Diyanet İşleri
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 59. ayet. قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى
ḳâle mev`idüküm yevmü-zzîneti veey yuḥşera-nnâsü ḍuḥâ.
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"
"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.
Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
59. Bunun üzerine Mûsâ: “Sizinle karşılaşma zamanımız bayram günü” zira bu günde hiçbir şey yapmazlar, herhangi bir işle meşgul olmazlar ve çalışmayı keserlerdi. “insanların toplandığı kuşluk vakti olsun.” Hepsi de kuşluk vaktinde bir araya toplanmış olurlar. Mûsâ’nın bunu istemesindeki sebep, bayram günü ile kuşluk vaktinde kalabalığın çokça toplanabilmesinin sağlanması ve her şeyin başka bir vakitte mümkün olmayacak şekilde açıkça görülebilmesi içindir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: "Bizim ile sizin aranızdaki buluşma zamanı bayram günü insanların kutlama için bir araya toplandığı kuşluk vaktidir."
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Vaad
Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…
Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…
Aynı kök: ضحو (7 geçiş)
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Aynı kök: ضحو (7 geçiş)
"Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."
Aynı kök: ضحو (7 geçiş)
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa) şöyle demişti: "Buluşma zamanınız, süs günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir." dipnot 1
(Musa) dedi ki: "Buluşma zamanınız bayram günü; tam da halkın toplandığı kuşluk vakti olsun!"
Musa: "Bayram günü olsun, buluşma gününüz; ve (o gün) kuşluk vaktinde ahali toplansın" diye cevap verdi.
(Musa) dedi ki: "Sizin buluşma vaktiniz bayram günüdür. . . İnsanlar kuşluk vakti toplansınlar. "
(Musa) Dedi ki: "Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun)."
Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.
Dedi ki: "Buluşma zamanımız, kutlama gününde ve insanların toplandığı kuşluk zamanı olsun!"
Musa, "Buluşma vaktiniz, bayram günü olsun, insanlar kuşluk vaktinde toplansınlar" dedi.
Dedi ki: "Buluşma zamanınız bayram günüdür. Öğleden önce halk orada toplansın."
Dedi ki: 'Buluşma zamanınız bayram günüdür. Öğleden önce halk orada toplansın.'
Musa: "Sizinle buluşma vakti süs (bayram) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir" dedi.
Size miad, dedi: ziynet günü ve nasın toplanacağı kuşluk vakti
"Sizinle buluşma zamanı, Ziynet dipnot 1 Günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.
"Sizinle buluşma zamanı, ziynet dipnot 1 günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.
"Sizinle buluşma zamanı, ziynet dipnot 1 günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.
(Musa) Dedi ki: "Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun)."
(Musa) da: "Sizinle karşılaşma zamanımız, dedi, zinet günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir".
Buluşma zamanımız; sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.
(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.
Mûsâ da: "Buluşma zamanımız bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir." dedi.
(Musa): "Buluşma zamanınız, Süs (bayram) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun" dedi.
Musa dedi ki: "Buluşma zamanımız, süslenme günü, insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun."
Musa dedi ki "Karşılaşacağımız gün, bayram günü olsun. İnsanlar kuşluk vaktinde dipnot 1 toplansın."
Musa da: Buluşma zamanımız bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.
Musa da: -Buluşma zamanımız, bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.
Musa dedi: "Bizimle buluşacağınız zaman, süs günü olsun. İnsanlar kuşluk vakti bir araya getirilsin."
"The time", said Mussa, "is your festive day and the place is where people are thronged for festive celebration in the forenoon".
He said, ‘Your meeting will be on the day of the feast, so let the people be assembled when the sun has risen high.’
Moses said: "Your tryst is the Day of the Festival, and let the people be assembled when the sun is well up."
Moses said: "The appointment to meet you is on the Day of the Feast and let all people come together before noon." dipnot 1
He said, ‘Your time is the day of the Festival. The people should gather in the morning.’
[Mûsâ (Moses)] said: "Your appointed meeting is the day of the festival, and let the people assemble when the sun has risen (forenoon)."
He said, ‘Your tryst shall be the Day of Adornment, and let the people be assembled in early forenoon. ’
(Moses) said, `The day of the festival will be the day of your appointment, and let the people be assembled when the sun is risen high. '
'Your tryst shall be upon the Feast Day. ' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Moses replied: "Let our meeting take place in the day of the festival at sunrise.
Said he, 'Let your appointment be for the day of adornment, and let the people assemble in the forenoon. '
He said, "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning."
Moses answered, let your appointment be on the day of your solemn feast; and let the people be assembled in open day.
"Then we will bring you magic like it; and we will make between us and you an appointment which we shall not fail to keep - neither we nor you - at a fair place (convenient to both or one where both have an equal chance). "
He (Mûsa) said, "Your appointment shall be upon the adornment day, (i. e., the feast day) and let the multitudes be mustered at the forenoon."
(Moses) said: Your tryst shall be the day of the feast, and let the people assemble when the sun hath risen high.
Said (Moses): "Let your meeting be on the day of the Feast, and let people assemble in broad daylight. "
Answered [Moses]: "Your tryst shall be the day of the Festival; and let the people assemble when the sun is risen high. "
Moses said, "Your appointment is on the Day of the Festival, and let the people be gathered mid-morning."
He said: "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning. "
He said, "Your appointed time shall be the day of festivities. Let us all meet in the forenoon."
[Moses] said, "Your appointment is on the day of the festival when the people assemble at mid-morning. "
He said: “Your appointment is the day of the festival; and let the people be gathered at midday.”
Answered Moses, "Your appointed time is the forthcoming Day of the Festival. And let the people be assembled after sunrise."
Musa (Moses) said: "Your trial is (on) the day of the festival, and let the people be gathered when the sun is well up (risen in the fore noon). "
He (Mūsā) said, "Your appointment is the festival day, and the people should be assembled at forenoon."
He said: "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning."