Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 33. ayet

Tâhâ suresi, 33. ayet. كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

key nüsebbiḥake keŝîrâ.

Diyanet İşleri

"Seni çok tespih edelim diye",

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 30–36 · surenin 33. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 30

    "Kardeşim Harun'u."

  2. Tâhâ 31

    "Onunla gücümü artır."

  3. Tâhâ 32

    "Onu işime ortak et."

  4. 33

    "Seni çok tespih edelim diye",

  5. Tâhâ 34

    "Seni çok zikredelim diye."

  6. Tâhâ 35

    "Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."

  7. Tâhâ 36

    Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–34. ayetler için yazılmıştır.

33-34. Daha sonra Mûsâ bundan umduğu faydayı söz konusu ederek şunları söyledi: “Tâ ki seni çok tesbih edelim, seni çok analım.” Mûsâ aleyhisselam bütün ibadetlerin temelinin ve dinin etrafında dönüp durduğu odak noktanın Allah’ı anmak olduğunu bildiğinden Yüce Allah’tan kardeşini kendisiyle birlikte iyilik ve takvâ hususunda birbirleriyle yardımlaştıkları bir destek kılmasını ve böylelikle her ikisinin de tesbih, tehlil ve bunun dışındaki çeşitli ibadetlerle Allah’ı çokça zikretme imkanına kavuşmalarını istedi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ta ki seni çokça tespih edelim.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَىْ key ki
  2. نُسَبِّحَكَ nusebbihake seni tesbih edelim kök: سبح
  3. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu sayede seni çok tesbih edelim (yüceltelim).

Mustafa İslamoğlu

ki, zaten yüce olan adını çok daha yüceltelim;

Muhammed Esed

ki, (birlikte) Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım,

Ahmed Hulusi

"Ki seni çokça tespih edelim. "

Ali Bulaç

"Böylece seni çok tesbih edelim."

Ali Özek ve heyeti

Böylece seni bol bol tesbih edelim.

Ali Rıza Safa

"Seni, çok yüceltelim!"

Bayraktar Bayraklı

-"Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım."

Edip Yüksel

"Ki seni çokça yüceltelim."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ki seni çokça yüceltelim.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ki Seni çok tesbih edelim

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki seni çok tesbih edelim

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ki Seni çok tesbih dipnot 1 edelim."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ki Seni çok tesbih dipnot 1 edelim."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek.

Gültekin Onan

"Böylece seni çok tesbih edelim."

Hasan Basri Çantay

"Taki Seni çok tesbih edelim".

İbni Kesir

Ki seni daha çok tesbih edelim.

Mehmet Alagaş

(9-41) Sana Musa anlatısı \ hadisesi ulaştı mı? Ateş gördüğü vakit, yakın çevresine dedi ki , siz durun ben bir ateş fark ettim. Belki ondan bir kor parçası getiririm yahut Ateş'in yanında bir yol gösterici bulurum . Ona ulaştığında, Ey Musa! diye seslenildi. Şüphesiz senin Rabbin benim, ayakkabılarını / nalınlarını çıkar, sen kutsal Tuva vadisindesin. Ben seni seçtim, sana vahyedileni dinle. Ben Allah'ım, benden başka ilah yoktur, bana ibadet et, beni hatırlamak için namaz kıl Muhakkak saate ulaşılacaktır, her nefsin yaptığıyla cezalandırılması için nerede / ne zaman ulaşılacağını gizledim. Ona inanmayan ve keyfine / hevasına tabi olan kişi, ona / saate inanmaktan seni alıkoymasın sonra helak olursun. Ey Musa! şu elindeki nedir? Dedi. O asamdır dedi ben ona dayanırım Davarlarıma onunla yaprak silkelerim. Onunla başka hacetlerimi de gideririm. Ey Musa! Onu Bırak dedi. Onu bıraktığında o hareketli bir yılan oldu. Korkma ve al onu dedi. Onu ilk durumuna geri döndüreceğiz. Elini koynuna sok bembeyaz kusursuz bir şekilde çıksın bu da diğer bir ayetimiz. Sana daha büyük ayetlerimizden göstermemiz için Firavuna git, o gerçekten azgınlaştı. Musa Rabbim göğsümü genişlet dedi. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz. Sözümü anlasınlar. Yakın çevremden bana sorumluluk alabilecek birini ver. Kardeşim Harun'u. Cesaretimi güçlendir. Onu İşime ortak eyle. Seni çok üstün tutalım. Seni çok hatırlayıp analım. Muhakkak ki sen bizi görmektesin. Sana istediğin verildi Ey Musa! dedi. Zaten sana bir kere daha minnette bulunmuştuk. Bir vakit annene, vahy edeceğimiz şeyleri şöyle vahy etmiştik. Onu / Musa’yı tabuta ve tabutu da deryaya koy, Derya onu sahile bıraksın. Onun ve benim düşmanım olan kişinin seni alması ve gözetimim de yetiştirilebilmen için, senin üzerine benden bir sev ecenlik te bıraktım. Ardından kız kardeşin yürüyerek gitmiş onlara size bu çocuğun bakımını üstlenecek birini göstereyim mi demişti. Böylece s eni annene geri döndürdük, ki annenin gözleri aydınlansın ve de hüzünlenmesin. Ve sen bir nefsi de / bir kişiyi de öldürdün. Seni gamdan / kederden kurtardık. Seni çeşitli sınamalarla sınadık. Medyen halkı içinde senelerce kaldın sonra kaderin üzere buraya / Tuva vadisine geldin. Ey Musa, seni kendime seçtim.

Rowwad Tercüme Merkezi

Seni çokça tesbih edebilelim.

Süleyman Ateş

"Ki seni çok tesbih edelim,"

Süleymaniye Vakfı

Böylece sana daha çok ibadet edelim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Böyle yap ki sana çok ibadet edelim.

Şaban Britch

Ki seni çokça tesbih edebilelim.

Şaban Piriş

ki seni çokça tesbih edebilelim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Taki seni çokça tespih edelim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"So that much we glorify You and extoll Your glorious attributes",

Abdul Haleem

so that we can glorify You much

Abdullah Yusuf Ali

"That we may celebrate Thy praise without stint,

Abul A'la Maududi

that we may abundantly extol Your glory;

Aisha Bewley

so that we can glorify You much

Al-Hilali & Khan

"That we may glorify You much,

Ali Quli Qarai

so that we may glorify You greatly,

Amatul Rahman Omar

`That we may glorify You over and over;

Arthur John Arberry

So shall we glorify Thee,

Bijan Moeinian

so that we glorify you together and….

E. Henry Palmer

that we may celebrate Thy praises much

Edip-Layth

"So that we may glorify You plenty."

George Sale

That we may praise thee greatly,

Hamid S. Aziz

"And let him share my task,

Mahmoud Ghali

That we may extol You much,

Marmaduke Pickthall

That we may glorify Thee much

Mohamed Ahmed - Samira

That we may sing Your praises much,

Muhammad Asad

so that [together] we might abundantly extol Thy limitless glory

Mustafa Khattab

so that we may glorify You much

Progressive Muslims

"So that we may glorify You plenty. "

Rashad Khalifa

"That we may glorify You frequently.

Sahih International

That we may exalt You much

Sam Gerrans

“That we might glorify Thee much,

Shabbir Ahmed

That both of us strive hard together.

Syed Vickar Ahamed

"That we may recite your Praise much,

Taqi Usmani

so that we proclaim Your purity in abundance

The Monotheist Group

"So that we may glorify You plenty."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩