Diyanet İşleri
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 177. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ
iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 176–180. ayetler için yazılmıştır.
176. Ashab-ı Eyke; ağaçları birbirine sarmaş dolaş olmuş bahçelerin sahipleri demektir. Bunlar, Medyenlilerdir. Onlar diğer peygamberlerin de getirdiklerini getiren peygamberleri Şuayb’i yalanlamışlardı.
177-180. “Hani Şuayb onlara şöyle demişti:” Yüce Allah’tan “korkup sakınmaz?” da Allah’ı gazaplandıran şeyler olan küfür ve masiyetleri terk etmez misiniz? “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Bunun sonucu olarak da “Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kardeşleri Şuayb, onlara şöyle demişti: "Allah'ın korkusuyla O'na şirk koşmayı terk ederek, sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şuayb onlara şöyle demişti: "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmaz mısınız?
Hani bir zamanlar, Şuayp şöyle demişti: "Hala sorumlu davranmayacak mısınız?"
Hani, Şuayb onlara: "Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?" demişti,
Hani Şuayb onlara dedi ki: "Korkup sakınmaz mısınız?"
Hani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
Şuayb onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
Kardeşleri Şuayb, onlara, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"
Onlara Şu'ayb şunları söyledi: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Kardeşleri Şuayb onlara demişti ki, "Erdemli olmayacak mısınız?"
Kardeşleri Şuayb onlara demişti ki, 'Erdemli olmayacak mısınız?'
Şuayb o zaman onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?
O Vakit ki Şuayb onlara demişti: Siz Allahdan korkmaz mısınız?
Hani! Şu'ayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani! Şuayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani! Şuayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.
Hani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
O zamanda ki Şuayb onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,
Hani onlara Şuayb demişti ki: Siz, sakınmaz mısınız?
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Hani Şu’ayb, onlara şöyle demişti: "Siz sakınmıyor musunuz?
Şu'ayb, onlara demişti ki: "Korunmaz mısınız?"
Bir gün Şuayb onlara şöyle demişti: "Yanlış yapmaktan sakınmayacak mısınız?
Bir gün Şuayb onlara hiç çekinmez misiniz?" dedi.
Şuayb onlara: Hiç Allah’tan sakınmıyor musunuz? demişti.
Şuayb onlara: -Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz? demişti.
Şuayb onlara demişti ki: "Hala sakınmıyor musunuz?"
Their brother Shu'aib tried hard to induce them to open their hearts' ears and their minds' eyes and listen to his exhortation. Entertaining expectation of something desired, he- Shu'aib - said to them: "Will you not keep in awe of Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him"
Shuayb said to them, ‘Will you not be mindful of God?
Behold, Shu'aib said to them: "Will ye not fear (Allah)?
Recall, when Shuayb said to them: "Have you no fear?
when Shu‘ayb said to them, ‘Will you not have taqwa?
When Shu‘aib said to them: "Will you not fear Allâh (and obey Him)?
when Shu‘ayb said to them, ‘Will you not be wary [of Allah]?
(Recall) when Shu`aib said to them, `Will you not guard against evil?
when Shuaib said to them, 'Will you not be godfearing?
Shu‘aib said to them: "Why do you not choose the righteousness?"
Sho'haib said to them, 'Will ye not fear?
For Shuayb said to them: "Will you not be righteous?"
When Shoaib said unto them, will ye not fear God?
The Dwellers of the Grove (Midianites) denied the messengers;
As Shuaayb said to them, "Will you not be pious?
When Shu'eyb said unto them: Will ye not ward off (evil)?
When Shu'aib said to them: "Will you not take heed?
when their brother Shu’ayb said unto them: "Will you not be conscious of God?
when Shu’aib said to them,[1] "Will you not fear ˹Allah˺?
For Shu'ayb said to them: "Will you not be righteous"
Shu'aib said to them, "Would you not be righteous?
When Shu'ayb said to them, "Will you not fear Allah ?
When Shuʿayb said to them: “Will you not be in prudent fear?
When their brother Shoaib said to them, "Will you not walk aright?
When Shu’aib said to them: "Will you not fear (Allah)?
when Shu‘aib said to them, "Do you not fear Allah?
For Shu'ayb said to them: "Will you not be righteous?"