Diyanet İşleri
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 95. ayet. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ
ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi Sâffât 83–113 3
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"
"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."
Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 94–96. ayetler için yazılmıştır.
94. “Koşturarak ona geldiler.” Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra onu cezalandırmak üzere hızlıca ona gittiler. Bu araştırmaları şöyle olmuştur: “Bunu putlarımıza kim yaptı ise şüphesiz o zalimlerdendir.” (el-Enbiyâ, 21/56); “İbrahim adındaki bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik.” (el-Enbiya, 21/60) ki o şöyle diyordu: “Vallahi siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben bu putlarınıza mutlaka bir tuzak kuracağım.” (el-Enbiya, 21/57)
Bunun üzerine onu azarlayıp kınadılar. O da onlara şöyle dedi: “Hayır, bunu onların şu büyükleri bunu yapmıştır, onlara sorun eğer konuşabilirlerse (size cevap versinler). Kendi vicdanlarına dönerek dediler ki: Asıl zalimler sizlersiniz. Sonra başaşağı edildiler ve: Sen de çok iyi bilirsin ki bunlar konuşmazlar. Dedi ki: O halde Allah’ın dışında, size fayda ve zarar veremeyen şeylere mi ibadet ediyorsunuz?” (el-Enbiya, 21/63-66)
95-96. Burada da İbrahim’in onlara şunu söylediğini görüyoruz: “Siz elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?” Elinizle yontup yaptığınız şeylere mi tapıyorsunuz? Onları yapanlar sizler olduğunuz halde, nasıl olur da onlara ibadet eder ve ihlâsla Allah’a ibadet etmeyi terk edersiniz? “Halbuki sizi de yapıp ettiklerinizi de Allah yaratmıştır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim onları sebat ile karşıladı ve azarlayarak: "Allah'tan başka elleriniz ile yonttuğunuz ilahlara mı tapıyorsunuz?" dedi.
Aynı kök: نحت (4 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: نحت (4 geçiş)
Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.
Aynı kök: نحت (4 geçiş)
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(95, 96) (İbrahim) "Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz! Sizi ve yapmakta olduklarınızı Allah yarattı" dipnot 1 demişti.
O dedi ki: "Elinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?
O, "Siz" dedi, "kendi ellerinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?
(İbrahim) dedi ki: "Elinizle yapıp tanrı kabul ettiğiniz heykellere mi tapıyorsunuz?"
Dedi ki: "Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
İbrahim: Yonttuğunuz şeylere mi ibadet edersiniz!
Dedi ki: "Kendi elinizle biçim verdiği şeylere hizmet ediyorsunuz; öyle mi?"
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Elinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?"
Dedi ki, "Yonttuğunuz şeylere mi hizmet ediyorsunuz?."
Dedi ki, 'Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?'.
A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? dedi.
A, dedi siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?
"Siz yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?"
"Siz yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?"
"Siz yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz?"
Dedi ki: "Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
(İbrahim) dedi ki: "Kendi (elinizle) yontmakda olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz"?
Dedi ki: Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?
(83-113) (BİR DİĞER RESUL KULU İBRAHİM, EN DARDAYKEN, BEN RABBİME GİDERİM O BANA YOLUMU GÖSTERİR DEDİ, BİR DİĞER RESUL KULU İSMAİL, BEN TESLİMİM, SANA NE EMREDİLİYORSA ONU YAP BABA DEDİ) Onun taraftarı / şiası İbrahim’dir, Rabbine selim bir kalple / teslim olmuş bir kalple geldi , babasına ve kavmine neye ibadet ediyorsunuz demişti , Allah’tan başka İlah uydurmayı / iftira etmeyi diliyorsunuz? Alemlerin Rabbini ne sanıyorsunuz? Yıldızlara bir bakış attı ve dedi ki ben rahatsızlandım / sekim oldum. (Yıldız çarpması denen uğursuz bir rahatsızlık) arkalarını dönerek ondan yüz çevirdiler , O da onların ilahlarının yanına gizlice sokuldu, onlara, yemiyor musunuz? Size ne oldu konuşmuyorsunuz? dedi. Onlara sokulup üzerlerine sağ eliyle vurdu / darbeledi, koşuştura koşuştura (yezif) üzerine üşüştüler, kendi yonttuğunuza mı ibadet ediyorsunuz? Sizi de yaptıklarınızı da (put ilahlar) yaratan Allah’tır dedi. Dediler ki; onun için bir bina yapın, Onu da ateş ile buluşturun / bir araya getirin. Böylelikle ona tuzak kurmak dilediler biz de onları en aşağılıklar / en sefiller yaptık. O da dedi ki Rabbime giderim o da benim yolumu gösterecektir, Rabbim bana ıslah edicilerden / salihlerden hibe et dedi , ona uysal / halim bir oğul müjdeledik. (Hilm, halim, mülayim). Onun / İbrahim’in beraberinde çabalayacak / çalışacak yaşa erince, ona dedi ki ey oğlum; rüyamda görüyorum ki ben seni kurban ediyorum, Bak bakalım sen ne görüyorsun? Dedi ki ey babacığım sana ne emrediliyorsa yap, Eğer Allah isterse / inşallah, beni sabredenlerden bulacaksın, İkisi de teslim oldu, Onu alnı / cibni üzere yatırdı, biz de ona seslendik ki Ey İbrahim, rüyanı onayladın / tasdik ettin / bağlılığını gösterdin , biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, işte bu onun için açık bir sınav idi / bela idi , Ona, dengi iri bir kurbanlık fidye verdik. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik. İbrahim’e selam olsun, biz de böyle güzel davrananları karşılıklandırırız, kesinlikle O, güvenen / iman eden kullarımızdandı, Ona, salihlerden olan nebi İshak’ı müjdeledik, Ona ve İshak üzerine nimet artışı / bereket verdik ve her ikisinin soyun da / zürriyetinde güzel davrananlar / muhsinler var, apaçık kendine haksızlık edenler / zulmedenler de var.
İbrahim onlara: "Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?" dedi.
"(Elinizle) Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?" dedi.
İbrahim şöyle dedi: "Kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? dipnot 1
İbrahim (bir şey olmamış gibi) şöyle demişti: "Sizler kendi yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?
İbrahim, onlara; (Ellerinizle) Yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz? dedi.
İbrahim, onlara; -Yonttuğunuz şeylere mi kulluk ediyorsunuz? dedi.
İbrahim dedi: "Elinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
And there said Ibrahim to them: "Do you worship the stones and the material you carve with your own hands"
but he said, ‘How can you worship things you carve with your own hands,
He said: "Worship ye that which ye have (yourselves) carved?
Abraham said to them: "Do you worship what you yourselves have carved with your own hands
He said, ‘Do you worship something you have carved
He said: "Worship you that which you (yourselves) carve?
He said, ‘Do you worship what you have yourselves carved,
He said (to them), `You worship the things you have chiselled yourselves;
He said, 'Do you serve what you hew,
Abraham said: "Why do you worship something that you have carved with your own hands?"
Said he, 'Do ye serve what ye hew out,
He said, "Do you serve what you carve?"
And he said, do ye worship the images which ye carve?
Said he, "Worship you what you yourselves carve out,
He said, "Do you worship what you hew,
He said: Worship ye that which ye yourselves do carve
"Why do you worship these you carve yourselves, " he asked,
He answered: "Do you worship something that you [yourselves] have carved,
He argued, "How can you worship what you carve ˹with your own hands˺,
He said: "Do you worship what you carve"
He said, "How can you worship what you carve?
He said, "Do you worship that which you [yourselves] carve,
He said: “Serve you what you hew
He said, "Do you worship that which you carve with your own hands,
He said: "Do you worship what you have carved (yourselves)?
He said, "Do you worship what is carved by yourselves,
He said: "Do you worship what you carve?"