Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 62. ayet

Tâhâ suresi, 62. ayet. فَتَنَٰزَعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ

fetenâza`û emrahüm beynehüm veeserrü-nnecvâ.

Diyanet İşleri

Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 59–65 · surenin 62. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 59

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

  2. Tâhâ 60

    Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.

  3. Tâhâ 61

    Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."

  4. 62

    Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.

  5. Tâhâ 63

    Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."

  6. Tâhâ 64

    "Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."

  7. Tâhâ 65

    Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. Hak bir sözün kalplere etki etmesi kaçınılmaz bir şeydir. O nedenle “sihirbazlar aralarında tartıştılar ve konuşmalarını da gizlice yaptılar.” Mûsâ aleyhisselam’ın sözünü işittiklerinde aralarında tartışmaya koyuldular ve ne yapacaklarını şaşırdılar. Aralarındaki anlaşmazlıklardan birisinin, Mûsâ aleyhisselam’ın hak üzere olup olmadığı hususundaki şüpheleri olması muhtemeldir. Ancak o anda tam bir karara varamamışlardı. Ta ki Allah hükme bağlamış olduğu işi gerçekleştirsin ve “helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun, hayatta kalan kişi de apaçık bir delil üzere yaşasın.” (el-Enfal, 8/42) Kendi aralarında gizlice müzakereye koyuldular ve tek bir söz üzerinde ittifak etmeye çalıştılar. Böylelikle sözlerinde ve davranışlarında başarılı olmak ve insanların dinlerine sımsıkı yapışmalarını sağlamak istediler. Onların gizlice yaptıkları konuşmaların mahiyetini de Yüce Allah şöylece açıklamaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sihirbazlar Musa -aleyhisselam-'ın sözünü kendi aralarında değerlendirip gizlice fısıldaştılar.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَنَـٰزَعُوٓا۟ fetenazeu sonra tartıştılar kök: نزع
  2. أَمْرَهُم emrahum işlerini kök: امر
  3. بَيْنَهُمْ beynehum kendi aralarında kök: بين
  4. وَأَسَرُّوا۟ ve eserru ve gizlice kök: سرر
  5. ٱلنَّجْوَىٰ n-necva konuştular kök: نجو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    (2-3) Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O…

  • Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Kurtuluş

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: سرر (44 geçiş)

    Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

  • Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Büyücüler) durumlarını aralarında tartışmış, gizlice fısıldaşmışlardı.

Mustafa İslamoğlu

Derken, (Firavun ve yandaşları) aralarında tartışarak planlarını yaptılar, fakat bunu gizlediler;

Muhammed Esed

(Firavun ve adamları) yapacakları şey konusunda aralarında tartıştılar, fakat konuşmalarını gizli tuttular;

Ahmed Hulusi

(Sihirbazlar) işlerini aralarında tartıştılar. . . Aralarında fısıldaştılar.

Ali Bulaç

Bunun üzerine, kendi aralarında durumlarını tartışmaya başladılar ve gizli konuşmalara geçtiler.

Ali Özek ve heyeti

Bunun üzerine onlar, durumlarını aralarında tartıştılar; gizli gizli fısıldaştılar.

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, aralarında tartıştılar ve gizlice konuştular.

Bayraktar Bayraklı

Büyücüler yapacakları işlerini aralarında tartıştılar ve birbirleriyle gizlice konuştular.

Edip Yüksel

Aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar aralarında tartışıp anlaştılar ve gizlice fısıldaştılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şöyle ki: aralarında işlerine kavraştılar ve gizli fısıldaştılar

Erhan Aktaş

Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.

Gültekin Onan

Bunun üzerine, kendi aralarında buyruklarını / (işlerini) tartışmaya başladılar ve gizli konuşmalara geçtiler.

Hasan Basri Çantay

Derken (sihirbazlar) aralarında işlerini çekişe çekişe (görüş) düler. (Sonra) gizlice müşavere etdiler.

İbni Kesir

Derken onlar işi aralarında tartıştılar ve gizlice müşavere ettiler.

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sihirbazlar durumlarını aralarında tartışarak gizlice fısıldaştılar.

Süleyman Ateş

(Fir'avn'ın topladığı büyücüler), işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli konuştular.

Süleymaniye Vakfı

Gizlice fısıldaşarak ne yapacaklarını aralarında tartıştılar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gizlice fısıldaşarak işlerini aralarında tartıştılar.

Şaban Britch

Sihirbazlar durumlarını aralarında tartışarak gizlice fısıldaştılar.

Şaban Piriş

Sihirbazlar durumlarını aralarında tartışarak gizlice fısıldaştılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine işlerini aralarında tartıştılar, fısıltıyı koyulaştırdılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then did the sorcerers dispute and debate their plan among themselves in a secret counsel.

Abdul Haleem

So they discussed their plan among themselves, talking secretly,

Abdullah Yusuf Ali

So they disputed, one with another, over their affair, but they kept their talk secret.

Abul A'la Maududi

Thereupon they wrangled among themselves about the matter and conferred in secret. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that those people felt in their hearts that their position was weak and knew that the miracle shown by Prophet Moses (peace be upon him) was not a piece of magic. Therefore, they had come for the encounter with hesitation and fear. But when the timely, sudden warning of Prophet Moses (peace be upon him) shook them to the core, they began to debate the wisdom of holding the encounter on the Feast Day in an open place in the broad day light. For they thought that if they were defeated in the presence of the common people, all would come to know of the difference between magic and a miracle and they would lose the battle once for all.

Aisha Bewley

They argued among themselves about the matter and had a secret conference.

Al-Hilali & Khan

Then they debated one with another what they must do, and they kept their talk secret.

Ali Quli Qarai

So they disputed their matter among themselves, and kept their confidential talks secret.

Amatul Rahman Omar

Upon this they (- Pharaoh and his courtiers) began arguing their affair among themselves, and kept (their) discourse secret.

Arthur John Arberry

And they disputed upon their plan between them, and communed secretly

Bijan Moeinian

Then they started to talk among themselves (and co-ordinate their activities. )

E. Henry Palmer

And they argued their matter among themselves; and secretly talked it over.

Edip-Layth

So they disputed in their matter between themselves, and they kept secret their council.

George Sale

And the magicians disputed concerning their affair among themselves, and discoursed in private:

Hamid S. Aziz

Said Moses to him, "Woe to you! Forge you not against Allah a lie; lest He destroy you by punishment. The forger must ever suffer disappointment (or failure)."

Mahmoud Ghali

Then they contended among themselves their command, (Or: their affair) and they conferred in secret.

Marmaduke Pickthall

Then they debated one with another what they must do, and they kept their counsel secret.

Mohamed Ahmed - Samira

So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,

Muhammad Asad

So they debated among themselves as to what to do; but they kept their counsel secret,

Mustafa Khattab

So the magicians disputed the matter among themselves, conversing privately.

Progressive Muslims

So they disputed in their matter between themselves, and they kept secret their council.

Rashad Khalifa

They disputed among themselves, as they conferred privately.

Sahih International

So they disputed over their affair among themselves and concealed their private conversation.

Sam Gerrans

And they disputed about their affair among themselves, and kept secret their private conversation.

Shabbir Ahmed

On hearing this, they debated among themselves about what they must do but they kept their talk secret.

Syed Vickar Ahamed

So they disputed, with one another, over their differences, but they kept their talks secret.

Taqi Usmani

Then, they disputed among themselves in their matter, and kept their talk secret.

The Monotheist Group

So they disputed in their matter between themselves, and they kept private their counsel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩