Nisâ suresi

Nisâ suresi, 90. ayet

Nisâ suresi, 90. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ يَصِلُونَ إِلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ أَوْ جَآءُوكُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ أَن يُقَٰتِلُوكُمْ أَوْ يُقَٰتِلُوا۟ قَوْمَهُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَٰتَلُوكُمْ فَإِنِ ٱعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَٰتِلُوكُمْ وَأَلْقَوْا۟ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَمَ فَمَا جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَبِيلًا

ille-lleẕîne yeṣilûne ilâ ḳavmim beyneküm vebeynehüm mîŝâḳun ev câûküm ḥaṣirat ṣudûruhüm ey yüḳâtilûküm ev yüḳâtilû ḳavmehüm. velev şâe-llâhü leselleṭahüm `aleyküm feleḳâtelûküm. feini-`tezelûküm felem yüḳâtilûküm veelḳav ileykümü-sseleme femâ ce`ale-llâhü leküm `aleyhim sebîlâ.

Diyanet İşleri

Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 87–93 · surenin 90. ayeti / 176

Konu Selamı almak; münafıklar hakkında ikiye ayrılmak Nisâ 85–91 3

  1. Nisâ 87

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

  2. Nisâ 88

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

  3. Nisâ 89

    Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

  4. 90

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

  5. Nisâ 91

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

  6. Nisâ 92

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Nisâ 93

    Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

90. Daha sonra Yüce Allah bu gibi münafıklarla savaşma hükmünden, üç kesimi istisna etmektedir. Bunlardan ikisiyle savaşı bırakmayı kesin olarak emretmektedir:

Birincisi: Kendileri ile müslümanlar arasında savaşılmayacağına dair antlaşma bulunan bir topluluğa gidip onlara katılan kimselerdir. Böyleleri, mal ve canın korunması bakımından o gidip katıldığı toplumun hükmünü alır.

İkincisi: Bu grup ise: “Hem sizinle hem kendi kavimleri ile savaşmaktan içleri daralan” kimselerdir. Yani bunlar ne sizinle savaşmak istemektedirler, ne de kendi kavimleri ile savaşmak. Her iki kesimle de savaşmamayı tercih ederler. İşte Allah, bunlarla da savaşı bırakmayı emretmekte ve bundaki hikmeti de şu buyruğu ile dile getirmektedir:

“Allah dileseydi elbette onları üzerinize salardı da onlar da sizinle savaşırlardı.” Bu açıdan onlar hakkında üç şık mümkündür: Ya bunlar sizin yanınızda yer alır ve sizinle birlikte düşmanlarınıza karşı savaşırlar ki bunlar için böyle bir tutum mümkün değildir. O halde geriye iki şık kalmaktadır: Ya kavimlerinin yanında yer alıp size karşı savaşacaklar yahut da her iki kesimle de savaşmayacaklar ki bu sonuncusu sizin için diğerinden daha hafif ve uygundur. Bununla birlikte Allah onları size saldırtmaya kadirdir. O halde siz, size esenlik verişini kabul edin ve aksi mümkün olmakla birlikte onların ellerini size saldırmaktan geri tutan Rabbinize hamd edin. İşte bunlar “şâyet sizden uzak durup da sizinle savaşmazlar ve sizinle barış içinde kalmak isterlerse artık Allah size onların aleyhine bir yol bırakmamıştır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ancak sizinle onlar arasında savaş yapmamak üzerine kesin bir anlaşma olan bir kavme sığınanlara veya ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmak istemediklerinden yürekleri daralmış olarak size gelmiş olanlara dokunmayın. Eğer Allah dileseydi onları sizlere karşı güçlü kılar ve onlar da sizinle savaşırdı. O halde Allah’tan gelen bu esenliğini kabul edin ve onları öldürmek veya esir almak için saldırmayın. Eğer sizden uzak durarak sizinle savaşmazlar, savaşmayı terk ederek kendi çıkarları için sizlere aman dilemeye gelirlerse, artık Allah sizlerin onları öldürmeniz ve esir almanız için bir yol bırakmamıştır.

Kelimeler

36 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak hariç
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. يَصِلُونَ yesilune sığınan(lar) kök: وصل
  4. إِلَىٰ ila
  5. قَوْمٍۭ kavmin bir topluma kök: قوم
  6. بَيْنَكُمْ beynekum sizinle kök: بين
  7. وَبَيْنَهُم ve beynehum kendileri arasında kök: بين
  8. مِّيثَـٰقٌ misakun andlaşma bulunan kök: وثق
  9. أَوْ ev yahut
  10. جَآءُوكُمْ ca'ukum size gelenler kök: جيا
  11. حَصِرَتْ hasirat sıkılarak kök: حصر
  12. صُدُورُهُمْ suduruhum yürekleri kök: صدر
  13. أَن en
  14. يُقَـٰتِلُوكُمْ yukatilukum sizinle savaşmaktan kök: قتل
  15. أَوْ ev veya
  16. يُقَـٰتِلُوا۟ yukatilu savaşmaktan kök: قتل
  17. قَوْمَهُمْ ۚ kavmehum kendi toplumlarıyle kök: قوم
  18. وَلَوْ velev eğer
  19. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  20. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  21. لَسَلَّطَهُمْ leselletahum onları salardı kök: سلط
  22. عَلَيْكُمْ aleykum sizin üstünüze
  23. فَلَقَـٰتَلُوكُمْ ۚ fe lekatelukum sizinle savaşırlardı kök: قتل
  24. فَإِنِ feini o halde
  25. ٱعْتَزَلُوكُمْ a'tezelukum onlar sizden uzak dururlar kök: عزل
  26. فَلَمْ fe lem
  27. يُقَـٰتِلُوكُمْ yukatilukum sizinle savaşmazlar kök: قتل
  28. وَأَلْقَوْا۟ ve elkav ve isterlerse kök: لقي
  29. إِلَيْكُمُ ileykumu sizinle
  30. ٱلسَّلَمَ s-seleme barış içinde yaşamak kök: سلم
  31. فَمَا fema
  32. جَعَلَ ceale vermemiştir kök: جعل
  33. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  34. لَكُمْ lekum size
  35. عَلَيْهِمْ aleyhim onların aleyhine
  36. سَبِيلًۭا sebilen bir yol kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزل (10 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: وصل (12 geçiş) · Aynı kök: سلط (39 geçiş)

    Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size…

  • Aynı kök: حصر (6 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: حصر (6 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir topluma sığınanlar veya sizinle de kendi toplumlarıyla da savaşmak (istemediklerin)den yürekleri sıkılarak size gelenler hariçtir. Allah dileseydi onları da başınıza salardı da sizinle savaşırlardı. Onlar sizden ayrılır da sizinle savaşmazlar ve size barış teklif ederlerse, (bu durumda) Allah size, onların aleyhinde bir yol(a girme hakkı) vermemiştir.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki, sizinle arasında anlaşma bulunan bir topluma sığınanlar, ya da sizinle veya kendi toplumlarıyla savaşma (fikrinden) içleri daralarak size başvuranlar hariç. Eğer Allah isteseydi, onları sizin başınıza musallat eder ve onlar da sizinle savaşırlardı. Ama onlar sizi bırakır, size karşı savaşmaz ve size barış teklif ederlerse, o zaman onlara zarar vermenize Allah razı olmaz.

Muhammed Esed

Eğer bir anlaşma ile bağlı bulunduğunuz insanlarla ilişkisi olanlardan veya size yahut kendi toplumlarına savaş açmak (fikrin)den kalplerine ürküntü geldiği için size yaklaşanlardan değillerse. Halbuki Allah onları sizden daha güçlü kılsaydı, mutlaka size savaş açarlardı. Ama onlar sizi bırakır, savaş açmaktan vazgeçer ve barış teklif ederlerse, Allah onlara zarar vermenize müsaade etmez.

Ahmed Hulusi

Ancak (şunlara dokunmayın). . . Ya sizinle onlar arasında misak (anlaşma) olan bir kavme sığınanlar yahut ne sizinle ne de kendi kavimleri ile savaşmak istemediklerinden sadırları (içleri) sıkılarak size gelenler. . . Eğer Allah dileseydi, elbette onları size musallat ederdi de (onlar da) sizinle savaşırlardı. . . Eğer (onlar) sizden uzaklaşırlar, sizinle savaşmazlar ve size barış beyan ederlerse, artık Allah onlara zarar vermenize müsaade etmez.

Ali Bulaç

Ancak sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavime sığınanlar ya da hem sizinle, hem kendi kavimleriyle savaşmak (istemeyip bun)dan göğüslerini sıkıntı basıp size gelenler (dokunulmazdır.) Allah dileseydi, onları üstünüze saldırtır, böylece sizinle çarpışırlardı. Eğer sizden uzak durur (geri çekilir), sizinle savaşmaz ve barış (şartların)ı size bırakırlarsa, artık Allah, sizin için onların aleyhinde bir yol kılmamıştır.

Ali Özek ve heyeti

Ancak sizinle aralarında anlaşma bulunan bir kavme sığınanlara, yahut sizinle veya kendi kavimleriyle dövüşmek istemediklerinden göğüsleri daralıp size katılanlara dokunmayın. Eğer Allah dileseydi onları sizin üzerinize musallat eder, onlar da sizinle dövüşürlerdi. Yok eğer sizden uzaklaşırlar, sizinle dövüşmezler ve barışı size bırakırlarsa, bu takdirde Allah, sizin için onlar aleyhine bir yol açmamıştır.

Ali Rıza Safa

Sizinle aranızda antlaşma bulunan bir topluma sığınanlar veya hem sizinle hem de kendi toplumlarıyla savaşmaktan dolayı içlerinde sıkıntı duyarak size gelenler başkadır. Oysa Allah dileseydi, onları, sizin başınıza sarardı; kesinlikle sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve barış önerirlerse, Allah, onlara karşı size yol vermemiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir topluma sığınanlar, yahut ne sizinle ne de kendi toplumlarıyla savaşmak istemediklerinden yürekleri ürküntü içinde size gelenler müstesna. Allah dileseydi onları başınıza bela ederdi ve sizinle savaşırlardı. Artık onlar sizi bırakıp bir tarafa çekilir de sizinle savaşmazlar ve size barış teklif ederlerse, bu durumda Allah size onların aleyhinde bir yola girme hakkı vermemiştir.

Edip Yüksel

Ancak aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa katılan, yahut sizinle veya kendi halkıyla savaşmaktan dolayı göğüslerinde sıkıntı duyarak size gelenler hariç... ALLAH dileseydi onları başınıza musallat eder ve onlar da sizinle savaşırdı. Sizi yalnız bırakır, sizinle savaşmaz ve size barış önerirlerse ALLAH sizin onlara saldırmanıza izin vermez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa katılan, yahut sizinle veya kendi halkıyla savaşmaktan dolayı göğüslerinde sıkıntı duyarak size gelenler hariç... ALLAH dileseydi onları başınıza musallat eder ve onlar da sizinle savaşırdı. Sizi yalnız bırakır, sizinle savaşmaz ve size barış önerirlerse ALLAH sizin onlara saldırmanıza izin vermez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak aranızda antlaşma bulunan bir kavme varıp sığınmış bulunanlara veya ne sizinle savaşmayı, ne de kendi kavimleriyle savaşmayı havsalalarına sığdıramayarak size gelmiş olanlara dokunmayın! Allah dileseydi onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. O halde onlar sizi bırakıp bir tarafa çekildikleri ve sizinle savaşmayıp barışa yanaştıkları takdirde de Allah onlara dokunmanıza izin vermemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak şöylelerine dokunmayın ki sizinle aralarında misak olan bir kavme vasıl olmuş bulunurlar, yahud ne size harb etmeği ne de kendi kavmlerine harb etmeği havsalalarına sığdıramıyarak size gelmişlerdir, eğer Allah dilese idi bunları üzerinize musallat kılardı da sizinle harb ederlerdi, o halde sizi bırakıb bir tarafa çekildikleri ve sizinle harb etmeyib sulha yattıkları takdirde de Allah aleyhlerinde size bir yol vermemiştir

Erhan Aktaş

Ancak, aranızda antlaşma olan halka sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, aranızda antlaşma olan halka sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, aranızda antlaşma olan topluma sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

Gültekin Onan

Ancak sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavme sığınanlar ya da hem sizinle, hem kendi kavimleriyle savaşmak (istemeyip bun)dan göğüslerini sıkıntı basıp size gelenler (dokunulmazdır.) Tanrı dileseydi, onları üstünüze saldırtır, böylece sizinle çarpışırlardı. Eğer sizden uzak durur (geri çekilir), sizinle savaşmaz ve barış (şartların)ı size bırakırlarsa, artık Tanrı, sizin için onların aleyhinde bir yol kılmamıştır.

Hasan Basri Çantay

Sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavme iltica edenler, yahud ne sizinle, ne de kendi kavmleriyle muhaarebe etmekden göğüsleri daralıb (doğruca) size gelenler müstesnadır. Allah dileseydi elbette onları sizin başınıza musallat eder de sizinle her halde savaşırlardı: Artık onlar sizi bırakıb bir tarafa çekilirler de sizinle vuruşmazlar ve barışı size bırakırlarsa o halde Allah onların aleyhinde sizin için (tecavüze) bir yol bırakmamışdır.

İbni Kesir

Ancak sizinle kendileri arasında bir anlaşma bulunan bir millete sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi milletleriyle harbetmekten bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Allah dileseydi; onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, savaşmaz ve size barış teklif ederlerse; Allah, onlara dokunmanıza izin vermez.

Mehmet Alagaş

(88-91) Size ne oluyor ki münafıklar hakkında, Allah onları kazandıkları nedeniyle baş aşağı etmişken, iki kısma ayrılıyorsunuz? Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa artık o yol bulamaz. Sizin de onların küfretmeleri gibi küfretmenizi ve onlarla aynı seviyeye gelmenizi arzu ederler. Onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan asla dostlar edinmeyin , eğ er yüz çevirirlerse onlar ı ne tarafta bulursanız yakalayın ve öldürün , a sla onları dost ve yardımcı olarak edinmeyin. Şun lar hariç , aranızda sözleşme olan kavime sığınmış olanlar ile sizinle yahut kendi kavimleriyle savaşmayı kalplerine sığdıramayıp edip size gelenler, (bunları dost ve yardımcı edinebilirsiniz. ) Allah eğer isteseydi, sizin aleyhinize onları musallat ederdi ve sizleri katlederlerdi , eğer ki sizden el çekerlerse, sizinle savaşmazlarsa sizlere teslim olmaya yanaşırlarsa, Allah onların aleyhine size bir yol vermemiştir , diğer kalanları da sizden de ve kavimlerinden de emin olmak istiyor halde bulacaksın. (Her iki taraftan emin olmak isteyenler) hepsi de fitne içinde baş aşağı edilmeyi arzu ediyorlar , sizlerden ayrılıp çekilmezlerse eğer, size teslim olmaya yanaşmazlarsa, ellerini de sizden çekmezlerse tutun onları, bulduğunuz yerde öldürün onları, işte size bunları, onların aleyhine apaçık yetki olarak verdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak sizinle aralarında anlaşma bulunan bir kavme sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmak istemediklerinden göğüsleri daralarak size gelenler bundan müstesnadır. Eğer Allah dileseydi, bunları size musallat eder ve bunlar da sizinle savaşırlardı. O halde, onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmazlar ve size barış teklif ederlerse, artık Allah onlara saldırmak için size yol vermez.

Süleyman Ateş

Ancak sizinle kendileri arasında andlaşma bulunan bir topluma sığınanlar, yahut ne sizinle ne de kendi toplumlarıyle savaşmak(istemedikleri)nden yürekleri sıkılarak size gelenler hariç. Allah dileseydi, onları sizin üstünüze salardı, sizinle savaşırlardı. O halde onlar, sizden uzak dururlar, sizinle savaşmazlar ve sizinle barış içinde yaşamak isterlerse, Allah size, onlara saldırmak için bir yol vermemiştir.

Süleymaniye Vakfı

Ancak sizinle antlaşması olan bir topluluğa sığınanlar ile sizinle savaşmayı veya (sizin yanınızda yer alıp) kendi topluluklarıyla savaşmayı göze alamayarak size gelenler hariç (onlar öldürülmez). Allah farklı tercihte bulunsaydı onları üzerinize salardı da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durup sizinle savaşmaz ve size barış teklif ederlerse artık Allah size, onların aleyhine bir şey yapma izni vermez. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizinle anlaşması olan bir topluluğa (halka) sığınırlarsa yahut sizinle çatışmaktan veya kendi topluluklarıyla çatışmaktan bıkıp usanmış olarak gelirlerse başka. Allah farklı tercih yapsaydı dipnot 1 onlara üstünlük verirdi de sizinle çatışmaya devam ederlerdi. Eğer sizden uzak durur, çatışmayı bırakır, barış teklif ederlerse artık onlara dokunmanıza Allah izin vermez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. Bakara 2/20'nin dipnotu.

Şaban Britch

Ancak, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluma sığınanlara yahut sizinle olup kendi toplumlarına karşı savaşmak konusunda içleri daralıp, sıkılanlara dokunmayın. Eğer Allah, dileseydi onları sizin üzerinize musallat ederdi. Onlar da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve barışı size bırakırlarsa, artık Allah, onlara (saldırmak) için size bir yol vermemiştir.

Şaban Piriş

Ancak, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluma sığınanlara, sizinle veya kendi toplumları ile savaşmak istemeyip içleri daralıp sıkılıp size gelenlere dokunmayın. Eğer Allah, dileseydi onları sizin üzerinize musallat ederdi. Onlar da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve barışı size bırakırlarsa, artık Allah, sizin için onların aleyhine bir yol bırakmamıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak sizinle aralarında antlaşma olan bir topluma sığınanlarla, kendi toplumlarıyla yahut sizinle savaşma konusunda yürekleri yetersiz kalıp da size gelenlere dokunmayın. Allah dileseydi onları elbette sizin üstünüze salardı, onlar da sizinle mutlaka savaşırlardı. O halde, sizden uzak durur, sizinle savaşmaz, size barış eli uzatırlarsa, artık Allah size, üzerlerine gitmek için bir yol vermemiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But exempt from aforesaid prescriptive right are those of them -the hypocrites- who take refuge with or are related to a people with whom you are bound by a covenant relating to peace, truce, alliance or the like or -those of them- who are perplexed by reason of their kinship to your opponents; they do not have the heart to fight on your side against their people nor to side with their people-against you. Had Allah willed, He, would have instigated them against you, and then they would have waged war against you. Therefore, if they are disposed to let you alone, proceed no further and offer you peace, then leave them alone; Allah does not commit you to any line of action against them.

Abdul Haleem

But as for those who seek refuge with people with whom you have a treaty, or who come over to you because their hearts shrink from fighting against you or against their own people, God could have given them power over you, and they would have fought you. So if they withdraw and do not fight you, and offer you peace, then God gives you no way against them.

Abdullah Yusuf Ali

Except those who join a group between whom and you there is a treaty (of peace), or those who approach you with hearts restraining them from fighting you as well as fighting their own people. If Allah had pleased, He could have given them power over you, and they would have fought you: Therefore if they withdraw from you but fight you not, and (instead) send you (Guarantees of) peace, then Allah Hath opened no way for you (to war against them).

Abul A'la Maududi

unless it be such of them who seek refuge with a people who are joined with you by a covenant, dipnot 1 or those who come to you because their hearts shrink from fighting either against you or against their own people. Had Allah so willed, He would certainly have given them power over you and they would have fought against you. If they leave you alone and do not fight against you and offer you peace,, then Allah does not permit you to harm them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The exception here does not relate to the injunction that they should not be taken as friends and supporters, but to the injunction that the believers should seize and slay them. What is meant is that if a hypocrite takes shelter among an unbelieving people with whom the Muslims have an agreement he should not be pursued into that territory. It is not permissible for Muslims of the Islamic state to kill a hypocrite in some neutral territory even if he merits execution. This is because of the sanctity of the agreement concluded by the Muslims rather than the sanctity of the hypocrite's blood.

Aisha Bewley

except for those who seek shelter with people with whom you have a treaty, or who come to you greatly perturbed at the prospect of fighting either you or their own people. If Allah had willed, He could have given them the upper hand over you and then they would have fought you. If they keep away from you and do not fight you and submit to you, Allah has not given you any way against such people.

Al-Hilali & Khan

Except those who join a group, between you and whom there is a treaty (of peace), or those who approach you with their breasts restraining from fighting you as well as fighting their own people. Had Allâh willed, indeed He would have given them power over you, and they would have fought you. So if they withdraw from you, and fight not against you, and offer you peace, then Allâh has opened no way for you against them.

Ali Quli Qarai

excepting those who join a people between whom and you there is a treaty, or such as come to you with hearts reluctant to fight you or to fight their own people. Had Allah wished, He would have imposed them upon you, and then they would have surely fought you. So if they keep out of your way and do not fight you, and offer you peace, then Allah does not allow you any course [of action] against them.

Amatul Rahman Omar

Different, however, is the case of those who join a people with whom you have a pact, or of those who come over to you whilst their hearts are constricted from fighting against you or fighting against their (own) people. If Allâh had so willed He would have given them power over you, then they certainly would have fought against you. Hence if they leave you alone and do not fight against you but make you an offer of peace then Allâh allows you no way (of fighting) against them.

Arthur John Arberry

except those that betake themselves to a people who are joined with you by a compact, or come to you with breasts constricted from fighting with you or fighting their people. Had God willed, He would have given them authority over you, and then certainly they would have fought you. If they withdraw from you, and do not fight you, and offer you peace, then God assigns not any way to you against them.

Bijan Moeinian

Exempted are those who join the people with whom you have already signed a peace treaty as well as those who pledge not to fight with you nor their own people. If God had willed, He would have given them an upper hand against you. therefore, if they leave you alone, do not engage in animosity with you and extend their hands in peace to you, then God does not give you the permission to fight with them.

E. Henry Palmer

save those who reach a people betwixt whom and you is an alliance - or who come to you while their bosoms prevent them from fighting you or fighting their own people. But had God pleased He would have given you dominion over them, and they would surely have fought you. But if they retire from you and do not fight you, and offer you peace,- then God hath given you no way against them.

Edip-Layth

Except for those who join a people between whom you have a covenant, or those who come to you with reluctance in their chests to fight you or to fight their own people. Had God willed He would have given them strength and they would have fought you. But if they retire from you, and did not fight you, and they offer you peace; then God does not make for you a way against them.

George Sale

except those who go unto a people who are in alliance with you, or those who come unto you, their hearts forbidding them either to fight against you, or to fight against their own people. And if God pleased He would have permitted them to have prevailed against you, and they would have fought against you. But if they depart from you, and fight not against you, and offer you peace, God doth not allow you to take or kill of them.

Hamid S. Aziz

Save those who join (or take refuge among) a people betwixt whom and you is an alliance, or those who come to you because their heart forbid them from fighting you or fighting their own people. But had Allah pleased He could have given them power over you, and they would surely have fought you. So if they withdraw from you and do not fight you, and offer you peace, then Allah allows you no way against them.

Mahmoud Ghali

Except the ones who are related to a people between whom and you is a compact, or come to you with their breasts beleaguered from fighting you or fighting their people. And if Allah had (so) decided, He would indeed have given them authority over you; then they would indeed have fought you. So, in case they keep apart from you; (and) so did not fight you, and offer (Literally: cast forth) you submissiveness, then in no way does Allah allow (Literally: in no way makes any way for you) you a way against them.

Marmaduke Pickthall

Except those who seek refuge with a people between whom and you there is a covenant, or (those who) come unto you because their hearts forbid them to make war on you or make war on their own folk. Had Allah willed He could have given them power over you so that assuredly they would have fought you. So, if they hold aloof from you and wage not war against you and offer you peace, Allah alloweth you no way against them.

Mohamed Ahmed - Samira

Except those who take refuge with a people allied to you, or those who, weary of fighting you or their people, come over to you. If God had so willed He would surely have given them power over you, and they would have fought you. If they keep aloof and do not fight, and offer peace, God has left you no reason to fight them.

Muhammad Asad

unless it be such [of them] as have ties with people to whom you yourselves are bound by a covenant, or such as come unto you because their hearts shrink from [the thought of] making war either on you or on their own folk - although, if God had willed to make them stronger than you, they would certainly have made war on you. Thus, if they let you be, and do not make war on you, and offer you peace, God does not allow you to harm them.

Mustafa Khattab

except those who are allies of a people you are bound with in a treaty or those wholeheartedly opposed to fighting either you or their own people. If Allah had willed, He would have empowered them to fight you. So if they refrain from fighting you and offer you peace, then Allah does not permit you to harm them.

Progressive Muslims

Except for those who reach a people between whom you have a covenant, or if they come to you with a reluctance in their chests to fight you or to fight their own people. Had God willed He would have given them strength and they would have fought you. But if they retire from you, and did not fight you, and they offer you peace; then God does not make for you a way against them.

Rashad Khalifa

Exempted are those who join people with whom you have signed a peace treaty, and those who come to you wishing not to fight you, nor fight their relatives. Had GOD willed, He could have permitted them to fight against you. Therefore, if they leave you alone, refrain from fighting you, and offer you peace, then GOD gives you no excuse to fight them.

Sahih International

Except for those who take refuge with a people between yourselves and whom is a treaty or those who come to you, their hearts strained at [the prospect of] fighting you or fighting their own people. And if Allah had willed, He could have given them power over you, and they would have fought you. So if they remove themselves from you and do not fight you and offer you peace, then Allah has not made for you a cause [for fighting] against them.

Sam Gerrans

Save those who join a people between whom and you is an agreement, or they come to you, their hearts restraining them from fighting you or fighting their people. And had God willed, He would have given them power over you; then would they have fought you. And if they withdraw from you and fight you not and extend to you peace, then has God made no path for you against them.

Shabbir Ahmed

Fight not the hypocrites who join a people with whom you have signed a peace treaty. And fight not those who come to you wishing not to fight you or their believing relatives. Had Allah willed they could have fought against you. Therefore, if they leave you alone, and offer you peace, Allah has opened no way for you but the way of peace. Your prime duty remains the establishment and defense of the Divine Order in which there is no room for revenge (24:22).

Syed Vickar Ahamed

Except those who join a group that has an understanding (of peace) with you, or those who approach you with their hearts not willing to fight you and also not willing to fight their own people. If Allah had pleased, He could have given them power over you, and they would have fought you therefore if they withdraw from you, but fight you not, and (they also) send you (assurances of) peace, then Allah has opened no way for you (to war against them).

Taqi Usmani

Except those who join a group between whom and you there is a treaty, or who come to you with their hearts feeling discomfort in fighting either against you or against their own people. If Allah had so willed, He would have given them power over you, then they would have fought you - so, if they stay away from you, and do not fight you and offer you peace, then Allah has not given you any authority against them.

The Monotheist Group

Except for those who reach a people with whom you have a covenant, or if they come to you with a reluctance in their chests to fight you or to fight their own people. Had God willed He would have given them strength and they would have fought you. But if they retire from you, and do not fight you, and they offer you peace; then God does not make for you a path against them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 90. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 90. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 90. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩