over the flames in the pit of Hell".

Abdul Haleem

Had it not been for the grace of my Lord, I too would have been taken to Hell.’

Abdullah Yusuf Ali

"Had it not been for the Grace of my Lord, I should certainly have been among those brought (there)!

Abul A'la Maududi

But for Allah's favour, I should be one of those who have been mustered here. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows how powerful will be man’s hearing, seeing and speaking powers in the Hereafter. Sitting in Paradise he bends his head a little and is able to see a person, who is undergoing torment thousands of miles away in Hell, without the agency of a television set. Then, they not only just see each other, but also commune with each other directly without the medium of the telephone or radio and they speak and hear each other over vast distances.

Aisha Bewley

If it were not for the blessing of my Lord, I would have been among those arraigned.

Al-Hilali & Khan

"Had it not been for the Grace of my Lord, I would certainly have been among those brought forth (to Hell)."

Ali Quli Qarai

And had it not been for my Lord’s blessing, I too would have been among the arraigned!’

Amatul Rahman Omar

`But for the favour and grace of my Lord, I would have also been one of those who are facing (the punishment today). '

Arthur John Arberry

But for my Lord's blessing, I were one of the arraigned.

Bijan Moeinian

"How grateful I am to my Lord who led me to the right path. "

E. Henry Palmer

And had it not been for the favour of my Lord, I should have been among the arraigned. ' -

Edip-Layth

"Had it not been for my Lord's blessing, I would have been with you."

George Sale

and had it not been for the grace of my Lord, I had surely been one of those who have been delivered up to eternal torment.

Hamid S. Aziz

"And had it not been for the grace of my Lord, I would certainly have been among those brought there.

Mahmoud Ghali

And had it not been for the favor of my Lord, indeed I would have been among the ones presented forward.

Marmaduke Pickthall

And had it not been for the favour of my Lord, I too had been of those haled forth (to doom).

Mohamed Ahmed - Samira

Had it not been for the grace of my Lord I too would have been there (in Hell).

Muhammad Asad

for had it not been for my Sustainer’s favour, I would surely be [now] among those who are given over [to suffering]!

Mustafa Khattab

Had it not been for the grace of my Lord, I ˹too˺ would have certainly been among those brought ˹to Hell˺."

Progressive Muslims

"And had it not been for my Lord's blessing, I would have been with you. "

Rashad Khalifa

"If it were not for my Lord's blessing, I would have been with you now.

Sahih International

If not for the favor of my Lord, I would have been of those brought in [to Hell].

Sam Gerrans

“And were it not for the favour of my Lord, I would have been among those summoned.”)

Shabbir Ahmed

Had I not earned the blessing of my Lord, I would surely be of those given over to punishment.

Syed Vickar Ahamed

"Had it not been for the Grace of my Lord, I would surely be among those brought (to Hell)!"

Taqi Usmani

But for the favor of my Lord, I would have been among those produced for punishment."

The Monotheist Group

"And had it not been for the blessing of my Lord, I would have been with you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 57. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 57. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 57. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩