Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 71. ayet

Tâhâ suresi, 71. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. feleüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm fî cüẕû`i-nnaḫl. veleta`lemünne eyyünâ eşeddü `aẕâbev veebḳâ.

Diyanet İşleri

Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 68–74 · surenin 71. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 68

    Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."

  2. Tâhâ 69

    "Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez."

  3. Tâhâ 70

    (Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

  4. 71

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

  5. Tâhâ 72

    Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."

  6. Tâhâ 73

    "Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha kalıcıdır."

  7. Tâhâ 74

    Şüphesiz, kim Rabbine günahkar olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Bunun üzerine Firavun sihirbazlara: “Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz?” Yani siz bana danışmadan ve benim iznim olmadan nasıl iman etme cesaretini gösterdiniz? Firavun sihirbazların önceden kendisine karşı edepleri, onun önündeki zilletleri, her bir hususta onun emirlerine itaat etmeleri dolayısıyla onların bu şekilde izinsiz iman edişlerini garip karşıladı ve bunu diğer işler gibi değerlendirdi. Firavun, bu açık ve kesin delilden sonra küfür ve azgınlığında daha da ileri gitti, sözleriyle kavmini küçümsedi. Mûsâ’nın sihirbazlara bu şekilde galip gelmesinin haklı oluşundan kaynaklanmadığını, aksine Mûsâ ile sihirbazların kendi aralarında anlaşıp komplo kurduklarını, Firavun’u ve kavmini ülkelerinden çıkarma planı yaptıklarını iddia etti. Firavun’un kavmi de bu şeytani planı kabul ile karşıladı ve onun doğru söylediğini zannetti. “Kavmini böylece hafife aldı, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar, bir fasıklar topluluğu idi.” (ez-Zuhruf, 43/54) Firavun’un söylediği bu sözler, zerre kadar aklı ve vakıaya dair asgari bir bilgisi olan kimsenin aklının kabul edebileceği türden bir söz değildi. Çünkü Mûsâ, Medyen’den yalnız başına gelmişti. Oradan geldikten sonra da ne sihirbazlarla ne de başkalarıyla bir araya gelmedi. Aksine hemen Firavun’u ve kavmini imana davet ederek onlara ilâhi mucizeleri gösterdi. Firavun da Mûsâ aleyhisselam’ın getirdiklerine karşı koymak için bütün imkânlarını ortaya koydu ve şehirlerinde ne kadar bilgiç sihirbaz varsa hepsinin toplanmasını sağlayacak kimseler gönderdi. Sihirbazlar Firavun’un yanına geldiler. O da galip gelmeleri halinde onları mükâfatlandıracağını, onlara yüksek mevkiler vereceğini vaat etti. Onlar da galip gelmek için gayret gösterip, Mûsâ’yı yenmek maksadıyla hilelerini en ileri derecede ortaya koydular. Bütün bunlara rağmen sihirbazlarla Mûsâ’nın bir araya gelerek böyle bir plan kurdukları ve meydana gelen olaylar hakkında ittifaka vardıkları düşünülebilir mi? Bu imkansızın da imkansızı bir şeydir.

aha sonra Firavun, sihirbazları tehdit ederek şunları söyledi: “Andolsun ki sizin el ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim.” Yeryüzünde fesat çıkartan yol kesicilere uygulandığı şekilde her birinin sağ eli ile sol ayağını keseceğini söyledi. Onları teşhir ve rezil etmek maksadıyla da “hurma kütüklerine asacağım. O zaman hangimizin azabının daha şiddetli ve daha kalıcı olduğunu bileceksiniz.” Bu sözleriyle Firavun, kendisinin ve beraberindekilerin işkencelerinin, Allah’ın azabından daha çetin ve daha kalıcı olduğunu kasdetmişti. O, bu sözleriyle hakikatleri tersyüz etmek ve akılsız kimseleri de korkutmak istemişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun, sihirbazların iman etmelerini kınayarak ve onları tehdit ederek şöyle dedi: "Ben size izin vermeden Musa'ya iman mı ettiniz? -Ey sihirbazlar!- Şüphesiz ki Musa, size sihiri öğreten önderinizdir. Ant olsun ki sizden her birinizin ellerini ve ayaklarını çaprazlama keseceğim. Ölene kadar bedenlerinizi hurma kütüklerine asacağım. Sizin dışınızdakilere ibret olmanız için bunu yapacağım. O zaman hangimizin azabı daha güçlü ve devamlı, anlayacaksınız: Benim mi yoksa Musa'nın Rabbinin mi?

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Fir’avn) dedi ki kök: قول
  2. ءَامَنتُمْ amentum inandınız mı? kök: امن
  3. لَهُۥ lehu ona
  4. قَبْلَ kable önce kök: قبل
  5. أَنْ en ki
  6. ءَاذَنَ azene ben izin vermeden kök: اذن
  7. لَكُمْ ۖ lekum size
  8. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  9. لَكَبِيرُكُمُ lekebirukumu büyüğünüzdür kök: كبر
  10. ٱلَّذِى llezi kimsedir
  11. عَلَّمَكُمُ allemekumu size öğreten kök: علم
  12. ٱلسِّحْرَ ۖ s-sihra büyüyü kök: سحر
  13. فَلَأُقَطِّعَنَّ feleukattianne öyleyse ben keseceğim kök: قطع
  14. أَيْدِيَكُمْ eydiyekum sizin ellerinizi kök: يدي
  15. وَأَرْجُلَكُم ve erculekum ve ayaklarınızı kök: رجل
  16. مِّنْ min
  17. خِلَـٰفٍۢ hilafin çapraz kök: خلف
  18. وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ veleusallibennekum ve sizi asacağım kök: صلب
  19. فِى fi
  20. جُذُوعِ cuzui dallarına kök: جذع
  21. ٱلنَّخْلِ n-nehli hurma kök: نخل
  22. وَلَتَعْلَمُنَّ veletea'lemunne ve bileceksiniz kök: علم
  23. أَيُّنَآ eyyuna hangimizin kök: ايي
  24. أَشَدُّ eşeddu daha çetinmiş kök: شدد
  25. عَذَابًۭا azaben azabı kök: عذب
  26. وَأَبْقَىٰ ve ebka ve sürekli imiş kök: بقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi…

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: جذع (3 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.

  • Aynı kök: جذع (3 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş)

    "Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: بقي (21 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Firavun) şöyle demişti: "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz, (öyle mi)! Şüphesiz ki o (Musa), size büyü öğreten büyüğünüzdür (akıl hocanızdır). Dönekliğ(iniz)den dolayı elbette ellerinizi ve ayaklarınızı kestireceğim. dipnot 1 sizi elbette hurma dallarına asacağım! Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu elbette bileceksiniz."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada mesaj, [min hılâfin] ifadesi gereği el ve ayakların "çaprazlama" kesilmesinden ziyade, "döneklik" nedeniyle bu cezanın verilmesidir. El ve ayakların kesilmesiyle ilgili olarak benzer mesajlar: Mâide 5:33; A‘râf 7:124; Şu‘arâ 26:49.

Mustafa İslamoğlu

(Firavun) "Demek siz, benden izin almadan ona inandınız ha?" dedi; "Öyle anlaşılıyor ki size sihri öğreten baş ustanız bu olmalı. Fakat dönekliğinizden dolayı kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim; ve topunuzu götürüp hurma kütüklerine asacağım: böylece hangimizin cezasının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu iyice anlamış olacaksınız!"

Muhammed Esed

(Firavun:) "Ben size izin vermeden mi o'na inandınız?" dedi, "Mutlaka size sihirbazlığı öğreten ustanız o olmalı! Ama bu ihanetinizden ötürü, hiç şüpheniz olmasın, çoğunuzun ellerini ayaklarını kesivereceğim; ve yine hiç şüpheniz olmasın ki, pek çoğunuzu da hurma kütüğüne asacağım ki, böylece hangimizin azapta daha zorlu ve daha sürekli olduğunu iyice anlayasınız!"

Ahmed Hulusi

(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden Ona iman ettiniz ha! Muhakkak ki O, size sihri öğreten büyüğünüzdür. . . Andolsun ki, sizin ellerinizi ve sizin ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve elbette sizi hurma dallarından asacağım. . . Hangimizin azapça daha şiddetli ve daha kalıcı olduğunu elbette bileceksiniz!"

Ali Bulaç

(Firavun) Dedi ki: "Ben size izin vermeden önce O'na inandınız öyle mi? Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. O halde ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarında sallandıracağım. Siz de elbette, hangimizin azabı daha şiddetliymiş ve daha sürekliymiş öğrenmiş olacaksınız."

Ali Özek ve heyeti

(Firavun) Şöyle dedi: Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki o, size büyü öğreten ulunuzdur. Şimdi elleriniz ile ayaklarınızı tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım! Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunu iyice anlayacaksınız.

Ali Rıza Safa

"Size izin vermeden, Ona inandınız; öyle mi?" dedi; "Aslında, O, büyücülüğü size öğreten ustanız olmalı. Madem öyle, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle sizi hurma ağaçlarına astıracağım. Böylece, hangimizin cezasının daha yaman ve sürekli olduğunu göreceksiniz!" dipnot 253

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 253
    Musa peygamberin Firavunla görüşmesi, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 7:8-13 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Rab, Musa ile Harun'a, şöyle dedi: ‘Firavun ‘Bir mucize yapın!' dediğinde; Harun, değneğini alıp Firavun'un önüne atsın. Değnek yılan olacak.' Musa ile Harun, Firavun'un yanına gittiler ve Rabbin buyruk verdiği biçimde yaptılar. Harun, değneğini Firavun ile görevlilerinin önüne attı; değnek yılan oldu. Bunun üzerine, Firavun, kendi bilgelerini, büyücülerini çağırdı. Mısırlı büyücüler de büyüleriyle aynı şeyi yaptılar. Her biri değneğini attı; değnekler yılan oldu. Ancak Harun'un değneği, onların değneklerini yuttu.'"

Bayraktar Bayraklı

Firavun, "Ben size izin vermeden O'na nasıl inanırsınız? Şüphesiz O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Dönekliğinizden dolayı kesinlikle sizin ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu öğreneceksiniz" dedi.

Edip Yüksel

"Size izin vermeden mi onu onayladınız? O, size büyü öğreten ustanız olmalı. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesip sizi hurma ağaçlarına asacağım. Hangimizin cezası daha çetin ve sürekli imiş öğreneceksiniz!" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Size izin vermeden mi ona inandınız? O, size büyü öğreten ustanız olmalı. Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesip sizi hurma ağaçlarına asacağım. Hangimizin cezası daha çetin ve sürekli imiş öğreneceksiniz,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Firavun: "Demek ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! O, mutlaka size sihri öğreten büyüğünüzdür. O halde andolsun ki, ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi kesinlikle hurma dallarına asacağım; şüphesiz bileceksiniz hangimizin azap bakımından daha şiddetti ve daha sürekli olduğunu!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya! Dedi: ben size izin vermeden ona iyman ettiniz ha? O her halde size sihri öğreten büyüğünüz, o halde ahdim olsun ben ve elbet sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve elbette sizleri hurma dallarına asacağım, ve her halde bileceksiniz ki hangimiz azabca daha şiddetli ve daha bekalı?

Erhan Aktaş

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

Gültekin Onan

(Firavun) Dedi ki: "Ben size izin vermeden önce O'na inandınız, öyle mi? Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. O halde ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarında sallandıracağım. Siz de elbette, hangimizin azabı daha şiddetliymiş ve daha sürekliymiş öğrenmiş olacaksınız."

Hasan Basri Çantay

(Fir'avn) dedi: "Ben size izin vermeden ona iman mı etdiniz? Şübhesiz ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse ben de elbette sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sizi muhakkak hurma dallarına asacağım. Siz de hangimizin azabı daha çetin ve sürekli olduğunu elbet bileceksiniz".

İbni Kesir

Dedi ki: Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu o size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse ben de ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama olarak keseceğim ve sizi hurma kütüklerine asacağım. O zaman hangimizin azabının daha çetin ve devamlı olduğunu bileceksiniz.

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım. O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş."

Süleyman Ateş

(Fir'avn): "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? O, size büyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım, hangimizin azabı daha çetin ve sürekli imiş bileceksiniz!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Firavun: "Ben izin vermeden Musa'ya inandınız, öyle mi! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüz oymuş. Öyleyse ben de ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağaçlarına asacağım. Hangimizin azabının daha güçlü ve daha kalıcı olduğunu kesinlikle öğreneceksiniz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun: "Benden izinsiz ona inandınız, öyle mi? Demek ki size bu sihri öğreten büyüğünüz oymuş. Öyleyse ben de tereddüt etmeden ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha ağır, daha kalıcı olduğunu iyice öğreneceksiniz."

Şaban Britch

Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Demek ki o sizi sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım! O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş!

Şaban Piriş

-Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Demek ki o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizi hurma dalına asacağım! O zaman göreceksiniz hangimizin azabı daha şiddetli ve kalıcı imiş!

Yaşar Nuri Öztürk

Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi? O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve yemin olsun sizi hurma ağaçlarına asacağım. O zaman iyice bileceksiniz, hangimizin azabı daha şiddetli ve sürekli."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Have you conformed your will" said Pharaoh, "to the will of the Ilah of Mussa before I permit you to do so! Indeed it is your chief who taught you magic has misled you". Therefore, you just wait. I will amputate your hands and feet on opposite sides and I will have you all crucified on the trunks of palm - trees, and you shall come to know which of us, can inflict punishment to a greater degree, agonizing, and more lasting to make you live in Hell on earth".

Abdul Haleem

Pharaoh said, ‘How dare you believe in him before I have given you permission? This must be your master, the man who taught you witchcraft. I shall certainly cut off your alternate hands and feet, then crucify you on the trunks of palm trees. You will know for certain which of us has the fiercer and more lasting punishment.’

Abdullah Yusuf Ali

(Pharaoh) said: "Believe ye in Him before I give you permission? Surely this must be your leader, who has taught you magic! be sure I will cut off your hands and feet on opposite sides, and I will have you crucified on trunks of palm-trees: so shall ye know for certain, which of us can give the more severe and the more lasting punishment!"

Abul A'la Maududi

Pharaoh said: "What! Did you believe in Him even before I permitted you to do so? Surely, he must be your chief who taught you magic. dipnot 1 Now I will certainly cut off your hands and your feet on opposite sides, dipnot 2 and will crucify you on the trunks of palm-trees, dipnot 3 and then you will come to know which of us can inflict sterner and more lasting torment." dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In( Surah Al-Aaraf, Ayat, 123), it has been stated: Indeed it was a plot you conspired in the city to deprive the rightful owners of their power. Here the same thing has been further explained, as if to say: It is not merely a plot between you and him but it appears that Moses is your master and leader. You conspired beforehand that you would be defeated by your master in the encounter to prove that he was a Messenger who had shown the miracle of the staff to frustrate your magic and bring about a political revolution in the country.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, right hand and left foot or vice versa.
  3. metne dön, dipnot 3
    This was a very cruel way of punishment in ancient times. They fixed a long pole in the ground or used the trunk of a tree for this purpose. Then a piece of wood was tied across it at the top. Then the hands of the criminal were nailed on to it and he was left hanging there for hours to die a slow, painful death.
  4. metne dön, dipnot 4
    This was the last trick played by Pharaoh to win the losing game. He held out the threat of a cruel punishment in order to coerce them to admit that there really was a conspiracy between Prophet Moses (peace be upon him) and them against the kingdom. But the fortitude and determination of the magicians turned the tables on him. The very fact that, they were ready to endure the terrible punishment proved to the world that they had sincerely believed in the Prophethood of Moses (peace be upon him) and that the charge of conspiracy was an impudent trick that had been invented as a device.

Aisha Bewley

Pharaoh said, ‘Do you have iman in him before I have authorised you? He is your chief, the one who taught you magic. I will cut off your hands and feet alternately and have you crucified on palm trunks. Then you will know for certain which of us has the harsher and longer lasting punishment.’

Al-Hilali & Khan

[Fir‘aun (Pharaoh)] said: "Believe you in him [Mûsâ (Moses)] before I give you permission? Verily he is your chief who has taught you magic. So I will surely cut off your hands and feet on opposite sides, and I will surely crucify you on the trunks of date-palms, and you shall surely know which of us [I (Fir‘aun - Pharaoh) or the Lord of Mûsâ (Moses) (Allâh)] can give the severe and more lasting torment."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Do you profess faith in Him before I may permit you? He is indeed your chief who has taught you magic! Surely I will cut off your hands and feet from opposite sides, and I will crucify you on the trunks of palm trees. So you will know which of us can inflict a punishment severer and more lasting.’

Amatul Rahman Omar

Pharaoh said, `Dared you believe in him (- Moses) before I gave you permission? He (- Moses) must be your chief who has taught you sorcery. I will certainly cut off your hands and feet on alternate sides (by way of punishment) because of (your) disobedience. I will surely crucify you to death on the trunks of palm-trees and you shall, of a certainty, come to know which of us can inflict a more severe and more abiding punishment.'

Arthur John Arberry

Pharaoh said, 'Have you believed him before I gave you leave? Why, he is the chief of you, the same that taught you sorcery; I shall assuredly cut off alternately your hands and feet, then I shall crucify you upon the trunks of palm-trees; you shall know of a certainty which of us is more terrible in chastisement, and more abiding. '

Bijan Moeinian

Pharaoh said: "How dare you to believe in Moses before getting my permission? It is obvious that he is your master (and you have got together to take my kingdom. ) Therefore, I am going to cut off your hands and feet on opposite sides and crucify you on the trunks of the palms so that you know who can inflict a more sever punishment (Moses’ Lord or me.)

E. Henry Palmer

Said he, 'Do ye believe in Him before I give you leave? Verily, he is your master who taught you magic! Therefore will I surely cut off your hands and feet on alternate sides, and I will surely crucify you on the trunks of palm trees; and ye shall surely know which of us is keenest at torment and more lasting. '

Edip-Layth

He said, "Have you acknowledged him before taking my permission? He is surely your great one who has taught you magic. So, I will cut off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you on the trunks of the palm trees, and you will come to know which of us is greater in retribution and more lasting!"

George Sale

Pharaoh said unto them, do ye believe in him before I give you permission? Verily this is your master, who hath taught you magic. But I will surely cut off your hands and your feet on the opposite sides; and I will crucify you on trunks of palm-trees: And ye shall know which of us is more severe in punishing, and can longer protract your pains.

Hamid S. Aziz

And then the magicians were cast down in prostration (obeisance), saying, "We believe in the Lord of Aaron and of Moses!"

Mahmoud Ghali

He (Firaawn) (pharaoh) said, "Have you believed him before I gave permission (to do so)? Surely he is indeed your great (master) who has taught you sorcery; so indeed I will definitely cut off (The from of the verb implies an action done repeatedly or to great extent or high degree. Of Surat Yûsuf 31) your hands and legs, alternately; and indeed I will definitely crucify you upon the trunks of palm-trees; and indeed you will definitely know whichever of us is more strict in torment and more enduring."

Marmaduke Pickthall

(Pharaoh) said: Ye put faith in him before I give you leave. Lo! he is your chief who taught you magic. Now surely I shall cut off your hands and your feet alternately, and I shall crucify you on the trunks of palm trees, and ye shall know for certain which of us hath sterner and more lasting punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation. Surely he is your chief who taught you magic. I will have your hands and feet cut off on alternate sides and crucify you on the trunks of date-palm trees. You will come to know whose punishment is harder and protracted."

Muhammad Asad

Said [Pharaoh]: "Have you come to believe in him ere I have given you permission? Verily, he must be your master who has taught you magic! But I shall most certainly cut off your hands and feet in great numbers, because of [your] perverseness, and I shall most certainly crucify you in great numbers on trunks of palm-trees: and [I shall do this] so that you might come to know for certain as to which of us [two] can inflict a more severe chastisement, and [which] is the more abiding!"

Mustafa Khattab

Pharaoh threatened, "How dare you believe in him before I give you permission? He must be your master who taught you magic. I will certainly cut off your hands and feet on opposite sides, and crucify you on the trunks of palm trees. You will really see whose punishment is more severe and more lasting."

Progressive Muslims

He said: "Have you believed to him before taking my permission He is surely your great one who has taught you magic. So, I will cut off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you on the trunks of the palm trees, and you will come to know which of us is greater in retribution and more lasting!"

Rashad Khalifa

He said, "Did you believe in him without my permission? He must be your chief; the one who taught you magic. I will surely sever your hands and feet on alternate sides. I will crucify you on the palm trunks. You will find out which of us can inflict the worst retribution, and who outlasts whom."

Sahih International

[Pharaoh] said, "You believed him before I gave you permission. Indeed, he is your leader who has taught you magic. So I will surely cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will crucify you on the trunks of palm trees, and you will surely know which of us is more severe in [giving] punishment and more enduring."

Sam Gerrans

Said he: “You have believed him before I gave you leave. He is your chief who taught you sorcery; then will I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and crucify you on the trunks of date-palms; and you will know which of us is severer in punishment and more enduring.”

Shabbir Ahmed

Pharaoh said, "Have you come to believe in him before I give you permission? Verily, he must be your master who has conspired with you. I will cut off your hands and feet on alternate sides and then I will crucify all of you on the palm trunks. Then you will know for certain which of us can give the more severe and the more lasting punishment, (the Lord of Moses or me)."

Syed Vickar Ahamed

(Pharaoh) said: "(Will) you believe in Him before I give you permission? Surely, this must be your leader, who has taught you (your) magic! Be sure I will cut off your hands and feet on opposite sides, and I will have you crucified on the trunk of palm—trees: So that you will know for sure (about), which of us can give the more severe and longer lasting punishment!"

Taqi Usmani

He (Pharaoh) said, "You have believed in him before I permit you. This man is in fact your master who has taught you the magic. So I will certainly cut off your hands and your legs from opposite sides, and will crucify you on the trunks of palm-trees, and you shall know whose punishment, out of us, is more severe and more lasting."

The Monotheist Group

He said: "Have you believed to him before taking my permission? He is surely your great one who has taught you magic. So, I will cut off your hands and feet from alternate sides, and I will crucify you on the trunks of the palm trees, and you will come to know which of us is greater in retribution and more lasting!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩