Sâffât suresi

Sâffât suresi, 97. ayet

Sâffât suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

Diyanet İşleri

Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 94–100 · surenin 97. ayeti / 182

Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3

  1. Sâffât 94

    Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

  2. Sâffât 95

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  3. Sâffât 96

    "Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

  4. 97

    Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

  5. Sâffât 98

    Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

  6. Sâffât 99

    İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."

  7. Sâffât 100

    "Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 97–98. ayetler için yazılmıştır.

97. “Dediler ki: Onun için” oldukça yüksek “bir bina yapın” ve orada büyük bir ateş yakın. “Sonra da onu” ilâhlarını kırmanın cezası olarak bu yaptığından dolayı “alevli ateşin içine atın.”

98. Onu en kötü ve ağır bir şekilde öldürerek cezalandırmak maksadı ile “ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılıklar kıldık.”

Allah onların tuzaklarını başlarına geçirdi ve ateşi İbrahim aleyhisselam için serin ve selamet kıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim'e karşı kavmi delil ile mücadele etmede aciz kaldıktan sonra, şiddet ve kuvvete başvurdular. İbrahim'e ne yapacakları hususunda aralarında istişare ettiler. "Onun için bir bina yapın, onun içini odunla doldurun. O odunları yakın, sonra da onu o ateşe atın!" dediler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  2. ٱبْنُوا۟ bnu yapın kök: بني
  3. لَهُۥ lehu onun için
  4. بُنْيَـٰنًۭا bunyanen bir bina kök: بني
  5. فَأَلْقُوهُ fe elkuhu ve onu atın kök: لقي
  6. فِى fi
  7. ٱلْجَحِيمِ l-cehimi ateşe kök: جحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş)

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Putperestler ise) "Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın!" demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Onu (yakmak) için bir yapı yapın ve onu çılgınca yanan ateşin ortasına atın!" dediler.

Muhammed Esed

Onlar, "Bir odun yığını hazırlayın ve o'nu yanan ateşin içine atın!" diye bağırdılar.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Onun için bir bina yapın da Onu, yakanın (ateşin) içine atın!"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın."

Ali Özek ve heyeti

Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Onun için bir yapı kurun ve Onu yakıcı ateşin içine atın!"

Bayraktar Bayraklı

Kavmi, "Onun için bir yer yapın ve onu ateşe atın" dediler.

Edip Yüksel

Dediler ki, "Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Onun için bir yapı kurun ve onu ateşe atın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın! dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin dediler, bunun için bir bina yapın ve bunu ateşe atın

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme dipnot 1 atın." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ateşe

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu ateşe atın." dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Onun için bir bina yapın da alevli ateşe atın onu".

İbni Kesir

Haydin; dediler, onun için bir bina yapın da onu alevli ateşe atın.

Mehmet Alagaş

(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Onun için bir bina yapın, onu alevli ateşin içine atın!" dediler.

Süleyman Ateş

"Onun için bir bina yapın da onu (o binada) ateşe atın" dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar da şöyle dediler: "Onun için bir yer yapın da alevli ateşin içine atın."

Şaban Britch

Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.

Şaban Piriş

-Onun için bir bina yapın, onu ateşin içine atın! dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Offended as they seemed, they decided to get rid of him and so they said: "Build for him a chamber full of combustibles and cast him into the blazing fire".

Abdul Haleem

They said, ‘Build a pyre and throw him into the blazing fire.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "Build him a furnace, and throw him into the blazing fire!"

Abul A'la Maududi

They spoke among themselves: "Build him a pyre and then throw him into the furnace."

Aisha Bewley

They said, ‘Build a pyre for him and fling him into the blaze!’

Al-Hilali & Khan

They said: "Build for him a building (it is said that the building was like a furnace) and throw him into the blazing fire!"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Build a structure for him and cast him into a huge fire. ’

Amatul Rahman Omar

(His opponents) said, `Build up a pyre for him and throw him into the blazing fire. '

Arthur John Arberry

They said, 'Build him a building, and cast him into the furnace!'

Bijan Moeinian

They said: "Let us make a big fire and throw him in [and see how his God will save him. ]

E. Henry Palmer

Said they, 'Build for him a pyre, and throw him into the flaming hell!'

Edip-Layth

They said, "Build for him a structure, and then throw him into its fire."

George Sale

They said, build a pile for him, and cast him into the glowing fire.

Hamid S. Aziz

They said, "Build for him a furnace, then cast him into the burning fire. "

Mahmoud Ghali

They said, "Build him a structure, (and) then cast him in the Hell-Fire. "

Marmaduke Pickthall

They said: Build for him a building and fling him in the red-hotfire.

Mohamed Ahmed - Samira

"Build a pyre for him and throw him into the raging fire. "

Muhammad Asad

They exclaimed: "Build a pyre for him, and cast him into the blazing fire!"

Mustafa Khattab

They said ˹to one another˺, "Build him a furnace and cast him into the blazing fire."

Progressive Muslims

They said: "Build for him a structure, and then throw him into its fire. "

Rashad Khalifa

They said, "Let us build a great fire, and throw him into it."

Sahih International

They said, "Construct for him a furnace and throw him into the burning fire. "

Sam Gerrans

They said: “Build for him a structure, and cast him into the blazing fire!”

Shabbir Ahmed

They said, "Build a structure for him and fling him into the blazing fire. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "Build for him a house (burning like a furnace), and throw him into the blazing fire!"

Taqi Usmani

They said, "Build for him a structure, and throw him into the blazing fire."

The Monotheist Group

They said: "Build for him a structure, and then cast him into its fire."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 97. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 97. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 97. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩