A'râf suresi

A'râf suresi, 103. ayet

A'râf suresi, 103. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihim mûsâ biâyâtinâ ilâ fir`avne vemeleihî feżalemû bihâ. fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmüfsidîn.

Diyanet İşleri

Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 100–106 · surenin 103. ayeti / 206

Konu Mûsâ ve Firavun; sihirbazların iman edişi A'râf 103–126 3

  1. A'râf 100

    Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.

  2. A'râf 101

    İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi. Allah, kafirlerin kalplerini işte böyle mühürler.

  3. A'râf 102

    Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.

  4. 103

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

  5. A'râf 104

    Musa dedi ki: "Ey Firavun! Şüphesiz ki ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

  6. A'râf 105

    Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.

  7. A'râf 106

    Firavun, "Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. Yani biz o peygamberlerden sonra o büyük önder, o şerefli peygamber Mûsâ Kelîmullahı oldukça azgın ve zorba bir kavim olan Firavun kavmi ile onların soyluları ve ileri gelenlerine gönderdik. Yüce Allah onlara benzeri görülmedik türden büyük mucizeler gösterdi. “Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler.” Çünkü bu mucizelerin gereği olan Mûsâ’ya itaatten kaçındılar. Bu itaatten kaçınanlar ise zalimdir. İşte onlar, itaat edecek yerde bu mucizelere karşı büyüklük tasladılar. “Fesatçıların sonu nice oldu bir bak!” Allah’ın onları nasıl helak ettiğine, laneti ve yerilmeyi dünyada da kıyamet gününde de peşlerine nasıl taktığına bir bak! Onlara verilen bu şeyler ne kötüdür!

Yüce Allah bu buyruğunda öz ve topluca ifade ettiği hususları şu buyrukları ile etraflıca açıklamaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O resullerden sonra Musa -aleyhisselam-'ı apaçık mucizeler ve onun doğruluğunu ispat eden delillerimiz ile Firavun'a ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr edip, küfrettiler. Ey Resul! Derin derin düşün! Firavun'un ve kavminin akıbeti nasıl oldu? Yüce Allah onları denizde boğarak helak etti. Dünyada ve ahirette peşlerine lanet taktık.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. بَعَثْنَا beasna gönderdik kök: بعث
  3. مِنۢ min
  4. بَعْدِهِم bea'dihim ardlarından kök: بعد
  5. مُّوسَىٰ musa Musa'yı
  6. بِـَٔايَـٰتِنَآ biayatina ayetlerimizle kök: ايي
  7. إِلَىٰ ila
  8. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn'a
  9. وَمَلَإِي۟هِۦ ve meleihi ve onun ileri gelenlerine kök: ملا
  10. فَظَلَمُوا۟ fezelemu haksızlık ettiler kök: ظلم
  11. بِهَا ۖ biha (ayetlerimize)
  12. فَٱنظُرْ fenzur fakat bak kök: نظر
  13. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  14. كَانَ kane oldu kök: كون
  15. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonu kök: عقب
  16. ٱلْمُفْسِدِينَ l-mufsidine bozguncuların kök: فسد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra onların ardından da Musa'yı delillerimizle dipnot 1 Firavun ve yöneticilerine göndermiştik de onlara (delillerimize) haksızlık etmişlerdi. Bozguncuların sonu nasıl olmuş, bir bak!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'ya verilen ayetler, yani deliller, belgeler, mucizelerle ilgili bkz. Bakara 2:60; Nisâ 4:154; A‘râf 7:133, 160; Kehf 18:101; Tâhâ 20:18, 22, 77; Şu‘arâ 26:32, 33, 63; Neml 27:10; Kasas 28:31.

Mustafa İslamoğlu

Sonra, bu kavimlerin peşinden Firavun'a ve onun önde gelen adamlarına ayetlerimizle Musa'yı gönderdik; ona getirdiği ayetler yüzünden haksızlık ettiler ve bak nasıl oldu fesatçıların sonu.

Muhammed Esed

Ve bu (önceki toplumlardan) sonra Firavunun ve onun soylular çevresine Musayı ayetlerimizle gönderdik; onları inatla reddettiler ve bak, nasıl oldu sonu bu bozguncuların!

Ahmed Hulusi

Sonra, onların ardından Musa'yı (Esma'nın açığa çıkışı olan) delillerimiz ile Firavun ve onun ileri gelenlerine ba'settik. . . (Firavun ve ileri gelenleri ise) onlara (delillerimizin hakkını vermeyerek) zulmettiler. . . Fesat çıkaranların sonu nasıl oldu, bir bak!

Ali Bulaç

Sonra bunların (peygamberlerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik; onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

Ali Özek ve heyeti

Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler, ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!

Ali Rıza Safa

Sonra, onların ardından, Firavun ve ileri gelenlerine, mucizelerimizle, Musa'yı gönderdik. Sonunda, Ona haksızlık yaptılar. Artık, bozgunculuk yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?

Bayraktar Bayraklı

Onlardan sonra, Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Ayetlerimize haksızlık ettiler, fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu?

Edip Yüksel

Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gönderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna dikkat et!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gönderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna dikkat et!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onların arkasından Musa'yı ayetlerimizle, Firavun ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o ayetlere karşı çıkarak zulmettiler. Artık bir bak o bozguncuların sonu ne oldu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra onların arkasından ayetlerimizle Musayı Fir'avne ve cem'iyyetine gönderdik, tuttular, o ayetlere zulm ettiler, ettiler de bak o müfsidlerin akıbeti nasıl oldu?

Erhan Aktaş

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun melelerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun melelerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!

Gültekin Onan

Sonra bunların (elçilerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik. Onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

Hasan Basri Çantay

Sonra onların (o peygamberlerin) ardından Musayi ayetlerimizle Fir'avne ve onun cem'iyyetine (peygamber olarak) gönderdik de (o ayetlere) zulm etdiler. Bak ki fesadcıların sonu nice oldu!

İbni Kesir

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Bir bak ki; fesadçıların sonu nice oldu?

Mehmet Alagaş

(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onlara (mucizelere karşı) zalimlik ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

Süleyman Ateş

Onlardan sonra Musa'yı ayetlerimizle Fir'avn'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik, ayetlerimize haksızlık ettiler; fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu!

Süleymaniye Vakfı

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle /mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlar da mucizeler karşısında yanlış yaptılar. Bak bakalım, o bozguncuların sonu nasıl oldu!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Daha sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle (ayetlerimizle) Firavun'a ve onun itibarlı kişilerine elçi gönderdik. Ancak onlar belgeler karşısında yanlış yaptılar. Şimdi bak bakalım ki o bozguncuların sonu nasıl olmuş?

Şaban Britch

Onlardan sonra ayetlerimizle Musa’yı, Firavun’a ve kavmine gönderdik. Ancak onlar zulmettiler. Fesat çıkaranların sonunun nasıl olduğuna bak!

Şaban Piriş

Onlardan sonra ayetlerimizle Musa'yı, Firavun'a ve onun zalim olan çevresine gönderdik. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bak!

Yaşar Nuri Öztürk

Onların ardından Musa'yı, ayetlerimizle Firavun'a ve kodamanlarına gönderdik de ayetlerimiz karşısında zulme saptılar. Bir bak, nasıl olmuştur bozguncuların sonu!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In succession, We sent Mussa to Pharaoh and his people in whose hearts reigned vices and falsehood and We equipped him with signs demonstrating delegated divine power and authority. But they were wrongful of actions; and there, you can see what was the end of those who were characterized with prepensed malice.

Abdul Haleem

After these, We sent Moses to Pharaoh and his leading supporters with Our signs, but they rejected them. See the fate of those who used to spread corruption.

Abdullah Yusuf Ali

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they wrongfully rejected them: So see what was the end of those who made mischief.

Abul A'la Maududi

After those We sent forth Moses with Our signs to Pharaoh and his nobles, dipnot 1 but they dealt with Our signs unjustly. dipnot 2 Observe, then, what happened to the mischief-makers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The stories narrated in the Qur'an bring home unmistakenly the point that people who reject God's Message are not spared; rather they are destroyed. In narrating at length the story of Moses, Pharaoh and the Israelites, the Qur'an provides some important lessons for the unbelieving Quraysh, the Jews, and also the believers. The Quraysh are advised that the apparently large differences in the numerical strength of the forces of truth and falsehood in the early phase of the Islamic movement should not lead them to entertain any, kind of illusion. History, provides ample testimony that the Message of truth has always had a very humble beginning. That its proponent, initially, is in the hopelessly small minority of one; in fact, one in the whole world. He then proceeds, despite his resource lessness, to challenge the hegemony of falsehood, to declare war against it, despite the fact that falsehood is backed by powerful states and empires. And ultimately the truth triumphs. The Quraysh are also reminded that all conspiracies hatched against the Prophets and all the means employed to suppress the Message of truth are ultimately foiled. They are further told that God grants long terms of respite to the evil-doing nations so that they might mend their ways and reform themselves. But when they persistently disregard all warnings and learn no lesson from instructive events, He smites them with an exemplary punishment. Some further lessons are meant to be conveyed to those who believed in the Prophet (peace be on him). First, that they should not feel disheartened by the paucity of resources, nor be overawed by the impressive numerical strength, pomp and grandeur of their enemies. Nor should they lose heart if they find that God's help does not come at the expected hour. Second, that those who follow in the footsteps of the Jews are bound, ultimately, to be seized by the same curse which afflicted the Jews. As for the Israelites, they are warned against the evil effects of clinging to falsehood. Illustrations of this were provided by important events in their own history. They are also asked to purge the Message of the earlier Prophets of all accretions and distortions and to restore it to its original purity.
  2. metne dön, dipnot 2
    'They dealt with Our signs unjustly' refers to their rejection of God's signs and to the fact that they dismissed them as sheer sorcery. If a person scoffs at a beautiful couplet, and dubs it as amateurish rhyming, this amounts to committing an offence against poetry itself. Likewise, to brand those extraordinary acts of God as sorcery and magic - even though magicians declared that those acts were beyond their ability - constitutes a serious offence not only against God's signs but also against common sense and truth.

Aisha Bewley

And then, after them, We sent Musa with Our Signs to Pharaoh and his ruling circle but they wrongfully rejected them. See the final fate of the corrupters!

Al-Hilali & Khan

Then after them We sent Mûsâ (Moses) with Our Signs to Fir‘aun (Pharaoh) and his chiefs, but they wrongfully rejected them. So see how was the end of the Mufsidûn (mischief-makers, corrupters).

Ali Quli Qarai

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his elite, but they wronged them. So observe how was the fate of the agents of corruption!

Amatul Rahman Omar

Then after these (Messengers), We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they did injustice to these (signs by denying them), now see how (bad) was the end of the mischief-makers.

Arthur John Arberry

Then We sent, after them, Moses with Our signs to Pharaoh and his Council, but they did them wrong; so behold thou, how was the end of the workers of corruption!

Bijan Moeinian

After those nations, I sent Moses with clear proofs to Pharaoh and his administrators. They, too, showed injustice by denying them. Note what happened to those corrupt people.

E. Henry Palmer

Then we raised up after them Moses with our signs to Pharaoh and his chiefs; but they dealt unjustly therewith, and see what was the end of the evildoers!

Edip-Layth

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his entourage. But they treated them with prejudice, so see what the end of the corrupters is.

George Sale

Then, after them, We sent Moses with Our Signs to Pharaoh and his chiefs, but they unjustly rejected them. Behold, then, what was the end of those who created disorder!

Hamid S. Aziz

Then We raised up after them Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs; but they dealt unjustly with them. So see what was the consequence for these evildoers (corrupters, mischief-makers)!

Mahmoud Ghali

Thereafter We sent forth even after them Mûsa (Moses) with Our signs to Firaawn (Pharaoh) and his chiefs, yet they did injustice regarding them. So look how was the end of the corruptors!

Marmaduke Pickthall

Then, after them, We sent Moses with our tokens unto Pharaoh and his chiefs, but they repelled them. Now, see the nature of the consequence for the corrupters!

Mohamed Ahmed - Samira

So We sent Moses with miracles after (these apostles) to the Pharaoh and his nobles, but they behaved with them high-handedly. See then the end of the authors of evil.

Muhammad Asad

AND AFTER those [early people] We sent Moses with Our messages unto Pharaoh and his great ones, and they wilfully rejected them: and behold what happened in the end to those spreaders of corruption!

Mustafa Khattab

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they wrongfully rejected them. See what was the end of the corruptors!

Progressive Muslims

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his leaders. But they did wrong in them, so see how is the end of the corrupters.

Rashad Khalifa

After (those messengers,) we sent Moses with our signs to Pharaoh and his people, but they transgressed. Note the consequences for the wicked.

Sahih International

Then We sent after them Moses with Our signs to Pharaoh and his establishment, but they were unjust toward them. So see how was the end of the corrupters.

Sam Gerrans

Then We raised up after them Moses with Our proofs to Pharaoh and his eminent ones, but they wronged them; then see thou how was the final outcome of the workers of corruption: —

Shabbir Ahmed

(Here is another historical account. Moses was the next generation to Shoaib. After the Midyans had risen and declined in the previous millennium), We sent Moses to Pharaoh and his chiefs with Our Revelations and they willfully rejected them. Now see the consequence of the corrupters.

Syed Vickar Ahamed

Then after them We sent Musa (Moses) with Our Signs to Firon (Pharaoh) and his chiefs, but they wrongfully rejected them: So (then) see what was the end of those who caused mischief.

Taqi Usmani

After them, We sent Mūsā with Our signs to Pharaoh and his chiefs. But they did injustice to them. So, consider the fate of the mischief-makers.

The Monotheist Group

Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his commanders. But they did wrong in them, so see how is the end of the corrupters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩