Tahrîm suresi

Tahrîm suresi, 5. ayet

Tahrîm suresi, 5. ayet. عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍ مُّؤْمِنَٰتٍ قَٰنِتَٰتٍ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍ سَٰٓئِحَٰتٍ ثَيِّبَٰتٍ وَأَبْكَارًا

`asâ rabbühû in ṭalleḳakünne ey yübdilehû ezvâcen ḫayram minkünne müslimâtim mü'minâtin ḳânitâtin tâibâtin `âbidâtin sâiḥâtin ŝeyyibâtiv veebkârâ.

Diyanet İşleri

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tahrîm 2–8 · surenin 5. ayeti / 12

Konu Helâli haram kılma ve peygamber eşleri Tahrîm 1–5 3

  1. Tahrîm 2

    Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Tahrîm 3

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

  3. Tahrîm 4

    (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

  4. 5

    Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

  5. Tahrîm 6

    Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

  6. Tahrîm 7

    Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.

  7. Tahrîm 8

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah, kadınlara çok ağır ve çok zor gelen bir hal ile yani boşanma ile onları uyararak şöyle buyurmaktadır: “Eğer o, sizi boşarsa Rabbi, sizin yerinize ona sizden daha hayırlı… eşler verir.” Yani ona karşı üstünlük taslamaya kalkışmayın. Çünkü o, sizi boşayacak olursa herhangi bir darlık ile karşılaşmaz, size mecbur da değildir. O, hem dinleri hem güzellikleri itibari ile sizden daha hayırlılarını bulabilir ve Allah, sizin yerinize ona daha hayırlı eşler verebilir.

Bu ifade, var olmayan ve var olması da gerekmeyen bir şarta bağlı olan ifadeler kabilindendir. Zira Peygamber onları boşamamıştır. Ama boşayacak olsa idi Yüce Allah’ın sözünü ettiği şekilde bu tür faziletlere sahip eşleri olurdu.

"müslüman, mümin” Yani hem dinin açık şer’î hükümlerini yerine getirmek anlamına gelen İslâm, hem de dinin akaid ve kalbî amelleri gibi gizli şer’î hükümlerini yerine getirmek demek olan iman vasfına sahip olan eşler;

“İtaatkar” sürekli itaatte bulunan, “tevbe eden” Allah’ın hoşlanmadığı şeylerden dönen, yani hem Allah’ın sevdiği şeyleri yerine getirme hem de Allah’ın hoşlanmadığı şeylerden tevbe etmek sıfatına sahip olanlar; “çokça ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire” yani bir kısmı dul, bir kısmı bakire olan ki böylelikle Peygamber istediği şekilde eşlere sahip olur.

Onlar -Allah hepsinden razı olsun- bu uyarı ve tehdidi işitince Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i razı etmeye yöneldiler ve bu hususta ellerini çabuk tuttular. Böylelikle bu vasıflara sahip olmuş ve mü’min hanımlarının en faziletlileri olmuşlardır. Bu da Allah'ın, Rasulü için ancak en mükemmel ve en üstün olan şeyleri tercih ettiğine delildir. Allah, Rasulü için zikri geçen eşlerin onun yanında kalmasına razı olduğuna göre bu, onların kadınların en hayırlıları ve en üstünleri olduğuna delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Allah'ın Peygamberi sizi boşayacak olursa Rabbi Allah -Subhanehu ve Teâlâ- ona, sizden daha hayırlı Müslüman, emirlerine itaat eden, Allah'a ve resulüne iman eden, Allah'a itaat eden ve günahlarından tövbe edip çokça ibadet eden, oruç tutan dul ve ondan önce hiç kimsenin birlikte olmadığı bakire kadınlar verebilir. Fakat o onları boşamamıştır.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَسَىٰ asa belki de kök: عسي
  2. رَبُّهُۥٓ rabbuhu onun Rabbi kök: ربب
  3. إِن in eğer
  4. طَلَّقَكُنَّ tallekakunne o sizi boşarsa kök: طلق
  5. أَن en
  6. يُبْدِلَهُۥٓ yubdilehu onu değiştirir kök: بدل
  7. أَزْوَٰجًا ezvacen eşlerle kök: زوج
  8. خَيْرًۭا hayran daha hayırlı kök: خير
  9. مِّنكُنَّ minkunne sizden
  10. مُسْلِمَـٰتٍۢ muslimatin (kendisini Allah'a) teslim eden kök: سلم
  11. مُّؤْمِنَـٰتٍۢ mu'minatin inanan kök: امن
  12. قَـٰنِتَـٰتٍۢ kanitatin gönülden ita'at eden kök: قنت
  13. تَـٰٓئِبَـٰتٍ taibatin tevbe eden kök: توب
  14. عَـٰبِدَٰتٍۢ aabidatin ibadet eden kök: عبد
  15. سَـٰٓئِحَـٰتٍۢ saihatin seyahat eden kök: سيح
  16. ثَيِّبَـٰتٍۢ seyyibatin dul kök: ثيب
  17. وَأَبْكَارًۭا ve ebkaran ve bakire kök: بكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سيح (3 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…

  • Aynı kök: سيح (3 geçiş)

    Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkarcıları perişan edecektir.

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe · Ortak kavram: İslâm

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    "Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder.…

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: بدل (45 geçiş)

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

51 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, (Allah'a) teslim olan, iman edip güvenen, (Allah'a) boyun eğen, (Allah'a) yönelen, ibadet eden, seyahat eden, dul veya bakire eşler verebilir.

Mustafa İslamoğlu

Farz edin ki o sizi boşadı; bu takdirde O'nun Rabbi yerinizi sizden çok daha iyi eşlerle doldurabilir: Allah'a tam teslim olan, O'na tam güvenip inanan, O'nun iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duran, hatada ısrar etmeyen, yalnız O'na kulluk eden, hayır yolunda koşan, dul ya da bakire eşler...

Muhammed Esed

(Ey Peygamber eşleri!) Eğer o siz(den biriniz)i boşasaydı, Allah yerinize o'na sizden daha iyi eşler verebilirdi. Allah'a teslim olan, gerçekten inanan, O'nun iradesine gönülden itaat eden, (günah işledikleri zaman) tevbe ederek (O'na) yönelen, (yalnız O'na) kulluk eden ve (O'nun rızasını aramak için) yola koyulan, daha önce evlenmiş veya bakire kadınlar.

Ahmed Hulusi

Eğer sizi boşarsa, Rabbinin O'na, sizin yerinize sizden daha hayırlı, teslim olan, iman eden, itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, dünyalığa karşı oruçlu olan, dul ve bakire eşleri vermesi umulur.

Ali Bulaç

Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Ali Rıza Safa

Sizi boşarsa, Efendisi, Ona, sizden daha iyi olan; teslim olmuş, inanan, içtenlikle boyun eğen, pişmanlık göstererek yönelen, Allah'a hizmet eden, sezgileri yüksek, dul veya el değmemiş eşler verir. dipnot 520

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 520
    "Sezgileri yüksek" olarak yazdığımız "Saihatin" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Oruç tutan" veya "Yol tutan" veya "Yola koyulan" veya "Yolculuk edebilen" veya "Çalışkan" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

"Peygamber sizi boşayacak olursa, belki de, Rabbi ona sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir."

Edip Yüksel

Sizi boşarsa, Efendisi ona, belki sizin yerinize sizden daha iyi, (Tanrı'ya) teslim olanlar, iman edenler, adayanlar, yönelenler, hizmet edenler, aktif olanlar, duyarlılar ve öncüler verir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Geleneksel çeviriler bu ayette Müslüman kadınları betimleyen son üç sıfatı yanlış çevirmektedirler. O sözcüklerin anlamını "oruç tutanlar, dul kadınlar ve bekar kadınlar" olarak tahrif ederler. Konu kadın olunca her nedense Kuran kelimelerinin anlamı hızlı bir mutasyondan geçer. Örneğin, inekleri ve örnekleri dövemeyen Sunni ve Şii din adamları kadınları dövmeyi makul ve adil buldular (Bak 4:34). Kuran dışındaki dini öğretileri reddeden biz Kuran öğrencileri, Kuran'ın inişinden yüzyıllar sonra Arap diline bile sinsice girmiş bu bidatleri zihnimizden temizlemek için hala çabalıyoruz. * Halbuki bu ayette ne oruçtan, ne dul veya bakire kadınlardan sözedilir. (Bakire kelimesi, Arapça ümmi veya millet kelimeleri gibi Türkçeye çarpıtılmış haliyle geçmiştir.) Biz Kuran'ı yeniden keşfediyor ve yeniden öğreniyoruz. "Aktif" kelimesiyle çevirdiğimiz, ayetin sonundan üçüncü betimlemesi olan SaYiHat kelimesi seyahat etmek veya bir amaç uğruna hareket içinde olmak anlamına gelir. Kuran'ın inişinde yaklaşık iik yüz yıl sonra, kadınların hakları Hadis, ictihad ve tefsir yoluyla tek tek alınınca Müslüman toplumlar Cahiliyye Dönemini hem zihniyetlerde hem de pratik hayatta tekrar hortlattılar. * Kadını hor gören Hadisçi-Sünnetçi kafalar bir Müslüman kadının sosyal olarak aktif olmasını hayal bile edememeye başlayınca ayetteki SaYaHa kelimesini SaWaMa (oruç tutmak) ile karıştırdılar! Seyyah kadınlar yerine evlerinde kuzu kuzu oruç tutan kadınlar daha iyi kontrol edilebilirdi, hatta daha az masraflı olurlardı. Bu kelimenin fiilinin kullanılışı için 9:2 ayetine bakınız. * SaYaHa kelimesinin oruç tutmakla hiçbir ilgisi yoktur; Kuran SaWaMa kelimesini kullanır oruç için (2:183-196; 4:92; 5:89, 90; 19:26; 33:35; 58:4).x Sondan ikinci kelime SaYiBat olup "dönenler, karşılık verenler veya duyarlılar" anlamına gelir. * Bu kelimenin türevleri "ödül/karşılık", "sığınma yeri" veya "elbise" anlamlarında kullanılır. Örneğin 2:125; 3:195 ayetlerine bakınız. Dul kelimesinin Arapça karşılığı eRMiLe veya EYaMa kelimeleridir. Kuran dul ve bekar için EYaMa kelimesini kullanır (24:32). Ayetin en son kelimesi olan eBKaR ise "gençler", "erkenciler", "ilk doğanlar" veya "öncüler" anlamlarına gelir ve bildiğimiz nedenlerden ötürü anlamı "bakireler" olarak tahrif edilmiştir. * Bu tahrif sonucu birden çok bakire kadınla yani kızlarla evlenme kutsanmış oluyor. Bakire kelimesinin Arapçası BeTuL veya A'DRa'dır

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizi boşarsa, Rabbi ona, belki sizin yerinize sizden daha iyi, (Tanrı'ya) teslim olan, inanan, adayan, yönelen, kulluk eden, aktif, dul ve genç eşler verir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şayet o sizi boşarsa belki de Rabbi sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, içtenlikle itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerek ki rabbi, şayed o sizi boşarsa, yerinize ona sizlerden daha hayırlı zevceler verir öyleki müslimeler, mü'mineler, kaniteler, taibeler, abideler, saimeler, seyyibeler ve bakireler.

Erhan Aktaş

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, iman eden, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dipnot 1 dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yol birlikteliği yapan. Allah'ın dinine hizmet için sefere çıkan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, inanan, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dipnot 1 dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yol birlikteliği yapan. Allah'ın dinine hizmet için sefere çıkan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, inanan, saygıda kusur etmeyen, tövbe eden, kulluk eden, ahlakını koruyan dul ve bakire eşler vermesi umulur.

Gültekin Onan

Belki onun rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, inançlı, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verir.

Hasan Basri Çantay

Eğer o, sizi boşarsa yerinize — Allaha itaatle teslim olan, Allahın birliğini tasdıyk eden, namaz kılan (taatte sebat gösteren), Günahlardan tevbe ile vaz geçen, ibadet eyleyen, oruç tutan kadınlar, dullar ve kız oğlan kızlar olmak üzere — Rabbinin ona sizden hayırlılarını vermesi me'müldür.

İbni Kesir

Şayet o, sizi boşarsa; Rabbı ona sizden daha hayırlı, kendini Allah'a veren, inanan, boyun eğen, tevbe eden, kulluk eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

Mehmet Alagaş

(1-5) Ey Nebi, Allah’ın sana helal ettiğini, zevcelerinin hoşnutluğunu sağlamak için niçin haram ediyorsun? Allah bağışlayandır esirgeyendir. Allah kesinlikle size yeminlerinizin çözülmesini / halledilmesini zorunlu etti / farz etti, Allah sizin dostunuzdur, O b ilendir gerekçeli son kararı verendir. Nebi zevcelerinden birine gizli bir şeyi anlatmıştı , ne zaman ki onu birine anlattı / haber verdi, Allah da onu Resulüne açık etti. (Gizli şeyi haber verdi diye ifşa etti) bir kısmını bildirdi bir kısmını da bildirmekten vazgeçti, zevcesine onu (gizli şeyi paylaşmış olmasını) haber verince de kadın dedi ki sana bunu kim haber verdi? Bunu bana alim olan ve haberi olan haber verdi dedi. Eğer ikiniz de (her iki hanımda) Allah’a tövbe ederseniz ki ikinizin de kalbi kesinlikle kaymıştı, şayet onun aleyhine destekleşirseniz / yardımlaşırsanız, muhakkak ki Allah, Cibril, Salih müminler onun dostudurlar ve Meleklerde onun destekçisidirler. Belki Onun Rabbi siz kadınları boşadığında daha hayırlı zevceler ile sizleri yer değiştir ir, Müslüman kadınlarla, iman eden kadınlarla, itaat eden kadınlarla, tövbe eden kadınlarla, kulluk eden kadınlarla, oruç tutan kadınlarla, dul ve de bekar kadınlarla yer değiştirir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Süleyman Ateş

O sizi boşarsa belki de Rabbi ona, sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, inanan, gönülden ita'at eden, tevbe eden, ibadet eden seyahat eden dul ve bakire eşler verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer sizi boşarsa bakarsınız ki Allah yerinize daha iyi eşler verir. Onlar, Allah'a teslim olan, inanıp güvenen, boyun eğen, ona yönelen, ibadetlerini yapan ve oruç tutan dullardan ve bakirelerden olabilir.

Şaban Britch

Eğer sizi boşayacak olursa, Allah’ın onun için, sizden daha hayırlı Müslüman, mümin, itaatkâr, tevbekâr, ibadet eden, oruç tutan dul ve bekâr kadınlar verebilir.

Şaban Piriş

Eğer sizi boşayacak olursa, Allah onun için, sizden daha hayırlı müslüman, mümin, itaatkar, tevbekar, ibadet eden, oruç tutan dul ve bekar kadınlar verebilir.

Yaşar Nuri Öztürk

O sizi boşarsa, kim bilir belki de Rabbi ona sizin yerinize sizden daha hayırlı eşler nasip eder: Allah'a teslim olan, iman sahibi, gönülden bağlı, tövbe etmesini seven, ibadete düşkün, yolculuk edebilen dullar ve bakireler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"If he should divorce you all, Allah may replace you with better wives who would help him accomplish his goal; wives who are submissive with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety, who feel contrition and in lowliest plight repentant stand, who are devoted to divine worship and service, they exercise their minds in thought and contemplation, conducive to meditation, wives who may have been previously married or virgins.

Abdul Haleem

His Lord may well replace you with better wives if the Prophet decides to divorce any of you: wives who are devoted to God, true believers, devout, who turn to Him in repentance and worship Him, given to fasting, whether previously married or virgins.

Abdullah Yusuf Ali

It may be, if he divorced you (all), that Allah will give him in exchange consorts better than you,- who submit (their wills), who believe, who are devout, who turn to Allah in repentance, who worship (in humility), who travel (for Faith) and fast,- previously married or virgins.

Abul A'la Maududi

Maybe if he were to divorce you, your Lord might grant him in exchange wives better than you dipnot 1 – those who truly submit to Allah, dipnot 2 are full of faith, obedient, dipnot 3 disposed to repentance, dipnot 4 and given to worship dipnot 5 and fasting dipnot 6 – both previously wedded ones and virgins.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that the fault did not lie only with Aisha and Hafsah but the other wives also had some share in it. That is why, after them, all the other wives too, have been warned in this verse. No light has been thrown on the nature of the error in the Quran. However, some details are found in the Hadith, which we shall relate below.
  2. metne dön, dipnot 2
    In Bukhari, a tradition has been reported from Anas, saying that Umar said: The Prophet’s (peace be upon him) wives because of their mutual envies and rivalries had utterly displeased him. At this I said to them: It may well be that if the Prophet (peace be upon him) divorced you, Allah would give him in your place better wives than you. Ibn Abi Hatim has, on the authority of Anas, reported the statement of Umar in these words: I was informed that a discord had been created between the Prophet (peace be upon him) and his wives. At this I went to each of them and asked them to refrain from vexing the Prophet (peace be upon him); otherwise Allah would give him in their stead better wives than themselves. So much so that when I went to the last of them (and according to a tradition of Bukhari, to Umm Salamah), she said to me: O Umar, is not the Prophet (peace be upon him) himself enough to admonish his wives? Then why should you come out to counsel them. This made me quiet, and after this Allah sent down this verse.
  3. metne dön, dipnot 3
    In Muslim, Abdullah bin Abbas has related that Umar said to him: When the Prophet (peace be upon him) separated himself from his wives, I went to the mosque and found the people worried and upset and playing with pebbles and saying to one another: The Prophet (peace be upon him) has divorced his wives. After this Umar related his visiting the apartments of Aishah and Hafsah and admonishing them. Then he said: I went before the Prophet (peace be upon him) and said: Why do you feel upset with regard to your wives? If you divorce them, Allah is with you, all the angels and Gabriel and Michael are with you, and I and Abu Bakr and all the believers are with you. I thank Allah that seldom has it so happened that I said a thing and did not have hope from Allah that He would testify to what I said. So, after this these verses of Surah At-Tahrim were sent down. Then I asked the Prophet (peace be upon him): Have you divorced your wives? He said: No. Thereupon I stood at the entrance of the Mosque and announced in a loud voice: The Prophet has not divorced his wives.
  4. metne dön, dipnot 4
    The traditions related in Bukhari from Anas and in Musnad Ahmad from Abdullah bin Abbas, Aishah and Abu Hurairah say that the Prophet (peace be upon him) had pledged to remain away from his wives for a month and he retired in seclusion to his apartment. When 29 days passed, Gabriel came and said: You have fulfilled your oath: a month has come to completion. Hafiz Badruddin Aini in Umdat al-Qari has related this on the authority of Aishah: The wives of the Prophet (peace be upon him) had become divided into two parties. One party consisted of Aishah herself and Hafsah, Saudah and Safiyyah, and the other of Zainab, Umm Salamah and the rest of the wives. These traditions indicate to some extent the conditions that existed in the Prophet’s (peace be upon him) domestic life at that time, which made it necessary that Allah Almighty should intervene and reform the attitude of the wives. Although the wives were the best ladies of society, yet they were human beings and were not free from human weaknesses. Sometimes, when it became difficult for them to lead a life of continuous poverty and hardship, they would become restive, impatient and would start pressing the Prophet (peace be upon him) for better maintenance. At this Allah sent down(verses 28-29 of Surah Al-Ahzab )and admonished them to the effect: If you seek the world and its adornments, our Messenger will give you of these and send you of in a good way. But if you seek Allah and His Messenger and the Hereafter, you should bear up against the hardships with patience, which you might have to face when living with the Messenger. (For details, see( E.N. 41 of Surah Al-Ahzab )and the introduction to it). Then on account of the feminine nature they sometimes happened to behave in a way, which though not unusual in everyday human life, did not go well with the unique dignity and great responsibilities of the house to which Allah had given them the honor to belong. So, when it was apprehended that those things might embitter the Prophet’s domestic life and might even adversely affect the great mission that Allah had entrusted to him, He sent down this verse in the Quran, and reformed them so that the wives may realize the responsibilities of the position and rank which they had attained as the life-companions of the Messenger (peace be upon him) of Allah, and should not regard themselves as ordinary women and their household as a common household. The very first sentence of this verse was such as might have caused their hearts to shudder. There could be no severer warning for them than this: It may well be that if the Prophet (peace be upon him) divorces all of you, Allah will give him in your place better wives than yourselves. In the first place, even the thought of being divorced by the Prophet (peace be upon him) was unbearable for them: more than that, this would deprive them of the honor of being mothers of the believers, and the other women whom Allah would give as wives to the Prophet (peace be upon him) would be better than them, After this it was no longer possible for the wives to behave in a way as would have occasioned a reproof from Allah. That is why we find only two places in the Quran where these selected and distinguished ladies have been administered a warning, in Surah Al-Ahzab and here in Surah At-Tahrim.
  5. metne dön, dipnot 5
    In the places where the words Muslim and momin have been used together, Muslim means the one who carries out Ddivine commands practically, and momin the one who believes sincerely and truly. Thus, the foremost quality of the best Muslim wives is that they should be believing in Allah and His Messenger and His religion (deen) sincerely and also practically following Allah’s religion in their morals, habits, customs and conduct.
  6. metne dön, dipnot 6
    Obedient has two meanings and both are implied here.

Aisha Bewley

It may be that if he does divorce you, his Lord will give him in exchange better wives than you: Muslim women, believing women, obedient women, penitent women, women who worship, women who fast much – previously married women as well as virgins.

Al-Hilali & Khan

It may be if he divorced you (all) that his Lord will give him instead of you, wives better than you - Muslims (who submit to Allâh), believers, obedient (to Allâh), turning to Allâh in repentance, worshipping Allâh sincerely, given to fasting or emigrants (for Allâh’s sake), previously married and virgins.

Ali Quli Qarai

It may be that if he divorces you his Lord will give him, in [your] stead, wives better than you: [such as are] muslim, faithful, obedient, penitent, devout and given to fasting, virgins and non-virgins.

Amatul Rahman Omar

It may be that in case he divorces you, his Lord will give him instead wives better than yourselves; (wives who will be) submissive (to Allâh), faithful, obedient, penitent, devout (worshippers of God), given to fasting. (And they may consist of) divorced, widows and virgins.

Arthur John Arberry

It is possible that, if he divorces you, his Lord will give him in exchange wives better than you, women who have surrendered, believing, obedient, penitent, devout, given to fasting, who have been married and virgins too.

Bijan Moeinian

Bear in mind that if Mohammad divorces you, God will put better than you in Mohammad’s path to marry: the virgins or previously married women who are true Muslims, believing, obedient, mindful of God, worshipper of Lord, and observant of fasting.

E. Henry Palmer

'It may be that his Lord if he divorce you will give him in exchange wives better than you, Muslims, believers, devout, repentant, worshipping, given to fasting - such as have known men and virgins too. '

Edip-Layth

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; peacefully surrendering, acknowledging, devout, repentant, serving, active in their societies, responsive, and foremost ones.

George Sale

If he divorce you, his Lord can easily give him in exchange other wives better than you, women resigned unto God, true believers, devout, penitent, obedient, given to fasting, both such as have been known by other men, and virgins.

Hamid S. Aziz

Maybe, if he divorce you, His Lord will give him in your stead wives better than you, who surrender their self-will (to Allah or His Messenger), who believe (or have faith), who are devoted (or pious, devout), who turn in repentance, who travel (or strive) for faith and fast (or abstain), widows or virgins.

Mahmoud Ghali

It may be that, in case he divorces you, his Lord will give him, in exchange, spouses more charitable (i. e., better) than you, Muslim (i.e., who have surrendered to Allah) women, believing, devout, repentant, worshiping Allah), (and) wandering (Sometimes understood to mean "fasting") (in His way), who were married before and virgins (too).

Marmaduke Pickthall

It may happen that his Lord, if he divorce you, will give him in your stead wives better than you, submissive (to Allah), believing, pious, penitent, devout, inclined to fasting, widows and maids.

Mohamed Ahmed - Samira

In case he divorces you, his Lord will give him better wives in return, who will be modest, true believers, obedient to God, repentant, observant of prayer and fasting, both widows and virgins.

Muhammad Asad

[O wives of the Prophet!] Were he to divorce [any of] you, God might well give him in your stead spouses better than you - women who surrender themselves unto God, who truly believe, devoutly obey His will, turn [unto Him] in repentance [whenever they have sinned] worship [Him alone] and go on and on [seeking His goodly acceptance] - be they women previously married or virgins.

Mustafa Khattab

Perhaps, if he were to divorce you ˹all˺, his Lord would replace you with better wives who are submissive ˹to Allah˺, faithful ˹to Him˺, devout, repentant, dedicated to worship and fasting—previously married or virgins.

Progressive Muslims

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; surrendering, believing, obedient, repentant, worshipping, pious, previously married, and first born.

Rashad Khalifa

If he divorces you, his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; submitters (Muslims), believers (Mu'mins), obedient, repentant, worshipers, pious, either previously married, or virgins.

Sahih International

Perhaps his Lord, if he divorced you [all], would substitute for him wives better than you - submitting [to Allah ], believing, devoutly obedient, repentant, worshipping, and traveling - [ones] previously married and virgins.

Sam Gerrans

It may be that his Lord — if he divorces you — will give him in exchange wives better than you: women submitted, believing, humbly obedient, penitent, serving, journeying, previously married, and virgins.

Shabbir Ahmed

If he divorces any of you, it may happen that his Lord substitute other wives in your stead who are better than you, submissive to Allah, staunch believers, devoted, repentant, serving Allah, traveling with him, widows or maidens.

Syed Vickar Ahamed

It may be, if he (the Prophet) divorced you (all) that Allah will give him in exchange wives better than you— Who submit (their wills), who believe, who are (devoutly) obedient, who turn to Allah in repentance, who sincerely worship (in humility) who travel (for their faith in Islam) and who fast— Previously married or virgins.

Taqi Usmani

It is hoped that, if he divorces you, Allah will give him in your place wives better than you, submissive to Allah, believing, devout, penitent, steadfast in worship, fasting, previously married and virgins.

The Monotheist Group

It may be that he would divorce you, then his Lord will substitute other wives in your place who are better than you; submitting, believing, dutiful, repentant, worshipping, devout, mature and youthful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tahrîm suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩