Sâffât suresi

Sâffât suresi, 90. ayet

Sâffât suresi, 90. ayet. فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

fetevellev `anhü müdbirîn.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 87–93 · surenin 90. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 87

    "O halde, alemlerin Rabbi hakkında görüşünüz nedir?"

  2. Sâffât 88–89

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

  3. 90

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

  4. Sâffât 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  5. Sâffât 92

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

  6. Sâffât 93

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.

88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]

Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.

90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.

91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”

O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.

93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onu gerilerinde bırakıp gittiler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَوَلَّوْا۟ fetevellev bunun üzerine kaçtılar kök: ولي
  2. عَنْهُ anhu ondan
  3. مُدْبِرِينَ mudbirine arkalarını dönüp kök: دبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (kavmi) de ona arkalarını dönüp (gitmiş)lerdi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine etrafındakiler, ondan yüz çevirip gittiler.

Muhammed Esed

bunun üzerine onlar ona arkalarını döndüler ve uzaklaşıp gittiler.

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine dönüp Ondan uzaklaştılar.

Ali Bulaç

Böylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar.

Ali Özek ve heyeti

Ona arkalarını dönüp gittiler.

Ali Rıza Safa

Böylece, arkalarına dönüp uzaklaştılar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar da onu bırakıp uzaklaştılar.

Edip Yüksel

Onlar da onu bırakıp gittiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar da onu bırakıp gittiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler

Erhan Aktaş

Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

Gültekin Onan

Böylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar.

Hasan Basri Çantay

O vakit ona arkalarını dönüb uzaklaşdılar.

İbni Kesir

Bunun üzerine arkalarını dönüp uzaklaştılar.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Arkalarını dönüp gittiler.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan kaçtılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, (İlahlarının onu çarptığı düşüncesiyle) hemen arkalarını dönüp gitmişlerdi.

Şaban Britch

Arkalarını dönüp, gittiler.

Şaban Piriş

Onu bırakıp gittiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine ondan gerisin geri kaçtılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They -his people- turned their backs upon him and they went away.

Abdul Haleem

so [his people] turned away from him and left.

Abdullah Yusuf Ali

So they turned away from him, and departed.

Abul A'la Maududi

So turning their backs, they went away from him. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence by itself shows the real state of the affairs. It appears that the people might be going to some fair of theirs. The family of the Prophet Abraham (peace be upon him) might have also asked him to accompany them. He might have excused himself, saying that he was indisposed, and therefore, could not go. Had it been something contrary to fact, the people of the house would have said: You look perfectly normal: you are making a false excuse. But when they accepted his excuse and left him behind, it clearly shows that the Prophet Abraham must at that time be suffering from cough and cold or some other such visible illness on account of which the people of the house agreed to leave him behind.

Aisha Bewley

So they turned their backs on him.

Al-Hilali & Khan

So they turned away from him, and departed (for fear of the disease).

Ali Quli Qarai

So they went away leaving him behind.

Amatul Rahman Omar

So those people turned their backs upon him and left him.

Arthur John Arberry

But they went away from him, turning their backs.

Bijan Moeinian

So they left him alone and went [to some kind of general gathering. ]

E. Henry Palmer

and they turned their backs upon him fleeing.

Edip-Layth

So they turned away from him and departed.

George Sale

And they turned their backs and departed from him.

Hamid S. Aziz

So they turned their backs and went away.

Mahmoud Ghali

Then they turned away from him, withdrawing.

Marmaduke Pickthall

And they turned their backs and went away from him.

Mohamed Ahmed - Samira

But they turned their backs on him and went away.

Muhammad Asad

and at that they turned their backs on him and went away.

Mustafa Khattab

So they turned their backs on him and went away.

Progressive Muslims

So they turned away from him and departed.

Rashad Khalifa

They turned away from him.

Sahih International

So they turned away from him, departing.

Sam Gerrans

Then they turned away from him, and left.

Shabbir Ahmed

At that they turned their backs and went away from him.

Syed Vickar Ahamed

So they (his people) turned away from him, and left (him).

Taqi Usmani

So they went away from him, turning their backs.

The Monotheist Group

So they turned away from him and departed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩