Sâffât suresi

Sâffât suresi, 102. ayet

Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

Diyanet İşleri

Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 99–105 · surenin 102. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 99

    İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

  2. Sâffât 100

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

  3. Sâffât 101

    Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.

  4. 102

    Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

  5. Sâffât 103–104

    (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: "Ey İbrahim!"

  6. Sâffât 105

    "Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

102. “O” oğlu “babasının yanı sıra yürümeye başlayınca” onunla yürüyecek yaşa gelip çoğunlukla anne-babası tarafından en çok sevileceği bir yaşa ulaştığında ve artık onun terbiyesinin meşakkatli dönemlerinin geride kalıp ondan faydalanma vakti geldiğinde İbrahim aleyhisselam oğluna “dedi ki: Oğulcuğum, ben rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum.”

Yani rüyamda Allah’ın bana seni kurban olarak boğazlamayı emrettiğini gördüm. Peygamberlerin rüyası da bir vahiydir. “Bir düşün bakalım, ne dersin?” Zira Yüce Allah’ın emrinin yerine getirilmesi kaçınılmaz bir şeydir.

İsmail aleyhisselam sabırla, ecrini Allah’tan umarak, Rabbini razı ederek ve babasına da itaat ederek “dedi ki: Babacığım, emrolunduğun şeyi yap!” Allah’ın emrettiğini yerine getir.

“İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” Böylece babasına kendisini sabra hazırladığını bildirdi ve bunu da Allah’ın dilemesine bağlayarak ifade etti. Çünkü Allah’ın dilemesi olmaksızın hiçbir şey olmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsmail büyüyüp işlerini görecek ve babası ile çalışacak yaşa geldiği zaman, babası İbrahim bir rüya gördü. Peygamberlerin rüyası vahiydir. İbrahim oğluna görmüş olduğu bu rüyayı anlattı: "Ey oğulcuğum! Ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Bu rüya hakkında düşün bakalım, ne dersin?" dedi. İsmail babasına şöyle cevap verdi: "Babacığım! Benim boğazlanmam hususunda Allah'ın sana emrini yerine getir. İnşallah beni Allah'ın bu hükmüne karşı sabredenlerden ve rıza gösterenlerden bulacaksın." dedi.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. بَلَغَ belega (çocuk) erişince kök: بلغ
  3. مَعَهُ meahu onun yanında
  4. ٱلسَّعْىَ s-sea'ye koşma çağına kök: سعي
  5. قَالَ kale (İbrahim ona) dedi kök: قول
  6. يَـٰبُنَىَّ ya buneyye yavrum kök: بني
  7. إِنِّىٓ inni şüphesiz ki ben
  8. أَرَىٰ era görüyorum kök: راي
  9. فِى fi
  10. ٱلْمَنَامِ l-menami uykuda kök: نوم
  11. أَنِّىٓ enni ben
  12. أَذْبَحُكَ ezbehuke seni kesiyorum kök: ذبح
  13. فَٱنظُرْ fenzur (düşün) bak kök: نظر
  14. مَاذَا maza ne?
  15. تَرَىٰ ۚ tera görüyorsun (dersin) kök: راي
  16. قَالَ kale dedi kök: قول
  17. يَـٰٓأَبَتِ ya ebeti babacığım kök: ابو
  18. ٱفْعَلْ f'al yap kök: فعل
  19. مَا ma şeyi
  20. تُؤْمَرُ ۖ tu'meru sana emredilen kök: امر
  21. سَتَجِدُنِىٓ seteciduni beni bulacaksın kök: وجد
  22. إِن in eğer
  23. شَآءَ şa'e dilerse kök: شيا
  24. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  25. مِنَ mine -den
  26. ٱلصَّـٰبِرِينَ s-sabirine sabredenler- kök: صبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. İsmâil · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    "Babalarımızı bunlara ibadet ediyor bulduk" dediler.

  • Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oğlu) onunla birlikte yürüyecek çağa ulaşınca, (İbrahim) "Ey yavrucuğum! Rüyada seni kesmekte olduğumu görüyorum; bir düşün, ne dersin?" demişti. (O da) "Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada Hz. İbrahim'in yaşadığı dönemdeki "büyük erkek çocukların kurban edilmesi" geleneğinin etkisiyle Hz. İbrahim'in rüyasında oğlunu kesmekte olduğunu gördüğü, Hz. İsmail'in çocuk yaşta olmasına rağmen babasına yönelik varsa bir emrin uygulanmasını istediği, ancak Yüce Allah'ın suçsuz bir çocuğu öldürmek gibi bir emrinin olamayacağı, Mâide 5:32'de belirtildiği üzere suçsuz yere bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek gibi olacağı, Kâf 50:29 gereği Allah katında sözün değiştirilmeyeceği gibi gerekçeler nedeniyle Yüce Allah'ın böyle bir işleme izin vermediği anlaşılmaktadır. Hz. İbrahim, rüyasının gereğini yerine getirmek isteyince Yüce Allah'ın ona büyük bir kurbanlık fidye olarak verdiği devam eden ayetlerde ifade edilmektedir. Dikkat edilirse Sâffât 37:105. ayette "Emrimi yerine getirdin" değil de "Rüyayı gerçekleştirdin" buyrularak bunun "ilahî bir emir" değil, "rüya" olduğuna özellikle dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Derken çocuk onun çaba ve tasasına ortak olacak olgunluğa eriştiğinde, (İbrahim) şöyle dedi: "Yavrucuğum! Kendimi rüyada seni kurban ederken görüyorum; bir bak bakalım, sen bu işe ne dersin?" (Oğul) "Babacığım!" dedi, "Sana emredileni yap; inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın."

Muhammed Esed

Ve (bir gün, çocuk, babasının) tutum ve davranışlarını anlayıp paylaşacak olgunluğa eriştiğinde babası şöyle dedi: "Ey yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm, bir düşün, ne dersin?" (İsmail): "Ey babacığım" dedi, "sana emredilen neyse onu yap! İnşallah beni sıkıntıya göğüs gerenler arasında bulacaksın!"

Ahmed Hulusi

(Oğlu İsmail) Onunla birlikte yürüme olgunluğuna ulaşınca, (İbrahim) dedi ki: "Ey oğulcuğum! Muhakkak ki ben seni uykuda görüyorum ve ben seni kurban ediyorum. . . Bak bakalım sen ne dersin bu işe?". . . (Oğlu) dedi ki: "Ey babacığım. . . Emrolunduğun şeyi yap! İnşaAllah beni sabredenlerden bulacaksın. "

Ali Bulaç

Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah, beni sabredenlerden bulacaksın."

Ali Özek ve heyeti

Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.

Ali Rıza Safa

Sonunda, Onun yanında yürüme çağına erişince, şöyle dedi: "Ey oğulcuğum! Aslında, düşümde, senin boğazını kestiğimi gördüm!" "Düşün bakalım; ne dersin?" Dedi ki: "Ey babacığım! Verilen buyruğu yerine getir! Allah dilerse, beni, dirençli olanlar arasında bulacaksın!"

Bayraktar Bayraklı

Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince, "Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün; ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun" diye cevap verdi.

Edip Yüksel

Onunla birlikte çalışma çağına varınca, "Oğlum" dedi, "Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?" "Babacığım" dedi, "Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onunla birlikte çalışma çağına varınca, 'Oğlum,' dedi, 'Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?' 'Babacığım,' dedi, 'Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Oğlu) yanında koşma çağına gelince: "Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?" dedi. (Çocuk da): "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap! Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki yanında koşmak çağına erdi, ey yavrum! dedi ben menamda görüyorum ki ben seni boğazlıyorum, artık bak ne görüyorsun! ey babacığım dedi: ne emrolunuyorsan yap! beni inşaallah sabirinden bulacaksın

Erhan Aktaş

Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: "Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?" dedi. Çocuk: "Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: "Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?" dedi. Çocuk: "Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: "Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?" dedi. Çocuk: "Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

Gültekin Onan

Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, (sana) buyrulanı yap / yerine getir. İnşallah, beni sabredenlerden bulacaksın.

Hasan Basri Çantay

Artık o (oğul İbrahimin) yanında koşmak çağına erince (babası) "Oğulcağızım, dedi, ben seni rü'yamda boğazlıyorum görüyorum. Bak artık ne düşünürsün". (Oğlu) dedi: "Babacığım, sana edilen emir ne ise yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın".

İbni Kesir

O, kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca dedi ki: Oğulcuğum; doğrusu ben, rüyada iken seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin? O da dedi ki: Babacığım; sana emrolunanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ne zaman ki o babasının yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: “Oğulcağızım, gerçekten ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak, artık sen ne düşünürsün?” Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

Süleyman Ateş

(Çocuk) Onun yanında koşma çağına erişince (İbrahim ona): "Yavrum, dedi, ben uykuda görüyorum ki ben seni kesiyorum; (düşün) bak, ne dersin?" (Çocuk): "Babacığım, sana emredileni yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Oğlu) kendisiyle birlikte iş yapacak çağa gelince dipnot 1 İbrahim ona şöyle dedi: "Yavrucuğum, uykularımda seni gerçekten kurban olarak kestiğimi görüyorum. Bak bakalım, ne düşünüyorsun?" Dedi ki: "Babacığım, sana ne emrediliyorsa sen onu yap. İnşaallah benim sabırlı davrananlardan /duruşunu bozmayanlardan olduğumu göreceksin dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İbrahim Aleyhisselamın birlikte iş yaptığı bildirilen oğlu, İsmail Aleyhisselamdır. O iş Kabe'nin yeniden inşasıdır (Bakara 2/127). Onun İshak Aleyhisselamla birlikte iş yaptığından bahseden bir ayet yoktur.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"(İbrahim) ile birlikte çalışacak yaşa gelince ona dedi ki: "Yavrucuğum, rüyamda gördüm; ben gerçekten seni boğazlıyorum. Düşün bakalım, ne dersin?" "Babacığım, ne emrediliyorsa sen onu yap. İnşaallah sabırlılardan olduğumu göreceksin."

Şaban Britch

Çocuk, onunla yürüyüp, dolaşacak bir yaşa gelince, ona dedi ki; Oğulcuğum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Bir bak, sen ne görüyorsun? Oğlu: Babacığım! Sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!

Şaban Piriş

Çocuk, onunla çalışacak, yürüyecek bir yaşa gelince, ona dedi ki; -Oğulcuğum, bak, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Ne dersin? Oğlu; -Babacığım, sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!.

Yaşar Nuri Öztürk

Çocuk onunla birlikte koşacak yaşa gelince, İbrahim dedi: "Yavrucuğum, uykuda/düşte görüyorum ki ben seni boğazlıyorum. Bak bakalım sen ne görürsün/sen ne dersin?" "Babacığım, dedi, emrolduğun şeyi yap! Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when the son attained maturity and was able to participate in his father's divine service the father intimated to him his mystical vision. He said: "my son I saw in my dream that I offer you up to Allah as a sacrifice and so, see what you think and what you have to say". But the son said: " O father do what you have been commanded, you shall find me with patience, Allah willing, bearing your act."

Abdul Haleem

When the boy was old enough to work with his father, Abraham said, ‘My son, I have seen myself sacrificing you in a dream. What do you think?’ He said, ‘Father, do as you are commanded and, God willing, you will find me steadfast.’

Abdullah Yusuf Ali

Then, when (the son) reached (the age of) (serious) work with him, he said: "O my son! I see in vision that I offer thee in sacrifice: Now see what is thy view!" (The son) said: "O my father! Do as thou art commanded: thou will find me, if Allah so wills one practising Patience and Constancy!"

Abul A'la Maududi

and when he was old enough to go about and work with him, (one day) Abraham said to him: "My son, I see in my dream that I am slaughtering you. dipnot 1 So consider (and tell me) what you think." dipnot 2 He said: “Do as you are bidden. dipnot 3 You will find me, if Allah so wills, among the steadfast.”

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    One should note that the Prophet Abraham (peace be upon him) had dreamed that he was sacrificing his son and not that he had sacrificed him. Although at that time he understood the dream to mean that he should sacrifice his son and on that very basis, he became ready to sacrifice him, with a cool mind, yet the fine point that Allah had in view in making him see the dream has been explained by Himself in (verse 105) below.
  2. metne dön, dipnot 2
    The object of asking this of the son was not that he would carry out Allah’s command only if he agreed, otherwise not, but the Prophet Abraham (peace be upon him), in fact, wanted to find out how righteous, in actual reality, was his child for whom he had prayed to Allah. If the son himself was found to be ready to lay down his life for the sake of Allah’s approval and pleasure, it would mean that the prayer had been fully granted, and the son was not his offspring in the natural way only but was morally and spiritually also a true son.
  3. metne dön, dipnot 3
    The words clearly tell that the son had not taken the dream of his Prophet father to be a mere dream but a command from Allah. Had it not been a command actually, it was necessary that Allah should have explicitly or implicitly stated that the son of Abraham (peace be upon him) had mistaken it for a command. But the whole context is without any such allusion. On this very basis, there is the Islamic belief that the dream of the Prophets is never a mere dream, it is also a kind of revelation. Obviously, if a thing, which could become such a fundamental principle in the divine Shariah, had not been based on reality, but had been a mere misunderstanding, it was not possible that Allah should not have refuted it. It is impossible for the one who believes the Quran to be Allah’s Word, to accept that such an error and omission could emanate from Allah also.

Aisha Bewley

When he was of an age to work with him, he said, ‘My son, I saw in a dream that I must sacrifice you. What do you think about this?’ He said, ‘Do as you are ordered, father. Allah willing, you will find me resolute.’

Al-Hilali & Khan

And, when he (his son) was old enough to walk with him, he said: "O my son! I have seen in a dream that I am slaughtering you (offering you in sacrifice to Allâh). So look what you think!" He said: "O my father! Do that which you are commanded, In shâ’ Allâh (if Allâh wills), you shall find me of As-Sâbirûn (the patient)."

Ali Quli Qarai

When he was old enough to assist in his endeavour, he said, ‘My son! I see in a dream that I am sacrificing you. See what you think.’ He said, ‘Father! Do whatever you have been commanded. If Allah wishes, you will find me to be patient.’

Amatul Rahman Omar

Now, when that (son, Ismâîl) was (old enough) to work along with him, (his father, Abraham) said, `My dear son! I have seen in a dream that I sacrifice you. So consider (it and tell me) what you think (of it).' (The son) said, `My dear father! do as you are commanded. If Allâh will you will find me of the calm and steadfast.'

Arthur John Arberry

and when he had reached the age of running with him, he said, 'My son, I see in a dream that I shall sacrifice thee; consider, what thinkest thou?' He said, 'My father, do as thou art bidden; thou shalt find me, God willing, one of the steadfast. '

Bijan Moeinian

When the boy grew up, one day Abraham told him: "My son, I have seen in my dream that I am sacrificing you; what do you think about it?" The son said: “My dear father, do whatever God has ordered you to do. God willing, I will bear in this process.”

E. Henry Palmer

And when he reached the age to work with him, he said, 'O my boy! verily, I have seen in a dream that I should sacrifice thee, look then what thou seest right. ' Said he, 'O my sire! do what thou art bidden; thou wilt find me, if it please God, one of the patient!'

Edip-Layth

When he grew enough to work with him, he said, "My son, I am seeing in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said, "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, God willing, patient."

George Sale

And when he had attained to years of discretion, and could join in acts of religion with him; Abraham said unto him, O my son, verily I saw in a dream that I should offer thee in sacrifice: Consider therefore what thou art of opinion I should do. He answered, O my father, do what thou art commanded: Thou shalt find me, if God please, a patient person.

Hamid S. Aziz

And when his son was old enough to work with him, he said, "O my son! Surely I have seen in a dream that I should sacrifice you; consider then what do you think. " He said. "O my father! Do what you are commanded; if Allah wills, you will find me of the patient (constant) ones.

Mahmoud Ghali

Then when he (His son) reached the age of endeavoring with him, he said, "O my son, surely I see in a dream (Literally: time of sleeping) that I should slay you; so, look, what do you see?" He said, "O my (dear) father, perform whatever you are commanded; you will soon find me, in case Allah (so) decides, among the patient. "

Marmaduke Pickthall

And when (his son) was old enough to walk with him, (Abraham) said: O my dear son, I have seen in a dream that I must sacrifice thee. So look, what thinkest thou? He said: O my father! Do that which thou art commanded. Allah willing, thou shalt find me of the steadfast.

Mohamed Ahmed - Samira

When he was old enough to go about with him, he said: "O my son, I dreamt that I was sacrificing you. Consider, what you think?" He replied: "Father, do as you are commanded. If God pleases you will find me firm."

Muhammad Asad

And [one day, ] when [the child] had become old enough to share in his [father’s] endeavours, the latter said: "O my dear son! I have seen in a dream that I should sacrifice thee: consider, then, what would be thy view!" [Ishmael] answered: “O my father! Do as thou art bidden: thou wilt find me, if God so wills, among those who are patient in adversity!”

Mustafa Khattab

Then when the boy reached the age to work with him, Abraham said, "O my dear son! I have seen in a dream that I ˹must˺ sacrifice you. So tell me what you think." He replied, “O my dear father! Do as you are commanded. Allah willing, you will find me steadfast.”

Progressive Muslims

And when he grew enough to work with him, he said: "My son, I am seeing in a dream that I am sacrificing you. What do you think" He said: "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, God willing, patient."

Rashad Khalifa

When he grew enough to work with him, he said, "My son, I see in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said, "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, GOD willing, patient." *

Sahih International

And when he reached with him [the age of] exertion, he said, "O my son, indeed I have seen in a dream that I [must] sacrifice you, so see what you think. " He said, "O my father, do as you are commanded. You will find me, if Allah wills, of the steadfast."

Sam Gerrans

And when he reached the age of working with him, he said: “O my son: I saw in a dream, that I was sacrificing thee. So look thou — what seest thou?” He said: “O my father: do thou what thou art commanded; thou wilt find me, if God wills, of the patient.”

Shabbir Ahmed

And when he was old enough to strive along with him, Abraham said, "O My dear son! I have a vision that I must give you to a life of test and tribulation for a Noble cause (37:107). So look, what do you think?" He said, "O My father! Do what you are commanded. God willing, you will find me of the steadfast." ('Zibh' & 'Zabh' = Sacrifice = Disregard comfort for a Noble cause. Just as 'Qatl' = Killing, fighting, humiliating, to bring low).

Syed Vickar Ahamed

And when (his son, Ismail) became (the age to) work with him, he (Ibrahim) said: "O my son! I see in a dream (vision) that I offer you in sacrifice (to Allah): Now see what is your (own) thought!" (The son) said: "O my father! Do like you are commanded: You will find me, if Allah so wills one who has (great) patience (and constancy!)"

Taqi Usmani

Thereafter, when he (the boy) reached an age in which he could work with him, he (Ibrāhīm) said, "O my little son, I have seen in a dream that I am slaughtering you, so consider, what is your opinion?" He said, “O my dear father, do what you have been ordered to do. You will find me, inshā’allah , (if Allah wills) one of those who endure patiently.”

The Monotheist Group

And when he grew enough to work with him, he said: "My son, I am seeing in a dream that I am sacrificing you. What do you think?" He said: "O my father, do what you are commanded to do. You will find me, God willing, patient."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 102. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 102. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 102. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩