Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 212. ayet

Şuarâ suresi, 212. ayet. إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

innehüm `ani-ssem`i lema`zûlûn.

Diyanet İşleri

Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 209–215 · surenin 212. ayeti / 227

Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3

  1. Şuarâ 209

    Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

  2. Şuarâ 210

    O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.

  3. Şuarâ 211

    Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

  4. 212

    Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

  5. Şuarâ 213

    Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

  6. Şuarâ 214

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  7. Şuarâ 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 210–212. ayetler için yazılmıştır.

210-211. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in kemalini ve üstünlüğünü beyan ettikten sonra, onu her türlü eksiklikten tenzih etmekte ve gerek nüzulü esnasında gerek nüzulünden sonra ins ve cin şeytanlarına karşı onu himaye ettiğini belirterek şöyle buyurmaktadır: “O (Kur'ân’ı) şeytanlar indirmemiştir. Bu, onlara yaraşmaz” hallerine yakışmaz ve uygun düşmez, “zaten buna güçleri de yetmez.”

212. “Çünkü onlar, (semada Kur'ân’ı) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.” Kur’ân-ı Kerîm’i işitmekten uzak tutuldukları gibi, Kur’ân-ı Kerîm’in korunması için onları uzak tutucu unsurlar da hazırlanmıştır. Bu Kur’ân-ı Kerîm’i meleklerin en güçlüleri olan Cebrail indirmişdir. Şeytanın ona yanaşmaya gücü yoktur. Hatta onun yakınlarına dahi yaklaşamaz. Bu da Yüce Allah’ın: “Şüphesiz ki Zikri indirenler Bizleriz. Ve muhakkak onu koruyacak olanlar da Bizleriz” (el-Hicr, 15/9) buyruğunu andırmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şeytanlar vahyin semadaki mekânından uzak tutuldukları için onu (işitmeye) güç yetiremezler. O halde nasıl ona ulaşıp indirebilirler?

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar
  2. عَنِ ani
  3. ٱلسَّمْعِ s-sem'i işitmekten kök: سمع
  4. لَمَعْزُولُونَ lemea'zulune uzaklaştırılmışlardır kök: عزل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزل (10 geçiş)

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara…

  • Aynı kök: عزل (10 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: عزل (10 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar (şeytanlar), vahyi duymaktan kesin olarak uzak tutulmuşlardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yorumunu yapmakta olduğumuz bu ayetlerde Mekkeli müşriklerin bir zannı reddedilmektedir. Onlar Hz. Muhammed'e vahyi şeytanların veya cinlerin getirdiğine inanıyorlardı. İşte bu ayetler hem bu zannı ortadan kaldırmayı amaçlamakta hem de şeytanların ilâhî alemden haber alma ve oradan bilgi çalma girişimlerini başaramadıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Surenin devam eden ayetlerinde şeytanların sadece kendini aldatan ve günahkârlıktan beslenenlere ineceği, onların da zaten günaha ve yalana kulak kabartacakları, dahası sürekli yalan söyleyecekleri ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Sâffât 37:7-9; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.

Mustafa İslamoğlu

çünkü onlar (vahyi) işitmekten bile kesinlikle men edilmişlerdir.

Muhammed Esed

Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!

Ali Bulaç

Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar, duymaktan uzaklaştırılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü şeytanlar, kulak hırsızlığından uzak tutulmuşlardır.

Edip Yüksel

Çünkü onlar işitmekten men edilmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü onlar işitmekten men edilmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar işitmekten sureti kat'ıyyede azledilmişlerdir

Erhan Aktaş

Çünkü onlar, işitmekten dipnot 1 kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyi duymaktan, vahiyden haberdar olmaktan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü onlar, işitmekten dipnot 1 kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyi duymaktan, vahiyden haberdar olmaktan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü onlar, işitmekten dipnot 1 kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyi duymaktan, vahiyden haberdar olmaktan.

Gültekin Onan

Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat'i surerde azledilmişlerdir.

İbni Kesir

Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.

Süleyman Ateş

Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, (ayetler ininceye kadar) onları dinlemekten engellenmişlerdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetler indikten sonra dinlemelerine engel kalmaz. Bu durumda bir müdahaleleri olmaması için bize şu emir verilmiştir: "Kur'an okuyacağın zaman taşlanmış Şeytan'dan Allah'a sığın." (Nahl 16/98)

Şaban Britch

Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Şaban Piriş

Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They are altogether excluded from audition. In fact it is quite beyond their limit of audition.

Abdul Haleem

indeed they are prevented from overhearing it.

Abdullah Yusuf Ali

Indeed they have been removed far from even (a chance of) hearing it.

Abul A'la Maududi

Indeed they are debarred from even hearing it. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This does not mean that the Prophet (peace be upon him) was going to be involved in shirk from which he was to be admonished to desist. The object was to warn the disbelievers and polytheists to the effect: As the message of the Quran is based on pure truth revealed by the Almighty Ruler of the universe, and there is no tinge of any satanic impurity in it, there could be no question of showing a favor to somebody in regard to the truth. Even if the Messenger (peace be upon him) himself, who is nearest to Allah and His most beloved servant, deviated a little from the path of His obedience and invoked any other deity than Allah, he could not escape the punishment. When it was so in the case of the Prophet, who else could have the hope that after committing shirk with regard to Allah, he would be able to escape the punishment or help others to escape it.

Aisha Bewley

They are debarred from hearing it.

Al-Hilali & Khan

Verily, they have been removed far from hearing it.

Ali Quli Qarai

Indeed they are kept at bay [even] from hearing it.

Amatul Rahman Omar

Infact, they (- the evil ones) are precluded from listening (to the Divine revelation).

Arthur John Arberry

Truly, they are expelled from hearing.

Bijan Moeinian

They (like the evil people who become angry when Qur’an is being recited to them) cannot even listen to it (as it hurts them. )

E. Henry Palmer

Verily, they are deposed from listening;

Edip-Layth

They are blocked from overhearing.

George Sale

for they are far removed from hearing the discourse of the angels in heaven.

Hamid S. Aziz

It is not fit work for them; nor is it in their power to do so.

Mahmoud Ghali

Surely they are indeed kept apart from hearing.

Marmaduke Pickthall

Lo! verily they are banished from the hearing.

Mohamed Ahmed - Samira

They have been precluded from hearing it.

Muhammad Asad

verily, [even] from hearing it are they utterly debarred!

Mustafa Khattab

for they are strictly barred from ˹even˺ overhearing ˹it˺.[1]

Progressive Muslims

They are blocked from the knowledge.

Rashad Khalifa

For they are prevented from hearing.

Sahih International

Indeed they, from [its] hearing, are removed.

Sam Gerrans

They are excluded from hearing.

Shabbir Ahmed

(Soothsayers, diviners, fortunetellers etc. , unless they reform), They are banished from hearing and understanding the Revelation. (15:17-18), (37:8), (67:5).

Syed Vickar Ahamed

As a fact, they have been removed far away from even hearing it.

Taqi Usmani

In fact, they are kept far away from hearing (it at the time of revelation).

The Monotheist Group

Theyare blocked from overhearing.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 212. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 212. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 212. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩