Diyanet İşleri
"Onunla gücümü artır."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 31. ayet. ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى
üşdüd bihî ezrî.
"Onunla gücümü artır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 31–32. ayetler için yazılmıştır.
32. “Ve onu işimde bana ortak yap!” Beni peygamber ve rasûl kıldığın gibi onu da peygamber ve rasûl kılarak nübüvvette onu benim ortağım yap!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onunla sırtımı güçlü kıl.
Aynı kök: ازر (2 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
(Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
(Öyle bir) ateş ki, onlar sabah akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun" denilecektir.
Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onunla arkamı güçlendir.
Onun sayesinde gücüme güç kat!
o'nunla benim gücümü pekiştir
"Onunla gücümü arttır. "
"Onunla arkamı kuvvetlendir."
Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir.
"Onunla, gücümü artır!"
-"Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir ve onu işime ortak kıl."
"Beni onunla destekleyip güçlendir."
'Beni onunla destekleyip güçlendir.'
Onunla sırtımı pekiştir.
Onunla sırtımı pekit
"Onunla gücüme güç kat."
"Onunla gücüme güç kat."
"Onunla gücüme güç kat."
"Onunla arkamı kuvvetlendir."
"Onunla sırtımı kuvvetlendir".
Onunla destekle beni.
(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.
Onunla arkamı güçlendir.
"Onunla arkamı kuvvetlendir."
Onunla gücümü artır.
Onunla arkamı güçlendir.
Onunla arkamı güçlendir.
Onunla beni güçlendir.
"Onunla sırtımı kuvvetlendir."
"To exert influence, power and effect and to have security of position".
augment my strength through him.
"Add to my strength through him,
Strengthen me through him
Strengthen my back by him
"Increase my strength with him,
Strengthen my back through him,
`Raise my strength through him,
by him confirm my strength,
to make me stronger. "
gird up my loins through him,
"So that I may strengthen my resolve through him."
Gird up my loins by him,
"Aaron, my brother;
Uphold my back (i. e., confirm my strength) by him,
Confirm my strength with him
To strengthen me
Add Thou through him to my strength,
Strengthen me through him,
"So that I may strengthen my resolve through him. "
"Strengthen me with him.
Increase through him my strength
“Strengthen Thou by him my strength,
Strengthen me with him.
"Increase my strength with his (strength),
Enhance with him my strength,
"So that I may strengthen my resolve through him."