Diyanet İşleri
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
feaḳbelû ileyhi yeziffûn.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: "Yemez misiniz?"
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."
Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 94–96. ayetler için yazılmıştır.
94. “Koşturarak ona geldiler.” Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra onu cezalandırmak üzere hızlıca ona gittiler. Bu araştırmaları şöyle olmuştur: “Bunu putlarımıza kim yaptı ise şüphesiz o zalimlerdendir.” (el-Enbiyâ, 21/56); “İbrahim adındaki bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik.” (el-Enbiya, 21/60) ki o şöyle diyordu: “Vallahi siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben bu putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım.” (el-Enbiya, 21/57)
Bunun üzerine onu azarlayıp kınadılar. O da onlara şöyle dedi: “Hayır, bunu onların şu büyükleri bunu yapmıştır, onlara sorun eğer konuşabilirlerse (size cevap versinler). Kendi vicdanlarına dönerek dediler ki: Asıl zalimler sizlersiniz. Sonra başaşağı edildiler ve: Sen de çok iyi bilirsin ki bunlar konuşmazlar. Dedi ki: O halde Allah’ın dışında, size fayda ve zarar veremeyen şeylere mi ibadet ediyorsunuz?” (el-Enbiya, 21/63-66)
95-96. Burada da İbrahim’in onlara şunu söylediğini görüyoruz: “Siz elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” Elinizle yontup yaptığınız şeylere mi tapıyorsunuz? Onları yapanlar sizler olduğunuz halde, nasıl olur da onlara ibadet eder ve ihlâsla Allah’a ibadet etmeyi terk edersiniz? “Halbuki sizi de yapıp ettiklerinizi de Allah yaratmıştır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Putlara tapanlar koşarak İbrahim'e doğru geldiler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Putperestler) koşarak ona gelmişlerdi.
Derken etraftan koşarak başına üşüştüler.
Bunun üzerine diğerleri koşarak o'na doğru geldiler (ve yaptığından dolayı o'nu suçladılar).
Bunu görenler hızla dönüp Ona geri geldiler.
Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
(Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.
Bir süre sonra, koşarak karşısına dikildiler.
Kavmi, koşarak ona geldi.
Hemen ona doğru koşuştular.
Hemen ona doğru koşuştular
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler
Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.
Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.
Bunun üzerine koşarak ona yöneldiler.
Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
Derken (kavmi) koşarak onun önüne çıkdı (lar).
Bunun üzerine koşarak ona geldiler.
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.
(Puta, tapanlar, döndüklerinde putlarını kırılmış görünce) Hemen koşarak ona gittiler.
Halkı (putların kırıldığını gördüğünde) koşarak İbrahim'e yöneldi dipnot 1 .
Hepsi hızla karşısına dikilmişlerdi.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
Bu sebeple hışımla onun yanına geldiler.
Bir süre sonra, halkı koşarak İbrahim'e geldi.
But when the damage was noticed, his people came back rushing.
His people hurried towards him,
Then came (the worshippers) with hurried steps, and faced (him).
whereupon people came to him running. dipnot 1
They came rushing back to him.
Then they (the worshippers of idols) came, towards him, hastening.
They came running towards him.
(Hearing this news) the people came running to him.
Then came the others to him hastening.
[When people returned, they concluded that the only present one in the city, i. e., Abraham could have destroyed their gods so] they rushed toward Abraham [asking in rage why he has done it.]
And they rushed towards him.
Then they approached him outraged.
And the people came hastily unto him:
So they (people) advanced towards him, hastening.
Then they (i. e., the disbelievers) came forward to him in a hurried procession.
And (his people) came toward him, hastening.
So the people descended upon him.
[But] then the others came towards him hurriedly [and accused him of his deed].
Later, his people came rushing towards him ˹furiously˺.
Then they approached him outraged.
They went to him in a great rage.
Then the people came toward him, hastening.
Then came they towards him in haste.
The people came running to him.
Then (the worshippers) came with quick steps, and faced (him).
Then, they (the idolaters) came to him rushing.
Then they approached him outraged.