Nisâ suresi

Nisâ suresi, 47. ayet

Nisâ suresi, 47. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ ءَامِنُوا۟ بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبْلِ أَن نَّطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَىٰٓ أَدْبَارِهَآ أَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّآ أَصْحَٰبَ ٱلسَّبْتِ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ مَفْعُولًا

yâ eyyühe-lleẕîne ûtü-lkitâbe âminû bimâ nezzelnâ müṣaddiḳal limâ me`aküm min ḳabli en naṭmise vucûhen feneruddehâ `alâ edbârihâ ev nel`anehüm kemâ le`annâ aṣḥâbe-ssebt. vekâne emru-llâhi mef`ûlâ.

Diyanet İşleri

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 44–50 · surenin 47. ayeti / 176

Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3

  1. Nisâ 44

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  2. Nisâ 45

    Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

  3. Nisâ 46

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  4. 47

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

  5. Nisâ 48

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

  6. Nisâ 49

    Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

  7. Nisâ 50

    Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Yüce Allah yahudi ve hristiyanlardan ibaret olan kitap ehline hem Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hem de ona indirmiş olduğu ve tasdik ettiği diğer ilahi kitaplar üzerinde hüküm verici olan Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmelerini emretmektedir. Zira ondan önce indirilmiş olan kitaplar onun geleceğini haber vermiştir. Bu kitapların verdikleri haberlerin gerçekleşmesi, onlarda var olan haberlerin tasdik edilmesi demektir. Aynı şekilde bu Kur’ân-ı Kerîm’e iman etmeyecek olurlarsa, ellerinde bulunan kitaplara da iman etmiyorlar demektir. Çünkü Allah’ın kitapları birbirlerini doğrular, biri diğerine uygundur. Onların bazılarına inanmak, bazılarına inanmamak iddiası batıl bir iddiadır, doğru olmasına imkân yoktur.

Yüce Allah’ın: “Beraberinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz (Kitab’a) iman edin” buyruğunda onlara bir teşvik vardır. Onların başkalarından önce bu kitaba iman etmeye koşmaları gerektiği belirtilmektedir. Çünkü Allah onlara ilim ve yükümlülüklerinin başkalarından daha ağır olmasını gerektiren bir kitap vermiştir. Bundan dolayı iman etmemelerine karşılık onları şöylece tehdit etmektedir: “Biz birtakım yüzleri silerek tanınmaz hale getirip de arkalarına çevirmezden...” Bu onların davranışlarına uygun bir cezadır. Zira onlar, hakkı terk edip batılı tercih ettikleri, gerçekleri tersyüz ederek batılı hak, hakkı da batıl gösterdikleri için bu tutumlarının türünden bir ceza ile cezalandırıldılar. Bu da hakkı örtüp gizledikleri gibi yüzlerinin dümdüz edilmesi ve arkalarına çevrilmesi şeklinde olur. Böylece yüzleri, ense tarafında arkaya doğru bakacak hale getirilir ki bu olabilecek en çirkin haldir.

“...yahut cumartesi sahiplerini lanetlediğimiz gibi” onları rahmetinden kovmak suretiyle cumartesi günü haddi aşan kardeşlerini cezalandırdığı gibi “lanetlemezden önce” yani kendilerini de maymunlara dönüştürmek sureti ile cezalandırmadan önce demektir: “Biz de onlara: Aşağılık maymunlar olun demiştik.” (el-Bakara, 2/65, el-Araf, 7/163)

“Allah’ın emri mutlaka yerine gelir” buyruğu da Yüce Allah’ın: “O bir şeyi diledi mi ona emri sadece: Ol, demesidir, o da oluverir.” (Yasin, 36/82) buyruğu gibidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey kendilerine kitap gönderilmiş Yahudi ve Hristiyan topluluğu! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğimiz kitaba iman edin! Zira o sizlere indirilen Tevrat ve İncil'i doğrulayan bir kitaptır. Yüzlerinizde bulunan duyu hislerini silip, onları arkalarınız tarafına çevirmeden yahut sizleri Allah rahmetinden kovmadan önce bu kitaba iman ediniz. Nitekim daha önce cumartesi günü kendilerine balık avlanmak yasak olmasına rağmen avlanıp, haddi aşanları rahmetimizden kovmuş, onları maymuna çevirmiştik. Allah Teâlâ’nın emri ve takdiri kaçınılmazdır, muhakkak gerçekleşecektir.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. أُوتُوا۟ utu verilen(ler) kök: اتي
  4. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  5. ءَامِنُوا۟ aminu inanın kök: امن
  6. بِمَا bima şeye (Kur'ana)
  7. نَزَّلْنَا nezzelna indirdiğimiz kök: نزل
  8. مُصَدِّقًۭا musaddikan doğrulayıcı olarak kök: صدق
  9. لِّمَا lima
  10. مَعَكُم meakum yanınızdakini
  11. مِّن min
  12. قَبْلِ kabli önce kök: قبل
  13. أَن en
  14. نَّطْمِسَ netmise biz silip kök: طمس
  15. وُجُوهًۭا vucuhen bazı yüzleri kök: وجه
  16. فَنَرُدَّهَا fe neruddeha döndürmemizden kök: ردد
  17. عَلَىٰٓ ala üzerine
  18. أَدْبَارِهَآ edbariha arkaları kök: دبر
  19. أَوْ ev ya da
  20. نَلْعَنَهُمْ nel'anehum onları da la'netlememizden kök: لعن
  21. كَمَا kema gibi
  22. لَعَنَّآ leanna la'netlediğimiz kök: لعن
  23. أَصْحَـٰبَ eshabe adamlarını kök: صحب
  24. ٱلسَّبْتِ ۚ s-sebti cumartesi kök: سبت
  25. وَكَانَ ve kane kök: كون
  26. أَمْرُ emru buyruğu kök: امر
  27. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  28. مَفْعُولًا mef'ulen yapılır kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş)

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş)

    Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

  • Aynı kök: طمس (5 geçiş)

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: ردد (59 geçiş)

    Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.

  • Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'dettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler.…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  • Aynı kök: سبت (9 geçiş)

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden dipnot 1 veya onları Cumartesi dipnot 2 (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat'ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin! (Çünkü) Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilen durum, umutları söndürülerek arkalarına baktırılmaları, geçmiş günlerin aranması anlamında bir pişmanlık hâli mecaz olarak ifade edilmek istenmektedir. Bu olay, Medine'de verdikleri sözün gereğini yerine getirmeyen, ihanete ve hainliğe başvuran Nadîroğullarının Medine'den sürülmelerine ve sürgün edilirken de hasretle geri dönüp bakmalarına işaret etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cumartesi Yasağı ile ilgili bkz. Bakara 2:65, dipnot 4.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, (geleceğe yönelik) umutlarınızı söndürüp yüzlerinizi geçmişe döndürmeyelim; ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lanetlediğimiz gibi lanetlemeyelim; zira Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.

Muhammed Esed

Siz ey (geçmişte) kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! (Şimdi), sahip olduğunuz (hakikati) tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, tıpkı Sebti ihlal eden o toplumu lanetlediğimiz gibi; zira Allahın irade ettiği şey mutlaka icra edilir.

Ahmed Hulusi

Ey kendilerine hakikat bilgisi verilenler, yüzleri silerek enselere döndürmeden (ilminizi silip eski sapıklığa döndürmeden) veya Cumartesi hürmetini yerine getirmeyenleri lanetlediğimiz gibi sizleri lanetlemeden önce, gelin iman edin size inzal ettiğimiz, beraberinizdeki hakikat ilmini tasdik edene (Kuran'a). . . Allah hükmü yerine gelmiştir.

Ali Bulaç

Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.

Ali Özek ve heyeti

Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Biz, bir takım yüzleri belli belirsiz edip arkalarına döndürmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), nezdinizde bulunan (Tevrat)'ı tasdik etmek için indirdiğimiz (Kur'an)'e iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Ali Rıza Safa

Ey kitap verilenler! Yüzleri silip ters çevirmeden veya Cumartesi yoldaşlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda olanı doğrulayan, indirdiğimize inanın. Çünkü Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Edip Yüksel

Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlenmeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimizi onaylayın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimize inanın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kendilerine kitap verilenler, gelin o beraberinizdekini doğrulamak üzere indirdiğimiz bu kitaba, biz bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmeden veya onları cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi, lanetlemeden önce iman edin! Yoksa Allah'ın emri daima yerine gelmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o kendilerine kitab verilenler! Gelin o beraberinizdekini tasdıklamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iyman edin biz bir takım yüzleri silib de enselerine çevirmezden veya onlar, eshab-ı Sebti la'netlediğimiz gibi la'netlemezden evvel, yoksa Allahın emri fi'le çıkarılagelmiştir.

Erhan Aktaş

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz dipnot 1 gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlanmak. Allah'ın rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz dipnot 1 gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlamak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

Gültekin Onan

Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını [o gün yasağı çiğneyenleri] lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel yanınızdakini [Tevrat ve İncil'i] doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kuran'a) inanın. Tanrı'nın buyruğu yapılagelmiştir.

Hasan Basri Çantay

Ey kendilerine kitab verilenler, nezdinizdeki (kitab) ları tasdıyk edici (doğrultucu) olmak üzere indirdiğimiz (Kur'an-ı kerim) e — biz bir takım yüzleri silib ve belirsiz edip de enselerine çevirmezden, yahud cumartesi yaranına etdiğimiz la'net gibi kendilerini de la'netlemezden evvel — iman edin. Allahın emri yerine gelecekdir.

İbni Kesir

Ey kitab verilenler; Biz bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmezden veya onları Ashab-ı Sebit'i la'netlediğimiz gib la'netlemezden önce, gelin de elinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Allahın emri daima yapılagelmiştir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Süleyman Ateş

Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.

Süleymaniye Vakfı

Ey kendilerine kitap verilenler! Yanınızda olanı tasdik edici özellikte indirdiğimize (Kur'an'a) inanıp güvenin. dipnot 1 Bunu, itibarınızı yok edip sizi, yüzünüze bakılmaz hale getirmeden veya iş bırakma /şabat emrini çiğneyen ahaliyi dipnot 2 lanetlediğimiz /dışladığımız gibi sizi de lanetlemeden önce yapın. dipnot 3 Allah'ın kuralı daima uygulanır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    İsrailoğullarının, Allah'ın emirlerini yerine getirmemeleri durumunda yurtlarından çıkarılacakları ve uluslar arasında dağıtılacakları Tevrat ve İncil'de de yazılıdır (
    Levililer 26: 14-38 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 26:14

    “ ‹Ama beni dinlemez, bütün bu buyrukları yerine getirmezseniz, cezalandırılacaksınız.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,
    Hezekiel 20:23-24 — Eski Ahit, Hezekiel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Hezekiel 20:23

    Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,
    1 Peter 1:1 — Yeni Ahit, 1. Petrus; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · 1. Petrus 1:1

    Mesih İsanın elçisi ben Petrustan Pontus, Galatya, Kapadokya, Asya İli ve Bitinyaya dağılmış ve buralarda yabancı olarak yaşayan seçilmişlere selam!

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , Elçilerin İşleri 8:1,4). Nebimiz döneminde kendilerine Kur'an tebliğ edilen Yahudi ve Hıristiyanların bir bölümü önce inandı, arkasından kafirlik edip Allah'ın ve elçisinin karşısında yer aldılar (Nisa 4/115, Enfal 8/13-14, Muhammed 47/32), Allah da onları lanetledi (Bakara 2/89, Al-i İmran 3/85-88). Beni Nadir Yahudilerinin içlerinde, Medine'yi toplu halde terk etmelerine sebep olan bir korku oluşturdu. Evlerini kendi elleriyle ve müminlerin elleriyle yıktılar. Bıraktıkları mallar müslümanlara kaldı. (Haşr 59/2-8) Benzer durumu, daha önce Beni Kaynuka Yahudileri yaşamıştı. Ancak onlar, Medine'yi toplu halde değil, azar azar terk ettiler. (Haşr 59/15). Beni Kurayza Yahudileri ise Medine Antlaşmasına uydu ve Müslümanların koruması altına girdiler ama Hendek Savaşı sırasında düşman tarafına geçerek antlaşmayı bozdular (Ahzab 33/12-15). Düşman çekilince Nebimiz, hemen kalelerini kuşatıp onlarla savaştı, bir kısmını öldürdü, bir kısmını da esir aldı. Yerleri, yurtları ve malları ganimet olarak Müslümanlara kaldı (Ahzab 33/26-27). Beni Kurayza esirleri, serbest bırakıldıktan sonra Medine'yi, toplu halde terk ettiler (Muhammed 47/4).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin yanınızda olan Kitabı tasdik eden bu Kitaba inanıp güvenin. Yoksa itibarınızı yok eder, sizi yüzsüz hale getiririz. Yahut cumartesi yasağını çiğneyen ahaliyi dipnot 1 dışladığımız (lanetlediğimiz) gibi siz de dışlarız. Allah'ın emri yerine gelir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Araf 7/163-166
  2. metne dön, dipnot 2
    Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın desteğini ve insanların desteğini görenler hariç hepsi sefillik içinde olur, Allah'ın öfkesi ile yıkılırlar. Tamamının üzerine çaresizlik çökmüştür. Evet, öyle! Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelirler ve nebilerini haksız yere öldürürler. Evet, öyle! Çünkü isyana dalar ve aşırı giderler. (Al-i İmran 3/112)

Şaban Britch

Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, lanetlemeden yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize (Kuran'a) iman edin. Allah’ın emri yerine gelir.

Şaban Piriş

Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you to whom the Book had been given -Ahl al-Kitab-: Give credence to the Book -the Quran- We have revealed to Our Messenger Muhammad, corroborating and authoritatively validating the authentic Book AL-Tawrah you hold in possession, before We expunge faces, and wipe out their features beyond recognition and eclipse their splendour, or afflict you with such evils as indicate divine wrath and a malignant fate just as We had cursed those who broke the Sabbath Allah's. command has always come to pass.

Abdul Haleem

People of the Book, believe in what We have sent down to confirm what you already have before We wipe out [your sense of ] direction, turning you back, or reject you, as We rejected those who broke the Sabbath: God’s will is always done.

Abdullah Yusuf Ali

O ye People of the Book! believe in what We have (now) revealed, confirming what was (already) with you, before We change the face and fame of some (of you) beyond all recognition, and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers, for the decision of Allah Must be carried out.

Abul A'la Maududi

O you who have been granted the Book! Do believe in what We have (now) revealed, which confirms the revelation which you already possess. dipnot 1 Do this before We alter countenances, turning them backwards, or lay a curse upon them as We cursed the Sabbath-men. dipnot 2 Bear in mind that Allah's command is done.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    See ibid., (Surah 3, n. 2).
  2. metne dön, dipnot 2
    See ibid., (Surah 2, nn. 82 and 83).

Aisha Bewley

You who have been given the Book! have iman in what We have sent down confirming what is with you, before We obliterate faces, turning them inside out, or We curse you as We cursed the Companions of the Sabbath. Allah’s command is always carried out.

Al-Hilali & Khan

O you who have been given the Scripture (Jews and Christians)! Believe in what We have revealed (to Muhammad صلى الله عليه وسلم) confirming what is (already) with you, before We efface faces (by making them like the back of necks; without nose, mouth) and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers[1]. And the Commandment of Allâh is always executed.[2]

Ali Quli Qarai

O you who were given the Book! Believe in what We have sent down confirming what is with you, before We blot out the faces and turn them backwards, or curse them as We cursed the People of the Sabbath, and Allah’s command is bound to be fulfilled.

Amatul Rahman Omar

O you who have been given the Scripture! believe in (the Qur'ân) which We have now revealed fulfilling such (prophecies) as you have, before We make extinct and destroy some of your leaders and deprive them of their glory or We condemn them as We condemned the people of the Sabbath (breakers); and (remember) the decree of Allâh is bound to be executed.

Arthur John Arberry

You who have been given the Book, believe in what We have sent down, confirming what is with you, before We obliterate faces, and turn them upon their backs, or curse them as We cursed the Sabbath-men, and God's command is done.

Bijan Moeinian

God, hereby, is calling upon the people of the Scriptures to believe in this Book, sent down now, which confirms [the divine source of the existing] Scriptures. They better do so, before God changes the faces and the fames of some of them beyond all recognition or lay a curse on them the same way that He dealt with those who did not obey His Law of the Sabbath. Know that the decision of God must be carried out.

E. Henry Palmer

O ye who have been given the Book! believe in what we have revealed, confirming what ye had before; ere we deface your faces and turn them into hinder parts, or curse you as we cursed the fellows of the Sabbath when God's command was done.

Edip-Layth

O you who have received the book, acknowledge what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. God's will is always done.

George Sale

O ye to whom the scriptures have been given, believe in the revelation which we have sent down, confirming that which is with you; before we deface your countenances, and render them as the back parts thereof; or curse them, as we cursed those who transgressed on the sabbath day; and the command of God was fulfilled.

Hamid S. Aziz

O you who have been given the Book! Believe in what We have revealed, confirming what you had before; ere we deface your faces and turn them into hinder parts, or curse you as we cursed the Sabbath-breakers. The command of Allah's is always done.

Mahmoud Ghali

O you who were brought the Book, believe in what We have been sending down sincerely (verifying) what is with you, before We obliterate faces, (and) so turn them upon their backs, (Literally: hind parts) or curse them as We cursed the Sabbathmen; (i. e. the Sabbath-breakers) and the Command of Allah has (to be) performed.

Marmaduke Pickthall

O ye unto whom the Scripture hath been given! Believe in what We have revealed confirming that which ye possess, before We destroy countenances so as to confound them, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers (of old time). The commandment of Allah is always executed.

Mohamed Ahmed - Samira

O people of the Book, believe in what We have revealed, which confirms what is already with you before We disfigure your visages and turn your faces about and curse you, as We did with those who had broken the Sabbath; and what God decrees comes to pass.

Muhammad Asad

O you who have been granted revelation [aforetime]! Believe in what We have [now] bestowed from on high in confirmation of whatever [of the truth] you already possess, lest We efface your hopes and bring them to an end - just as We rejected those people who broke the Sabbath: for God's will is always done.

Mustafa Khattab

O you who were given the Book! Believe in what We have revealed—confirming your own Scriptures—before We wipe out ˹your˺ faces, turning them backwards, or We condemn the defiant as We did to the Sabbath-breakers.[1] And Allah’s command is always executed!

Progressive Muslims

O you who have received the Scripture, believe in what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. And God's will is always done.

Rashad Khalifa

O you who received the scripture, you shall believe in what we reveal herein, confirming what you have, before we banish certain faces to exile, or condemn them as we condemned those who desecrated the Sabbath. GOD's command is done.

Sahih International

O you who were given the Scripture, believe in what We have sent down [to Muúammad], confirming that which is with you, before We obliterate faces and turn them toward their backs or curse them as We cursed the sabbath-breakers. And ever is the decree of Allah accomplished.

Sam Gerrans

O those given the Writ: believe in what We sent down confirming what is with you before We erase faces and turn them towards their backs, or curse them as We cursed the companions of the Sabbath; and the command of God is carried out.

Shabbir Ahmed

O You unto whom the Scripture was given! Reflect and believe in what We have revealed, that confirms the truth that you already possess, lest We efface your hopes and bring them to an end. Just as We rejected those people who broke the Sabbath. (You will lose your identity by getting scattered in the earth). Allah's Command is always done.

Syed Vickar Ahamed

O you People of the Book! Believe in what We have (now) revealed, reassuring what was (already) with you, before We change the faces and fame of some (of you) beyond all recognition, and turn them backwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers, for the decision of Allah must be carried out.

Taqi Usmani

O you who have been given the Book, believe in what We have revealed confirming what is with you, before We rub off faces and turn them shaped like their backs, or lay a curse upon them, as We cursed the People of the Sabbath. Whatever Allah orders is destined to occur.

The Monotheist Group

O you who have received the Book, believe in what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. And the will of God is always done.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩