Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 44. ayet

Tâhâ suresi, 44. ayet. فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

feḳûlâ lehû ḳavlel leyyinel le`allehû yeteẕekkeru ev yaḫşâ.

Diyanet İşleri

"Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 41–47 · surenin 44. ayeti / 135

Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3

  1. Tâhâ 41

    "Ben seni kendim için seçtim."

  2. Tâhâ 42

    "Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin."

  3. Tâhâ 43

    "Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır."

  4. 44

    "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."

  5. Tâhâ 45

    Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."

  6. Tâhâ 46

    Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."

  7. Tâhâ 47

    "Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. “Ona yumuşak söz söyleyin.” Yumuşaklıkla, nazik, latif, ağır gelmeyecek sözler söyleyin. Sözleriniz edeplice olsun, kaba ve bayağı olmasın. Konuşmanızda kabalık, fiillerinizde de haşinlik olmasın. “Belki” yumuşak söz sebebiyle kendisine fayda verecek şeyleri “düşünüp öğüt alır” ve onları yerine getirir; “yahut” kendisine zarar verecek şeylerden “korkar” ve onları terk eder. Çünkü yumuşak söz söylemek, buna davet eder. Kaba söz söylemek ise dinleyeni o sözü söyleyenden uzaklaştırır. Yüce Allah, bu yumuşak sözün ne olduğunu bir başka buyruğunda şöyle açıklamaktadır: “De ki: Arınmak ister misin? İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim de böylece (O’ndan) korkasın.” (en-Naziat, 79/18-19) Hiç şüphesiz bu sözlerde düşünen kimsenin açıkça göreceği şekilde bir incelik ve yumuşaklık vardır ve bu sözler, kaba da değildir. Evvela davetini hiçbir kimsenin herhangi bir şekilde kötü karşılamayacağı, teklif ve danışma anlamında bir soru şeklinde ifade etmiştir. Daha sonra aslı şirkten temizlenmek olan “arınmaya”, çeşitli pisliklerden temizlenmeye davet etti ki her bir selim akıl bunun gereğini elbette kabul eder. Bununla birlikte “Ben seni arındırayım” dememiş, “Arınmak ister misin?” deyip bunu ona nispet etmiştir. Daha sonra onu kendisini yetiştirip besleyen, şükür ile karşılık verilmesi gereken açık ve gizli nimetleri ona ihsan eden Rabbinin yoluna davet edip bu nimetleri de söz konusu ederek şöyle demiştir: “İster misin ki sana Rabbine giden yolu göstereyim de böylece (O’ndan) korkasın.” Firavun, güzelliği kalpleri etkileyen bu yumuşak sözleri kabul etmeyince artık hiçbir öğüdün ona fayda vermeyeceği ortaya çıkmış oldu. Onun için de Yüce Allah, onu güçlü ve muktedir olanın yakalayışı ile yakaladı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ona, içinde sertlik olmayan güzel söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır ve Allah'tan korkar da tövbe eder.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَقُولَا fe kula ve söyleyin kök: قول
  2. لَهُۥ lehu ona
  3. قَوْلًۭا kavlen bir söz kök: قول
  4. لَّيِّنًۭا leyyinen yumuşak kök: لين
  5. لَّعَلَّهُۥ leallehu belki
  6. يَتَذَكَّرُ yetezekkeru öğüt alır kök: ذكر
  7. أَوْ ev veya
  8. يَخْشَىٰ yehşa korkar kök: خشي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لين (5 geçiş) · Aynı kök: خشي (48 geçiş)

    Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.…

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

  • Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona yumuşak söz söyleyin; umulur ki (gerçeği) hatırlar veya saygı duyar!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette verilen bilgilerden hareketle, muhatap her kim olursa olsun ona yumuşak ve etkili söz söylemek gerektiği anlaşılmaktadır. Çünkü Firavun bile kendisine bu şekilde davranılmaya değer ve layık görülmüşse, bu âlemde başka hiç kimsenin tebliğde bundan daha fazlasını hak etmediğini bilmeliyiz.

Mustafa İslamoğlu

Fakat ona konuşurken yumuşak bir üslup kullanın! (O zaman) belki söz dinler, ya da en azından (daha ileri gitmekten) çekinir.

Muhammed Esed

Ama onunla yumuşak bir dille konuşun ki, o zaman belki aklını başına toplar, yahut (böylece, en azından kendisine) gözdağı verilmiş olur."

Ahmed Hulusi

"Ona yumuşak söz söyleyiniz! Belki düşünüp değerlendirir yahut haşyet duyar!"

Ali Bulaç

"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp düşünür veya içi titrer, korkar."

Ali Özek ve heyeti

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar .

Ali Rıza Safa

"Onunla, yumuşak bir dille konuşun; böylece, belki öğüt alır veya korkar!"

Bayraktar Bayraklı

"Ona yumuşak söz söyleyin, belki düşünür veya saygı duyar."

Edip Yüksel

"Ona yumuşak bir dil kullanın; olur ki öğüt alır veya saygı duyar."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ona yumuşak bir dil kullanın; olur ki öğüt alır veya saygı duyar.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Varın da ona yumuşak dille söyleyin; belki dinler veya korkar."

Elmalılı Hamdi Yazır

Varın da ona belki dinler veya korkar diye yumuşak dille söyleyin

Erhan Aktaş

"Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya huşu dipnot 1 duyar."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı duyar da azgınlıkta daha ileri gitmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya huşu dipnot 1 duyar."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Saygı duyar da azgınlıkta daha ileri gitmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona yumuşak söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır veya çekinip sakınır.

Gültekin Onan

"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp düşünür veya içi titrer, korkar."

Hasan Basri Çantay

(Gidin de) ona yumuşak söz söyleyin. Olur ki nasıyhat dinler, yahud (Allahdan) korkar.

İbni Kesir

Ve ona yumuşak söz söyleyin, belki nasihat dinler veya korkar.

Mehmet Alagaş

(42-55) Sen ve kardeşin ayetlerimizle gidin. Beni hatırlamakta gevşeklik göstermeyin. İkiniz de firavuna gidin O muhakkak ki taşkınlık etti. İkiniz de ona yumuşak şekilde söz söyleyin, böylelikle belki hatırlayıp anar veyahut ürperir. Rabbimiz, bize karşı aşırılığından yahut taşkınlık yapmasından dedi. İkiniz de k orkmayın, mutlaka ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm dedi. Ona gidin ve deyin ki muhakkak ki Rabbinin elçileriyiz, beraberimizde İsrail oğullarını gönder ve onlara azap etme. Bizler Rabbinden ayetl erle sana geldik. Kılavuzluğa / Hidayete tabi olan her kişiye esenlik olsun / selam olsun. Bize vahy olmuştur ki yalanlayana ve yüz çevirene azap vardır. Firavun dedi ki ikinizin de Rabbi kimdir Ey Musa? Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada yarattığını yola iletendir dedi. Peki önceki memleketlerin durumu nedir? dedi. Onun bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz dedi. Öyle ki arzı size beşik yapmıştır, onda sizlere yollar açmıştır , s uyu gökten indirmiştir, saçılmış bitkil erden çiftleri, on unla çıkarmıştır. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, muhakkak ki bunda aklı başında olanlar için göstergeler / ayetler vardır. Orada / arzda sizi yarattık, sizi oraya iade edeceğiz, başka bir kere daha sizi oradan tekrar çıkaracağız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

Süleyman Ateş

"Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt alır veya korkar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki aklını başına alır veya korkar."

Şaban Britch

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

Şaban Piriş

Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And speak gently to him, so that he might hopefully be brought to his senses and entertain a profound reverence for Allah".

Abdul Haleem

Speak to him gently so that he may take heed, or show respect.’

Abdullah Yusuf Ali

"But speak to him mildly; perchance he may take warning or fear (Allah)."

Abul A'la Maududi

and speak to him gently, perhaps he may take heed or fear (Allah)." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The only two ways of bringing a man to the right way are: (1) To convince him by argument and admonition, or (2) To warn him of the consequences of deviation.

Aisha Bewley

But speak to him with gentle words so that hopefully he will pay heed or show some fear. ’

Al-Hilali & Khan

"And speak to him mildly, perhaps he may accept admonition or fear (Allâh)."

Ali Quli Qarai

Speak to him in a soft manner; maybe he will take admonition or fear. ’

Amatul Rahman Omar

`But speak to him a gentle speech, may be he pays heed and fears (the consequences). '

Arthur John Arberry

yet speak gently to him, that haply he may be mindful, or perchance fear. '

Bijan Moeinian

"Talk to him in a nice manner so that he may listen to your admonition and mind the consequences of his rebellion. "

E. Henry Palmer

and speak to him a gentle speech, haply he may be mindful or may fear. '

Edip-Layth

"So say to him soft words, perhaps he will remember or take heed."

George Sale

And speak mildly unto him; peradventure he will consider, or will fear our threats.

Hamid S. Aziz

"Go you both to Pharaoh. Verily, he is outrageous (transgresses beyond bounds).

Mahmoud Ghali

So speak (you both) leniently (Literally: say a lenient) to him, that possibly he would remind himself or would be apprehensive. "

Marmaduke Pickthall

And speak unto him a gentle word, that peradventure he may heed or fear.

Mohamed Ahmed - Samira

Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."

Muhammad Asad

But speak unto him in a mild manner, so that he might bethink himself or [at least] be filled with apprehension.

Mustafa Khattab

Speak to him gently, so perhaps he may be mindful ˹of Me˺ or fearful ˹of My punishment˺."

Progressive Muslims

"So say to him soft words, perhaps he will remember or take heed. "

Rashad Khalifa

"Speak to him nicely; he may take heed, or become reverent."

Sahih International

And speak to him with gentle speech that perhaps he may be reminded or fear [ Allah ]. "

Sam Gerrans

“And speak to him a gentle word, that he might take heed, or fear.”

Shabbir Ahmed

Speak to him nicely, so that he may take heed and fear the consequences of his actions. "

Syed Vickar Ahamed

"And speak to him mildly; In case he may take the warning or fear (Allah). "

Taqi Usmani

So speak to him in soft words. May be, he accepts the advice or fears (Allah)".

The Monotheist Group

"So say to him soft words, perhaps he will remember or be concerned."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩