Diyanet İşleri
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
A'râf suresi
A'râf suresi, 103. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ
ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihim mûsâ biâyâtinâ ilâ fir`avne vemeleihî feżalemû bihâ. fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmüfsidîn.
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun; sihirbazların iman edişi A'râf 103–126 3
Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
İşte memleketler! Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişti. Fakat onlar daha önce yalanladıklarına inanacak değillerdi. Allah, kafirlerin kalplerini işte böyle mühürler.
Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Musa dedi ki: "Ey Firavun! Şüphesiz ki ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.
Firavun, "Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
103. Yani biz o peygamberlerden sonra o büyük önder, o şerefli peygamber Mûsâ Kelîmullahı oldukça azgın ve zorba bir kavim olan Firavun kavmi ile onların soyluları ve ileri gelenlerine gönderdik. Yüce Allah onlara benzeri görülmedik türden büyük mucizeler gösterdi. “Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler.” Çünkü bu mucizelerin gereği olan Mûsâ’ya itaatten kaçındılar. Bu itaatten kaçınanlar ise zalimdir. İşte onlar, itaat edecek yerde bu mucizelere karşı büyüklük tasladılar. “Fesatçıların sonu nice oldu bir bak!” Allah’ın onları nasıl helak ettiğine, laneti ve yerilmeyi dünyada da kıyamet gününde de peşlerine nasıl taktığına bir bak! Onlara verilen bu şeyler ne kötüdür!
Yüce Allah bu buyruğunda öz ve topluca ifade ettiği hususları şu buyrukları ile etraflıca açıklamaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O resullerden sonra Musa -aleyhisselam-'ı apaçık mucizeler ve onun doğruluğunu ispat eden delillerimiz ile Firavun'a ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr edip, küfrettiler. Ey Resul! Derin derin düşün! Firavun'un ve kavminin akıbeti nasıl oldu? Yüce Allah onları denizde boğarak helak etti. Dünyada ve ahirette peşlerine lanet taktık.
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…
Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)
Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler.…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve…
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…
Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra onların ardından da Musa'yı delillerimizle dipnot 1 Firavun ve yöneticilerine göndermiştik de onlara (delillerimize) haksızlık etmişlerdi. Bozguncuların sonu nasıl olmuş, bir bak!
Sonra, bu kavimlerin peşinden Firavun'a ve onun önde gelen adamlarına ayetlerimizle Musa'yı gönderdik; ona getirdiği ayetler yüzünden haksızlık ettiler ve bak nasıl oldu fesatçıların sonu.
Ve bu (önceki toplumlardan) sonra Firavunun ve onun soylular çevresine Musayı ayetlerimizle gönderdik; onları inatla reddettiler ve bak, nasıl oldu sonu bu bozguncuların!
Sonra, onların ardından Musa'yı (Esma'nın açığa çıkışı olan) delillerimiz ile Firavun ve onun ileri gelenlerine ba'settik. . . (Firavun ve ileri gelenleri ise) onlara (delillerimizin hakkını vermeyerek) zulmettiler. . . Fesat çıkaranların sonu nasıl oldu, bir bak!
Sonra bunların (peygamberlerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik; onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler, ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!
Sonra, onların ardından, Firavun ve ileri gelenlerine, mucizelerimizle, Musa'yı gönderdik. Sonunda, Ona haksızlık yaptılar. Artık, bozgunculuk yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Onlardan sonra, Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik. Ayetlerimize haksızlık ettiler, fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu?
Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gönderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna dikkat et!
Sonra, onların ardından Firavun ve erkanına Musa'yı ayet ve mucizelerimizle gönderdik; fakat ayet ve mucizelerimize karşı haksızlık ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna dikkat et!
Sonra onların arkasından Musa'yı ayetlerimizle, Firavun ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o ayetlere karşı çıkarak zulmettiler. Artık bir bak o bozguncuların sonu ne oldu?
Sonra onların arkasından ayetlerimizle Musayı Fir'avne ve cem'iyyetine gönderdik, tuttular, o ayetlere zulm ettiler, ettiler de bak o müfsidlerin akıbeti nasıl oldu?
Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun melelerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!
Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun melelerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!
Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!
Sonra bunların (elçilerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik. Onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler. İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
Sonra onların (o peygamberlerin) ardından Musayi ayetlerimizle Fir'avne ve onun cem'iyyetine (peygamber olarak) gönderdik de (o ayetlere) zulm etdiler. Bak ki fesadcıların sonu nice oldu!
Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve erkanına gönderdik. Onlar buna karşı haksızlık ettiler. Bir bak ki; fesadçıların sonu nice oldu?
(103-156) Onların arkasından firavuna ve onun seçkinlerine , ayetlerimizle Musa’yı yarattık, ona zulmettiler. Hele bak bozguncuların / müfsitlerin sonu / akıbeti nasıl oldu. Musa dedi ki, ey firavun kesinlikle ben, alemlerin Rabbinin elçisiyim. Hakikat şu ki Allah hakkında gerçek olandan / haktan başka söz söyleyemem , kesinlikle size rabbinizden apaçık delillerle geldim, İsrail oğullarını benimle beraber yolla / gönder. Dedi ki; eğer ayet ile geldinse eğer ki sözüne bağlı isen / sadık isen onu bize getir. Asasını bır aktı apaçık bir ejderha /yılan oldu. Elini çekip çıkardığı vakit o da bakanlara bembeyaz oldu. Firavun kavminden seçkin olanlar, kesinlikle bu , bilgili bir sihirbaz dır. Sizi yerinizden / arzınızdan çıkarmak gibi bir dileği var, peki o halde ne emredersiniz dediler. Dediler ki Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar / organizatörler gönder. Bilgili sihirbazların her birini sana getirsinler. Sihirbazlar firavuna geldi ve dediler ki eğer galip olursak bize bir ücret / ecir var değil mi? Dedi ki evet, kesinlikle yakınlardan / akrabalardan olacaksınız. Dediler ey Musa sen mi bıra kacaksın ya da bizler mi bırakalım ? Dedi ki siz bırakın , bıraktıkları zaman insanların gözlerini büyülediler / etki altına aldılar, onları ürküttüler, büyük bir sihir getirdiler. Biz de Musa’ya hadi bırak asanı diye vahyettik, o vakit asa, uydurduklarını / ifklerini yutuyordu. Gerçek / hak ortaya çıktı /vuku buldu ve yaptıkları boşa çıktı / iptal oldu. İşte orada yenildiler / mağlup oldular. Küçü lmüş hale / önemsiz hale dönüştüler . Sihirbazlar secdeye kendilerini bıraktılar. Alemlerin rabbine Musa ve Harun’un Rabbine iman ettik dediler. Firavun dedi ki; size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz ? kesin bu bir kurulu tuzak , şehirde iken halkını oradan çıkarmak için onu kurmuşsunuz, i leride bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama / karşısından / hilafından doğrayacağım / keseceğim, sonra da hepinizi asacağım / sallandıracağım. Dediler ki; bizler rabbimize dönüyoruz / inkılap ediyoruz. Bizden öc alman / intikam alman ın nedeni, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettiğimizdendir. Rabbimiz üzerimize sabır yağdır Müslümanlar olarak canlılığımızı al / vefat ettir. Firavun kavminden seçkinler dedi ki; Musa’yı ve kavmini arzda bozgun yapsınlar, ilahlarını ve seni terk etsinler diye bırakıyor musun? Dedi ki; oğullarını öldüreceğiz , kadınlarını hayatta bırakacağız onların üzerinde ezici güçteyiz / kahrediciyiz. Musa kavmine dedi ki; Allaha sığının ve sabredin , kesinlikle Arz, Allah içindir , Ona, kullarından istediği ni varis edecek ve sonuçta / akıbette sakınanların / muttakilerin olacak. İsrail oğulları d ediler ki; sen bize gelmeden önce eziyet edildik sen geldikten sonra da eziyet ediliyoruz. Musa dedi ki u mulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizleri arzın devralanları / halifeleri yapar ve de n asıl amel ediyorsunuz ona bakar. Gerçekten biz Firavun yandaşları nı / ailesini senelerce yakaladık, ürünlerden / semerelerden de kısıtladık böylelikle belki düşünürler. Güzellik geldiğinde bu bizdendir dediler , eğer ki kötülük isabet ettiğindeyse bu, Musa ’nın ve beraberindekilerin uğursuzluğudur dediler. (Tayyir; Arapların bir işin uğuru yahut uğursuzluğu için kuş uçurmalarından gelir) Dikkat edin ! muhakkak onların uğursuzlukları Allah yanındadır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Firavun kavmi, Musa’ya b izleri büyülemek için ayetlerden her neyi getirsen getir, bizler sana inananlar değiliz dediler . Biz de onlara tufan, çekirge haşerat, kurbağa, kan gibi ayrıntılı / detaylı ayetler gönderdik. Büyüklendiler ve suçlu kavim oldular. Üzerlerine pislik etki edince dediler ki Ey Musa , Rabbine, sana olan vaadi gereği çağrıda bulun / dua et , ü zerimizden pisliği giderirsen sana iman edeceğiz, senle beraber İsrail oğullarını da göndereceğiz. Üzerlerinden pisliği erişebi lecekleri belli süreye kadar giderdiğimiz de ise, aynısını tekrarladılar / nüksettiler. Bizde onlardan int ikam aldık denizde onları boğduk , kesinlikle ayetlerimizi yalanladılar ve de ondan bihaber kaldılar / gafil oldular . Düşkün biçare kavmi, içinde bereket olan arzın, doğusundan batısına kadar mirasçı ettik. Rabbinin İsrail oğulları üzerindeki kelimeleri , sabırlarından dolayı güzellikle tamamlandı. (Bilal-i Şam Nil Fırat arası onların oldu) Firavun ve kavmini yaptıklarından dolayı imha ettik. Onlar taht kurmuşlardı / arş kurmuşlardı. İsrail oğullarını denizden geçirdik, bir kavme uğradılar onlar putlara tapıyorlardı, Dediler ki ey Musa onların ilahları gibi bize de ilah yap , sizler kesinlikle cahillik eden bir kavimsiniz dedi. Muhakkak puta tapanların içinde bulundukları durum helak olacaktır ve yaptıkları her neyse boşa gitmişti / batıldır /iptaldir. Dedi ki; O sizi alemlerde tercih edip faziletl i kılmışken / erdemli kılmışken ben size Allahtan gayrı ilah ister miyim? Bir vakit sizi Firavun yandaşlarından kurtarmıştık , kötü şekilde azap çekiyordunuz , oğullarınızı öldürüyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı, bunda, Rabbinizden, size büyük bir imtihan / bela vardı. Musa ile 30 gecelik sözleştik / vaatleştik ona 10 gece ekleyerek, Rabbinin tayin ettiği vakit olan 40 geceye tamamlandı. (Zilkade ayından 30 ve zilhicceden 10 gün) Musa Kardeşi Harun’a dedi ki; kavmimde benim yerimi devralan ol / halifem ol. Onları düzenle / ıslah et, bozucuların yoluna uyma. Musa tayin edilen vakitte geldi ve Rabbi onunla konuştu , Musa, bana göster / gözük , sana bakayım dedi, dedi ki; sen beni göremezsin ve lakin dağa bak, mek ânında istikrar ederse/ yerinde kalmayı başarırsa sen beni görebilirsin, (Ben görünmem demedi len erâ demedi len tera göremezsin dedi, bu bedende bu göz ile olmaz) Rabbi dağa belirince / tecelli edince onu paramparça yaptı, Musa bayılarak yere düştü, Ayılınca dedi ki; seni üstün tutarım sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim / evveliyim. Ey Musa dedi; kesin olarak seni insanlara mesajlarım ve konuşmalarım için seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol. Onun için, levhalar içine her bir konuyu / mevzuyu ve her bir şeyi ayrıntılı olarak / detaylı olarak yazdık , onu kuvvetle tut ve kavmine de emret, güzellikle onlarda tutsunlar , sana yoldan çıkmışların yurdunu ilerde göstereceğim. Haksız yere arzda büyüklenenleri ayetlerimden uzaklaştıracağım , a yetlerin hepsini görseler dahi onlara iman etmezler , erişkinlik yolunu / rüşte erdiren yolu görseler dahi onu yol olarak edinmezler , azgınlık yolunu gördüklerinde ise onu yol olarak edinirler , bu onların ayetlerimizi yalanlamalarındandır ve on lardan bihaberdirler / gafildiler. Ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar öyleleridir ki yaptıkları ameller, boşa çıkmıştır / başarıya ulaşmamıştır , yaptıklarıyla cezalandırılmıyorlar mı? Sonrasında Musa kavmi , süs eşyalarından yapma böğürmesi olan buzağı bedenini edindi , görmezler mi ki gerçekten o, onlarla konuşmuyor / kelam etmiyor, yola da yönlendirmiyor, onu edindiler ve de zalimler oldular. Onlar ileri sürdüklerinde pişman oldular ve gerçekten onlar ne yapacaklarını bilemez hallerini de gördüler, dediler ki; Rabbimiz eğer ki sen bize merhamet etmez isen bizi bağışlamazsan hasara uğrayanlardan / hüsran olanlardan olacağız. Musa kavmine öfkeli ve tasalı bir şekilde döndüğü vakit, benden so nra ne kadar kötü bir halifelik yaptınız , Rabbinizin emri için acelemi ettiniz dedi, levhaları bıraktı , kardeşinin başını eline aldı, kendine doğru çekti, Harun dedi ki; anamın oğlu, kavmin beni düşkün / biçare / mustazaf hale getirdiler ve nerdeyse beni öldüreceklerdi , beni düşmanlara güldürme , beni zalim kavimle beraber bir tutma. Musa d edi ki; Rabbim beni ve kardeşimi bağışla , bizi, rahmetine dahil eyle, sen merhametlilerin en merhametlisisin. Buzağıyı edinenler kesinlikle onlar , ileride Rablerinden hışıma / gazaba ve dünya hayatında horlanmaya / zillete nail olacaklar, İftiracıları işte böyle cezalandırırız. Öyle ki kötülük yaptılar, sonra o kötülüklerinin ardından vazgeçtiler ve de iman ettiler, Rabbin de el bet bağışlayıcıdır, kollayandır / esirgeyendir. Musa’daki kızgınlık sessizleşince / yatışınca levhaları aldı, ki o nüshalardan birinde "Rablerinden ürkenler için / korkanlar için rahmet ve yönlendirme / hidayettir " ayeti vardı. Musa kavminden 40 adamı tayin edilen vakit için / randevu zamanı için seçti, onları bir sarsıntı aldığındaysa dedi ki Rabbim isteseydin onları ve beni daha öncesinde helak edebilirdin , bizden aklı kıtların / sefihlerin / aptalların yaptıklarından ötürü bizi helak mı edeceksin? kesin bu senin bir sınamandır / fitnendir, sen o nunla istediğini saptırırsın , istediğini de yola sokarsın , sen bizim dostumuzsun / velimizsin, bizi bağışla , bize merhamet et , sen bağışlayıcıların hayırlısısın. Bize bu dünyada da ahirette de güzellik yaz, biz sana yöneldik , dedi; azabım istediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyden daha geniştir. Onu / rahmetimi kesinlikle sakınanlara ve zekât verenlere yazacağım, onlar ayetlerimize iman ediyorlar.
Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onlara (mucizelere karşı) zalimlik ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Onlardan sonra Musa'yı ayetlerimizle Fir'avn'a ve onun ileri gelen adamlarına gönderdik, ayetlerimize haksızlık ettiler; fakat bak, bozguncuların sonu nasıl oldu!
Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle /mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlar da mucizeler karşısında yanlış yaptılar. Bak bakalım, o bozguncuların sonu nasıl oldu!
Daha sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle (ayetlerimizle) Firavun'a ve onun itibarlı kişilerine elçi gönderdik. Ancak onlar belgeler karşısında yanlış yaptılar. Şimdi bak bakalım ki o bozguncuların sonu nasıl olmuş?
Onlardan sonra ayetlerimizle Musa’yı, Firavun’a ve kavmine gönderdik. Ancak onlar zulmettiler. Fesat çıkaranların sonunun nasıl olduğuna bak!
Onlardan sonra ayetlerimizle Musa'yı, Firavun'a ve onun zalim olan çevresine gönderdik. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bak!
Onların ardından Musa'yı, ayetlerimizle Firavun'a ve kodamanlarına gönderdik de ayetlerimiz karşısında zulme saptılar. Bir bak, nasıl olmuştur bozguncuların sonu!
In succession, We sent Mussa to Pharaoh and his people in whose hearts reigned vices and falsehood and We equipped him with signs demonstrating delegated divine power and authority. But they were wrongful of actions; and there, you can see what was the end of those who were characterized with prepensed malice.
After these, We sent Moses to Pharaoh and his leading supporters with Our signs, but they rejected them. See the fate of those who used to spread corruption.
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they wrongfully rejected them: So see what was the end of those who made mischief.
After those We sent forth Moses with Our signs to Pharaoh and his nobles, dipnot 1 but they dealt with Our signs unjustly. dipnot 2 Observe, then, what happened to the mischief-makers.
And then, after them, We sent Musa with Our Signs to Pharaoh and his ruling circle but they wrongfully rejected them. See the final fate of the corrupters!
Then after them We sent Mûsâ (Moses) with Our Signs to Fir‘aun (Pharaoh) and his chiefs, but they wrongfully rejected them. So see how was the end of the Mufsidûn (mischief-makers, corrupters).
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his elite, but they wronged them. So observe how was the fate of the agents of corruption!
Then after these (Messengers), We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they did injustice to these (signs by denying them), now see how (bad) was the end of the mischief-makers.
Then We sent, after them, Moses with Our signs to Pharaoh and his Council, but they did them wrong; so behold thou, how was the end of the workers of corruption!
After those nations, I sent Moses with clear proofs to Pharaoh and his administrators. They, too, showed injustice by denying them. Note what happened to those corrupt people.
Then we raised up after them Moses with our signs to Pharaoh and his chiefs; but they dealt unjustly therewith, and see what was the end of the evildoers!
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his entourage. But they treated them with prejudice, so see what the end of the corrupters is.
Then, after them, We sent Moses with Our Signs to Pharaoh and his chiefs, but they unjustly rejected them. Behold, then, what was the end of those who created disorder!
Then We raised up after them Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs; but they dealt unjustly with them. So see what was the consequence for these evildoers (corrupters, mischief-makers)!
Thereafter We sent forth even after them Mûsa (Moses) with Our signs to Firaawn (Pharaoh) and his chiefs, yet they did injustice regarding them. So look how was the end of the corruptors!
Then, after them, We sent Moses with our tokens unto Pharaoh and his chiefs, but they repelled them. Now, see the nature of the consequence for the corrupters!
So We sent Moses with miracles after (these apostles) to the Pharaoh and his nobles, but they behaved with them high-handedly. See then the end of the authors of evil.
AND AFTER those [early people] We sent Moses with Our messages unto Pharaoh and his great ones, and they wilfully rejected them: and behold what happened in the end to those spreaders of corruption!
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they wrongfully rejected them. See what was the end of the corruptors!
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his leaders. But they did wrong in them, so see how is the end of the corrupters.
After (those messengers,) we sent Moses with our signs to Pharaoh and his people, but they transgressed. Note the consequences for the wicked.
Then We sent after them Moses with Our signs to Pharaoh and his establishment, but they were unjust toward them. So see how was the end of the corrupters.
Then We raised up after them Moses with Our proofs to Pharaoh and his eminent ones, but they wronged them; then see thou how was the final outcome of the workers of corruption: —
(Here is another historical account. Moses was the next generation to Shoaib. After the Midyans had risen and declined in the previous millennium), We sent Moses to Pharaoh and his chiefs with Our Revelations and they willfully rejected them. Now see the consequence of the corrupters.
Then after them We sent Musa (Moses) with Our Signs to Firon (Pharaoh) and his chiefs, but they wrongfully rejected them: So (then) see what was the end of those who caused mischief.
After them, We sent Mūsā with Our signs to Pharaoh and his chiefs. But they did injustice to them. So, consider the fate of the mischief-makers.
Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his commanders. But they did wrong in them, so see how is the end of the corrupters.