Diyanet İşleri
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 197. ayet. أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3
(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.
İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
197. “Acaba” ilmin kendilerine ulaştığı ve o gün için insanların en bilginleri olup insaf sahibi olmakla da tanınan “İsrailoğulları âlimlerinin” sahip oldukları bilgi “onlar için” onun doğruluğuna ve Allah’tan geldiğine dair “(yeterli) bir delil değil midir?” Çünkü hakkında şüpheye düşülen her bir hususta bilgi sahibi olan, o işi bilip anlayan kimselere başvurulur. Böyle bir durumda bu bilgi sahibi kimselerin sözleri, diğerlerine karşı delil teşkil eder. Nitekim sihir ilminde ileri dereceye ulaşmış olan sihirbazlar, Mûsâ’nın getirdiği mucizenin doğru olduğunu ve hiçbir şekilde sihir olmadığını bilmişlerdi. Artık bundan sonra cahillerin söyledikleri sözlere hiçbir şekilde aldırış edilmez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Seni yalanlayan o kimseler için senin doğruluğunu bildiren bir işaret yok mu ki; İsrailoğulları'nın âlimlerinden Abdullah b. Selâm gibi senin üzerine indirilmiş olanın hakikatini bilsin?
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İsrailoğulları âlimlerinin dipnot 1 onu (Kur'an'ı) tanıyıp bilmesi, o (inkârcılar) için bir delil değil midir?
İsrailoğullarına mensup alimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?
İsrailoğulları arasındaki (birçok) bilginin bu (gerçeği) bilmeleri onlar için yeterli bir belirti sayılmaz mı?
İsrailoğullarının alimlerinin Onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi?
Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?
İsrailoğulları arasında, bilgisi olanların Onu bilmesi, onlar için kanıt değil mi?
İsrailoğullarının bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?
İsrail oğullar bilginlerinin onu bilmiş olması onlar için yeterli bir delil oluşturmuyor mu?
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmiş olması onlar için yeterli bir delil oluşturmuyor mu?
Beni İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil mi?
Onu Beni İsrail ulemasının bilmesi de onlara bir ayet (bir delil) değil mi
Ve İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, dipnot 1 onlar için bir ayet dipnot 2 değil mi?
Ve İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi dipnot 1 , onlar için bir ayet dipnot 2 değil mi?
Ve İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi dipnot 1 , onlar için bir ayet dipnot 2 değil mi?
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir ayet değil mi?
İsrail oğulları bilginlerinin bunu bilmesi de onlar için bir ayet (bir delil) değil miydi?
İsrailoğullarının bilginlerinin bunu bilmesi de onlar için bir ayet değil midir?
(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.
İsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için ispatlayıcı bir delil (ayet) değil midir?
İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi de onlar için (Kur'an'ın Güvenilir Ruh tarafından vahyedildiğine) yeterli bir delil değil mi?
İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmesi, bunlar için bir ayet /delil değil midir?
İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmesi, onlar için bir belge değil midir?
İsrailoğulları’nın bilginlerinin onu bilmeleri, onlar için bir ayet/delil değil midir?
İsrailoğulları'nın bilginlerinin onu bilmeleri, onlar için bir belge değil midir?
Beni İsrail bilginlerinin de onu bilmesi bunlar için bir belirti/kanıt değil mi?
Is it not an attestation to its credit and a ground for belief that the learned among the Children of Israel do know it is the truth?
Is it not proof enough for them that the learned men of the Children of Israel have recognized it?
Is it not a Sign to them that the Learned of the Children of Israel knew it (as true)?
Is it not a Sign to them — (to wit, the Makkans) — that the learned men of the Children of Israel know that? dipnot 1
Is it not indeed a Sign for them that the scholars of the tribe of Israel have knowledge of it?
Is it not a sign to them that the learned scholars (like ‘Abdullâh bin Salâm رضي الله عنه who embraced Islâm)[1] of the Children of Israel knew it (as true)?
Is it not a sign for them that the learned of the Children of Israel recognize it?
Is it not a sufficient proof for them that the learned among the Children of Israel recognize it (- the Qur'ân)?
Was it not a sign for them, that it is known to the learned of the Children of Israel?
Is this not a sufficient proof for those who are being invited to Islam that the learned men of the Children of Israel know it?
Have they not a sign, that the learned men of the children of Israel recognise it?
Was it not a sign for them that the scholars of the Children of Israel knew it?
Was it not a sign unto them, that the wise men among the children of Israel knew it?
And, verily, it is also in the scriptures of the past!
And was it not a sign for them, that it is known to the men of knowledge of the Seeds (Or: sons) of ? Israel)
Is it not a token for them that the doctors of the Children of Israel know it?
Was it not a proof for them that the learned men of Israel knew about this?
Is it not evidence enough for them that [so many] learned men from among the children of Israel have recognized this [as true]?
Was it not sufficient proof for the deniers that it has been recognized by the knowledgeable among the Children of Israel?[1]
Was it not a sign for them that the scholars of the Children of Israel knew it
Is it not a sufficient sign for them that it was known to the scholars among the Children of Israel?
And has it not been a sign to them that it is recognized by the scholars of the Children of Israel?
Is it not a proof to them that the learned of the children of Israel know it?
Is it not an evidence enough for them that learned men among the Children of Israel have recognized it?
Is it not a Sign to them that the learned from the Children of Israel knew it (as true)?
Is it not a proof for them that the knowledgeable of the children of Isrā’īl recognize him (the prophet)?
Was it not a sign for them that the scholars of the Children of Israel knew it?