Diyanet İşleri
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ
iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–127. ayetler için yazılmıştır.
123. Yani Âd adını taşıyan kabile, rasûlleri olan Hûd’u yalanladı. Onların, peygamberleri Hûd’u yalanlamaları ise davetlerinin aynı olması dolayısı ile diğer peygamberleri de yalanlaması anlamına gelir.
124. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Hûd” yumuşak bir üslûpla ve güzel bir hitapla “onlara şöyle demişti:” Allah’tan “korkup sakınmaz mısınız” ki böylelikle şirki ve ondan başkasına ibadeti terk edesiniz.
125-126. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Yüce Allah, size önem vererek beni sizlere rahmet ve peygamber olarak göndermiş bulunuyor. Ben güvenilir bir kimseyim. Böyle bir kişi olduğumu siz de biliyorsunuz. Buna bağlı olarak da: “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Yani Yüce Allah’ın hakkı olan takvâyı yerine getirin. Size vermiş olduğum emirlerle yasaklarda bana itaat ederek benim hakkımı da yerine getirin. Çünkü bu, sizin bana uymanızı ve bana itaat etmenizi gerektirir. Diğer taraftan sizi iman etmekten alıkoyacak herhangi bir engel de bulunmamaktadır. Çünkü ben:
127. Ben size yaptığım tebliğ, samimi öğütlerim ve iyiliğinizi istememe karşılık sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum ki bundan dolayı kendinizi ağır bir borç yükü altında hissedesiniz. “Benim ecrimi vermek ancak” kulları türlü nimetleriyle terbiye edip besleyen, lütuf ve keremini onlara bol bol ihsan eden, özellikle de gerçek dostlarına ve peygamberlerine pek çok lütuflarda bulunan “âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Soy bakımından kardeşleri olan Hûd'un onlara şöyle dediğini hatırla: "Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece…
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: هود (30 geçiş)
Dediler ki: "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak değiliz. Biz sana iman edecek de değiliz."
Aynı kök: هود (30 geçiş)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: هود (30 geçiş)
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Aynı kök: هود (30 geçiş)
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kardeşleri Hud onlara şöyle demişti: "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmaz mısınız?
Hani bir zamanlar onlara da soydaşları Hud şöyle demişti: "Hala sorumlu davranmayacak mısınız?"
Hani, kardeşleri Hud onlara: "Artık, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?" demişti.
Hani kardeşleri Hud onlara dedi ki: "Korkup sakınmaz mısınız (korunun; takva elde edin!)?"
Hani onlara kardeşleri Hud: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
Kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
Kardeşleri Hud, onlara, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
Kardeşleri Hud, onlara şöyle dedi: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Kardeşleri Hud onlara demişti ki, "Erdemli davranmaz mısınız?"
Kardeşleri Hud onlara demişti ki, 'Erdemli davranmaz mısınız?'
Kardeşleri Hud o zaman onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?
O vakıt ki kardeşleri Hud onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?
Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani onlara kardeşleri Hud: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
Hani biraderleri Hud onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,
Hani onlara kardeşleri Hud demişti ki: Siz, sakınmaz mısınız?
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Hani onlara kardeşleri Hûd, “Sakınmaz mısınız?” demişti.
Kardeşleri Hud onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti.
Bir gün kardeşleri Hud onlara şöyle demişti: "Yanlışlardan sakınmaz mısınız?
Bir gün kardeşleri Hud onlara "Allah'tan çekinmez misiniz!" dedi.
Kardeşleri Hûd onlara: Hiç Allah’tan korkmuyor musunuz? demişti.
Kardeşleri Hud onlara: -Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz? demişti.
Kardeşleri Hud onlara: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?" demişti.
Their brother Hud urged them to what is good and laudable. He said to them: "Will you not keep in awe of Allah, your Creator, and entertain the profound reverence dutiful to Him!"
Their brother Hud said to them, ‘Will you not be mindful of God?
Behold, their brother Hud said to them: "Will ye not fear (Allah)?
Recall, when their brother Hud said to them: dipnot 1 "Have you no fear?
when their brother Hud said to them, ‘Will you not have taqwa?
When their brother Hûd said to them: "Will you not fear Allâh and obey Him?
when Hūd, their brother, said to them, ‘Will you not be wary [of Allah]?
(Recall the time) when their kinsman Hûd said to them, `Will you not guard against evil?
when their brother Hood said to them, 'Will you not be godfearing?
Their brother Hud said to them: "Why do you not choose righteousness?"
when their brother Hud said to them, 'Will ye not fear?
For their brother Hood said to them: "Will you not be righteous?"
When their brother Hud said unto them, will ye not fear God?
And (the people of) A'ad denied the messengers;
As their brother H?d said to them, "Will you not be pious?
When their brother Hud said unto them: Will ye not ward off (evil)?
When their brother Hud said to them: "Will you not take heed?
when their brother Hud said unto them: "Will you not be conscious of God?
when their brother Hûd said to them, "Will you not fear ˹Allah˺?
For their brother Hud said to them: "Will you not be righteous"
Their brother Hood said to them, "Would you not be righteous?
When their brother Hud said to them, "Will you not fear Allah ?
When their brother Hūd said to them: “Will you not be in prudent fear?
When their brother Hud said to them, "Will you not walk aright?
When their brother Hud said to them; "Will you not fear (Allah)?
when their brother Hūd said to them, "Do you not fear Allah?
For their brother Hud said to them: "Will you not be righteous?"