Sâffât suresi

Sâffât suresi, 12. ayet

Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

bel `acibte veyesḫarûn.

Diyanet İşleri

Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 9–15 · surenin 12. ayeti / 182
  1. Sâffât 9

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

  2. Sâffât 10

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

  3. Sâffât 11

    (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

  4. 12

    Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

  5. Sâffât 13

    Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

  6. Sâffât 14

    Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

  7. Sâffât 15

    (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “Ne var ki sen” ey peygamber! Yahut ey insan! Bunca büyük belgeleri ve şaşmaz delilleri onlara gösterdikten sonra bile onların hala öldükten sonra dirilişi yalanlamalarından ötürü “şaşıyorsun.”

Gerçekten onların bu tutumları hayret edilecek, şaşılacak bir haldir. Çünkü böyle bir şeyin inkâr edilmesi, kabil değildir.

Hatta onların inkârlarından daha şaşırtıcı ve daha hayrete düşürücü olan bir husus vardır. Bu da şudur: “onlar ise” öldükten sonra diriliş haberini getirenle “alay ediyorlar.” Onlar sırf inkârla yetinmediler, üstelik bir de hak söz ile alay ettiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel hayır
  2. عَجِبْتَ acibte sen şaşıyorsun kök: عجب
  3. وَيَسْخَرُونَ veyesharune onlar ise alay ediyorlar kök: سخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş)

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar.…

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş)

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…

  • Aynı kök: عجب (27 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: سخر (42 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Elbette sen şaşırıyorsun. (Oysa) onlar alay ediyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ama hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken, onlar işin şakasındalar;

Muhammed Esed

Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler;

Ahmed Hulusi

Hayır, onların alaylı hallerine şaşıp kaldın.

Ali Bulaç

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

Ali Rıza Safa

Hayır! Sen, hayran kaldın; oysa onlar küçümsüyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Sen hayran kaldın; onlarsa alay ediyorlar.

Edip Yüksel

Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen hayranlık duyarken onlar alay ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat sen taaccüb ettin onlar eğleniyorlar

Erhan Aktaş

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Gültekin Onan

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Hasan Basri Çantay

Belki sen (Habibim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,

İbni Kesir

Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.

Mehmet Alagaş

(11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Süleyman Ateş

Hayır sen (bu muhteşem kudrete) hayran kaldın; onlarsa (seninle) alay ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Sen bu soruya hayret ettin; ama onlar alay ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen bu soruya şaşırdın, ama onlar hafife alıyorlar.

Şaban Britch

Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.

Şaban Piriş

Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, you Muhammad are filled with Admiration and wonder at Allah's infinite power to create what He will and you marvel at His Omnipotence to restore the dead to life Hereafter while they mock the issue and laugh it to scorn.

Abdul Haleem

You marvel as they scoff,

Abdullah Yusuf Ali

Truly dost thou marvel, while they ridicule,

Abul A'la Maududi

You marvel (at the wondrous creations of Allah) and they scoff at it,

Aisha Bewley

No wonder you are surprised as they laugh with scorn!

Al-Hilali & Khan

Nay, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) wondered (at their insolence) while they mock (at you and at the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

Indeed you wonder, while they engage in ridicule,

Amatul Rahman Omar

Whereas you marvel (at this mighty spiritual revelation) they hold you in low estimation.

Arthur John Arberry

Nay, thou marvellest; and they scoff

Bijan Moeinian

Ask the disbelievers, who are created from the mud [organic matter]: "Are they more difficult for God to be recreated [on the Day of Resurrection] or the awesome realm of creation?"

E. Henry Palmer

Nay, thou dost wonder and they jest!

Edip-Layth

While you were awed, they simply mocked.

George Sale

Thou wondrest at God's power and their obstinacy; but they mock at the arguments urged to convince them:

Hamid S. Aziz

Nay! You wonder while they mock,

Mahmoud Ghali

No indeed, you wonder, and they scoff,

Marmaduke Pickthall

Nay, but thou dost marvel when they mock

Mohamed Ahmed - Samira

Yet while you are filled with wonder, they just scoff;

Muhammad Asad

Nay, but whereas thou dost marvel, they [only] scoff;

Mustafa Khattab

In fact, you are astonished ˹by their denial˺, while they ridicule ˹you˺.

Progressive Muslims

While you were awed, they simply mocked.

Rashad Khalifa

While you are awed, they mock.

Sahih International

But you wonder, while they mock,

Sam Gerrans

Yet thou dost marvel; and they deride

Shabbir Ahmed

Nay, but whereas you (O Prophet) marvel at the Universe, they mock - and again you marvel at their mocking!

Syed Vickar Ahamed

Nay! Do you wonder while they mock (and make fun of you and the Quran)?

Taqi Usmani

But you wonder (at their denial), and they mock (at the idea of an Hereafter).

The Monotheist Group

While you were awed, they simply mocked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩