Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 53. ayet

Şuarâ suresi, 53. ayet. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

Diyanet İşleri

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 50–56 · surenin 53. ayeti / 227
  1. Şuarâ 50

    Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."

  2. Şuarâ 51

    "(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."

  3. Şuarâ 52

    Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.

  4. 53

    Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

  5. Şuarâ 54

    Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur."

  6. Şuarâ 55

    "Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar."

  7. Şuarâ 56

    "Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 53–56. ayetler için yazılmıştır.

53-55. “Firavun şehirlere” İsrailoğullarını cezalandırmak üzere insanları bir araya getirmek için “toplayıcı adamlar gönderdi.” Kavmini gayrete getirmek kastıyla da şunları söylüyordu: “Gerçekten bunlar” yani İsrailoğulları “az bir topluluktur. Ve onlar bizi gerçekten kızdırdılar.” O bakımdan bizim, şu bizden kaçmış bulunan bu kaçkın kölelerden, bizi öfkelendirmelerinin intikamını almamız kaçınılmaz bir şeydir.

56. “Biz ise uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.” Yani onların hepsine karşı tedbirliyiz. Onlar, hepimizin düşmanıdır. Dolayısıyla onların üzerine gitmekte hepimizin maslahatı da ortaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu sırada Firavun ise İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılışlarını öğrenince bazı askerlerini onları geri döndürmek için asker toplayıcılar olarak şehirlere gönderdi.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَرْسَلَ feersele sonra gönderdi kök: رسل
  2. فِرْعَوْنُ fir'avnu Fir'avn
  3. فِى fi
  4. ٱلْمَدَآئِنِ l-medaini kentlere kök: مدن
  5. حَـٰشِرِينَ haşirine (asker) toplayıcılar kök: حشر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar göndermişti.

Mustafa İslamoğlu

Derken, Firavun bütün kentlere (asker) toplayıcı görevliler yolladı.

Muhammed Esed

Bu arada Firavun şehirlere münadiler çıkarıp

Ahmed Hulusi

Firavun, şehirlere haberciler saldı. . .

Ali Bulaç

Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Ali Özek ve heyeti

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, Firavun, yörelere toplayıcılar gönderdi.

Bayraktar Bayraklı

- Bu arada Firavun, şehirlere, "Doğrusu bunlar, bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; elbette hepimiz uyanık olmalıyız" diyen haberciler gönderdi.

Edip Yüksel

Firavun, kentlere kitle propagandacıları gönderdi:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Firavun, kentlere kitle propagandacıları gönderdi:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun da şehirlere asker toplayıcılar gönderdi;

Elmalılı Hamdi Yazır

Firavn de şehirlere asker toplayıcılar gönderdi

Erhan Aktaş

Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.

Gültekin Onan

Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Hasan Basri Çantay

Fir'avn da şehirlere toplayıcılar gönderdi.

İbni Kesir

Bunun üzerine Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Süleyman Ateş

Fir'avn, (İsrail oğullarının gittiğini duyunca) kentlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun hemen şehirlere adam toplayacak kişiler gönderdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun hemen kentlere toplayıcılar gönderdi.

Şaban Britch

Firavun ise şehirlere toplayıcılar gönderip:

Şaban Piriş

Firavun ise şehirlere toplayıcılar gönderip:

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Pharaoh sent Messengers to all his cities to call up the people to organize themselves for the hindrance and the defeat of Mussa and his people by contrary measures"

Abdul Haleem

Pharaoh sent messengers into the cities, proclaiming,

Abdullah Yusuf Ali

Then Pharaoh sent heralds to (all) the Cities,

Abul A'la Maududi

Then Pharaoh sent heralds to the cities (to mobilise troops)

Aisha Bewley

Pharaoh sent marshals into the cities:

Al-Hilali & Khan

Then Fir‘aun (Pharaoh) sent callers to (all) the cities.

Ali Quli Qarai

Then Pharaoh sent heralds to the cities,

Amatul Rahman Omar

Pharaoh (when he came to know of the exodus) sent heralds to the towns to collect (troops and announce saying),

Arthur John Arberry

Then Pharaoh sent among the cities musterers:

Bijan Moeinian

Pharaoh sent his heralds to the cities.

E. Henry Palmer

And Pharaoh sent into the cities to collect;

Edip-Layth

So Pharaoh sent gatherers to the cities.

George Sale

And Pharaoh sent officers through the cities to assemble forces, saying,

Hamid S. Aziz

And We inspired Moses, saying, "Journey by night with my servants; verily, you are pursued. "

Mahmoud Ghali

Then Firaawn sent among the cities musterers.

Marmaduke Pickthall

Then Pharaoh sent into the cities summoners,

Mohamed Ahmed - Samira

Then the Pharaoh sent announcers to the cities,

Muhammad Asad

And Pharaoh sent heralds unto all cities,

Mustafa Khattab

Then Pharaoh sent mobilizers to all cities,

Progressive Muslims

So Pharaoh sent gatherers to the cities.

Rashad Khalifa

Pharaoh sent to the cities callers.

Sahih International

Then Pharaoh sent among the cities gatherers

Sam Gerrans

And Pharaoh sent into the cities gatherers:

Shabbir Ahmed

In the meantime, Pharaoh sent couriers to the cities.

Syed Vickar Ahamed

Then Firon (Pharaoh) sent news to (all) the Cities,

Taqi Usmani

So Pharaoh sent into the cities (his) men to muster (people)

The Monotheist Group

So Pharaoh sent gatherers to the cities.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩