Diyanet İşleri
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 10. ayet. وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ
veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Şuarâ 10–68 3
Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
(10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–11. ayetler için yazılmıştır.
10. İşte Yüce Allah, onun hakkında şöyle buyrmaktadır: Mûsâ’nın, Allah’ın onunla konuşup ona peygamberlik ve risalet verdiğinde ona yönelik seslenişi zamanındaki o üstün halini hatırla! Ona: “Git, o zalim topluma” demişti. Yeryüzünde büyüklük taslayan, oranın ahalisine karşı büyüklük taslayan ve başlarının da rububiyet iddiasında bulunduğu o topluluğa git.
11. “Firavun’un kavmine… Korkup sakınmazlar mı onlar?” Yani onlara yumuşak sözle ve güzel ifadelerle: Kendilerini yaratan, kendilerini rızıklandırmış bulunan Allah’tan korkmaz mısınız? O’ndan çekinip de bu küfrünüzden vazgeçmez misiniz? de!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Rabbin Musa'ya: "Allah'a küfreden ve Musa'nın kavmini köle yapan o zalim kavme git!" diye seslenip emrettiğini hatırla!
Aynı kök: ندو (53 geçiş)
İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…
Aynı kök: ندو (53 geçiş)
Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…
Aynı kök: ندو (53 geçiş)
"Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(10, 11) Hani Rabbin, Musa'ya "Zalim topluma, yani Firavun'un kavmine git! (Hâlâ) takvâlı (duyarlı) davranmayacaklar mı?" diye seslenmişti.
Hani bir zamanlar Rabbin Musa'ya şöyle nida etmişti: "Şu zalimler güruhuna git;
Ve (hatırla,) hani, Rabbin Musa'ya: "Şu zalimler toplumuna git!" diye seslenmişti,
Hani Rabbin Musa'ya: "Zalimler topluluğuna git!" diye nida etmişti.
Hani senin Rabbin, Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git;"
Hani Rabbin Musa'ya: O zalimler güruhuna, git diye seslenmişti.
Efendin, Musa'ya, şöyle seslenmişti: "Haksızlık yapan o topluma git!"
- Hani Rabbin Musa'ya, "O zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Hala sakınmayacaklar mı onlar?" diye seslenmişti.
Bir zamanlar Efendin Musa'ya seslenmişti: "O zalim topluma git."
Bir zamanlar Rabbin Musa'ya seslenmişti: 'O zalim topluma git.'
Bir vakit Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "Git o zalim kavme!
Bir vakıt da rabbın, Musaya nida buyurdu: git o zalim kavme dedi
Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.
Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.
Bir zamanlar Rabb'in, zalim toplumuna gitmesi için Musa'ya seslenmişti.
Hani senin rabbin Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git."
(10-11) Hani Rabbin Musaya: "O zaalimler güruhuna, Fir'avnın kavmine git. Haala (fenalıkdan) sakınmayacaklar mı onlar?" diye nida etmişdi.
Hani Rabbın Musa'ya seslenmişti ki: Zalimler güruhuna git;
(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Hani Rabbin, Mûsâ'ya ’ya: "Zalim kavme git!" diye seslenmişti.
Rabbin Musa'ya seslendi: "O zalim kavme git!"
Bir gün Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "Yanlışlar içinde olan şu halka git.
Bir gün Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "yanlışlar içinde olan şu toplumun yanına var,
Hani Rabbin, Musa’ya: Zalim kavme git! diye seslenmişti.
Hani Rabbin, Musa'ya: -Zalim kavme git! diye seslenmişti.
Rabbinin Musa'ya, "Zulüm sergileyenler topluluğuna git" diye seslenişini hatırla.
Allah called to Mussa and commanded him Thus: "Go to the people, of Pharaoh" He said, "who are wrongful of actions".
Your Lord called to Moses: ‘Go to those wrongdoers,
Behold, thy Lord called Moses: "Go to the people of iniquity,-
(Recount to them about the time) when Your Lord called Moses: dipnot 1 "Go to the wrong-doing people, dipnot 2
When your Lord called out to Musa: ‘Go to the wrongdoing people,
And (remember) when your Lord called Mûsâ (Moses) (saying): "Go to the people who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) -
When your Lord called out to Moses: [saying, ] ‘Go to the wrongdoing people,
And (recall the time) when your Lord called to Moses (directing him ), `Go to the wrongdoing people,
And when thy Lord called to Moses, 'Go to the people of the evildoers,
Recall when your lord called upon Moses: "Go to those unjust people. "
And when thy Lord called Moses (saying), 'Come to the unjust people,
When your Lord called Moses: "Go to the people who are wicked."
Remember when thy Lord called Moses, saying, go to the unjust people,
Lo! Your Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful.
And as your Lord called out to Mûsa, (Moses) (saying), "Come up to the unjust people,
And when thy Lord called Moses, saying: Go unto the wrongdoing folk,
When your Lord called upon Moses: "Go to the wicked people,
HENCE, [remember how it was] when thy Sustainer summoned Moses: "Go unto those evil doing people.
˹Remember˺ when your Lord called out to Moses, "Go to the wrongdoing people—
And when your Lord called Moses: "Go to the people who are wicked. "
Recall that your Lord called Moses: "Go to the transgressing people.
And [mention] when your Lord called Moses, [saying], "Go to the wrongdoing people -
And when thy Lord called Moses: “Go thou to the wrongdoing people,
And recall when your Lord called Moses, "Go to the nation of the oppressors,
And (remember) when, your Lord called unto Musa (and said): "Go to the people who are wrongdoers—
(Remember) when your Lord called Mūsā saying, "Go to the transgressing people,
Andwhen your Lord called to Moses: "Go to the people who are wicked."