Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 198. ayet

Şuarâ suresi, 198. ayet. وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

Diyanet İşleri

(198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 195–201 · surenin 198. ayeti / 227

Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3

  1. Şuarâ 195

    (193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

  2. Şuarâ 196

    Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.

  3. Şuarâ 197

    İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?

  4. 198–199

    (198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

  5. Şuarâ 200

    İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) suçluların kalbine soktuk.

  6. Şuarâ 201

    (201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 198–199. ayetler için yazılmıştır.

198-199. “Eğer biz onu Arap olmayan” onların dillerini anlamayan ve onlara maksadını gereği gibi ifade edemeyen “birine indirmiş olsaydık, o da onu bunlara okusaydı, onlar yine ona iman etmezlerdi.” Onun söylediğini anlayamıyoruz, neye davet ettiğini bilemiyoruz, derlerdi. O bakımdan insanların en fasihlerinin dili ile maksatlara açık seçik ibarelerle, en yetkin ifadelerle ve onların menfaatini en çok kollayan bir kimsenin dili üzere bu Kitap kendilerine gönderildiği için Rablerine hamdetsinler. Bu Kitabı tasdik etmekte, onu teslimiyet ve kabul ile karşılamakta çabuk hareket etsinler. Ancak ellerinde herhangi bir gerekçe bulunmaksızın bu Kitabı yalanlamaya kalkışmaları, sadece ve sadece katıksız bir küfür ve bir inattır. Daha önceden yalanlamış bulunan ümmetlerin birbirlerinden devraldıkları bir mirastır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer biz bu Kur'an'ı Arapça konuşamayan bazı acemlerin üzerine indirseydik.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve şayet
  2. نَزَّلْنَـٰهُ nezzelnahu biz onu indirseydik kök: نزل
  3. عَلَىٰ ala üzerine
  4. بَعْضِ bea'di biri kök: بعض
  5. ٱلْأَعْجَمِينَ l-ea'cemine yabancılardan kök: عجم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجم (4 geçiş)

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık…

  • Aynı kök: عجم (4 geçiş)

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun ayetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer Biz onu yabancı birine indirseydik;

Muhammed Esed

Onu Arap olmayan birine indirseydik,

Ahmed Hulusi

Eğer Onu Arapça bilmeyen birine inzal etseydik;

Ali Bulaç

Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.

Ali Özek ve heyeti

Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de,

Ali Rıza Safa

Onu, yabancı birisine indirseydik.

Bayraktar Bayraklı

- Biz, Kur'an'ı Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

Edip Yüksel

Onu bir takım yabancılara indirseydik,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu bir takım yabancılara indirseydik,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer onu Arapça bilmeyenlerin birine indirseydik de,

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer onu Arabca bilmiyenlerin birine indirseydik de

Gültekin Onan

Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.

Hasan Basri Çantay

Biz onu Arabca bilmeyenlerden birine indirseydik de,

İbni Kesir

Biz, onu arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer onu Arapça bilmeyen birine de indirmiş olsaydık.

Süleyman Ateş

Biz onu yabancılardan birine indirseydik de,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu Arap olmayan birine indirseydik

Şaban Britch

Eğer onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik.

Şaban Piriş

Eğer onu bir yabancıya indirseydik,

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had We revealed it to a people -characterized with dullness of comprehension or a people slow of perception or foreign to the Arabic tongue,

Abdul Haleem

If We had sent it down to someone who was not an Arab,

Abdullah Yusuf Ali

Had We revealed it to any of the non-Arabs,

Abul A'la Maududi

(But such is their adamance) that had We revealed it to one of the non-Arabs and even if he had recited(this clear Arabic discourse) to them

Aisha Bewley

If We had sent it down to a non-Arab

Al-Hilali & Khan

And if We had revealed it (this Qur’ân) unto any of the non-Arabs,

Ali Quli Qarai

Had We sent it down upon some non-Arab

Amatul Rahman Omar

And if We had revealed it to one of the non-Arabs,

Arthur John Arberry

If We had sent it down on a barbarian

Bijan Moeinian

If I had sent this Qur’an [in another language (as they wish it would have been sent!)]….

E. Henry Palmer

Had we sent it down to any barbarian,

Edip-Layth

Had We sent it down upon some of the foreigners,

George Sale

Had We revealed it unto any of the foreigners,

Hamid S. Aziz

26:197. Is it not a sign for them that the learned men of the children of Israel recognize it?

Mahmoud Ghali

And if We had been sending it down on some non-Arabs,

Marmaduke Pickthall

And if We had revealed it unto one of any other nation than the Arabs,

Mohamed Ahmed - Samira

Had We revealed it to a man of obscure tongue

Muhammad Asad

But [even] had We bestowed it from on high upon any of the non-Arabs,

Mustafa Khattab

Had We revealed it to a non-Arab,

Progressive Muslims

And had We sent it down upon some of the foreigners,

Rashad Khalifa

If we revealed this to people who do not know Arabic.

Sahih International

And even if We had revealed it to one among the foreigners

Sam Gerrans

And had We sent it down upon any of the non-Arabs,

Shabbir Ahmed

But if We had revealed this to any of the non-Arabs,

Syed Vickar Ahamed

If We had revealed it to any of the non-Arabs,

Taqi Usmani

Even if We had revealed it to a Non-Arab,

The Monotheist Group

And had We sent it down upon some of the foreigners,

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 198. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 198. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 198. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩