Diyanet İşleri
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 77. ayet. وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ
veleḳad evḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî faḍrib lehüm ṭarîḳan fi-lbaḥri yebesâ. lâ teḫâfü derakev velâ taḫşâ.
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap Tâhâ 77–82 3
Şüphesiz, kim Rabbine günahkar olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.
(75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükafatıdır.
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.
Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 77–79. ayetler için yazılmıştır.
77-78. Mûsâ aleyhisselam açık mucizelerle Firavun ve kavmine galip gelince Mısır’da kalıp onları İslâm’a davet etmeye, İsrailoğullarını da Firavun’dan ve onun işkencelerinden kurtarmak için çalışmaya koyuldu. Firavun ise azgınlık ve nefretini, İsrailoğullarına uyguladığı ağır baskısını sürdürüyordu. Yüce Allah, bize Kur’an-ı Kerim’de anlatmış olduğu şekliyle ona pek çok mucizler ve ibretli şeyler gösterip durdu. İsrailoğulları imanlarını açığa vurmak ve onu ilan etmek imkanına sahip olmadıklarından evlerini mescid edinmiş, Firavun’a ve onun eziyetlerine katlanmak zorunda kalmışlardı. Yüce Allah da onları düşmanlarından kurtarmak, kendisine açıkça ibadet etsinler ve emirlerini uygulasınlar diye onlara yeryüzünde iktidar vermek istedi. Bu sebepten Yüce Allah peygamberi Mûsâ’ya gizlice İsrailoğulları ile sözleşmesini, yol almaları için de gecenin başlangıcından itibaren yola koyulmalarını vahiy ile bildirdi, Firavun’un ve kavminin de kendilerini takip edeceğini haber verdi. Gecenin ilk vakitlerinde bütün İsrailoğulları, kadınları ve çocukları ile yola koyuldular. Mısır ahalisi sabahı ettiklerinde onlardan hiç kimsenin olmadığını, kimseden ses-seda çıkmadığını gördüler. Düşmanları Firavun, bundan dolayı onlara karşı çok öfkelendi. Şehirlere insanları toplayacak ve İsrailoğullarının arkasından onları takibe teşvik edecek kimseler gönderdi. Ki onları yakalayıp cezalandırsiın ve öfkesini dindirsin. Ama Allah, emrini mutlaka uygular. Derken Firavun ordusunu toplayıp sabah vakti İsrailoğullarının peşine düştüler. “İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları: İşte şimdi kıstırıldık, dediler.” (eş-Şuarâ, 26/61) Korkuya kapıldılar, huzursuzlandılar. Önlerinde deniz, arkalarında kin ve öfkeyle dolup taşmış Firavun vardı. Mûsâ aleyhisselam ise kalbi rahat ve huzur dolu idi. Rabbinin kendisine verdiği söze tam bir güven içerisinde: “Asla, muhakkak Rabbim benimledir, bana yol gösterecektir.” (eş-Şuarâ, 26/62) dedi. Yüce Allah da ona asası ile denize vurmasını emretti. Denizde on iki ayrı yol meydana geldi. Su ise yolların sağ ve sol yanlarında yüksek dağlar gibi oldu. Yüce Allah, suyun ortasında onlara kupkuru yollar açtı. Firavun’un kendilerine yetişmesinden korkmamalarını, suda boğulmaktan da çekinmemelerini emretti. Onlar da bu yolları takip ettiler. Derken Firavun ve askerleri gelip arkalarından o yollara girdiler. Mûsâ’nın kavmi tamamıyla dışarı çıktığında, Firavun ve kavmi de tamamıyla denizin ortasına geldiklerinde Yüce Allah, denize onların üzerine kapanmasını emretti ve denizin dalgaları onları kapladı. Hepsi de suda boğuldular, onlardan bir kişi dahi kurtulamadı. İsrailoğulları ise düşmanlarının bu halini gözleriyle seyrediyordu. Yüce Allah, düşmanlarını helâk etmek suretiyle onları mutlu kılmıştı.
79. İşte küfrün ve sapıklığın âkıbeti, Allah’ın hidâyetiyle doğru yolu bulmamanın sonu budur. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Firavun” kavmine küfrü süslü göstermesi, Mûsâ’nın getirdiklerini ise çirkin göstermesi ve kavmini hafife alması dolayısıyla “saptırdı” ve hiçbir zaman onlara “doğru yolu göstermedi.” Onları önce helâk oluşun ve sapıklığın yollarına, sonra da ilâhi azap ve intikamın yollarına soktu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun Musa'ya şöyle vahyettik: "Mısır'dan geceleyin kullarım ile kimse onları fark etmeden yola çık. Asan ile denize vurduktan sonra denizde onlara kuru bir yol aç. Firavun ve ahalisinin size yetişmesinden ve denizde boğulmaktan korkun olmasın."
Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş)
Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
Aynı kök: يبس (4 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…
Aynı kök: سري (8 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Musa'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz…
Aynı kök: درك (12 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki Musa'ya "Kullarımla birlikte geceleyin yola çık; dipnot 1 yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç!" diye vahyetmiştik. dipnot 2
Ve doğrusu Biz Musa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımla birlikte geceleyin yola koyul, onları denizin ortasında kuru bir yola vur; arkanızdan yetişirler diye endişe etme, hepsinden öte (Allah'tan gayrı kimseden) korkma!"
Ve Gerçek şu ki, (zamanı gelince) Musa'ya: "Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru (güvenli) bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma" diye vahyettik.
Andolsun ki, Musa'ya (şunu) vahyettik: "Kullarımı geceleyin yürüt. . . Onlar için denizde asanla vurarak kuru bir yol aç! Yetişilmekten korkmaksızın ve (denizde boğulmaktan) dehşet duymaksızın (yürüsünler)!"
Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."
Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahy etmiştik.
Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, şöyle bildirdik: "Kullarımı, geceleyin yola çıkar. Denize vurarak, onlar için kuru bir yol aç. Yetişecekler diye korkma ve kaygılanma!"
Musa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma!"
Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe çıkar ve onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkma, endişe etme" diye vahiy ettik.
Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yürüyüşe çıkar ve onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkma, endişe etme,' diye vahyettik.
Doğrusu Musa'ya şöyle vahyettik: "Kullarımla geceleyin yürü de onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkmaz ve endişe etmezsin."
Ve filhakıka Musaya şöyle vahyettik: kullarımla geceleyin yürü de onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmazsın ve perva etmezsin
Ant olsun ki, Musa'ya: "Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, Allah'a olan bağlılığını kaybetme!" diye vahyettik.
Ant olsun ki, Musa'ya: "Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, Allah'a olan bağlılığını kaybetme!" diye vahyettik.
Ant olsun ki, Musa'ya: "Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, endişe etme!" diye vahyettik.
Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."
Andolsun ki biz Musaya: "Kullarımla geceleyin yola çık da — (düşmanların) yetişme (sin) den korkmayarak, (boğulmanızdan da) endişe etmeyerek — onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahy etmişizdir.
Andolsun ki; Musa'ya şöyle vahyettik: Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. Batmaktan ve düşmanların yetişmesinden korkma, endişe etme.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
Şüphesiz Mûsâ'ya, yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe duymaksızın kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç diye vahyettik.
Andolsun biz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin (Mısır'dan çıkarıp) yürüt; (asanla suya) vur, denizde onlar için kuru bir yol (aç). (Fir'avn'ın sana) yetişme(sin)den korkma, (boğulmaktan) endişe etme." diye vahyetmiştik.
Musa'ya şöyle vahyettik: "Geceleyin kullarımı en tepeye (dağa) çıkar dipnot 1 !. Sonra onlara denizin içinde kuru bir yol aç. Bunların seni yakalamalarından korkma ve kendini sıkıntıya sokma."
Musa'ya şunu bildirmiştik: "Kullarımızla birlikte geceleyin yola çık. Onlara denizde kuru bir yol aç. Sana yetişmelerinden de korkma; endişeye kapılma."
Şüphesiz Musa'ya, yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe duymaksızın kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyettik.
Musa'ya: -Kullarımı geceleyin yola çıkar, onlara denizde kuru bir yol aç, (batmaktan ve düşmanların yetişmesinden) korkma, endişen olmasın! diye vahyetmiştik.
Yemin olsun, Musa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüt! Denizde onlar için kuru bir yol aç! Size yetişecekler diye korkma, endişelenme.!"
Meanwhile, We inspired Mussa to conduct My servants by night to the sea and to strike for them a dry path across and We assured him, thus: "You shall not be overtaken by Pharaoh and his people. They shall not catch up with you nor should you fear them".
We revealed to Moses, ‘Go out at night with My servants and strike a dry path for them across the sea. Have no fear of being overtaken and do not be dismayed.’
We sent an inspiration to Moses: "Travel by night with My servants, and strike a dry path for them through the sea, without fear of being overtaken (by Pharaoh) and without (any other) fear."
Most certainly We dipnot 1 revealed to Moses: "Proceed with My servants in the night and strike for them a dry path in the sea. dipnot 2 Have no fear of being overtaken, nor be afraid of treading through the sea."
We revealed to Musa, ‘Travel with My slaves by night. Strike a dry path for them through the sea. Have no fear of being overtaken and do not be afraid.’
And indeed We revealed to Mûsâ (Moses) (saying): "Travel by night with Ibâdi (My slaves) and strike a dry path for them in the sea, fearing neither to be overtaken [by Fir‘aun (Pharaoh)] nor being afraid (of drowning in the sea)."
Certainly We revealed to Moses, [saying], ‘Take My servants on a journey by night. Then strike out for them a dry path through the sea. Do not be afraid of being overtaken, and have no fear [of getting drowned].
And We directed Moses by revelation, `Take away My servants by night and take them along a dry path through the wide plane. You will not be afraid of being overtaken nor will you have any cause of fear (of being drowned).'
Also We revealed unto Moses, 'Go with My servants by night; strike for them a dry path in the sea, fearing not overtaking, neither afraid. '
I revealed to Moses: "Set forth with My servants at night and open for them a path across the sea. Do not be neither afraid (of Pharaoh) nor overtaken (by the greatness of the miracle of Passover.)
And we inspired Moses, 'Journey by night with my servants, and strike out for them a dry road in the sea. Fear not pursuit, nor be afraid!'
We inspired Moses: "Take My servants out, and make for them through the sea a path. You shall not fear being overtaken, nor be afraid."
And we spake by revelation unto Moses, saying, go forth with my servants out of Egypt by night; and smite the waters with thy rod, and make them a dry path through the sea: Be not apprehensive of Pharaoh's overtaking thee; neither be thou afraid.
Gardens of Eden beneath which rivers flow, to dwell therein for ever. That is the reward for him who grows (or purifies himself).
And indeed We already revealed to Mûsa, (Moses) (saying), "Set forth by night with My bondmen; so strike for them a dry road in the sea, fearing neither to be overtaken nor being apprehensive (of the sea). "
And verily We inspired Moses, saying: Take away My slaves by night and strike for them a dry path in the sea, fearing not to be overtaken, neither being afraid (of the sea).
We commanded Moses: "Journey by night with Our creatures, and strike a dry path for them through the sea. Do not fear being overtaken, nor have dread of any thing."
AND, INDEED, [a time came when] We thus inspired Moses: "Go forth with My servants by night, and strike out for them a dry path through the sea; [and] fear not of being overtaken, and dread not [the sea]. "
And We surely inspired Moses, ˹saying,˺ "Leave with My servants ˹at night˺ and strike a dry passage for them across the sea. Have no fear of being overtaken, nor be concerned ˹of drowning˺."
And We inspired to Moses: "Take My servants out, and make for them through the sea a path. You shall not fear being overtaken, nor be afraid."
We inspired Moses: "Lead My servants out, and strike for them a dry road across the sea. You shall not fear that you may get caught, nor shall you worry."
And We had inspired to Moses, "Travel by night with My servants and strike for them a dry path through the sea; you will not fear being overtaken [by Pharaoh] nor be afraid [of drowning]. "
And We instructed Moses: “Travel thou by night with My servants; and strike thou for them a dry path in the sea, neither fearing overtaking nor being afraid.”
Finally, a time came when We commanded Moses, "Take away My servants by night and find for them a dry path through the Sea of Reeds. Fear not of being overtaken (by Pharaoh), and dread not the sea." (7:130), (26:63), (44:24).
And indeed, We revealed to Musa (Moses): "Travel during the night with My servants, and keep on a dry path for them through the sea, without fear of being overtaken (by Firon) and without (any other) fear. "
And We revealed to Mūsā saying, "Set out with my servants at night, then make for them a dry path across the sea (with the strike of your staff), neither fearing to be caught up, nor having any fear (of drowning)."
And We inspired to Moses: "Take My servants out, and strike for them a path through the sea that is dry. You shall not fear being overtaken, nor be concerned."