Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 111. ayet

Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 108–114 · surenin 111. ayeti / 227
  1. Şuarâ 108

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  2. Şuarâ 109

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  3. Şuarâ 110

    "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

  4. 111

    Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

  5. Şuarâ 112

    Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"

  6. Şuarâ 113

    "Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"

  7. Şuarâ 114

    "Ben inananları kovacak değilim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

111. Yani bizler, insanların ancak aşağı olanlarının, basit ve düşük seviyelilerinin sana tabi olduklarını görüyoruz. Nasıl olur da sana uyabiliriz? Böylelikle onların hakka karşı ne kadar büyüklük tasladıkları ve gerçekleri bilmeyen cahil bir topluluk oldukları ortaya çıkmaktadır. Onların maksatları hakkı bulmak olsaydı ve eğer Nuh’un davetiyle ilgili anlayamadıkları bir husus veya şüphe ettikleri bir konu bulunsaydı şöyle demeleri gerekirdi: “Sen bize getirdiğin şeylerin doğruluğunu, bunu ortaya koyacak vasıtalarla bizlere açıkla!” Eğer onlar gereği gibi düşünmüş olsalardı, Nuh’a tâbi olanların asıl itibariyle en üstün, insanların en hayırlıları, sağlam akıl ve üstün ahlâkî özelliklere sahip kimseler olduklarını, buna karşılık en bayağı ve aşağılık olanların ise aklın temel özelliğinden mahrum kalan ve böylelikle taşlara ibadeti güzel görerek onlara secde etmeye, onlara dua ve ibadet etmeye razı olan, diğer taraftan o kâmil peygamberlerin çağrısına itaati kabul etmeyen kimselerin yani kendilerinin olduğunu da anlayacaklardı. İki hasım taraftan herhangi birisinin sadece batıl bir söz söylemesi ile -karşı tarafın iddiasının doğruluğunun göz önünde bulundurulmasına gerek kalmaksızın- o batıl söz söyleyen tarafın iddiasının çürük ve tutarsız olduğu anlaşılır. O nedenle Nuh’un doğruluğunu, getirdiklerinin sıhhatini kati bir şekilde ortaya koyan bunca mucizelerini ve o büyük davetini görmemiş olsaydık bile Nuh kavminin, peygamberlerin davasını reddetmek için: “Sana en alt tabakadan insanlar tâbi olmuşken biz, sana iman mı edeceğiz?” dediklerini ve herkes tarafından tutarsızlığı açıkça bilinen bu esastan hareketle onun çağrısını reddettiklerini bu buyruklarla öğrendiğimize göre buradan hareketle onların da sapık ve kesin yanlış içerisinde olduklarını anlamış oluyoruz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nuh -aleyhisselam-'a kavmi şöyle dedi: "Ey Nuh! Senin peşinden gelenler, ancak sıradan aşağılık ve düşük seviyeli kimselerdir. Onların arasında eşraftan ve üst tabakadakilerden hiç kimse bulunmamaktadır. Durum böyle iken bizler senin getirdiklerine tabi olup amel mi edeceğiz?"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. أَنُؤْمِنُ enu'minu biz inanır mıyız? kök: امن
  3. لَكَ leke sana
  4. وَٱتَّبَعَكَ vettebeake uymuşken kök: تبع
  5. ٱلْأَرْذَلُونَ l-erzelune bayağı kimseler kök: رذل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رذل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: رذل (4 geçiş)

    Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına…

  • Aynı kök: رذل (4 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kavmi) "Sana düşük (seviyeli) insanlar uymuşken, biz sana iman eder miyiz hiç!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Hûd 11:27. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: "Ne yani, toplumun en düşüklerinin sana tabi olduğunu bile bile sana inanalım mı?"

Muhammed Esed

"(Toplumun) en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?" dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "En alt tabaka sana tabi oluyor iken, sana iman eder miyiz hiç?"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

Ali Özek ve heyeti

Onlar şöyle cevap verdiler. Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!

Ali Rıza Safa

"Sana mı inanacağız; zaten seni izleyenler, en aşağı tabakadan olanlar?" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Kavmi, Nuh'a şöyle dedi: "Sana, düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!"

Edip Yüksel

Dediler ki, "Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da seni onaylarız?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız? dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o erzail düşmüş?

Erhan Aktaş

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız? dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana iman eder miyiz"?

İbni Kesir

Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.

Mehmet Alagaş

(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken(biz) sana iman eder miyiz?”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Şu aşağılık kimseler peşindeyken sana inanmamızı mı bekliyorsun?" dediler.

Şaban Britch

Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.

Şaban Piriş

-Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They said to Nuh: "Shall we submit to you or believe in you and conform to your desire when it is only the contemptible who espoused your cause"!

Abdul Haleem

They answered, ‘Why should we believe you when the worst sort of people follow you?’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Shall we believe in thee when it is the meanest that follow thee?"

Abul A'la Maududi

They answered: "Shall we accept you even though it is the meanest of people who follow you?" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This answer to Prophet Noah’s (peace be upon him) message of truth was given by the chiefs, elders and nobles of his people as mentioned in (Surah Houd, Ayat 27). In answer to this, those chiefs of his people, who had rejected his message: said, We see that you are no more than a mere man like ourselves, and we also see that only the meanest from among us have become your followers without due consideration, and we find nothing in you that might give you superiority over us. This shows that those who believed in Prophet Noah (peace be upon him) were mostly the poor people, and ordinary workmen, or some youth who enjoyed no position in society. As for the influential and rich people, they had become his bitter opponents, and were trying by every trick and allurement to keep the common man behind them. One of the arguments they advanced against Prophet Noah (peace be upon him) was this: Had there been some weight and substance in Noah’s message, the rich people, scholars, religious divines, nobles and wise people of the community should have accepted it, but none of them has believed in him; the only people to follow him are the foolish people belonging to the lowest stratum of society, who have no common-sense. Now how can the noble and high ranking people like us join the company of the common people?

Aisha Bewley

they said, ‘Why should we believe you when the vilest people follow you?’

Al-Hilali & Khan

They said: "Shall we believe in you, when the meanest (of the people) follow you?"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Shall we believe in you, when it is the riffraff who follow you?’

Amatul Rahman Omar

They (- the disbelievers) said, `Shall we believe in you whereas (we see that) only the people of a very low status follow you?'

Arthur John Arberry

They said, 'Shall we believe thee, whom the vilest follow?'

Bijan Moeinian

They said: "How can we believe you, when only our low lives have joined you?"

E. Henry Palmer

They said, 'Shall we believe in thee, when the reprobates follow thee?'

Edip-Layth

They said, "Shall we acknowledge you when the lowest type of people have followed you?"

George Sale

They answered, shall we believe on thee, when only the most abject persons have followed thee?

Hamid S. Aziz

"So fear Allah and obey me. "

Mahmoud Ghali

They said, "should we believe you, and the most decrepit closely follow you?"

Marmaduke Pickthall

They said: Shall we put faith in thee, when the lowest (of the people) follow thee?

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"

Muhammad Asad

They answered: "Shall we place our faith in thee, even though [only] the most abject [of people] follow thee?"

Mustafa Khattab

They argued, "How can we believe in you, when you are followed ˹only˺ by the lowest of the low?"[1]

Progressive Muslims

They said: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you"

Rashad Khalifa

They said, "How can we believe with you, when the worst among us have followed you?"

Sahih International

They said, "Should we believe you while you are followed by the lowest [class of people]?"

Sam Gerrans

They said: “Are we to believe thee when the abject follow thee?”

Shabbir Ahmed

They answered, "Shall we put our faith in you even though the low class people are following you?"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Shall we believe in you when it is the lowliest who follow you?"

Taqi Usmani

They said, "Shall we believe in you while you are followed by the lowest people?"

The Monotheist Group

Theysaid: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 111. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 111. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 111. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩