Fetih suresi

Fetih suresi, 15. ayet

Fetih suresi, 15. ayet. سَيَقُولُ ٱلْمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقْتُمْ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا۟ كَلَٰمَ ٱللَّهِ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمْ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبْلُ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا بَلْ كَانُوا۟ لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًا

seyeḳûlü-lmüḫallefûne iẕe-nṭalaḳtüm ilâ megânime lite'ḫuẕûhâ ẕerûnâ nettebi`küm. yürîdûne ey yübeddilû kelâme-llâh. ḳul len tettebi`ûnâ keẕâliküm ḳâle-llâhü min ḳabl. feseyeḳûlûne bel taḥsüdûnenâ. bel kânû lâ yefḳahûne illâ ḳalîlâ.

Diyanet İşleri

Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 12–18 · surenin 15. ayeti / 29
  1. Fetih 12

    (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helaki hak eden bir kavim oldunuz.

  2. Fetih 13

    Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.

  3. Fetih 14

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 15

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

  5. Fetih 16

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

  6. Fetih 17

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

  7. Fetih 18

    (18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah, (Hudeybiye’den) geri kalanları söz konusu edip onları yerici ifadeler zikrettikten sonra, dünyevî cezalarının bir parçasının da Allah Rasûlü ve ashabı, savaş söz konusu olmaksızın birtakım ganimetler almak üzere yola koyulacakları vakit bu geri kalanların onlarla birlikte bulunmayı ve bu ganimetlerde onlara ortak olmayı istediklerini ve şu sözleri ile bunu dile getirdiklerini haber vermektedir:

“Bırakın da biz de peşinizden gelelim.” Bununla da “Allah’ın sözünü değiştirmek isterler.” Halbuki Yüce Allah, onların cezalandırılmasını hükme bağlamış ve bu ganimetlerin de hem dinen hem de ilâhi takdir gereği olarak sadece mü’min ashab-ı kirama has olduğuna hükmetmiştir.

Sen onlara “de ki: Siz, asla peşimizden gelmeyeceksiniz. Zira Allah daha önceden böyle buyurmuştur.” Siz bu ganimetlerden mahrum kalacaksınız. Buna sebep ise kendi aleyhinize işlediğiniz suçlar ve baştan beri savaşı terk etmiş olmanızdır.

Mü’minlerle birlikte çıkmaktan engellendiklerini ifade eden bu sözlere cevap olmak üzere “onlar da: Hayır (öyle değil) aksine siz bizi” ganimet alacağız diye “kıskanıyorsunuz, diyecekler.” Bu hususta bilgilerinin son noktası işte bu kadardır.

Onlar akılları başlarında olduğu halde bu hususu gereği gibi kavramış olsalar, onların ganimetlerden mahrum oluşlarının sebebinin, isyan etmeleri olduğunu da bilirler, masiyetlerin dünyevî ve dinî birtakım cezaları olduğunu kavrarlardı. Bundan dolayı Yüce Allah: “Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Allah’ın kendilerini geride bıraktığı kimseler, Hudeybiye anlaşmasından sonra sizler Allah’ın sizlere vadetmiş olduğu Hayber ganimetlerini almak için çıktığınızda size şöyle diyecekler: "Bizi bırakın da o ganimetlerden bir pay almak için biz de sizinle birlikte çıkalım." Geri kalan bu kimseler; bu istekleri ile Allah’ın Hudeybiye anlaşmasından sonra sadece Müminlere vermeyi vadetmiş olduğu Hayber ganimetleri ile alakalı vaadini değiştirmek istiyorlar. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: "O ganimetler için çıktığımızda bize asla tabi olmayın! Şüphesiz Allah, Hayber ganimetlerini sadece Hudeybiye anlaşmasına şahitlik edenler olarak bizlere vadetmiştir." Onlar şöyle diyeceklerdir: "Sizin, bizleri size tabi olmaktan alıkoymanız Allah’tan bir emir değildir. Bilakis sizin bizlere karşı duyduğunuz haset sebebiyledir." İş geri kalan bu kimselerin iddia ettikleri gibi değildir. Onlar az bir şey dışında Allah’ın emirlerini ve yasaklarını anlamazlar. Bundan dolayı ona isyan etmişlerdir.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. سَيَقُولُ seyekulu diyecekler kök: قول
  2. ٱلْمُخَلَّفُونَ l-muhallefune geri bırakılanlar kök: خلف
  3. إِذَا iza zaman
  4. ٱنطَلَقْتُمْ ntalektum gittiğiniz kök: طلق
  5. إِلَىٰ ila
  6. مَغَانِمَ meganime ganimetlere kök: غنم
  7. لِتَأْخُذُوهَا lite'huzuha onları almak için kök: اخذ
  8. ذَرُونَا zeruna bizi bırakın kök: وذر
  9. نَتَّبِعْكُمْ ۖ nettebia'kum sizinle beraber gelelim kök: تبع
  10. يُرِيدُونَ yuridune onlar istiyorlar kök: رود
  11. أَن en
  12. يُبَدِّلُوا۟ yubeddilu değiştirmek kök: بدل
  13. كَلَـٰمَ kelame sözünü kök: كلم
  14. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  15. قُل kul de ki kök: قول
  16. لَّن len asla
  17. تَتَّبِعُونَا tettebiuna siz bizimle gelemezsiniz kök: تبع
  18. كَذَٰلِكُمْ kezalikum böyle
  19. قَالَ kale buyurdu kök: قول
  20. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  21. مِن min
  22. قَبْلُ ۖ kablu önceden kök: قبل
  23. فَسَيَقُولُونَ feseyekulune onlar diyecekler kök: قول
  24. بَلْ bel hayır
  25. تَحْسُدُونَنَا ۚ tehsudunena bizi çekemiyorsunuz kök: حسد
  26. بَلْ bel hayır
  27. كَانُوا۟ kanu onlar kök: كون
  28. لَا la
  29. يَفْقَهُونَ yefkahune anlamazlar kök: فقه
  30. إِلَّا illa dışında
  31. قَلِيلًۭا kalilen pek azı kök: قلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: فقه (20 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…

  • Aynı kök: فقه (20 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…

  • Aynı kök: حسد (5 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: حسد (5 geçiş)

    Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet…

  • Aynı kök: حسد (5 geçiş)

    (1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ganimetleri almak için gittiğinizde (Hudeybiye'den) geride kalanlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isteyerek "Bırakın, biz de sizi takip edelim!" diyeceklerdir. De ki: "Siz asla bizi takip etmeyeceksiniz! Allah işte sizin için daha önce böyle buyurmuştur." Onlar size "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz!" diyeceklerdir. Aksine onlar az anlayanlardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada sözü edilenler Fetih 48:11'de ele alınan ve ikiyüzlülük yapan göçebe Araplardır.

Mustafa İslamoğlu

Yakın gelecekte, ganimet vaad eden bir savaşa çıktığınızda, (şimdi) geride kalanlar, "Bırakın bizi de arkanızdan gelelim!" diyecekler; Allah'ın sözünü (böylece) değiştirmek isteyecekler. De ki: "(Bu kez) asla bizimle gelmeyeceksiniz; böyle olacak, (zira) Allah daha önce (ganimet hakkında) konuşmuştu." Bunun üzerine onlar "Asla, aksine siz bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Yoo, bilakis onlar kıt anlayışlı kimselerdir.

Muhammed Esed

Siz (ey müminler,) ganimet vaad eden bir savaşa katılmak için yola çıktığınız zaman (daha önce) geride kalmış olanlar: "Bırakın sizinle gelelim!" diyecekler; Allah'ın Sözünü değiştirmek iste(diklerini böylece gösterecek)ler. De ki: "Bizimle hiçbir zaman gelemeyeceksiniz. Allah daha önce (ganimetleri kimin kazanacağını) bildirmiştir". Bunun üzerine onlar: "Hayır, aslında bizi(m ganimetten alacağımız payı) kıskanıyorsunuz!" diye (kendilerinden emin bir şekilde) cevap verecekler. Hayır, (tersine) onlar hakikati çok az kavrayabilirler!

Ahmed Hulusi

Bu geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde: "Bırakın biz de sizinle gelelim" derler. Onlar, Allah kelamını (sözünü) değiştirmek istiyorlar! De ki: "Siz bize asla uyamazsınız; daha önce Allah böyle buyurdu (hükmetti)". . . Bu kez şöyle derler: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz". . . Bilakis onlar, anlayışı kıt kimselerdir!

Ali Bulaç

(Savaştan) Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: "Bizi bırakın da sizi izleyelim." Onlar, Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayan kimselerdir.

Ali Özek ve heyeti

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde seferden geri kalanlar: Bırakın, biz de arkanıza düşelim, diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: «Siz asla bizim peşimize düşmeyeceksiniz! Allah daha önce sizin için böyle buyurmuştur.» Onlar size: Hayır, bizi kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilâkis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

Ali Rıza Safa

Savaş kazanımlarını almak için gittiğinizde, geride kalmış olanlar; "İzin verin; biz de sizinle gelelim!" diyecekler. Allah'ın Sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Bizimle asla gelemezsiniz. Allah, daha önce böyle bildirmiştir!" Bunun üzerine, şöyle diyecekler: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz!" Hayır! Ancak çok az anlıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Savaştan geri kalanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde, "Bırakınız, biz de sizinle beraber gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz asla bizimle beraber gelmeyeceksiniz. Allah sizin için önceden böyle buyurdu." Onlar, "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Aslında onlar,kafaları pek az çalışan kimselerdir.

Edip Yüksel

Savaştan geri kalmış olanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyecekler. Onlar ALLAH'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz bizi izlemeyeceksiniz. Bu ALLAH'ın önceden almış olduğu karardır." Bunun üzerine onlar, "Siz aslında bizi çekemiyorsunuz" diyeceklerdir. Doğrusu, onlar pek az söz anlarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Savaştan geri kalmış olanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde, 'Bırakın biz de sizinle gelelim,' diyecekler. Onlar ALLAH'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki, 'Siz bizi izlemiyeceksiniz. Bu ALLAH'ın önceden almış olduğu karardır.' Bunun üzerine onlar, 'Siz aslında bizi çekemiyorsunuz,' diyeceklerdir. Doğrusu, onlar pek az söz anlarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizler bir takım ganimetleri almaya gittiğinizde o geri bırakılanlar yakında diyecekler: "Bırakın bizi, arkanızdan gelelim!" Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isteyecekler. De ki: "Siz asla bizim arkamızdan gelmeyeceksiniz; hakkınızda bundan önce Allah böyle buyurdu." Ona da diyecekler ki: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz!" Hayır onlar, ince anlamaz, anlayışları az kimselerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yakında diyecek ki o geri bırakılanlar -sizler bir takım ganimetlere koştuğunuz vakıt onları almak için- "bırakın bizi arkanızdan gelelim", Allahın kelamını tebdil etmek istiyecekler, de ki: Siz bizim arkamızdan asla gelmiyeceksiniz, hakkınızda bundan evvel Allah böyle buyurdu, ona da diyecekler ki: Hayır bizi kıskanıyorsunuz, hayır ince anlamazdırlar anlayışları az.

Erhan Aktaş

Geri bırakılanlar, dipnot 1 ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu." O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşa katılmayanlar. Zor ve tehlikeli savaşlara katılmamak için bahaneler üreten, ganimet elde edecekleri kolay savaş olunca da katılmak isteyen ikiyüzlü kimseler kast edilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Geri bırakılanlar dipnot 1 , ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü dipnot 2 değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu." dipnot 2 O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşa katılmayanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    9:83'teki, özürsüz savaşa katılmayanlarla ilgili hüküm. Zor ve tehlikeli savaşlara katılmamak için bahaneler üreten, ganimet elde edecekleri kolay savaş olunca da katılmak isteyen ikiyüzlü kimseler kast edilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Geri bırakılanlar dipnot 1 , ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü dipnot 2 değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu. dipnot 2 " O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Savaşa katılmayanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    9/Tövbe, 83'teki, özürsüz savaşa katılmayanlarla ilgili hüküm. Zor ve tehlikeli savaşlara katılmamak için bahaneler üreten, ganimet elde edecekleri kolay savaş olunca da katılmak isteyen ikiyüzlü kimseler kast edilmektedir.

Gültekin Onan

(Savaştan) Geride bırakılanlar siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: "Bizi bırakın da sizi izleyelim." Onlar, Tanrı'nın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Tanrı, daha evvel böyle buyurdu." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar pek az kavrayan (la yefkahune) kimselerdir.

Hasan Basri Çantay

Siz ganimetler almak için gitdiğiniz vakit o geri bırakılanlar diyecek (ler) ki: "Bırakın biz de arkanıza düşelim". Onlar (bununla) Allahın sözünü değişdirmelerini isterler. De ki: "Bizim arkamıza asla düşemezsiniz siz. Allah, daha evvel böyle buyurmuşdur". Bunun üzerine de "Hayır, siz bizi çekemiyorsunuz" diyeceklerdir. Bil'akis onlar (başka değil) pek az anlar kimselerdir.

İbni Kesir

Siz, ganimetleri almak için gittiğinizde; geride bırakılanlar diyeceklerdir ki: Bırakın, biz de arkanıza düşelim. Onlar, Allah'ın kelamını değiştirmek isterler. De ki: Bize uymayacaksınız. Allah, daha önce böyle buyurmuştur. Size; hayır, bizi çekemiyorsunuz, diyeceklerdir. Hayır onlar, pek az anlayan kimselerdir.

Mehmet Alagaş

(15-16) Geride kalanlar yine ilerde ganimetleri almaya gittiğiniz zaman da (Hayber ganimetleri) diyecekler ki, bırakın bizi de sizi takip edelim / size uyalım, Allah’ın kelimelerini / kelamını yer değiştirmek isterler. (Uymak, tâ bi olmak , ganimeti içerecekse biz varız diyorlar, ganimeti olmayan hudeybiye de bu şansı kaçırdınız ) De ki asla bize tabi olmayacaksınız, Allah önceden bu şekilde dedi, onlar da bize haset ediyorsunuz / bizi kıskanıyorsunuz diyecekler, bilakis onlar, azı hariç, kavrayamıyorlar / fevkinde değiller. Bedevilerden / Araplardan geride kalanlara deki, ileride çetin ve şiddetli bir kavim için çağrılacaksınız, onlarla savaşırsınız yahut teslim olurlar (Tebük seferi , mürted müs eyleme, iran, roma olabilir deniliyor) eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ödül verir, eğer tıpkı önceki gibi yine yüz çevirirseniz size acıtıcı bir azapla azap edilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki: "Bizi bırakın da size uyalım/ardınızdan gelelim." Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: Asla bizim ardımızdan gelmeyeceksiniz. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu. Hayır! Siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır! Onlar pek az anlarlar.

Süleyman Ateş

O geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğiniz zaman: "Bizi bırakın, sizinle beraber gelelim," diyecekler. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, bizimle gelemezsiniz. Allah, önceden böyle buyurdu." Onlar: "Bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar, pek az anlarlar.

Süleymaniye Vakfı

Geride kalanlar, ganimetleri dipnot 1 almak için yola çıktığınız zaman "Bırakın bizi de size tabi olalım." diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. Sen de ki: "Asla bize tabi olamayacaksınız. (Çünkü) Daha önce Allah'ın böyle bir sözü vardır dipnot 2 ." Onlar ise: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Aslında onlar söylenenlerin sadece pek azını kavrarlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hudeybiye antlaşması sonucu Mekkelilerin desteğini yitiren Hayber Yahudileri, büsbütün korumasız kalmışlardı. Onlarla yapılacak savaşın kazananı belli olduğu için bu ganimetler, onlardan alınacak ganimetlerdi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bunlar, münafıklıklarından dolayı Allah'ın geride bıraktığı kimselerdir. Allah Nebimize, asıl düşmanın onlar olduğunu bildirmiş ve onlardan uzak durmasını emretmiştir (Münafikun 63/4).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Geride bırakılanlar, (Hayber'de sizi bekleyen dipnot 1 ) ganimetleri almak için ayrılacağınız zaman Allah'ın sözünü değiştirme isteği ile şöyle diyeceklerdir: "Bırakın da arkanızdan gelelim" De ki "Daha önceden Allah'ın sözü var. Arkamızdan gelemeyeceksiniz." Onlar ise "Bizi çekemiyorsunuz" diyeceklerdir. Aslında onlar anlayışsız kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki: Bizi bırakın da size uyalım/ardınızdan gelelim. Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: Asla bizim ardımızdan gelmeyeceksiniz. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu. Hayır! Siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır! Onlar pek az anlarlar.

Şaban Piriş

Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki: -Bizi bırakın da size uyalım. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: -Asla bize uymayacaksınız. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu. -Hayır, siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır, onların çok azı dışında anlayamaz oldular.

Yaşar Nuri Öztürk

Geri bırakılanlar, ganimetleri almak üzere gittiğiniz zaman şöyle diyecekler: "İzin verin, biz de size uyalım!" Onlar Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Bize asla uyamazsınız! Allah önceden de böyle buyurmuştu." Bu kez şöyle diyecekler: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." İşin doğrusu şu ki, onlar çok az anlıyorlar/onlar, az bir kısmı hariç, anlamıyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And now that these the stay-at-home Arabs find you Muhammad ready to launch an attack, and expect you to lead your army back laden with the spoils -of Khaiber– they will say to you: " Allow us to go with you ", thereby exchanging Allah's word for theirs. Say to them: " You shall not come with us, for thus early has Allah said". They will say to you: "You only fear that we share with you what you hope to keep for yourselves". How little indeed do they comprehend a circumstance!

Abdul Haleem

When you [believers] set off for somewhere that promises war gains, those who [previously] stayed behind will say, ‘Let us come with you.’ They want to change God’s words, but tell them [Prophet], ‘You may not come with us: God has said this before.’ They will reply, ‘You begrudge us out of jealousy.’ How little they understand!

Abdullah Yusuf Ali

Those who lagged behind (will say), when ye (are free to) march and take booty (in war): "Permit us to follow you." They wish to change Allah's decree: Say: "Not thus will ye follow us: Allah has already declared (this) beforehand": then they will say, "But ye are jealous of us." Nay, but little do they understand (such things).

Abul A'la Maududi

When you press forth for the spoils, those who were left behind will say: "Let us accompany you." dipnot 1 They want to change the command of Allah. dipnot 2 Say to them (in clear words): “You shall not accompany us. Thus has Allah already said.” dipnot 3 Then they will say: “Nay; but you are jealous of us.” The truth is that they understand little.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the time is approaching when these very people who were shirking accompanying you on the dangerous journey, would see you going on an expedition in which there would be the possibility of attaining easy victory and much booty. Then they would come running and request you to take them also along. Such a time came just three months after the truce of Hudaibiyah, when the Prophet (peace be upon him) marched to Khaiber and took it easily. At that time everyone could see that after the truce with the Quraish not only Khaiber but the Jewish settlements of Taima, Fadak, Wadi-al-Qura and also others from northern Arabia would not be able to withstand the might of the Muslims and would easily fall to the Islamic State. Therefore, Allah in these verses forewarned the Prophet (peace be upon him) that the opportunists of the suburbs of Al-Madinah would come up to take part in and receive their share when they would see easy victories being attained, and that he should tell them plainly: You will never be allowed to take part in these, because only those who had gone forth to offer their lives in the conflict at Hudaibiyah regardless of every danger would be entitled o them.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah’s Word implies the decree that only those people would be allowed to accompany the Prophet (peace be upon him) in the expedition to Khaiber, who had taken part in the expedition to Hudaibiyah and sworn the pledge there, for Allah has reserved the spoils of Khaiber exclusively for them, as has been stated clearly in verse 18 below.
  3. metne dön, dipnot 3
    The words "Thus did Allah say before" caused the people the misunderstanding that this refers to some other command bearing upon the same subject that might have been sent down before this verse, and since no such command is found in this Surah before this verse, they started looking for it at other places in the Quran till they found (verse 84 of Surah At-Taubah), in which this very subject has been dealt with for another occasion. But that verse, in fact, does not apply to this, for it was sent down in connection with the Battle of Tabuk, and its period of revelation is three years after the period of revelation of Surah Al-Fatah. The fact of the matter is that this verse refers to( verses 18-19) of this Surah itself, and Allah’s already having said this does not mean its having been said before this verse but its having been said to the laggards before this conversation. This conversation with the laggards about which advance instructions are being given to the Prophet (peace be upon him) was to take place at the time of the expedition to Khaiber, and this whole Surah, including (verses 18-19), had been sent down three months earlier on return from Hudaibiyah on the way. A careful study of the context shows that Allah here is giving this instruction to His Messenger: When after your return at Al-Madinah the laggards come to you with their excuses, you should give them this reply, and when they express their desire to accompany you in the expedition to Khaiber, you should tell them this.

Aisha Bewley

When you go out to get the booty, those who remained behind will say, ‘Allow us to follow you,’ desiring to alter Allah’s words. Say: ‘You may not follow us. That is what Allah said before.’ They will say, ‘It is only because you envy us.’ No indeed! How little they have understood!

Al-Hilali & Khan

Those who lagged behind will say, when you set forth to take the spoils, "Allow us to follow you." They want to change Allâh’s Words. Say: "You shall not follow us; thus Allâh has said beforehand." Then they will say: "Nay, you envy us." Nay, but they understand not except a little.

Ali Quli Qarai

Those who were left to stay behind will say, when you set out to capture booty: ‘Let us follow you. ’ They desire to change the word of Allah. Say, ‘You shall never follow us! Thus has Allah said beforehand.’ Then they will say, ‘You are envious of us.’ Rather they do not understand but a little.

Amatul Rahman Omar

When you are free to set out to take the spoils (of the war of Khaibar), those who (contrived to be) left behind (from joining you at Hudaibiyah) will say, `Permit us to follow you. ' They would like to change the word of Allâh (and His decree). Say, `You shall not follow us. This is what Allâh has declared beforehand.' They will thereupon say, `(There is no such foreword,) you are infact jealous of us.' (What they say is in fact wrong.) Little do they understand (that this is the punishment for their not being present at Hudaibiyah).

Arthur John Arberry

The Bedouins who were left behind will say, when you set forth after spoils, to take them, 'Let us follow you,' desiring to change God's words. Say: 'You shall not follow us; so God said before.' Then they will say, 'Nay, but you' are jealous of us.' Nay, but they have not understood except a little.

Bijan Moeinian

When you start easier campaigns in the future, which promises to be profitable [which happened only three months later in the occasion of Khaibar’s campaign], the same people who left you alone will ask you to let them go with you! Tell them plainly: "God has already decreed that you should not follow us. " In reply they will say: “You are jealous of us!” [What does one thing have to do with the other?] They simply do not get it.

E. Henry Palmer

Those who were left behind shall say when ye have gone forth to spoils that ye may take, 'Let us follow you;' they wish to change God's words. Say, 'Ye shall by no means follow us; thus did God say before!' They will say, 'Nay! but ye envy us!' Nay! they did not understand save a little.

Edip-Layth

Those who lagged behind will say, when you venture out to collect the spoils: "Let us follow you!" They want to change God's words. Say, "You will not follow us; this is what God has decreed beforehand." They will then say, "No, you are envious of us." Alas, they rarely understood anything.

George Sale

Those who were left behind will say, when ye go forth to take the spoil, suffer us to follow you. They seek to change the word of God. Say, ye shall by no means follow us: Thus hath God said heretofore. They will reply, nay; ye envy us a share of the booty. But they are men of small understanding.

Hamid S. Aziz

Those who are left behind will say when you set forth to capture booty, "Allow us to follow you. " They fain would change the verdict of Allah. Say, "By no means shall you follow us; thus did Allah say before." But they will say, "Nay! You are envious of us." Nay! They understand but a little.

Mahmoud Ghali

The ones who were left behind will soon say, when you go off after booty (The Arabic word is plural) to take it, "Give us leave to follow you closely, " willing to exchange the Speech of Allah (for their own lies). Say, "You will never closely follow us; even thus Allah said earlier." Then they will soon say, "No indeed, (but) you envy us." No indeed, (but) they have not comprehended except a little.

Marmaduke Pickthall

Those who were left behind will say, when ye set forth to capture booty: Let us go with you. They fain would change the verdict of Allah. Say (unto them, O Muhammad): Ye shall not go with us. Thus hath Allah said beforehand. Then they will say: Ye are envious of us. Nay, but they understand not, save a little.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who had stayed behind will say: "When you depart for taking the spoils, allow us to follow you. " They wish to change the word of God. Tell them: "You will not follow us. That is what God has already said before." They will say: "You are envious of our gain." The fact is they understand but little.

Muhammad Asad

As soon as you [O believers] are about to set forth on a war that promises booty, those who stayed behind [aforetime] will surely say, "Allow us to go with you" - [thus showing that] they would like to alter the Word of God. Say: “By no means shall you go with us: God has declared aforetime [to whom all spoils shall belong].” Thereupon they will [surely] answer, “Nay, but you begrudge us [our share of booty]!” Nay, they can grasp but so little of the truth!

Mustafa Khattab

Those who stayed behind will say, when you ˹believers˺ set out to take the spoils of war, "Let us accompany you." They wish to change Allah’s promise.[1] Say, ˹O Prophet,˺ “You will not accompany us. This is what Allah has said before.” They will then say, “In fact, you are driven by jealousy against us!”[2] The truth is: they can hardly comprehend.

Progressive Muslims

Those who lagged behind will say, when you venture out to collect the spoils: "Let us follow you!" They want to change God's words. Say: "You will not follow us; this is what God has decreed beforehand." They will then Say: "No, you are envious of us." Alas, they rarely understood anything.

Rashad Khalifa

The sedentary who stay behind will say, when you are expected to collect spoils of war, "Let us follow you to share in this!" They thus wish to alter GOD's words. Say, "You will not follow us. This is GOD's decision." They will then say, "You must be envious of us (for staying behind)." Indeed, they rarely understood anything.

Sahih International

Those who remained behind will say when you set out toward the war booty to take it, "Let us follow you. " They wish to change the words of Allah. Say, "Never will you follow us. Thus did Allah say before." So they will say, "Rather, you envy us." But [in fact] they were not understanding except a little.

Sam Gerrans

Those who were left behind will say, when you set forth for spoils, to take them: “Let us follow you!” They wish to change the words of God. Say thou: “You will not follow us. Thus said God before.” Then will they say: “The truth is, you envy us!” The truth is, they have understood not save a little.

Shabbir Ahmed

Those who had stayed behind will say - if you go forth to a battle that holds promise of a booty, "Allow us to follow you. " They seek to change the Word of Allah. Say, "You shall by no means go with us. This is what Allah has decreed already." Then they will say, "You are envious of us." Nay, but very little it is that they understand (of selfless service). (The battle is no longer to be seen as a means of winning booty, it is allowed only for liberty and self-defense. That is the Word of Allah (8:1), (2:167), (2:193), (60:8-9).

Syed Vickar Ahamed

Those who lagged behind will say, when you (are free to) march and take the spoils (in war): "Permit us to follow you. " They wish to change Allah’s Word: Say: "You will not follow us like that: Allah has already declared (this) earlier:" Then they will say: "But you envy (are jealous of) us." No, but little do they understand.

Taqi Usmani

Those who remained behind will say, when you will proceed to the spoils (of war) to receive them, "Let us follow you."They wish to change the words of Allah. Say, “You shall not follow us. Allah had said like this beforehand.” Then they will say, “No, but you are jealous of us.” On the contrary, they do not understand (the reality) but a little.

The Monotheist Group

Those who lagged behind will say, when you venture out to collect the spoils: "Let us follow you!" They want to change the words of God. Say: "You will not follow us; this is what God has decreed beforehand." They will then say: "No, you are envious of us." Alas, they rarely understood anything.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩