Sâffât suresi

Sâffât suresi, 9. ayet

Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

düḥûrav velehüm `aẕâbüv vâṣib.

Diyanet İşleri

(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 6–12 · surenin 9. ayeti / 182

Konu Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması Sâffât 1–11 3

  1. Sâffât 6

    Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

  2. Sâffât 7

    Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

  3. 8–9

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

  4. Sâffât 10

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

  5. Sâffât 11

    (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

  6. Sâffât 12

    Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–9. ayetler için yazılmıştır.

6-7. Yüce Allah yıldızlardaki oldukça büyük şu iki faydayı söz konusu etmektedir:

1. Yıldızların sema için bir süs olmaları. Yıldızlar olmasa idi sema ışıksız ve kapkaranlık olurdu. Ancak Yüce Allah, göğün dört bir yanı aydınlansın, güzel bir görünüşü olsun, kara ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulunsun ve böylelikle bu yıldızların pek çok menfaati husule gelsin diye göğü bu yıldızlarla süslemiştir.

2. İtaatten çıkan ve azgınlığı sebebiyle mele-i âlâ’yı -ki bunlardan kasıt meleklerdir- dinlemeye kadar ulaşan her bir azgın şeytana karşı semanın korunması.

8-9. Eğer şeytalar meleklere kulak verecek olurlarsa “dört bir taraftan” delip geçen alevli ateşlerle kovulmak ve mele-i âlâ’da söylenenleri dinlemekten uzaklaştırılmak üzere “taşlanırlar.”

“Onlar için sürekli bir azap da vardır.” Rablerine itaat etmemeleri ve azgınlıkları dolayısı ile onlar için hazırlanmış ve daimi olan bir azap da vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları dinlemekten kovulup uzaklaştırılırlar. Ahirette onlar için kesintisiz elem dolu bir azap vardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. دُحُورًۭا ۖ duhuran kovulurlar kök: دحر
  2. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  3. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  4. وَاصِبٌ vasibun sürekli kök: وصب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وصب (2 geçiş)

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İtaat de daima O'na olmalıdır. Öyle iken siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

  • Aynı kök: دحر (4 geçiş)

    Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

  • Aynı kök: دحر (4 geçiş)

    Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya…

  • Aynı kök: دحر (4 geçiş)

    Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir. Allah ile birlikte başka ilah edinme. Sonra kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(8, 9) Onlar yüce topluluğa dipnot 1 kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. dipnot 2 Onlar için ebedî bir azap vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sâd 38:69'da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, "yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu" anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Şu‘arâ 26:212; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.

Mustafa İslamoğlu

(dünyada) dışlansınlar ve (ahirette de) sürekli bir azaba mahkum olsunlar;

Muhammed Esed

(rahmetten) yoksun kalsınlar ve (öteki dünyada) kendilerini bekleyen ebedi azaba duçar olsunlar;

Ahmed Hulusi

Kovularak. . . Onlar için daimi bir azap vardır.

Ali Bulaç

Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Hem kovulurlar hem de onlar için sürekli bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kovulurlar ve onlar için yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

Edip Yüksel

Kovulurlar; sürekli bir azabı hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kovulurlar; sürekli bir azabı hakketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara ayrılmaz bir azab vardır

Erhan Aktaş

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

Gültekin Onan

Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

(8-9) Ki onlar "Mele'-i a'la" ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (ahiretde de) ardı arası kesilmez bir azab vardır.

İbni Kesir

Kovularak. Ve onlar için sürekli bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kovularak uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Kovulurlar. Onlar için sürekli bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Bu, kovulmaları içindir. Onlara orada daimi bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hep kovulurlar. Azap yakalarını bırakmaz.

Şaban Britch

Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir ceza vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kovulurlar. Ve onlar için, yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fiery discharges forcing them back, that is besides what awaits them of an eternal suffering induced by the lasting torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

driven away, they will have perpetual torment––

Abdullah Yusuf Ali

Repulsed, for they are under a perpetual penalty,

Abul A'la Maududi

and are repelled. Theirs is an unceasing chastisement.

Aisha Bewley

repelled with harshness – they will suffer eternal punishment –

Al-Hilali & Khan

Outcast, and theirs is a constant (or painful) torment.

Ali Quli Qarai

to drive them away, and for them there is a constant mortification,

Amatul Rahman Omar

They are repulsed. A perpetual punishment awaits them.

Arthur John Arberry

rejected, and theirs is an everlasting chastisement,

Bijan Moeinian

They have already been condemned to an everlasting torture.

E. Henry Palmer

driven off, and for them is lasting woe;

Edip-Layth

Outcasts; they will have an eternal retribution.

George Sale

to repel them, and a lasting torment is prepared for them; --

Hamid S. Aziz

Being driven off, and for them is a perpetual chastisement,

Mahmoud Ghali

Rejected, and they will have a lasting torment,

Marmaduke Pickthall

Outcast, and theirs is a perpetual torment;

Mohamed Ahmed - Samira

And kept far away. There is perpetual punishment for them,

Muhammad Asad

cast out [from all grace], with lasting suffering in store for them [in the life to come];

Mustafa Khattab

˹fiercely˺ driven away. And they will suffer an everlasting torment.

Progressive Muslims

Outcasts; they will have an eternal retribution.

Rashad Khalifa

They have been condemned; they have incurred an eternal retribution.

Sahih International

Repelled; and for them is a constant punishment,

Sam Gerrans

Repelled — and they have a constant punishment —

Shabbir Ahmed

Outcast--and theirs is a lasting torment.

Syed Vickar Ahamed

Outcast (and unwelcome), they are under an everlasting penalty,

Taqi Usmani

to be driven off, and for them there is a lasting punishment;

The Monotheist Group

Outcasts; they will have an eternal retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩