Diyanet İşleri
Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 65. ayet. قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ
ḳâlû yâ mûsâ immâ en tülḳiye veimmâ en nekûne evvele men elḳâ.
Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.
Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."
"Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."
Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.
Musa: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.
Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti.
Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
65. Sihirbazlar planlarını tamamladılar. Maksatlarını tespit ettiler ve artık geriye işi ortaya koymaktan başka bir şey kalmadı. “Dediler ki: “Ey Mûsâ, ya sen at yahut ilk atan biz olalım.” Bu sözleriyle durum ne olursa olsun kendilerinin mutlaka galip geleceklerini ima ederek onu muhayyer bıraktılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sihirbazlar Musa -aleyhisselam-'a: "Ey Musa! İki şeyden birini seç. Sahip olunan sihri ortaya koymaya ya sen başla ya da başlayan biz olalım." dediler.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Büyücüler) "Ey Musa, ya (önce asayı) sen atacaksın ya da ilk atanlar biz (mi) olalım?" demişlerdi.
(Sihirbazlar): "Ey Musa!" dediler, "Sen mi atarsın, yoksa ilk atan biz mi olalım?"
(Büyücüler) Musa'ya: "Ey Musa!" dediler, "(önce) sen mi atacaksın (asanı), yoksa ilk atan biz mi olalım?"
Dediler ki: "Ya Musa! Ya sen at ya da ilk atan biz olalım. "
"Ey Musa" dediler. Ya sen (asanı) at veya önce biz atalım."
Dediler ki: Ey Musa! Ya sen at veya önce atan biz olalım.
Dediler ki: "Ey Musa! Sen mi atacaksın; biz mi atalım?"
Büyücüler, "Ey Musa! Hünerini ya önce sen ortaya koy ya da biz koyalım" dediler.
"Musa" dediler, "Ya sen at, yahut ilk önce atan biz olalım?"
'Musa,' dediler, 'Ya sen at, yahut ilk önce atan biz olalım?'
Onlar: "Ey Musa ya sen at, ya da ilk atan biz olalım." dediler.
Ya Musa! Dediler: ya at, yahud ilk atan biz olalım
Sihirbazlar, "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?" dediler.
Sihirbazlar, "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?" dediler.
Sihirbazlar, "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?" dediler.
"Ey Musa" dediler. Ya sen (asanı) at veya önce biz atalım."
Dediler; "Ey Musa, (asaanı) ya sen at (ilkin), yahud önce atan kişiler biz olalım".
Dediler ki: Ey Musa; ya sen at, ya da ilk atanlar biz olalım.
(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.
Sihirbazlar: “Ey Mûsâ! Ya önce sen at ya da ilk atan biz olalım.” dediler.
(Büyücüler önce Musa'nın işe başlamasını istediler) Dediler ki: "Ey Musa, ya sen at, yahut önce atan biz olalım."
(Sihirbazlar:) "Musa! (Değneğini) Sen mi atarsın, yoksa ilk atan biz mi olalım?" dediler.
Dediler ki "Musa! Sen mi atacaksın, yoksa ilk önce biz mi atalım?"
Ey Musa, dediler, ya sen at, ya da ilk atan biz olalım.
-Ey Musa, dediler, ya sen at, ya da ilk atan biz olalım.
Dediler: "Ey Musa, ya hünerini ortaya at yahut da ilk hüner sergileyen biz olacağız."
Face to face with Mussa, they said to him: "Would you like to cast down your staff first or shall we cast ours first!"
They said, ‘Moses, will you throw first or shall we?’
They said: "O Moses! whether wilt thou that thou throw (first) or that we be the first to throw?"
The magicians dipnot 1 said: "Moses, will you throw down or shall we be the first to throw?"
They said, ‘Musa, will you throw or shall we be the first to throw?’
They said: "O Mûsâ (Moses)! Either you throw first or we be the first to throw?"
They said, ‘O Moses! Either you will throw down, or we shall be the first to throw. ’
(The sorcerers) said, `Moses! either you present (first what you have) or we shall be the first to present (what we have). '
They said, 'Moses, either thou wilt cast, or we shall be the first to cast. '
They said: "O. K. Moses, who should start first?"
Said they, 'O Moses! either thou must throw, or we must be the first to throw. '
They said, "O Moses, either you cast down or we will be the first to cast down."
They said, O Moses, whether wilt thou cast down thy rod first, or shall we be the first who cast down our rods?
Collect, therefore, your tricks (or lay your plans), and then form a row (or battle line); for he who has the upper-hand this day will be successful indeed. "
They said, "O Mûsa, (Moses) either you will cast, or we will be the first to cast. "
They said: O Moses! Either throw first, or let us be the first to throw?
They said: "Either you cast (your spell), O Moses, or we shall cast it first. "
Said [the sorcerers]: "O Moses! Either thou throw (thy staff first], or we shall be the first to throw. "
They said, "O Moses! Either you cast, or let us be the first to cast."
They said: "O Moses, either you cast down or we will be the first to cast down. "
They said, "O Moses, either you throw, or we will be the first to throw."
They said, "O Moses, either you throw or we will be the first to throw. "
They said: “O Moses: either thou wilt cast, or we will be the first who cast.”
The debaters asked, "O Moses! Do you begin or shall we go first?"
They said; "O Musa (Moses)! Either you be the one who throws (first) or will we be the first to throw?"
They said, "O Mūsā, either you throw (first), or shall we be first to throw?"
They said: "O Moses, either you cast down or we will be the first to cast down."