Sâffât suresi

Sâffât suresi, 92. ayet

Sâffât suresi, 92. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

Diyanet İşleri

"Ne diye konuşmuyorsunuz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 89–95 · surenin 92. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 89

    (88-89) İbrahim, yıldızlara baktı ve "Ben hastayım" dedi.

  2. Sâffât 90

    Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan uzaklaştılar.

  3. Sâffât 91

    İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"

  4. 92

    "Ne diye konuşmuyorsunuz?"

  5. Sâffât 93

    Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.

  6. Sâffât 94

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

  7. Sâffât 95

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–93. ayetler için yazılmıştır.

88-89. İbrahim aleyhisselam onların putlarını kırmak istemiş ve böyle bir imkânı ele geçirmeye çalışmıştı. Onların bir törenlerine gidip de putlarından habersiz oldukları bir vakti fırsat bilerek onlarla birlikte çıktı ve: “yıldızlara bir defa baktı da: Gerçekten ben hastayım, dedi.” Sahih bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İbrahim aleyhisselam yalnız üç defa yalan söylemiştir. Bunlardan birisi: “Gerçekten ben hastayım” sözü, diğeri: “Hayır, bunu şu büyükleri yaptı” (el-Enbiya, 21/63) sözü, bir diğeri de hanımı hakkında: “O, benim kız kardeşimdir.” demesidir.”[14]

Yani, İbrahim aleyhisselam onların ilâhları için tuzak kurma imkânını bulmak maksadı ile onlardan geri kalmıştı.

90. Hasta olduğunu söyleyince “onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar.” Böylelikle o da istediği fırsatı elde etmiş oldu.

91-92. “O da gizlice putlarının yanına varıp” yani kimseye fark ettirmeden hızlıca onların yanına gitti ve onlarla alay ederek şöyle dedi: “Yemiyor musunuz? Neyiniz var, niye konuşmuyorsunuz?”

O halde bunlara ibadet etmek yakışır mı? Bunlar, yemek yiyen ve kendi dilince konuşan hayvanlardan da daha aşağı oldukları halde hiç onlara ibadet yakışır mı? Çünkü bunlar yemeyen, konuşmayan cansız varlıklardır.

93. “Sonra da üzerlerine varıp sağ eli (var gücü) ile vurdu.” Bütün güç ve kuvveti ile onlara vurmaya koyuldu. “Derken ona başvururlar diye büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti.” (el-Enbiya, 21/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz? Size bir soru sorana cevap vermiyorsunuz. Allah'tan başka bunlar gibisine ibadet edilir mi?"

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَا ma
  2. لَكُمْ lekum neyiniz var?
  3. لَا la
  4. تَنطِقُونَ tentikune konuşmuyorsunuz kök: نطق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(91, 92) (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) "Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?" demişti.

Mustafa İslamoğlu

"Size ne oldu böyle, yoksa konuşamıyor musunuz?"

Muhammed Esed

Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?" dedi.

Ahmed Hulusi

"Niye konuşmuyorsunuz?"

Ali Bulaç

"Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?"

Ali Özek ve heyeti

Neden konuşmuyorsunuz? dedi.

Ali Rıza Safa

"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

"Neyiniz var; konuşmuyorsunuz!"

Edip Yüksel

"Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Neyiniz var söylemiyorsunuz

Erhan Aktaş

"Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?

Gültekin Onan

"Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?"

Hasan Basri Çantay

"Ne oluyor size konuşmuyorsunuz"?!

İbni Kesir

Ne o, konuşmuyor musunuz?

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"

Süleyman Ateş

"Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?"

Şaban Britch

Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?

Şaban Piriş

Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

"Neniz var ki, konuşmuyorsunuz!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Are you mute" he asked "what ails you that you do not talk nor do you say something to the purpose!"

Abdul Haleem

Why do you not speak?’

Abdullah Yusuf Ali

"What is the matter with you that ye speak not (intelligently)?"

Abul A'la Maududi

What is the matter with you, why do you not speak?"

Aisha Bewley

What is the matter with you that you do not speak?’

Al-Hilali & Khan

"What is the matter with you that you speak not?"

Ali Quli Qarai

Why do you not speak?’

Amatul Rahman Omar

`What is wrong with you that you do not even speak?'

Arthur John Arberry

What ails you, that you speak not?'

Bijan Moeinian

Then he asked: "How come you do not talk?"

E. Henry Palmer

What ails you that ye will not speak?'

Edip-Layth

"What is the matter, you do not speak?"

George Sale

What aileth you that ye speak not?

Hamid S. Aziz

"What is the matter with you that you do not speak?"

Mahmoud Ghali

How is it with you that you do not pronounce (a word)

Marmaduke Pickthall

What aileth you that ye speak not?

Mohamed Ahmed - Samira

What is wrong with you that you do not speak?"

Muhammad Asad

What is amiss with you that you do not speak?"

Mustafa Khattab

What is wrong with you that you cannot speak?"

Progressive Muslims

"What is the matter, you do not speak"

Rashad Khalifa

"Why do you not speak?"

Sahih International

What is [wrong] with you that you do not speak?"

Sam Gerrans

“What ails you, that you speak not?”

Shabbir Ahmed

What ails you that you speak not?"

Syed Vickar Ahamed

"What is the matter with you that you do not speak (and make sense)?"

Taqi Usmani

What is wrong with you that you do not speak?"

The Monotheist Group

"What is the matter, you do not speak?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 92. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 92. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 92. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩