Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 10. ayet

Şuarâ suresi, 10. ayet. وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 7–13 · surenin 10. ayeti / 227
  1. Şuarâ 7

    Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.

  2. Şuarâ 8

    Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.

  3. Şuarâ 9

    Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

  4. 10–11

    (10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

  5. Şuarâ 12

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

  6. Şuarâ 13

    "Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–11. ayetler için yazılmıştır.

10. İşte Yüce Allah, onun hakkında şöyle buyrmaktadır: Mûsâ’nın, Allah’ın onunla konuşup ona peygamberlik ve risalet verdiğinde ona yönelik seslenişi zamanındaki o üstün halini hatırla! Ona: “Git, o zalim topluma” demişti. Yeryüzünde büyüklük taslayan, oranın ahalisine karşı büyüklük taslayan ve başlarının da rububiyet iddiasında bulunduğu o topluluğa git.

11. “Firavun’un kavmine… Korkup sakınmazlar mı onlar?” Yani onlara yumuşak sözle ve güzel ifadelerle: Kendilerini yaratan, kendilerini rızıklandırmış bulunan Allah’tan korkmaz mısınız? O’ndan çekinip de bu küfrünüzden vazgeçmez misiniz? de!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Rabbin Musa'ya: "Allah'a küfreden ve Musa'nın kavmini köle yapan o zalim kavme git!" diye seslenip emrettiğini hatırla!

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz hani
  2. نَادَىٰ nada seslenmişti kök: ندو
  3. رَبُّكَ rabbuke Rabbin kök: ربب
  4. مُوسَىٰٓ musa Musa'ya
  5. أَنِ eni diye
  6. ٱئْتِ 'ti git kök: اتي
  7. ٱلْقَوْمَ l-kavme kavmine kök: قوم
  8. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Aynı kök: ندو (53 geçiş)

    "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(10, 11) Hani Rabbin, Musa'ya "Zalim topluma, yani Firavun'un kavmine git! (Hâlâ) takvâlı (duyarlı) davranmayacaklar mı?" diye seslenmişti.

Mustafa İslamoğlu

Hani bir zamanlar Rabbin Musa'ya şöyle nida etmişti: "Şu zalimler güruhuna git;

Muhammed Esed

Ve (hatırla,) hani, Rabbin Musa'ya: "Şu zalimler toplumuna git!" diye seslenmişti,

Ahmed Hulusi

Hani Rabbin Musa'ya: "Zalimler topluluğuna git!" diye nida etmişti.

Ali Bulaç

Hani senin Rabbin, Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git;"

Ali Özek ve heyeti

Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, git diye seslenmişti.

Ali Rıza Safa

Efendin, Musa'ya, şöyle seslenmişti: "Haksızlık yapan o topluma git!"

Bayraktar Bayraklı

- Hani Rabbin Musa'ya, "O zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Hala sakınmayacaklar mı onlar?" diye seslenmişti.

Edip Yüksel

Bir zamanlar Efendin Musa'ya seslenmişti: "O zalim topluma git."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir zamanlar Rabbin Musa'ya seslenmişti: 'O zalim topluma git.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir vakit Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "Git o zalim kavme!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakıt da rabbın, Musaya nida buyurdu: git o zalim kavme dedi

Erhan Aktaş

Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir zamanlar Rabb'in, zalim toplumuna gitmesi için Musa'ya seslenmişti.

Gültekin Onan

Hani senin rabbin Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git."

Hasan Basri Çantay

(10-11) Hani Rabbin Musaya: "O zaalimler güruhuna, Fir'avnın kavmine git. Haala (fenalıkdan) sakınmayacaklar mı onlar?" diye nida etmişdi.

İbni Kesir

Hani Rabbın Musa'ya seslenmişti ki: Zalimler güruhuna git;

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye seslenmişti.

Süleyman Ateş

Rabbin Musa'ya seslendi: "O zalim kavme git!"

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "Yanlışlar içinde olan şu halka git.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "yanlışlar içinde olan şu toplumun yanına var,

Şaban Britch

Hani Rabbin, Musa’ya: Zalim kavme git! diye seslenmişti.

Şaban Piriş

Hani Rabbin, Musa'ya: -Zalim kavme git! diye seslenmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin Musa'ya, "Zulüm sergileyenler topluluğuna git" diye seslenişini hatırla.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah called to Mussa and commanded him Thus: "Go to the people, of Pharaoh" He said, "who are wrongful of actions".

Abdul Haleem

Your Lord called to Moses: ‘Go to those wrongdoers,

Abdullah Yusuf Ali

Behold, thy Lord called Moses: "Go to the people of iniquity,-

Abul A'la Maududi

(Recount to them about the time) when Your Lord called Moses: dipnot 1 "Go to the wrong-doing people, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After a brief introduction, historical events have been presented beginning with the story of Prophet Moses (peace be upon him) and Pharaoh, and attention has been drawn specifically to the following points:
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) The conditions under which Prophet Moses (peace be upon him) had to work were much harsher and more severe than those faced by the Prophet Muhammad (peace be upon him). Prophet Moses belonged to a slave community very much suppressed by Pharaoh and his people. In contrast to them, the Prophet (peace be upon him) was a member of the clan of Quraish and his family enjoyed an equal status with the other clans. Then Prophet Moses (peace be upon him) had been bred and brought up in the house of Pharaoh and after remaining a fugitive for ten years due to a charge of murder, he was commanded to go before the same king from whom he had fled for life. The Prophet (peace be upon him) did not have to face any such situation. Then the empire of Pharaoh was the most extensive and powerful empire of the time and the meager power of the Quraish had no comparison with it. In spite of that Pharaoh could not do any harm to Prophet Moses (peace be upon him) and ultimately perished in the conflict. From this Allaln wanted the Quraish to learn this lesson: None can defeat the one who has Allah to help him? When Pharaoh with all his might became helpless against Moses (peace be upon him), how can you, O poor Quraish, succeed against Muhammad (peace be upon him)?

Aisha Bewley

When your Lord called out to Musa: ‘Go to the wrongdoing people,

Al-Hilali & Khan

And (remember) when your Lord called Mûsâ (Moses) (saying): "Go to the people who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) -

Ali Quli Qarai

When your Lord called out to Moses: [saying, ] ‘Go to the wrongdoing people,

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when your Lord called to Moses (directing him ), `Go to the wrongdoing people,

Arthur John Arberry

And when thy Lord called to Moses, 'Go to the people of the evildoers,

Bijan Moeinian

Recall when your lord called upon Moses: "Go to those unjust people. "

E. Henry Palmer

And when thy Lord called Moses (saying), 'Come to the unjust people,

Edip-Layth

When your Lord called Moses: "Go to the people who are wicked."

George Sale

Remember when thy Lord called Moses, saying, go to the unjust people,

Hamid S. Aziz

Lo! Your Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful.

Mahmoud Ghali

And as your Lord called out to Mûsa, (Moses) (saying), "Come up to the unjust people,

Marmaduke Pickthall

And when thy Lord called Moses, saying: Go unto the wrongdoing folk,

Mohamed Ahmed - Samira

When your Lord called upon Moses: "Go to the wicked people,

Muhammad Asad

HENCE, [remember how it was] when thy Sustainer summoned Moses: "Go unto those evil doing people.

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when your Lord called out to Moses, "Go to the wrongdoing people—

Progressive Muslims

And when your Lord called Moses: "Go to the people who are wicked. "

Rashad Khalifa

Recall that your Lord called Moses: "Go to the transgressing people.

Sahih International

And [mention] when your Lord called Moses, [saying], "Go to the wrongdoing people -

Sam Gerrans

And when thy Lord called Moses: “Go thou to the wrongdoing people,

Shabbir Ahmed

And recall when your Lord called Moses, "Go to the nation of the oppressors,

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, your Lord called unto Musa (and said): "Go to the people who are wrongdoers—

Taqi Usmani

(Remember) when your Lord called Mūsā saying, "Go to the transgressing people,

The Monotheist Group

Andwhen your Lord called to Moses: "Go to the people who are wicked."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩