Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 66. ayet

Tâhâ suresi, 66. ayet. قَالَ بَلْ أَلْقُوا۟ فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِن سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ

ḳâle bel elḳû. feiẕâ ḥibâlühüm ve`iṣiyyühüm yüḫayyelü ileyhi min siḥrihim ennehâ tes`â.

Diyanet İşleri

Musa: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 63–69 · surenin 66. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 63

    Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."

  2. Tâhâ 64

    "Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."

  3. Tâhâ 65

    Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.

  4. 66

    Musa: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.

  5. Tâhâ 67

    Bunun üzerine Musa, içinde bir korku hissetti.

  6. Tâhâ 68

    Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."

  7. Tâhâ 69

    "Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. Mûsâ: “Haydi siz atın” dedi. Onlar da ellerindeki ipleri ve sopaları yere bıraktılar. “Birden onların ipleri ve asaları” aşırı derecedeki “sihirlerinden ötürü ona hızla hareket ediyorlarmış gibi” yani yılan şeklinde “göründü.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bilakis önce siz elinizde olanı atın." Bunun üzerine onlar elinde olanları attılar. Yapmış oldukları sihirden dolayı ipleri ve değnekleri Musa'ya hızlıca hareket eden yılanlar gibi göründü.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Musa) dedi ki kök: قول
  2. بَلْ bel hayır
  3. أَلْقُوا۟ ۖ elku siz atın kök: لقي
  4. فَإِذَا feiza (bir de ne görsün)
  5. حِبَالُهُمْ hibaluhum onların ipleri kök: حبل
  6. وَعِصِيُّهُمْ ve isiyyuhum ve sopaları kök: عصو
  7. يُخَيَّلُ yuhayyelu gibi görünüyor kök: خيل
  8. إِلَيْهِ ileyhi ona
  9. مِن min ötürü
  10. سِحْرِهِمْ sihrihim büyülerinden kök: سحر
  11. أَنَّهَا enneha gerçekten
  12. تَسْعَىٰ tes'aa koşuyor kök: سعي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حبل (7 geçiş) · Aynı kök: عصو (12 geçiş)

    Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.

  • Aynı kök: عصو (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: عصو (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Bunun üzerine Musa, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.

  • Aynı kök: عصو (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık.…

  • Aynı kök: حبل (7 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) "Hayır, siz atın." demişti. Bir de ne görsün, büyüleri sayesinde ipleri ve asaları gerçekten kendisine koşuyormuş gibi görünüyor. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki büyü veya sihir bir göz boyamasıdır; bir çeşit illüzyondur. İnsanların gözlerini büyülemiş olmaları ve sonrasında korkutmaları, insanların şartlanmışlık ve korku nedeniyle psikolojik olarak farklı şeyler gördüklerini sanabileceklerini göstermektedir.

Mustafa İslamoğlu

(Musa): "Hayır!" dedi, "(Önce) siz atın!"Bunu yapar yapmaz, onların ipleri ve sopaları sihirden dolayı ona akıyormuş gibi göründü;

Muhammed Esed

(Musa:) "Hayır, (önce) siz atın!" karşılığını verdi. Ve derken onların ipleri ve asaları, yaptıkları sihir marifetiyle, ona hızla akıyorlarmış gibi göründü;

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Hayır, siz atın". . . Bir de ne görsün! Onların ipleri ve değnekleri, sihirlerinden ötürü, kendisine, koşuyorlarmış gibi geldi (hayal).

Ali Bulaç

Dedi ki: "Hayır, siz atın." Sonra hemen (ne görsün), sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü.

Ali Özek ve heyeti

Hayır, siz atın, dedi. Bir de baktı ki, büyüleri sayesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten hızlıca hereket ediyor gibi görünüyor.

Ali Rıza Safa

"Hayır, siz atın!" dedi. O zaman, yaptıkları büyüler yüzünden, ipleri ve değnekleri, gerçekten hareket ediyormuş gibi Ona göründü.

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Hayır, siz koyunuz" dedi. Bir de baktı ki, büyülenmiş değnekleri ve ipleri, sihirleri Musa'ya doğru sanki yürüyorlarmış gibi geldi.

Edip Yüksel

"Hayır, siz atın!" dedi. Bunun üzerine, büyülerinden (hipnotik telkin ve illüzyondan) ötürü, halatları ve değnekleri ona (Musa'ya) sanki hareket ediyorlarmış gibi göründü. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Büyünün tanımı için bak 7:116 ve 2:102.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Hayır, siz atın!,' dedi. Bunun üzerine, büyülerinden (hipnotik telkin ve illüzyondan) ötürü, halatları ve değnekleri ona (Musa'ya) sanki hareket ediyorlarmış gibi göründü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Haydi, siz atın!" dedi. Bir de baktı ki, onların ipleri ve sopaları, sihirleri sebebiyle, kendisine cidden koşuyorlarmış gibi görünüyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin siz atın dedi, ne baksın onların ipleri ve sopaları sihirlerinden ona öyle tahyil olunuyor ki cidden bunlar koşuyorlar

Erhan Aktaş

Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa, "Buyurun, önce siz atın" dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Hayır, siz atın." Sonra hemen (ne görsün), sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü.

Hasan Basri Çantay

(Musa) dedi: "Hayır, siz atın". Bir de ne görsün: Onların ipleri ve değnekleri, sihirleri yüzünden, kendisine hakıykat koşuyormuş hayalini verdi!

İbni Kesir

O da: Hayır siz atın, dedi. Bir de ne görsün; onların ipleri ve değnekleri, büyüleri yüzünden kendisine gerçekten yürüyorlarmış gibi geldi.

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Hayır! Siz atın!" dedi. Bunun üzerine ipleri ve değnekleri sihirlerinden ötürü kendisine sanki yürüyorlarmış gibi göründü.

Süleyman Ateş

(Musa): "Hayır siz atın!" dedi. (Attılar. Musa) bir de ne görsün: Büyülerinden ötürü onların ipleri ve sopaları gerçekten koşuyor gibi görünüyor.

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Yok, siz atın!" O da ne! Sihirlerinden dolayı ipleri ve değnekleri Musa'ya, koşuyor gibi göründü.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Yok! Siz atın." Bir de ne görsün; büyülerinden dolayı onların ipleri ve değnekleri ona, sanki koşuyor gibi geldi.

Şaban Britch

Hayır! Siz atın, dedi. Bunun üzerine ipleri ve değnekleri sihirleri sebebiyle ona sanki gerçekten yürüyorlarmış gibi göründü.

Şaban Piriş

-Buyrun siz atın, dedi. Bunun üzerine ipleri ve değnekleri sihirleri sebebiyle ona sanki gerçekten yürüyorlarmış gibi göründü.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Hayır, siz atın!" Bir de ne görsün! Onların ipleri, sopaları, yaptıkları büyüler yüzünden, kendisine gerçekten koşuyorlarmış hayalini verdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"But", Mussa said, "you cast first", and there, their ropes and their rods seemed as though they were living serpents in motion.

Abdul Haleem

‘You throw,’ said Moses, and––lo and behold!––through their sorcery, their ropes and staffs seemed to him to be moving.

Abdullah Yusuf Ali

He said, "Nay, throw ye first!" Then behold their ropes and their rods-so it seemed to him on account of their magic - began to be in lively motion!

Abul A'la Maududi

Moses replied: "No, let it be you to throw first." Then suddenly it appeared to Moses, owing to their magic, dipnot 1 as if their ropes and staffs were running.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In (Surah Al-Aaraf, Ayat 116), it was stated: When they threw down their devices they bewitched the eyes of the people and filled their hearts with terror. Here it is stated that it was not the common people alone who were terrified by their magic but Prophet Moses (peace be upon him) also suffered from its effect. He not only seemed to see that the staffs and cords were running about like serpents but he also felt a dread of them.

Aisha Bewley

He said, ‘No, you throw!’ And suddenly their ropes and staffs appeared to him, by their magic, to be slithering about.

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "Nay, throw you (first)!" Then behold! their ropes and their sticks, by their magic, appeared to him as though they moved fast.

Ali Quli Qarai

He said, ‘Rather you throw down first. ’ Behold, their ropes and staffs appeared to him by their magic to wriggle swiftly.

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `Nay, you present first what you have. ' (Accordingly they were the first to present. No sooner did they present them) lo! their cords and their staves, appeared to him (- Moses) by their trickstery only as though they ran about.

Arthur John Arberry

'No, ' said Moses. 'Do you cast!' And lo, it seemed to him, by their sorcery, their ropes and their staffs were sliding;

Bijan Moeinian

Moses replied: "Go ahead. " Their ropes and sticks put a live show on the scene.

E. Henry Palmer

He said, 'Nay, throw ye!' and lo! their ropes and their staves appeared to move along.

Edip-Layth

He said, "No, you cast down." So their ropes and staffs appeared from their magic as if they were moving.

George Sale

He answered, do ye cast down your rods first. And behold, their cords and their rods appeared unto him, by their enchantment, to run about like serpents:

Hamid S. Aziz

Said they, "O Moses! Either you must throw first, or let us throw first. "

Mahmoud Ghali

He said, "No indeed, you cast!" Then only then, their ropes and their staffs were made to appear to him, by their sorcery, to be gliding along.

Marmaduke Pickthall

He said: Nay, do ye throw! Then lo! their cords and their staves, by their magic, appeared to him as though they ran.

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said: "No. You cast it first" Then it seemed to Moses that by their magic their cords and rods were flying;

Muhammad Asad

He answered: "Nay, you throw [first]. " And lo! by virtue of their sorcery, their [magic] ropes and staffs seemed to him to be moving rapidly:

Mustafa Khattab

Moses responded, "No, you go first." And suddenly their ropes and staffs appeared to him—by their magic—to be slithering.

Progressive Muslims

He said: "No, you cast down. " So their ropes and staffs appeared from their magic as if they were moving.

Rashad Khalifa

He said, "You throw." Whereupon, their ropes and sticks appeared to him, because of their magic, as if they were moving.

Sahih International

He said, "Rather, you throw. " And suddenly their ropes and staffs seemed to him from their magic that they were moving [like snakes].

Sam Gerrans

He said: “Nay, you cast.” And then their ropes and their staffs seemed to him, by their sorcery, to be moving,

Shabbir Ahmed

He said, "Nay, you go first. " Their smart presentation appeared to him to put life into otherwise feeble arguments with their logic wandering in different directions. (They were throwing the ropes of falsehood against the Rope of Allah).

Syed Vickar Ahamed

He said: "No, you throw first!" Then look, their ropes and their rods— So it appeared to him, because of their magic— Began to be in life-like movement!

Taqi Usmani

He said, "Rather, you throw." Then, suddenly their ropes and sticks seemed to him, due to their magic, as if they were running.

The Monotheist Group

He said: "You cast down." So their ropes and staffs appeared from their magic as if they were moving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩