Diyanet İşleri
"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 47. ayet. فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
fe'tiyâhü feḳûlâ innâ rasûlâ rabbike feersil me`anâ benî isrâîle velâ tü`aẕẕibhüm. ḳad ci'nâke biâyetim mir rabbik. vesselâmü `alâ meni-ttebe`a-lhüdâ.
"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'nın çağrılışı ve Firavun'a gönderilişi Tâhâ 9–48 3
"Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Allah, şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."
"Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "
"Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."
Firavun, "Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?" dedi.
Musa, "Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
47. “Artık ona gidin ve deyin ki...” Yani siz şu iki iş için gidin: onu İslâm’a davet etme ve şerefli bir halk topluluğu olan İsrailoğullarını onun zincirlerinden ve köleliğinden kurtama. Böylece özgürlüklerine kavuşsunlar, işlerinin dizginlerini kendi ellerine alsınlar ve Mûsâ da Allah’ın şeriat ve dinini uygulasın. “Biz sana Rabbinden” doğruluğumuza delil olan “bir mucize ile geldik.” “Derken Mûsâ asasını yere attı. Bir de ne görsünler o, koskoca bir yılan oluverdi. Elini de (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler o, bakanların karşısında bembeyaz parlıyor.” (A’raf, 7/107-108) Ayrıca Yüce Allah’ın onların mucizeleri ile ilgili anlattığı diğer hususlar da gerçekleşti. “Selâmet, hidâyete uyanlaradır!” Yani dosdoğru yola uyarak apaçık şeriat ile hidâyet bulan kimseler dünyada da âhirette de selâmete erişmiş olurlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O ikisi Firavun'un yanına gelerek şöyle dediler: "-Ey Firavun!- Biz Rabbimizin iki resulüyüz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, erkek çocuklarını öldürerek ve kadınlarını yaşatarak onlara eziyet etme. Rabbinden bizim doğruluğumuza delalet eden ayet getirdik. Allah'ın azabından ancak iman eden ve hidayete uyanlar güvende olurlar."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: İslâm
"Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim…
Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.
Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de…
Ortak kavram: İslâm · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ona (Firavun'a) gidin ve deyin ki: ‘Şüphesiz ki biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder; onlara eziyet etme! Elbette biz sana Rabbinden bir delil ile geldik. Selam, rehbere (vayhe) uyanlara olacaktır.
Haydi, artık ona gidiniz ve deyiniz ki: "Biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz; artık İsrailoğullarının bizimle birlikte çıkıp gitmesine izin ver; onlara yaptığın işkenceye de derhal bir son ver! Doğrusu biz sana Rabbinden bir belgeyle gelmişiz; sonuçta gerçek kurtuluş, O'nun yolunu izleyenlerin olacaktır.
Öyleyse artık ona gidin ve deyin ki: 'Biz ikimiz senin Rabbinin elçileriyiz; bunun için, İsrailoğulları'nın bizimle gelmesine izin ver ve onlara (artık) sıkıntı çektirme. Biz sana Rabbinden bir mesajla geldik; ve (bil ki O'nun bahşedeceği) nihai kurtuluş ve esenlik (yalnızca, O'nun gösterdiği) yolu izleyen kimselerin olacaktır:
"Artık ona gelin ve deyin ki: Gerçekten senin Rabbinin Rasulleriyiz! İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azap etme! Gerçekten biz sana, senin Rabbin tarafından bir mucize olarak geldik. . . Selam, kılavuza tabi olanlara olsun. "
"Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."
Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir mucize (âyet) getirdik. Kurtuluş, hidâyete uyanlarındır.
"Haydi, ona gidin ve şunu söyleyin: ‘Aslında, biz, Efendinin elçileriyiz. Artık, İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara ezinç verme. Efendinden, sana bir mucize getirdik. Doğru yolu izleyenlere selam olsun!' " dipnot 250
"Ona gidin ve şöyle söyleyin: Doğrusu, biz senin Rabbinin peygamberleriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder; onlara bir eziyet etme! Rabbinden sana bir ayet getirdik. Selam/esenlik doğru yolda gidene olsun."
"Ona varın ve deyin ki, ‘Biz ikimiz Efendinin elçileriyiz. İsrail oğullarına yaptığın işkenceye son ver ve onları bizimle gönder. Biz sana, Efendinden bir ayet ile geldik. Doğru yolu izleyenlere selam (barış) olsun.'"
'Ona varın ve deyin ki, 'Biz ikimiz Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarına yaptığın işkenceye son ver ve onları bizimle gönder. Biz sana, Rabbinden bir ayet ile geldik. Doğru yolu izleyenlere selam (barış) olsun.' '
Haydi, varın da ona deyin ki: "Haberin olsun, biz Rabbinin elçileriyiz, artık İsrail oğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme, biz sana Rabbinden bir mucize ile geldik, selam da doğruya uyanlara!
Haydin varın da ona deyin ki haberin olsun biz rabbının Resulleriyiz, artık Beni İsraili bizimle gönder ve onları ta'zib etme, biz sana rabbından bir ayetle geldik, selam da doğruya tabi' olanadır
"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki Resul'üyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet dipnot 1 ile geldik. Selam dipnot 2 doğru yola dipnot 3 uyanlaradır."
"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki resulüyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet dipnot 1 ile geldik. Selam dipnot 2 doğru yola dipnot 3 uyanlaradır."
Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki rasulüyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet dipnot 1 ile geldik. Selam dipnot 2 doğru yola dipnot 3 uyanlaradır.
"Haydi ona gidin de deyin ki: Biz senin rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birtikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana rabbinden bir ayet ile geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."
"Hemen gidin de ona (şöyle) deyin: — Biz Rabbinin iki elçisiyiz. Artık İsrail oğullarını bizimle gönder. Onlara işkence etme. Biz sana Rabbinden hakıyki bir ayet getirdik. Selam (ve selamet), doğruya tabi olanlara".
Haydi ona gidin ve deyin ki: Doğrusu biz, senin Rabbının elçileriyiz. Artık İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara azab etme. Hem biz, Rabbından sana bir ayetle geldik. Hidayete tabi olanların üzerine selam olsun
(42-55) Sen ve kardeşin ayetlerimizle gidin. Beni hatırlamakta gevşeklik göstermeyin. İkiniz de firavuna gidin O muhakkak ki taşkınlık etti. İkiniz de ona yumuşak şekilde söz söyleyin, böylelikle belki hatırlayıp anar veyahut ürperir. Rabbimiz, bize karşı aşırılığından yahut taşkınlık yapmasından dedi. İkiniz de k orkmayın, mutlaka ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm dedi. Ona gidin ve deyin ki muhakkak ki Rabbinin elçileriyiz, beraberimizde İsrail oğullarını gönder ve onlara azap etme. Bizler Rabbinden ayetl erle sana geldik. Kılavuzluğa / Hidayete tabi olan her kişiye esenlik olsun / selam olsun. Bize vahy olmuştur ki yalanlayana ve yüz çevirene azap vardır. Firavun dedi ki ikinizin de Rabbi kimdir Ey Musa? Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada yarattığını yola iletendir dedi. Peki önceki memleketlerin durumu nedir? dedi. Onun bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz dedi. Öyle ki arzı size beşik yapmıştır, onda sizlere yollar açmıştır , s uyu gökten indirmiştir, saçılmış bitkil erden çiftleri, on unla çıkarmıştır. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, muhakkak ki bunda aklı başında olanlar için göstergeler / ayetler vardır. Orada / arzda sizi yarattık, sizi oraya iade edeceğiz, başka bir kere daha sizi oradan tekrar çıkaracağız.
Haydi gidin ona ve deyin ki: "Biz, Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet getirdik. Selam hidayete uyanlarındır."
"Haydi, varın ona, deyin ki: Biz senin Rabbinin elçileriyiz; İsrail oğullarını bizimle gönder, onlara azab etme. Biz Rabbinden sana bir ayet getirdik. Esenlik, hidayete uyanlaradır."
Ona varın da şöyle deyin: "Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder dipnot 1 , onlara azab etme! Sana Rabbinden mucize de getirdik. Hidayete uyana selam olsun!
Hemen gidin de ona deyin ki "Biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrail oğullarını serbest bırak da bizimle gelsinler. Onlara eziyet edip durma. Bak, biz sana Rabbinden bir belge (ayet) getirdik. O'nun yoluna giren esenlik ve güvenliğe (selamete) erer.
Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin rasûlleriyiz. İsrailoğulları'nı bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet getirdik. Selam hidayete uyanlarındır.
Haydi gidin ona ve deyin ki: Biz, Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbin'den bir mucize getirdik. Selam yol göstericiye uyanlara.
"Hadi gidin ona! Deyin ki; "Biz senin Rabbinin iki resulüyüz. İsrailoğullarını bizimle gönder, onlara işkence etme! Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam, hidayete uyanlaradır."
"Go to him and say": "We are Messengers of Allah, your Creator, We ask you to release the children of Israel from bondage and to send them with us and not to torture them. We have brought you an evident sign from Allah, your Creator, and peace be upon those who have the world all before them and Providence their guide.
Go and tell him, "We are your Lord’s mes-sengers, so send the Children of Israel with us and do not oppress them. We have brought you a sign from your Lord. Peace be upon whoever follows the right guidance;
"So go ye both to him, and say, 'Verily we are messengers sent by thy Lord: Send forth, therefore, the Children of Israel with us, and afflict them not: with a Sign, indeed, have we come from thy Lord! and peace to all who follow guidance!
So, go to him, and say: 'Behold, both of us are the Messengers of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and do not chastise them. We have come to you with a sign from your Lord; and peace shall be for him who follows the true guidance.
Go to him and say, "We are your Lord’s Messengers so send the tribe of Israel away with us and do not punish them. We have brought you a Sign from your Lord. Peace be upon those who follow the guidance.
"So go you both to him, and say: ‘Verily, we are Messengers of your Lord, so let the Children of Israel go with us, and torment them not; indeed, we have come with a sign from your Lord! And peace will be upon him who follows the guidance!
So approach him and say, ‘‘We are the apostles of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and do not torture them! We certainly bring you a sign from your Lord, and may peace be upon him who follows guidance!
`So go to him (- Pharaoh), both of you, and say, "We are the Messengers of your Lord, so let the Children of Israel go with us and do not torture them. We have come to you with a Message from your Lord. Peace will be upon him who follows the guidance.
So go you both to Pharaoh, and say, "We are the Messengers of thy Lord, so send forth with us the Children of Israel and chastise them not; we have brought thee a sign from thy Lord; and peace be upon him who follows the guidance!
"Go to Pharaoh and say: “We are two Messengers of your Lord. Let the Israelites leave with us. Do not persecute them. Your Lord has sent us with undeniable miracles. Know that peace is the reward of those who follows the guidance of the Lord."
'So come ye to him and say, "Verily, we are the apostles of thy Lord; send then the children of Israel with us; and do not torment them. We have brought thee a sign from thy Lord, and peace be upon him who follows the guidance!
So come to him and say, "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."
Go ye therefore unto him, and say, verily we are the messengers of thy Lord: Wherefore send the children of Israel with us, and do not afflict them. Now are we come unto thee with a sign from thy Lord: And peace be upon him who shall follow the true direction.
He said, "Fear not. Verily, I am with you twain, Hearing and Seeing.
So come you up (both) to him, then say, ‘Surely we are (both) the Messengers of your Lord; so send (forth) with us the Seeds (Or: sons) of Israel) and do not torment them; we have already come to you with a sign from your Lord; and peace be upon him who closely follows the guidance!
So go ye unto him and say: Lo! we are two messengers of thy Lord. So let the children of Israel go with us, and torment them not. We bring thee a token from thy Lord. And peace will be for him who followeth right guidance.
So go to him and say: 'The two of us have indeed been sent by your Lord. So let the children of Israel come with us, and do not oppress them. We have come to you with a token from your Lord. Peace on him who follows the way of guidance.
Go, then; you two unto him and say, `Behold, we are apostles sent by thy Sustainer: let, then, the children of Israel go with us, and cause them not to suffer [any longer]. We have now come unto thee with a message from thy Sustainer; and [know that His] peace shall be [only] on those who follow [His] guidance:
So go to him and say, ‘Indeed we are both messengers from your Lord, so let the Children of Israel go with us, and do not oppress them. We have come to you with a sign from your Lord. And salvation will be for whoever follows the ˹right˺ guidance.
So come to him and Say: "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."
"Go to him and say, 'We are two messengers from your Lord. Let the Children of Israel go. You must refrain from persecuting them. We bring a sign from your Lord, and peace is the lot of those who heed the guidance.
So go to him and say, 'Indeed, we are messengers of your Lord, so send with us the Children of Israel and do not torment them. We have come to you with a sign from your Lord. And peace will be upon he who follows the guidance.
“So go to him, and say: ‘We are the messengers of thy Lord, so send thou the children of Israel with us, and punish thou them not. We have come to thee with a proof from thy Lord; and peace be upon him who follows the guidance!
So go you both to him and say, "We are two Messengers of your Lord. Let the Children of Israel go with us, and stop persecuting them forthwith. We have come to you with a Message from your Lord. And Peace be upon him who follows Right Guidance.
"So you both go to him and say, ‘Surely, we are messengers sent by your Lord: Therefore, send out the Children of Israel with us, and do not injure them: Truly, we have come from your Lord with a Sign! And Peace to all, who follow guidance!
So, come to him and say, ‘We are the messengers of your Lord. So, let the children of Isrā’īl go with us, and do not persecute them. We have come to you with a sign from your Lord; and peace be upon the one who follows the guidance.
So come to him and say: "We are messengers from your Lord, so send with us the Children of Israel, and do not punish them. We have come to you with a sign from your Lord, and peace be upon those who follow the guidance."