Diyanet İşleri
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 126. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–127. ayetler için yazılmıştır.
123. Yani Âd adını taşıyan kabile, rasûlleri olan Hûd’u yalanladı. Onların, peygamberleri Hûd’u yalanlamaları ise davetlerinin aynı olması dolayısı ile diğer peygamberleri de yalanlaması anlamına gelir.
124. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Hûd” yumuşak bir üslûpla ve güzel bir hitapla “onlara şöyle demişti:” Allah’tan “korkup sakınmaz mısınız” ki böylelikle şirki ve ondan başkasına ibadeti terk edesiniz.
125-126. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Yüce Allah, size önem vererek beni sizlere rahmet ve peygamber olarak göndermiş bulunuyor. Ben güvenilir bir kimseyim. Böyle bir kişi olduğumu siz de biliyorsunuz. Buna bağlı olarak da: “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Yani Yüce Allah’ın hakkı olan takvâyı yerine getirin. Size vermiş olduğum emirlerle yasaklarda bana itaat ederek benim hakkımı da yerine getirin. Çünkü bu, sizin bana uymanızı ve bana itaat etmenizi gerektirir. Diğer taraftan sizi iman etmekten alıkoyacak herhangi bir engel de bulunmamaktadır. Çünkü ben:
127. Ben size yaptığım tebliğ, samimi öğütlerim ve iyiliğinizi istememe karşılık sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum ki bundan dolayı kendinizi ağır bir borç yükü altında hissedesiniz. “Benim ecrimi vermek ancak” kulları türlü nimetleriyle terbiye edip besleyen, lütuf ve keremini onlara bol bol ihsan eden, özellikle de gerçek dostlarına ve peygamberlerine pek çok lütuflarda bulunan “âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Emirlerine itaat ederek, yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!
Şu halde, Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!
öyleyse, artık Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve bana itaat edin!
"O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin. "
"Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."
Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
"Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"
"Allah'tan sakının ve bana itaat edin!"
"ALLAH'ı dinleyip bana uyun."
'ALLAH'ı dinleyip bana uyun.'
Gelin Allah'tan korkun ve bana itaat edin!
Gelin Allahdan korkun ve bana itaat edin
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."
"Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."
"Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."
"Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".
Artık Allah'tan korkun da bana itaat edin.
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Öyle ise Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
"Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."
Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.
Artık Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin.
Allah’tan korkun ve bana itaat edin.
Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
"A message exacting your reverence for Allah and obedience to me".
be mindful of God and obey me.
"So fear Allah and obey me.
So fear Allah and obey me.
so have taqwa of Allah and obey me.
"So fear Allâh, keep your duty to Him, and obey me.
So be wary of Allah and obey me.
`Therefore take Allâh as a shield and obey me.
so fear you God, and obey you me.
"Respect the Lord, and follow me. "
then fear God and obey me.
"So be aware of God and obey me."
wherefore fear God, and obey me.
"Verily, I am to you a faithful messenger;
So be pious to Allah, and obey me.
So keep your duty to Allah and obey me.
So fear God and listen to me.
be, then, conscious of God, and pay heed unto me!
So fear Allah, and obey me.
"So be aware of God and obey me. "
"You shall reverence GOD, and obey me.
So fear Allah and obey me.
“So be in prudent fear of God, and obey me.
Be mindful of Allah and pay heed to me.
"So fear Allah and obey me.
so fear Allah and obey me.
"So be aware of God and obey me."