Diyanet İşleri
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 176. ayet. كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ
keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 176–180. ayetler için yazılmıştır.
176. Ashab-ı Eyke; ağaçları birbirine sarmaş dolaş olmuş bahçelerin sahipleri demektir. Bunlar, Medyenlilerdir. Onlar diğer peygamberlerin de getirdiklerini getiren peygamberleri Şuayb’i yalanlamışlardı.
177-180. “Hani Şuayb onlara şöyle demişti:” Yüce Allah’tan “korkup sakınmaz?” da Allah’ı gazaplandıran şeyler olan küfür ve masiyetleri terk etmez misiniz? “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Bunun sonucu olarak da “Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sarmaşık ağaçları olan köyün halkı, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-'ı yalanladıklarında bütün rasûlleri yalanlamışlardı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Eyke halkı dipnot 1 da (bütün) elçileri yalanlamıştı.
Ormanlık vadinin halkı (da) elçilerini yalanladı.
(Ve) O ağaçlı vadinin halkı da kendilerine gönderilen elçiyi yalanladılar.
Ashab-ı Eyke de (orman halkı, Şuayb a. s. ın kavmi) Rasulleri yalanladı!
Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.
Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla suçladı.
Eyke yoldaşları da gönderilenleri yalanlamıştı. dipnot 302
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Eyke halkı da elçileri yalanladı.
Eyke halkı da elçileri yalanladı.
Eyke halkı da gönderilen peygamberleri yalanladı
Eshabı Eyke gönderilen Resulleri tekzib etti
Eyke halkı gönderilmişleri dipnot 1 yalanladı.
Eyke halkı gönderilmişleri dipnot 1 yalanladı.
Eyke halkı da gönderilmişleri dipnot 1 yalanladı.
Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.
Eyke yaranı da (gönderilen) peygamberleri tekzib etmişdir.
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Eyke halkı da peygamberleri (Şuayb'ı) yalanlamıştı.
Eyke halkı da gönderilen elçileri yalanladı.
Eyke halkı da elçileri dipnot 1 yalancılıkla suçlamıştı dipnot 2 .
Eykeliler elçilerini yalancı yerine koydular.
Eyke halkı da peygamberleri (Şuayb'ı) yalanlamıştı.
Eyke halkı da peygamberleri yalanlamıştı.
Eyke halkı da elçileri yalanladı.
Just as averse were the woodlanders -Madyanites- who declined to accept Allah's message and those who conveyed the message.
The forest-dwellers, too, called the messengers liars.
The Companions of the Wood rejected the messengers.
The people of Aykah also gave the lie to the Messengers. dipnot 1
The Companions of the Thicket denied the Messengers,
The dwellers of Al-Aikah [near Madyan (Midian)] belied the Messengers.
The inhabitants of Aykah impugned the apostles,
The dwellers of the Wood (in Midian) cried lies to the Messengers.
The men of the Thicket cried lies to the Envoys
The people of Aiykah (near Midian) also rejected the prophet hood.
The fellows of the Grove called the apostles liars;
The dwellers of the Woods rejected the messengers.
The inhabitants of the wood also accused God's messengers of imposture.
And, verily, your Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful,
The companions (i. e., inhabitants) of the Thicket cried lies to the Emissaries,
The dwellers in the wood (of Midian) denied the messengers (of Allah),
The people of the Wood too called the messengers liars.
[AND] the dwellers of the wooded dales [of Madyan] gave the lie to [one of God’s] message-bearers
The residents of the Forest rejected the messengers
The dwellers of the Woods disbelieved the messengers.
The People of the Woods disbelieved the messengers.
The companions of the thicket denied the messengers
And the companions of the woods denied the emissaries
And the dwellers in the wood dales (of Midyan) denied the Messengers. (The Nation of Midyan lived between Madinah and Damascus since around 2000 B.C. They were the descendants of Prophet Abraham's son MIDYAN from his third wife QATOORA. Prophet Shoaib was raised among them around 1300 B.C. 7:85).
The companions of the Wood rejected the messengers.
The people of Aaikah rejected the messengers
The people of the Sycamore disbelieved the messengers.