Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 34. ayet

Tâhâ suresi, 34. ayet. وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

veneẕkürake keŝîrâ.

Diyanet İşleri

"Seni çok zikredelim diye."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 31–37 · surenin 34. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 31

    "Onunla gücümü artır."

  2. Tâhâ 32

    "Onu işime ortak et."

  3. Tâhâ 33

    "Seni çok tespih edelim diye",

  4. 34

    "Seni çok zikredelim diye."

  5. Tâhâ 35

    "Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."

  6. Tâhâ 36

    Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"

  7. Tâhâ 37

    "Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–34. ayetler için yazılmıştır.

33-34. Daha sonra Mûsâ bundan umduğu faydayı söz konusu ederek şunları söyledi: “Tâ ki seni çok tesbih edelim, seni çok analım.” Mûsâ aleyhisselam bütün ibadetlerin temelinin ve dinin etrafında dönüp durduğu odak noktanın Allah’ı anmak olduğunu bildiğinden Yüce Allah’tan kardeşini kendisiyle birlikte iyilik ve takvâ hususunda birbirleriyle yardımlaştıkları bir destek kılmasını ve böylelikle her ikisinin de tesbih, tehlil ve bunun dışındaki çeşitli ibadetlerle Allah’ı çokça zikretme imkanına kavuşmalarını istedi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve seni çokça zikredip, analım.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَذْكُرَكَ ve nezkurake ve seni analım kök: ذكر
  2. كَثِيرًا kesiran çok kök: كثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Seni çok analım!

Mustafa İslamoğlu

ve Seni sürekli analım:

Muhammed Esed

ve Seni sürekli analım!

Ahmed Hulusi

"Seni çok zikredelim (hatırlayalım)!"

Ali Bulaç

"Ve seni çok zikredelim."

Ali Özek ve heyeti

Ve seni daha çok analım.

Ali Rıza Safa

"Ve Seni, çok analım!"

Bayraktar Bayraklı

-"Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım."

Edip Yüksel

"Seni çokça analım."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Seni çokça analım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve çok analım Seni.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve çok zikreyleyelim

Erhan Aktaş

"Seni çokça öğütleyelim."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Seni çokça öğütleyelim."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Seni çokça öğütleyelim."

Gültekin Onan

"Ve seni çok zikredelim."

Hasan Basri Çantay

"Seni çok analım".

İbni Kesir

Ve seni daha çok analım.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve seni çokça zikredelim.

Süleyman Ateş

"Ve seni çok analım,"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin emirlerini daha çok hatırlayalım.

Şaban Britch

Ve seni çokça zikredelim.

Şaban Piriş

ve seni çokça zikredelim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Seni çokça analım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And much We think of You",

Abdul Haleem

and remember You often:

Abdullah Yusuf Ali

"And remember Thee without stint:

Abul A'la Maududi

and may remember You much.

Aisha Bewley

and remember You much,

Al-Hilali & Khan

"And remember You much,

Ali Quli Qarai

and remember You greatly.

Amatul Rahman Omar

`And spread Your name far and wide,

Arthur John Arberry

and remember Thee abundantly.

Bijan Moeinian

worship you frequently. "

E. Henry Palmer

and remember Thee much.

Edip-Layth

"Remember You plenty."

George Sale

and may remember thee often;

Hamid S. Aziz

"That we may glorify Thee much,

Mahmoud Ghali

And remember You much.

Marmaduke Pickthall

And much remember Thee.

Mohamed Ahmed - Samira

And remember you a great deal.

Muhammad Asad

and remember Thee without cease!

Mustafa Khattab

and remember You much,

Progressive Muslims

"And remember You plenty. "

Rashad Khalifa

"And commemorate You frequently.

Sahih International

And remember You much.

Sam Gerrans

“And remember Thee much.

Shabbir Ahmed

And we raise every step remembering Your Commands.

Syed Vickar Ahamed

"And remember You much:

Taqi Usmani

and remember You in abundance.

The Monotheist Group

"And remember You plenty."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩