Sâffât suresi

Sâffât suresi, 88. ayet

Sâffât suresi, 88. ayet. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

feneżara nażraten fi-nnücûm.

Diyanet İşleri

(88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 85–91 · surenin 88. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 85

    Hani babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz neye tapıyorsunuz?"

  2. Sâffât 86

    "Allah'ı bırakıp da birtakım uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

  3. Sâffât 87

    "O halde, alemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"

  4. 88–89

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

  5. Sâffât 90

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

  6. Sâffât 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.

88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]

Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.

90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.

91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”

O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.

93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve kavmiyle beraber hareket etmemek için bir çare tasarladı.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَنَظَرَ fenezera baktı kök: نظر
  2. نَظْرَةًۭ nezraten göz atarak kök: نظر
  3. فِى fi
  4. ٱلنُّجُومِ n-nucumi yıldızlara kök: نجم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır.…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi.…

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…

  • Aynı kök: نجم (13 geçiş)

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra yıldızlara bakmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Ardından yıldızlara bir göz attı

Muhammed Esed

Sonra yıldızlara gözünü dikti,

Ahmed Hulusi

Sonra (İbrahim) yıldızlara (akıl gözüyle) bir bakıp düşündü de. . .

Ali Bulaç

Sonra yıldızlara bir göz attı.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı.

Ali Rıza Safa

Sonra, yıldızlara bir göz attı.

Bayraktar Bayraklı

İbrahim yıldızlara bir göz attı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yıldızlara bir göz attı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken yıldızlara bir göz attı:

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken bir bakım baktı da nücume

Gültekin Onan

Sonra yıldızlara bir göz attı.

Hasan Basri Çantay

Derken yıldızlara bir nazar atfetdi de,

İbni Kesir

Derken yıldızlara bir göz atarak baktı.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Derken yıldızlara bir göz attı.

Süleyman Ateş

Yıldızlara bir göz attı:

Süleymaniye Vakfı

Sonra yıldızlara şöyle bir baktı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra yıldızlara şöyle bir bakmıştı;

Şaban Britch

İbrahim yıldızlara bir göz attı...

Şaban Piriş

İbrahim yıldızlara bir göz attı...

Yaşar Nuri Öztürk

Bu arada İbrahim yıldızlara bir göz attı,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He took a look and directed his attention to the stars.

Abdul Haleem

then he looked up to the stars.

Abdullah Yusuf Ali

Then did he cast a glance at the Stars.

Abul A'la Maududi

Then dipnot 1 he looked carefully at the stars dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference is to a particular incident the details of which have been given in(Surah Al-Anbiya, Ayats 71-73 )and (Surah Al-Ankabut, AYats 16-27).
  2. metne dön, dipnot 2
    Ibn Abi Hatim has cited a saying of the famous commentator Qatadah, an immediate follower of the companions, to the effect that the Arabic idiomatic expression, "glanced a glance at the stars," means that he pondered deeply, or that he started thinking seriously. Allama Ibn Kathir has preferred this same view, and this is also supported by the common observation: when a person is confronted by a problem that needs serious consideration, he looks upward or to the sky for a while, and then makes a reply, after due consideration.

Aisha Bewley

He took a look at the stars

Al-Hilali & Khan

Then he cast a glance at the stars,

Ali Quli Qarai

Then he made an observation of the stars

Amatul Rahman Omar

Then he cast a glance at the stars (intimating that their discussion has dragged far into the night);

Arthur John Arberry

And he cast a glance at the stars,

Bijan Moeinian

[As he could not get any convincing answer, ] Abraham concentrated his attention toward the stars [to find what he was missing].

E. Henry Palmer

And he looked a look at the stars

Edip-Layth

Then he looked towards the stars.

George Sale

And he looked and observed the stars,

Hamid S. Aziz

Then he looked at the stars, looking up once,

Mahmoud Ghali

So he looked a look (i. e., gazed at the stars) at the stars,

Marmaduke Pickthall

And he glanced a glance at the stars

Mohamed Ahmed - Samira

Then he looked up at the stars (they worshipped),

Muhammad Asad

Then he cast a glance at the stars,

Mustafa Khattab

He later looked up to the stars ˹in contemplation˺,[1]

Progressive Muslims

Then he looked towards the stars.

Rashad Khalifa

He looked carefully at the stars.

Sahih International

And he cast a look at the stars

Sam Gerrans

(And he cast a look at the stars,

Shabbir Ahmed

And he glanced at the stars. (6:76-78).

Syed Vickar Ahamed

Then he took a look at the stars,

Taqi Usmani

Then, he cast a look at the stars,

The Monotheist Group

Then he looked towards the stars.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩