Diyanet İşleri
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 110. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Şuarâ 105–122 3
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"
Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"
"Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 105–110. ayetler için yazılmıştır.
105. Allah, Nuh kavminin peygamberleri Nuh’u yalanlamalarını, onlara söylediklerini, onların karşı tutumlarını ve her iki tarafın da akıbetlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Nuh kavmi” bütünüyle “peygamberleri yalanladılar.” Çünkü Nuh’un yalanlanması, bütün rasûlleri ve peygamberleri yalanlamak gibidir. Zira bütün peygamberlerin yaptıkları davet ittifakla birdir. Verdikleri haberler de birdir. Bu yüzden onlardan birisini yalanlamak, bütün peygamberlerin getirdikleri hakkı yalanlamak demektir.
106. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: Korkup sakınmaz mısınız?” Yüce Allah’ın peygamberleri, kendilerine peygamber olarak gönderdiği kimselerin nesebinden seçmiş olması, ona itaat etmekten kaçınmamaları ve onu iyi bir şekilde tanımaları, ayrıca onun halini araştırma ihtiyacı duymamaları dolayısıyladır. Nuh, diğer peygamberlerin -Allah’ın salât ve selâmları üzerlerine olsun- izledikleri yolu izleyerek kavmine en yumuşak bir şekilde hitap edip: Allah’tan korkmaz ve izlemekte olduğunuz putlara ibadetten vazgeçerek ibadetinizi yalnızca Allah’a ihlasla yapmaz mısınız? demişti.
107. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Onun özel olarak kendilerine gönderilmiş bir peygamber olması, onlara getirmiş olduğu şeyleri kabul ve iman etmelerini, Yüce Allah’a böyle bir şerefli rasûlü özel olarak göndermiş olması dolayısıyla şükrederek karşılık vermelerini gerektirmekte idi. Onun ayrıca güvenilir bir kimse olması, Yüce Allah hakkında ancak hakkı söylemesi, vahyine herhangi bir şeyi ilave etmeyip ondan hiçbir şey de eksiltmemesi demektir ki bu da onların peygamberlerinin kendilerine vermiş olduğu haberleri tasdik, emrine de itaat etmelerini gerektirir.
108. “Artık Allah’tan korkun” Size vermiş olduğu emirler ve koymuş olduğu yasaklar hususunda “bana itaat edin.” İşte Nuh’un onlara gönderilmiş güvenilir bir peygamber olması bunu gerektirir. Bundan dolayı burada sebebe delâlet eden (“artık” diye çevrilen) “ف” harfi getirilmiştir.
109. Nuh, kendisine itaati gerektiren sebebi söz konusu ettikten sonra ona itaat etmelerine engel olacak bir hususun da bulunmadığını dile getirerek şöyle demiştir: “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden sizin için ağır bir borç altına girme söz konusu değildir. “Benim ecrimi vermek, ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben bu yolla O’na yakın olmayı, O’nun pek büyük mükâfatına nail olmayı ümit ederim. Size gelince bütün isteğim sizin iyiliğinizdir. Sizden dosdoğru yolu izlemenizi istiyorum, o kadar.
110. “O halde Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Nuh aleyhisselam bu sözünü tekrarladı. Çünkü o, kavmine tekrar tekrar davette bulunmuş ve bu uğurda uzunca bir ömür harcamıştı. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O da onlar arasında elli yıl eksik olmak üzere bin yıl kaldı.” (el-Ankebût, 29/14); “Dedi ki: Rabbim ben kavmimi gece ve gündüz durmadan davet ettim. Fakat benim davetim kaçıştan başka bir şeylerini artırmadı onların.” (Nuh 71/5-6) Ancak kavmi, onun davetini reddederek ve hiç de karşı çıkmaya elverişli olmayan sözlerle karşı çıkarak şöyle dediler:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!"
Haydi artık Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!"
Öyleyse artık Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve benim izimden yürüyün!"
"O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin!"
"Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."
Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"
- Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"
"ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız."
'ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız.'
Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!"
Gelin Allahdan korkun bana itaat edin
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
"Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."
"O halde Allahdan korkun ve bana itaat edin".
O halde Allah'tan korkun da bana itaat edin.
(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.
“O halde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”
"Öyle ise Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."
Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.
Öyleyse Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin," dedi.
Allah’tan korkun ve bana itaat edin.
Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
"And so revere Him and entertain the profound reverence dutiful to Him and obey me".
be mindful of God and obey me.’
"So fear Allah, and obey me."
So fear Allah and obey me." dipnot 1
so have taqwa of Allah and obey me. ’
"So keep your duty to Allâh, fear Him and obey me."
So be wary of Allah and obey me. ’
`So take Allâh as a shield and obey me. '
so fear you God, and obey you me. '
"Respect the Lord and follow me. "
So fear God and obey me. '
"So be aware of God and obey me."
Wherefore fear God, and obey me.
"I ask you for it no wages; my wage is only the concern of the Lord of the Worlds.
So be pious to Allah, and obey me. "
So keep your duty to Allah, and obey me.
So fear God and follow me. "
Hence, remain conscious of God, and pay heed unto me!"
So fear Allah, and obey me."
"So be aware of God and obey me. "
"You shall reverence GOD and obey me."
So fear Allah and obey me. "
“So be in prudent fear of God, and obey me.”
So be mindful of Allah and pay heed to me. "
"So fear Allah, and obey me. "
so, fear Allah and obey me."
"So be aware of God and obey me."