Tegâbün suresi

Tegâbün suresi, 5. ayet

Tegâbün suresi, 5. ayet. أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَبْلُ فَذَاقُوا۟ وَبَالَ أَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

elem ye'tiküm nebeü-lleẕîne keferû min ḳabl. feẕâḳû vebâle emrihim velehüm `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tegâbün 2–8 · surenin 5. ayeti / 18

Konu Yaratılış, Allah'ın bilgisi ve geçmiş kavimler Tegâbün 1–6 3

  1. Tegâbün 2

    O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kafir, kiminiz mü'mindir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  2. Tegâbün 3

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.

  3. Tegâbün 4

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  4. 5

    Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

  5. Tegâbün 6

    Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

  6. Tegâbün 7

    İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

  7. Tegâbün 8

    Artık siz Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah, tanınmasını ve bunun sonucunda kendisine ibadet edilmesine, rızasını kazanmak için olanca gayreti harcamaya ve O’nu gazaplandıracak şeylerden de uzak kalmaya sevkedecek olan mükemmel ve pek büyük bazı sıfatlarını söz konusu ettikten sonra geçmiş ümmet ve nesillere neler yaptıklarını bize haber vermektedir ki bu ümmet ve nesillere dair haberler sonradan gelenler arasına anlatılmakta ve doğru sözlüler bunlara dair bilgiler vermektedir. Onlar, kendilerine hakkı getiren peygamberleri yalanlamışlar ve onlara karşı inatla direnmişlerdir. Bu sebeple de Allah “yaptıklarının cezasını” onlara dünyada tattırmış ve onları rezil rüsvay etmiştir. Âhirette ise “onlar için can yakıcı bir azap vardır.” Yüce Allah, onların bu şekilde cezaya çarptırılmanın sebebini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey müşrikler!- Daha önce inkâr eden Nuh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve diğer kavimler gibi ümmetlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar inkâr etmelerinin cezasını dünyada tattılar. Onlar için ahirette ise elem verici bir azap vardır. Evet! Onların haberi size geldi. O halde onların işlerinin vardığı neticeden ibret alın. Onların başına gelen sizin de başınıza gelmeden önce Allah'a tövbe edin.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. يَأْتِكُمْ ye'tikum size gelmedi mi? kök: اتي
  3. نَبَؤُا۟ nebeu haberi kök: نبا
  4. ٱلَّذِينَ ellezine olanların
  5. كَفَرُوا۟ keferu inkar etmiş kök: كفر
  6. مِن min -den
  7. قَبْلُ kablu daha önce- kök: قبل
  8. فَذَاقُوا۟ fezaku taddılar kök: ذوق
  9. وَبَالَ vebale vebalini kök: وبل
  10. أَمْرِهِمْ emrihim işlerinin kök: امر
  11. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  12. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  13. أَلِيمٌۭ elimun acı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara…

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: وبل (8 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.)…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Yine onlardan peygamberi inciten ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" diyen kimseler de vardır. De ki: "O, sizin için bir hayır kulağıdır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Daha önce kâfir olanların haberi size ulaşmamış mıydı! İşte onlar, yaptıklarının cezasını (dünyada) tatmışlardı. Onlar için (mahşerde de) elem verici bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Daha önceden inkara gömülüp gidenlerin haberi size gelmedi mi? Onlar da yaptıklarının kötü sonuçlarını (daha burada) tattılar; bir de (ötede) onları can yakıcı bir mahrumiyet beklemektedir.

Muhammed Esed

Geçmişte hakikati kabule yanaşmayanların kıssasından haberin yok mu? (Onlar hakikati inkar ettiler) ve böylece yaptıklarının sonucuna katlanmak zorunda kaldılar, (öteki dünyada da) onları bekleyen şiddetli bir azap (vardır).

Ahmed Hulusi

Bundan önceki (ümmetlerden) hakikat bilgisini inkar edenlerin haberi size gelmedi mi? Bu sebepten işlerinin vebalini tattılar (sonuçlarını yaşadılar)! Onlar için feci bir azap da vardır!

Ali Bulaç

Bundan önce inkar edenlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar, işlerinin vebalini taddılar. Onlara acı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar (dünyada) yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için acı bir azap da vardır.

Ali Rıza Safa

Önceki nankörlük edenlerin haberleri size gelmedi mi? Sonunda, yaptıklarının kötü sonucunu tattılar. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Daha önce inkar edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar dünyada yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için elem verici bir azap da vardır.

Edip Yüksel

Daha önce inkar edip de yaptıklarının karşılığını tadanların haberi size ulaşmadı mı? Onlara acı bir azap vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Daha önce inkar edip de yaptıklarının karşılığını tadanların haberi size ulaşmadı mı? Onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan önce küfredenlerin haberi gelmedi mi size? Ki, yaptıklarının vebalini tattılar, ayrıca onlara acı bir azap da var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan evvel küfr edenlerin haberi gelmedi mi size? Ki yaptıklarının vebalini tattılar, daha da onlara elim bir azab var

Erhan Aktaş

Kafirlerin yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin dipnot 1 yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Daha önce gerçeği yalanlayan nankörlerin, yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Bundan önce küfredenlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar, buyruklarının / buyrultularının vebalini tattılar. Onlara acı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Bundan evvel küfredib de işlerinin ağırlığını (dünyada, çekib) tadanların haber (ler) i gelmedi mi size? Onlara (ahiretde de) elem verici azab vardır.

İbni Kesir

Daha önce küfredip de yaptıklarının karşılığını tadanların haberi size gelmedi mi? Ve onlara elim bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bundan önce kâfir olanların haberi size gelmedi mi? Onlar bu sebepten amellerinin cezasını tattılar. Onlar için çok acıklı bir azap da vardır.

Süleyman Ateş

Daha önce inkar etmiş olanların haberi size gelmedi mi? (Onlar), işlerinin vebalini taddılar ve onlar için acı bir azab da vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden önce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) haberi size ulaşmadı mı? Onlar ettiklerini buldular. Onların hak ettikleri acıklı bir azaptır.

Şaban Britch

Bundan önce kâfir olanların haberi size gelmedi mi? Yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için bir de acı verici azap vardır.

Şaban Piriş

Daha önceki kafirlerin haberi gelmedi mi size? Yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için bir de acı verici azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizden önce küfre sapanların haberleri gelmedi mi size? Onlar, yapıp ettiklerinin vebalini tattılar. Ve onlar için korkunç bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have you people not been given a narrative of the eventful misfortunes which befell those who denied Allah among past generations, and how they tasted the fatal consequence of the evil way they conducted themselves in life? And there is yet an unsparing penalty and a condign punishment.

Abdul Haleem

[Disbelievers], have you not heard about those who disbelieved before you? They tasted the evil consequences of their conduct, and a painful torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

Has not the story reached you, of those who rejected Faith aforetime? So they tasted the evil result of their conduct; and they had a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Has the news of the unbelievers of the past not reached you? (They disbelieved) and then tasted its evil consequence. A grievous chastisement awaits them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the evil that they tasted in the world in consequence of their misdeeds was neither the real punishment of their crimes nor the full punishment. The real and full punishment they have yet to suffer in the Hereafter. However, the people can learn a lesson from the torment that visited them. They can see how the nations which adopted an attitude of unbelief against their Lord, went an degenerating and consequently met with an evil and disgraceful end. (For further explanation, see (E.Ns 5, 6 of Surah Al-Aaraf),(E.N. 105 of Surah Houd).

Aisha Bewley

Has the news not reached you of those who were kafir before and tasted the evil consequences of what they did? They will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

Has not the news reached you of those who disbelieved aforetime? And so they tasted the evil result of their disbelief, and theirs will be a painful torment.

Ali Quli Qarai

Has there not come to you the account of those who were faithless before? They tasted the evil consequences of their conduct, and there is a painful punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(Disbelievers!) have you had no news of those who disbelieved in the past? They suffered the evil consequences of their conduct and for them is decreed a woeful punishment.

Arthur John Arberry

Has there not come to you the tidings of those that disbelieved before, then tasted the mischief of their action, and there yet awaits them a painful chastisement?

Bijan Moeinian

Have you not heard of what happened to those people before you who denied their Lord? They were subject to a miserable end; but their misery is not finished yet as a terrible punishment is yet waiting for them.

E. Henry Palmer

Has there not come to you the story of those who misbelieved before, and tasted the evil result of their affair, and for them was grievous woe?

Edip-Layth

Did the news not come to you of those who had rejected before? They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

George Sale

Have ye not been acquainted with the story of those who disbelieved heretofore, and tasted the evil consequence of their behaviour? And for them is prepared, in the life to come, a tormenting punishment.

Hamid S. Aziz

Has there not come to you the story of those who disbelieved in olden times, then tasted the evil consequences of their conduct, and they had a painful doom?

Mahmoud Ghali

Has there not come up to you the tidings of the ones who disbelieved earlier, so they tasted the pernicious result of their Command; (i. e., the pernicious result of disobeying the Command of Allah to them) and they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Hath not the story reached you of those who disbelieved of old and so did taste the ill-effects of their conduct, and theirs will be a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Has not the account of those who disbelieved before come to you, who tasted the torment of their action, and for whom is grievous punishment?

Muhammad Asad

HAVE THE STORIES of those who, in earlier times, refused to acknowledge the truth never yet come within your ken? [They denied it -] and so they had to taste the evil outcome of their own doings, with [more] grievous suffering awaiting them [in the life to come]:

Mustafa Khattab

Have the stories of those who disbelieved before not reached you ˹pagans˺? They tasted the evil consequences of their doings, and they will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

Did the news not come to you of those who had rejected before They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

Rashad Khalifa

Have you noted those who disbelieved in the past, then suffered the consequences of their decision? They incurred a painful retribution.

Sahih International

Has there not come to you the news of those who disbelieved before? So they tasted the bad consequence of their affair, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

Has not the report reached you of those who ignored warning before? Then they tasted the evil consequence of their affair; and they will have a painful punishment,

Shabbir Ahmed

Has not the news reached you of those who denied the Truth in the earlier times, and so they did taste the calamity for their (wrong) decisions? And for them was a painful chastisement.

Syed Vickar Ahamed

Has the story not reached you, of the disbelievers before you? And so they tasted the evil result of their conduct; And they had a painful penalty.

Taqi Usmani

Did the news of those people not come to you who disbelieved earlier, and tasted (in this world) the evil consequence of their conduct, and for them (in the Hereafter) there is a painful punishment?

The Monotheist Group

Did the news not come to you of those who had rejected before? They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩