Diyanet İşleri
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 175. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût Şuarâ 160–175 3
Sonra diğerlerini helak ettik.
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 168–175. ayetler için yazılmıştır.
168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi: “Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.”
170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kıssa: Hz. Lût
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. Lût
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Aynı kıssa: Hz. Lût
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin güçlüdür, çok merhametlidir. dipnot 1
Ne ki senin rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.
Şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir!
Kesinlikle Rabbin "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.
- Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da. Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.
Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahimdir.
Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahimdir.
Ve şüphesiz ki Rabbin, gerçekten çok güçlü ve çok merhametlidir.
Ve şübhesiz ki rabbın o, öyle aziz öyle rahim
Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Senin Rabbin, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.
Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.
Muhakkak ki Rabbın, elbette O; Aziz'dir, Rahim'dir.
(160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Muhakkak işte o, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.
Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.
Senin Rabbin pek güçlüdür, ikramı da boldur.
Elbette Rabbin, çok güçlüdür, çok merhametlidir.
Rabbin ise, elbette, güçlü olan, merhametli olan O'dur.
Ve senin Rabbin mutlak Aziz, mutlak Rahim...
Allah, your Creator, is indeed AL-Aziz and AL-Rahim,
your Lord alone is the Almighty, the Merciful.
And verily thy Lord is He, the Exalted in Might Most Merciful.
Verily Your Lord is Immensely Mighty, Most Compassionate.
Truly your Lord is the Almighty, the Most Merciful.
And verily your Lord, He is indeed the All-Mighty, the Most Merciful.
Indeed your Lord is the All-mighty, the All-merciful.
And indeed your Lord, He is the All-Mighty, the Ever Merciful.
Surely thy Lord, He is the All-mighty, the All-compassionate.
The fact is, your Lord is the Almighty, Most Merciful.
And, verily, thy Lord He is mighty, merciful, compassionate.
That your Lord is the Noble, the Compassionate.
Thy Lord is the mighty, the merciful.
Verily, in this is a sign; yet most of them are not believers.
And surely your Lord, He is indeed The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.
And lo! thy Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful.
Yet surely your Lord is mighty and powerful.
But, verily, thy Sustainer - He alone - is almighty, a dispenser of grace!
And your Lord is certainly the Almighty, Most Merciful.
And that your Lord is the Noble, the Merciful.
Most assuredly, your Lord is the Almighty, Most Merciful.
And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.
And thy Lord: He is the Exalted in Might, the Merciful.
Your Lord is Almighty, Merciful. (His Mighty Rule is the Rule of Law).
And surely your Lord is He (Who is) the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).
and indeed your Lord is the Mighty, the Merciful.
And that your Lord is the Noble, the Merciful.