Diyanet İşleri
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 102. ayet. وَءَاخَرُونَ ٱعْتَرَفُوا۟ بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا۟ عَمَلًا صَٰلِحًا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
veâḫarûne-`terafû biẕünûbihim ḫaleṭû `amelen ṣâliḥav veâḫara seyyiâ. `asa-llâhü ey yetûbe `aleyhim. inne-llâhe gafûrur raḥîm.
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öne geçen muhacirler ve ensar; günahını itiraf edenler Tevbe 100–106 3
Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
102. Medine’de ve Medine’nin çevresinde bulunanlar arasında hatta diğer İslâm beldelerinde olanlardan “diğer bir kısım da günahlarını itiraf ettiler.” Günahlarını kabul ederek onlara pişman oldular, bu günahlardan tevbe etmeye ve onların kirlerinden arınmaya koştular. “Bunlar, salih amellere kötü ameller karıştırmışlardır.” Bir amel, ancak kul, tevhidin ve imanın küfür ve şirkten kurtaran asgari derecesine sahip olduğu takdirde salih olur. Zira böyle bir iman ve tevhid, her türlü salih amel için şarttır. İşte bunlar da salih amelleri kötü amellere karıştırmışlardır. Bazı haramları işlemek ve bazı farzları yerine getirmekte kusurlu davranmak gibi. Bununla birlikte onlar, günahlarını itiraf etmekte ve Yüce Allah’ın günahlarını bağışlamasını ummaktadırlar. İşte böyleleri “olur ki Allah, onların tevbelerini kabul eder.” Allah’ın kulunun tevbesini kabul etmesi ise iki şekilde olur: Ona tevbe etme muvaffakiyetini ihsan etmesi ve fiilen tevbe etmelerinden sonra da bu tevbelerini kabul etmesi.
“Şüphesiz Allah, Ğafurdur, Rahimdir.” Yani mağfiret ve rahmet, Yüce Allah'ın, hiçbir mahlukun uzak olmadığı, hatta ulvi ve süfli alemin varlığını devam ettirmesinin kendilerine bağlı olduğu iki sıfatıdır. Zira Yüce Allah zulümleri sebebi ile insanları cezalandıracak olsa yeryüzünde canlı tek bir varlık bırakmazdı: “Muhakkak ki Allah, göklerle yeri düzenleri bozulmasın diye tutar. Eğer düzenleri bozulacak olsa andolsun ki O’ndan başka hiçbir kimse onları tutamaz. Muhakkak ki O, hilim sahibidir, mağfiret edendir.” (Fâtır, 35/41)
Kendi aleyhlerine kötülük işlemede ileri giderek ömürlerini kötülükler işlemekle berbat eden kimseleri, -ölümlerinden çok az bir süre önce dahi olsa- tevbe edip Allah’a yöneldikleri takdirde affedip bağışlaması da Allah’ın mağfiretinin bir tecellisidir.
Bu âyet-i kerime hem iyilikler hem de kötülükler işleyen, kötülüklerini itiraf eden, samimi bir tevbe yapmamış olmakla birlikte bunlardan pişman olan bir kimsenin korku ile ümit arasında olduğuna, bununla birlikte kurtuluş ihtimalinin daha yüksek olduğuna delildir. Hem iyilikler hem de kötülükler işlemekle birlikte günahını itiraf etmeyen ve yaptıklarına pişman olmayan, aksine günahlar üzerinde ısrar edip duran kimsenin durumu ise çok endişe vericidir, onun azaba uğraması büyük bir ihtimaldir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Medine ehlinden başka bir topluluk mazeretleri olmadan savaştan geri kaldılar. Savaşa katılmamak hususunda özürleri olmadığını kendileri aleyhine ikrar etmişler ve yalan mazeret uydurmamışlardır. Allah’a taat, O’nun şeriatine tutunmak ve yolunda cihat etmek ile önceden yaptıkları salih amellerini, diğer kötü olan amelleriyle karıştırmışlardır. Onlar, Allah’ın kendilerinin tövbesini kabul etmesini ve bağışlamasını ummuşlardır. Şüphesiz Allah, tövbe eden kullarının günahlarını çokça örtüp bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…
Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah…
Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe
Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Aynı kök: خلط (6 geçiş)
Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler; iyi işi diğer kötü olanla karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bir de ilkin iyi olan işini, kötü olan ötekisiyle karıştırıp (en sonunda) günahını itiraf eden berikiler var. Allah'ın onların af taleplerini kabul etmesi beklenir; çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Bir de, iyi davranışlarını kötü olanlarla karıştırdıktan sonra günahlarının farkında olan başkaları (var): Allah'ın onların tevbelerini kabul etmesi umulabilir. Çünkü Allah, hiç şüphesiz, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
(Sefere çıkmayanların) diğer bir kısmı ise suçlarını itiraf ettiler. . . Onlar doğru iş ile diğer kötü bir işi karıştırdılar. . . Umulur ki Allah onların tövbesini kabul eder. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tevbelerini kabul eder. Hiç şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. (Tevbe ederlerse) umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Diğerleri suçlarını kabul ettiler. Erdemli edimleri, kötü olanlarla karıştırmışlardı. Allah'ın, onların pişmanlıklarını kabul etmesi umut edilebilir. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler; iyi bir ameli, kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tövbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır; çok merhamet sahibidir.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Umulur ki ALLAH kendilerini affetsin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Umulur ki ALLAH kendilerini affetsin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Diğer bir kısmı ise suçlarını itiraf ettiler ve iyi bir ameli kötüsüyle karıştırdılar. Umulur ki, Allah tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Diğer bir takımı ise günahlarını itiraf ettiler ve iyi bir amel ile diğer bir kötüyü karıştırdılar, ola ki Allah tevbelerini kabul ede, çünkü Allah gafurdur, rahimdir
Diğer bir kısmı da suçlarını itiraf ettiler. Onlar, iyi bir ameli kötü bir amelle karıştırmışlardı. Belki Allah, onların tevbesini dipnot 1 kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Diğer bir kısmı da suçlarını itiraf ettiler. Onlar, iyi bir ameli kötü bir amelle karıştırmışlardı. Belki Allah, onların tevbesini dipnot 1 kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Diğer bir kısmı da suçlarını itiraf ettiler. Onlar, iyi bir ameli kötü bir amelle karıştırmışlardı. Allah, onların tövbesini dipnot 1 kabul edecektir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır. Umulur ki Tanrı tevbelerini kabul eder. Hiç şüphesiz Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.
(Onlardan) diğer bir kısmı da günahlarını i'tiraf etdiler. Onlar iyi bir ameli başka bir kötü ile karışdırmışlardır. Olur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah hiç şübhesiz ki yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Diğer bir kısımı da günahlarını itiraf ettiler. Onlar iyi ameli kötü ile karıştırdılar. Onlar ki, Allah onların tevbelerini kabul eder. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim'dir.
(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.
(Savaştan geri kalan) Diğer bir kısım da, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah, tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Başka bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler, iyi işle kötü işi birbirine karıştırdılar. Belki Allah, onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Münafıklardan bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler (kafir olduklarını açıkça söylediler). İyi iş ile kötü olan bir başka işi karıştırdılar dipnot 1 . (Dönüş yaparlarsa) Allah da tövbelerini /dönüşlerini kabul edebilir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
İyi ile kötüyü karıştıranlardan (münafıklardan) bir kesimi de günahlarını itiraf ettiler. (Bunlar dönüş yaparlarsa) Allah da dönüşlerini kabul edebilir. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
(Savaştan geri kalan) Diğerleri günahlarını itiraf ettiler. Onlar salih amel ile diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Allah’ın onların tevbesini kabul etmesi umulur. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Geri kalanlar günahlarını itiraf ettiler. Onlar iyi işi kötüsüyle karıştırdılar. Allah'ın onların tevbesini kabul etmesi umulur.Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhametlidir.
Diğer bazıları da günahlarını itiraf ettiler. Bunlar, iyi bir işle kötü olan diğer bir işi birbirine karıştırdılar. Belki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
There are others who have confessed their faults; there is much good in them albeit they succumbed to evil. Some of their deeds were characterized by reverence and others by evil, Allah may give up resentment against them and pardon their offense. He accepts true repentance; Allah is indeed Ghafurun and Rahimun.
And there are others who have confessed their wrongdoing, who have done some righteous deeds and some bad ones: God may well accept their repentance, for God is most forgiving and merciful.
Others (there are who) have acknowledged their wrong-doings: they have mixed an act that was good with another that was evil. Perhaps Allah will turn unto them (in Mercy): for Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
[9:102] There are others who have confessed their faults. They intermixed their good deeds with evil. It is likely that Allah will turn to them in mercy, for Allah is All- Forgiving, Ever Merciful.
But others have acknowledged their wrong actions and mixed a right action with another which is wrong. It may well be that Allah will turn towards them. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.
And (there are) others who have acknowledged their sins, they have mixed a deed that was righteous with another that was evil. Perhaps Allâh will turn unto them in forgiveness. Surely, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.[1]
[There are] others who have confessed to their sins, having mixed up righteous conduct with other that was evil. Maybe Allah will accept their repentance. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.
And there are others, (among those who stayed behind), who have confessed their faults, they have linked up one good deed with another which is bad, (so their deeds are both good and bad). Allâh is likely to turn to them with mercy. Verily, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.
And other have confessed their sins; they have mixed a righteous deed with another evil. It may be that God will turn towards them; God is All-forgiving, All-compassionate.
There are some other sinner who have come to their senses and asked for forgiveness. They have a mixture of good and evil deeds. God may forgive them as He is the Most Forgiving, the Most Merciful.
And others have confessed their sins, - that they have mixed with a righteous action another evil action;- haply it may be God will turn again to them; verily, God is forgiving and merciful.
Others who have acknowledged their sins, they have mixed good work with bad. Perhaps God will pardon them. God is Forgiving, Compassionate.
And others have acknowledged their crimes. They have mixed a good action with another which is bad: Peradventure God will be turned unto them; for God is gracious and merciful.
And there are others who have acknowledged their sins. They have mixed a righteous action with another that was evil. It may be that Allah will relent towards them. Verily, Allah is Relenting and Merciful.
And others have confessed their guilty (deeds); they have mixed a righteous deed with another odious (one). It may be that Allah will relent towards them; surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.
And (there are) others who have acknowledged their faults. They mixed a righteous action with another that was bad. It may be that Allah will relent toward them. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.
But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil. It may be that God will accept their repentance, for God is forgiving and kind.
And [there are] others - [people who] have become conscious of their sinning after having done righteous deeds side by side with evil ones; [and] it may well be that God will accept their repentance: for, verily, God is much-forgiving, a dispenser' of grace.
Some others have confessed their wrongdoing: they have mixed goodness with evil.[1] It is right to hope that Allah will turn to them in mercy. Surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.
And others who have acknowledged their sins, they have mixed good work with bad. Perhaps God will pardon them. God is Forgiving, Merciful.
There are others who have confessed their sins; they have mixed good deeds with bad deeds. GOD will redeem them, for GOD is Forgiver, Most Merciful.
And [there are] others who have acknowledged their sins. They had mixed a righteous deed with another that was bad. Perhaps Allah will turn to them in forgiveness. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.
And others acknowledged their transgressions: they mixed a righteous deed with another of evil. It may be that God will relent towards them; God is forgiving and merciful.
There are others who acknowledge their faults. Since they have a mixed record of good and bad deeds, they may hope that Allah will relent towards them, for Allah is Forgiving, Merciful.
And (some) others have agreed to their wrong doings: They have mixed a good deed with another that was evil. Perhaps Allah will turn to them (in forgiveness): Surely, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).
And there are others who admitted their sins while they had mixed a good deed with an evil one. It is likely that Allah will relent towards them. Surely, Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.
And others who have acknowledged their sins, they have mixed a good work with another that was bad. Perhaps God will pardon them. God is Forgiving, Merciful.